Sanatın Cinsiyeti Erkek Mi?

Konu sahibi son olarak 1274 gün önce görüldü

Her alanda erkek egemen söylemin içerisinde kalan kadınların “ben” diyebilmesi gün geçtikçe zorlaşıyor. Özellikle de Türkiye gibi kadını özel alana hapseden, evliliği kutsayan, kadın değerini doğurganlık üzerinden biçen ülkelerde. Siyasi konjonktürde hâl böyle iken görsel kültürün öznesinin de erkekler olması kaçınılmaz bir hâl alıyor.

108ea84934b9ed1b6139c6f46e2cf286.jpg


1960’larda ABD’de bir grup feminist sanatçı öncülüğünde başlayan hareket işte tam da bu nesneleştirmeye karşı bir mücadele alanı yaratmaya çalışıyor. Günümüzde de hâlâ kadın sanatçıların bu mücadelesi sanat dergilerinden modern sanat müzelerine, sanat tarihi yazımından akademiye kadar her platformda devam ediyor.

cfc7b44a28426572bcac6f5b25c9595c.jpg


Bu politik sanat yaklaşımını Linda Nochlin’in büyük yankı uyandıran makalesi “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?” ile tartışabiliriz. Nochlin konuyu tarihsel ve kurumsal yapılar açısından ele alıyor. Tabii ki erkekler tarafından yazılan sanatın tarihine kadınların büyük yapıtlarının girmesi mümkün olmuyor. Birçok eserini Camille Claudel'den çaldığı söylenilen Rodin’in eserleri başyapıt kabul edilirken Claudel’in ismi tam da bu yüzden görmezden gelinebiliyor.

Rönesans’tan beri aynı

jnN55W.jpg


Kapitalizmin her birimizi reklam sektörüne pazarlayan bir meta haline getirdiği şu son yüzyılda artık geçmişteki alt-kültür, üst-kültür tartışmalarının da silikleşmeye başladığını ifade etmek yanlış olmayacaktır. İster bilboardlarda yer alan bir kadın bedeni ister Rönesans tablolarındaki nü çalışmalar olsun kadın bedeni ile benzer ideolojiler yeniden inşa edilmekte. Kadın arzulanan bir nesne iken erkek her zaman yaratıcı özne pozisyonunda konumlanmakta. Kendilerini “sanat dünyasının vicdanı” olarak tanımlayan Gerilla Kızların sorduğu gibi; “Kadınların Modern Sanatlar Müzesine girebilmesi için çıplak mı olması gerekiyor?“

Bir direniş alanı

istanbul-modern-de-kadinlar-gunu-8214266_x_2340_o.jpg


Yalnızca natürmort ve manzara resimleri yapmasına “müsade edilen” kadınlar video ve performans sanatındaki hâkimiyetleri ile artık günümüz sanatında yer alıyorlar. Bu politik sanat yaklaşımında kendi bedenlerine yönelen ve bunu sanatın bir parçası haline getiren kadınlar elbette hem feminist hareket içerisinden hem de dışarıdan oldukça eleştiri topluyor. Tam da kendi karşı çıkışları olan bedenlerini performans sanatının merkezine koyuyorlar. Ancak bu durumu günümüz Türkiyesi üzerinden tartışacak olursak duruma farklı bir açı getirebiliriz.

Türkiye gündemine baktığımız zaman son dönemde yükselen kürtaj tartışmaları, hamile kadınların bedenleri üzerinden geliştirilen cinsel algı, erkek şiddeti, çocuk tecavüzleri, anne olmayan kadınların “tam” olmadığı söylemleri kadın bedeni üzerindeki bu yükü yine ancak onu kullanarak direnmeye mecbur bırakıyor.

enseye-ayna-tutup-onay-bekleyen-berber_535459_m.jpg
 
“Kadınların Modern Sanatlar Müzesine girebilmesi için çıplak mı olması gerekiyor?“
Kadını, çıplaklaştırıp,cinsel obje algısı uyandıran zihniyet kadar eve hapsedip sen annesin anne kal,çeyreksin yarım olmaya çalış zihniyetinden aynı derecede nefret ediyorum.
 
“Kadınların Modern Sanatlar Müzesine girebilmesi için çıplak mı olması gerekiyor?“
Kadını, çıplaklaştırıp,cinsel obje algısı uyandıran zihniyet kadar eve hapsedip sen annesin anne kal,çeyreksin yarım olmaya çalış zihniyetinden aynı derecede nefret ediyorum.
İki zihniyette ideolojik olarak farklı olsada zihniyet olarak aynı şeye hizmet ediyor zaten...
Kadının köleleştirilmesi ve kullanılması...

Bilgi - İnanç - Eylem
 
kadın kendi başına sanat eseri zaten , icra etmeye çalışan cinsiyetin erkek olması bişi değiştirmiyor.

sanat eserleri genelde bayanları baz alarak yada ilham alınarak yapılırmış , örneğin

şairler , ressamlar gibi

dante ve beatrice gibi mesela
 
Sanatı sanat yapan kadındır, kadınlar olmasa erkekler sanat adına pek bir şey yapamazdı sanırım. :)
 
başgan, sanat erkeklerin olsaydı, kahvede okey,pişti vs oynardı. Kadınların olsaydı; onlarda bayram temizliği yaptırır, cam sildirir, kornişe perde taktırırlardı. bence bu sanat eşcinsel falan asdfgkhj
 
Sanat insanı ele geçirmeye çalışan güçlü bir zorbadır ..
Müzik, Tiyatro, Resim farklı farklı kollarla insanı sarmış
ve güçlü yumruklarla (sanat akımları) çıkış yollarını kapatmıştır ele geçirmeye çalıştığı insan için ..

Sikleti altında kalanlar için tehditsiz oluşu da şövalyelik ruhundandır ..

Sanat Erkektir ..

Bir kadının insanı ele geçirme gücünün miadı vardır ..
Bir erkek insanı son nefesine kadar sarmalayabilecek kadar güçlüdür ancak ..
 
Geri