Hezarpare
Üye
-
- Katılım
- Ekim 14, 2013
-
- Mesajlar
- 1,402
-
- Tepkime puanı
- 36
-
- Puanları
- 304
-
- Yaş
- 41
-
- Konum
- Kırşehir
Sandras Dağı’nın hemen güneyindeki İspirli Kanyonu vahşi güzelliğiyle görenleri büyülüyor. Yüzlerce metrelik duvarları dimdik göğe yükselen ve dağın eteklerinde kıvrıla kıvrıla ilerleyen kanyona yörede “Kapızbaşı” deniliyor.
Sandras Dağı’nın kuzeyinde yer alıyor Denizli-Beyağaç’a bağlı Sazak’ın Asarlık Mahallesi. Burada yaşayan Muharrem ve Ayşe Kırmızı çifti için evde ateş yakıp doğadan topladıkları bitkilerin çayını içmek, günün yorgunluğunu atmanın en iyi yolu. Muharrem Kırmızı “ben Sandras’tan aşağıya, düze insem bir gün yaşayamam” diyor.
Sandras’ın eteklerindeki diğer yerleşimler gibi Köyceğiz’e bağlı Karaçam’da da tarım geleneksel ve doğal yöntemlerle yapılıyor. Lahana bahçeleri ise yerleşime ayrı bir güzellik katıyor.
Sandras’ın güneybatısında, zirveye yakın bir noktada bulunan Gökçeova Göleti, orman yangınlarına karşı su sağlamak amacıyla oluşturulmuş. Kıyılarını dağın ünlü karaçamlarının güzelleştirdiği gölet, yörede cazip bir ziyaret noktası.
Karaçamlar ve Sandras’ın zirvesine yakın Altınkaya Sivrisi, Gökçeova Göleti’nin sularına yansıyor.
Sandras’ın çevresindeki yerleşimlerde eski âdetler hâlâ canlı. Köyceğiz ilçe merkezindeki kına gecesinde geleneksel giysiler içindeki gelin Neslihan Aydeniz, müstakbel eşi Umut Mutlu’nun etrafında dolanarak elinde testiyle oynuyor. İçinde şeker ve para bulunan testiyi oyunun sonunda kıracak.
Eren Günü Şenlikleri’nden bir gün önce Sandras’a çıkanlar geceyi dağın yükseklerinde ateşler yakarak, eğlenerek geçiriyor. Dolunay da onları aydınlatıyor. Eren Yürüyüşü’nü Denizli’nin Beyağaç ilçesi tarafından gelenler gerçekleştiriyor. Muğla’nın Köyceğiz ilçesi tarafından gelenlerse araç yolu olduğu için taşıtlarıyla Çiçek Baba’ya çıkabiliyor.
Çiçek Baba’nın mezarına yürüyerek çıkmak isteyenler sabah alacakaranlıkta kalkıp Sandras’ın zirvesine doğru tırmanmaya başlıyorlar.
Kartal Gölü, Sandras’ın kuzeyinde, yaklaşık 2 bin metre rakımda. Her yıl ağustos ayının son perşembesi düzenlenen Eren Günü Şenlikleri’nde dağın zirvesine yürüyenler, gündoğumunu onun kıyılarında karşılıyor. Söylentiye göre Hititler, kutsal saydıkları göle altından çift başlı bir kartal heykeli atmış; bu inanış geçmişte definecilerin zaman zaman gölün sularını boşaltarak heykeli aramasına yol açmış.
Sandras’ın ereni Çiçek Baba’ya ait olduğuna inanılan mezar yeri devasa ölçülere sahip, yaklaşık 34 metre boyunda, 3 metre genişliğinde. Eren Yürüyüşü’yle dağa çıkanlar mezar etrafında üç kez dönüyor, taşlara yazma bağlıyor. Ayrıca erenin mezarına buğday saçıyor, ekmek ve çocuk çorabı bırakıyorlar.
Şenlikte adak kurbanları da kesiliyor. Etin dörtte biri ortada kurulan büyük sofraya veriliyor, kalanını kurban sahipleri tüketiyor.
Çiçek Baba’nın mezarına çıkan ziyaretçiler taşlara dokunarak dilekte bulunuyor. Eren Günü Şenlikleri katman katman bir inanç sentezi, Sandras, animist döneme kadar uzanan ritüeller barındıran özel bir coğrafya.
Sandras Dağı’nın 2 bin 295 metrelik zirvesine yaklaştıkça orman örtüsü de giderek seyrekleşiyor, Eren Yürüyüşü sırasında zirveye tırmananlara yolun sonlarında tek tük karaçam ağaçları eşlik ediyor. Yöre sakinleri bu çıplaklığı “Çiçek Baba’nın ferinden, gücünden ağaçların yanıp kavrulmasına” bağlıyor.
. kaynak .
Sandras Dağı’nın kuzeyinde yer alıyor Denizli-Beyağaç’a bağlı Sazak’ın Asarlık Mahallesi. Burada yaşayan Muharrem ve Ayşe Kırmızı çifti için evde ateş yakıp doğadan topladıkları bitkilerin çayını içmek, günün yorgunluğunu atmanın en iyi yolu. Muharrem Kırmızı “ben Sandras’tan aşağıya, düze insem bir gün yaşayamam” diyor.
Sandras’ın eteklerindeki diğer yerleşimler gibi Köyceğiz’e bağlı Karaçam’da da tarım geleneksel ve doğal yöntemlerle yapılıyor. Lahana bahçeleri ise yerleşime ayrı bir güzellik katıyor.
Sandras’ın güneybatısında, zirveye yakın bir noktada bulunan Gökçeova Göleti, orman yangınlarına karşı su sağlamak amacıyla oluşturulmuş. Kıyılarını dağın ünlü karaçamlarının güzelleştirdiği gölet, yörede cazip bir ziyaret noktası.
Karaçamlar ve Sandras’ın zirvesine yakın Altınkaya Sivrisi, Gökçeova Göleti’nin sularına yansıyor.
Sandras’ın çevresindeki yerleşimlerde eski âdetler hâlâ canlı. Köyceğiz ilçe merkezindeki kına gecesinde geleneksel giysiler içindeki gelin Neslihan Aydeniz, müstakbel eşi Umut Mutlu’nun etrafında dolanarak elinde testiyle oynuyor. İçinde şeker ve para bulunan testiyi oyunun sonunda kıracak.
Eren Günü Şenlikleri’nden bir gün önce Sandras’a çıkanlar geceyi dağın yükseklerinde ateşler yakarak, eğlenerek geçiriyor. Dolunay da onları aydınlatıyor. Eren Yürüyüşü’nü Denizli’nin Beyağaç ilçesi tarafından gelenler gerçekleştiriyor. Muğla’nın Köyceğiz ilçesi tarafından gelenlerse araç yolu olduğu için taşıtlarıyla Çiçek Baba’ya çıkabiliyor.
Çiçek Baba’nın mezarına yürüyerek çıkmak isteyenler sabah alacakaranlıkta kalkıp Sandras’ın zirvesine doğru tırmanmaya başlıyorlar.
Kartal Gölü, Sandras’ın kuzeyinde, yaklaşık 2 bin metre rakımda. Her yıl ağustos ayının son perşembesi düzenlenen Eren Günü Şenlikleri’nde dağın zirvesine yürüyenler, gündoğumunu onun kıyılarında karşılıyor. Söylentiye göre Hititler, kutsal saydıkları göle altından çift başlı bir kartal heykeli atmış; bu inanış geçmişte definecilerin zaman zaman gölün sularını boşaltarak heykeli aramasına yol açmış.
Sandras’ın ereni Çiçek Baba’ya ait olduğuna inanılan mezar yeri devasa ölçülere sahip, yaklaşık 34 metre boyunda, 3 metre genişliğinde. Eren Yürüyüşü’yle dağa çıkanlar mezar etrafında üç kez dönüyor, taşlara yazma bağlıyor. Ayrıca erenin mezarına buğday saçıyor, ekmek ve çocuk çorabı bırakıyorlar.
Şenlikte adak kurbanları da kesiliyor. Etin dörtte biri ortada kurulan büyük sofraya veriliyor, kalanını kurban sahipleri tüketiyor.
Çiçek Baba’nın mezarına çıkan ziyaretçiler taşlara dokunarak dilekte bulunuyor. Eren Günü Şenlikleri katman katman bir inanç sentezi, Sandras, animist döneme kadar uzanan ritüeller barındıran özel bir coğrafya.
Sandras Dağı’nın 2 bin 295 metrelik zirvesine yaklaştıkça orman örtüsü de giderek seyrekleşiyor, Eren Yürüyüşü sırasında zirveye tırmananlara yolun sonlarında tek tük karaçam ağaçları eşlik ediyor. Yöre sakinleri bu çıplaklığı “Çiçek Baba’nın ferinden, gücünden ağaçların yanıp kavrulmasına” bağlıyor.
. kaynak .