Resmi nikâh yoksa sadakat aranmaz

🟢 Konu yazarı şu anda aktif

Kadın cinayetinde gerekçeli karar: Resmi nikâh yoksa sadakat aranmaz

Hakan Asilkan, Elif Mihriban Arduç’un kendisine yalvarmasına rağmen restoranda tabancasıyla öldürmüştü

Hakan Asilkan, iki yıl önce birlikte yaşadığı Elif Mihriban Arduç’u öldürdü. Asilkan, aldatıldığı gerekçesiyle kendisine verilen cezada haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını istedi.

Mahkeme, resmi nikâh olmaksızın birlikte yaşayanların birbirine sadakat yükümlülüğünün bulunmadığına işaret ederek, talebi reddetti.

Hürriyet’te yer alan habere göre, Asilkan savunmalarında, maktulün 2006 yılından bu yana ‘resmi nikâhsız’ şekilde yaşadığını ancak son dönemlerde aşçı Fatih Ç. ile ilişki yaşadığından şüphelenmeye başladığını anlatarak, “Elif ile Fatih’ten şüphelenmeye başladım. Olay günü, Elif’e Fatih’i sordum. Elif bana ‘Sen bana karışamazsın, sen kendine başkasını bul, ben kendime başka birini bulacağım’ dedi. Onur kırıcı ve erkekliğimi zedeleyen beni küçük düşüren laflar etti. Tabancayı çıkararak ani bir krizle ne yaptığımı bilmeden Elif’e doğru ateş ettim” dedi.

Mahkeme sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, iyi hal ve haksız tahrik hükümlerini uygulamadı. Mahkeme gerekçeli kararında, sanık ile maktulün ‘resmi nikâh’ olmaksızın uzun yıllardır birlikte yaşadığı ve karı koca hayatı sürdüğüne dikkati çekti.

Kaynak

1704259849810-yeni-proje-22-1.jpg
 
Yani demiş ki mahkeme. Burası laik hukuk devleti.
 
Oldukça önemli bir karar çünkü imam nikahlı olup da kendini resmi nikahlı sananlar var.

İlişki sırasında sadakat her iki tarafın da sorumluluğudur ancak evlilik olunca tabii ki aldatmanın hukuki sonuçları da olacaktır. Kimse aldatma gerekçesi ile bir insana zarar veremez fakat evliyseniz tabii ki hukuki yollara başvurabilirsiniz.
 
Bu karardan ne cikiyo?
Her nikahsiz yasayan, sadakatsiz olabilir.
Bu ne sacmalik ya hu?
 
Bir kâğıt parçası sadakat vermez kimseye. Sadakat içten gelir.
 
Bu karardan ne cikiyo?
Her nikahsiz yasayan, sadakatsiz olabilir.
Bu ne sacmalik ya hu?
Şöyle Süreyya Hanım ;

Bizim kanunumuzda(değişti geçen sene gerçi) eşe karşı öldürme fiilinin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası iken, normal öldürme fiilinin cezası müebbet hapis cezasıydı.

Fakat imam nikahlı eş, eş olarak sayılmadığından imam nikahlı eşini öldürenler müebbet hapis cezası alıyordu.

Bir de erkek çıkıp “beni aldattı ben duydum ki falankesle birlikte olmuş.” yahut “Telefonunda filankesle mesajını gördüm.” diyordu.

Mahkemeler de “e sen eşini aldatmışsın” diyor ve erkeğe bir de haksız tahrik altında öldüreme fiilini işlediği işlediği için ceza indirimi verip 12-18 yıl hapis cezasına düşürüyorlardı cezayı.

Yani öldürülürken eş kabul edilmeyip, daha az ceza alan fail. Aldatılırken eş kabul edilip tekrar cezasında ciddi indirimalıyordu.

Çelişik bir durumdu.

Ve fakat haber içeriği biraz reklam kokuyor ; Bu konudaki ilk içtihat Diyarbakır Barosunca takip edilen bir dosyada yaratıldı, imam nikahlı eşin sadakat yükümlülüğü olmadığına ilişkin Yargıtayın ilk değerlendirmesi o zaman yapıldı. Hatta sonrasında kanun değişikliği yarattı bu içtihat ve kanun değişti. Artık öldürme fiilinin “kadına” karşı gerçekleşmesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası direkt zaten.

O dosyayı takip eden de eşimdi benim bu arada (:
 
İhanetin bedeli hiçbir koşulda şiddet ya da cinayet olamaz ve yasaları da bu konuda hafifletici sebep olarak kullanmaya çalışanlara karşı iyi bir cevap olmuş.

Resmi nikahlı eşlerin ise elbette bu konuda hukuki bazı hakları olacaktır çünkü ortada resmiyet var ancak onlar da haklarını sadece yargı önünde arayabilir, yine şiddete başvuramazlar.

Sevgiliniz tarafından aldatılırsanız tek yapabileceğiniz ayrılmaktır, kimseye şiddet uygulayamazsınız. İki insanın arasındaki sadakat sorunu şayet resmiyet yoksa yargıyı ilgilendirmez.
 
İhanetin bedeli hiçbir koşulda şiddet ya da cinayet olamaz ve yasaları da bu konuda hafifletici sebep olarak kullanmaya çalışanlara karşı iyi bir cevap olmuş.

Resmi nikahlı eşlerin ise elbette bu konuda hukuki bazı hakları olacaktır çünkü ortada resmiyet var ancak onlar da haklarını sadece yargı önünde arayabilir, yine şiddete başvuramazlar.

Sevgiliniz tarafından aldatılırsanız tek yapabileceğiniz ayrılmaktır, kimseye şiddet uygulayamazsınız.
Size katılıyorum fakat bir konuda farklı düşünüyorum.

İşin içine yaşam hakkı girdiğinde “resmi eşin hakları olacaktır.” demek pek doğru değil Lefty Hanım. Boşanırken hakkı olsun, nafaka alırken olsun, miras dağılırken olsun. Ama yaşam hakkı ve işkence/kötü muamele yasağının ayrıcalığı olamaz.

Aynı his ile öldürülüyorlar. Ama dediğim gibi zaten kanun değişti.
 
Size katılıyorum fakat bir konuda farklı düşünüyorum.

İşin içine yaşam hakkı girdiğinde “resmi eşin hakları olacaktır.” demek pek doğru değil Lefty Hanım. Boşanırken hakkı olsun, nafaka alırken olsun, miras dağılırken olsun. Ama yaşam hakkı ve işkence/kötü muamele yasağının ayrıcalığı olamaz.

Aynı his ile öldürülüyorlar. Ama dediğim gibi zaten kanun değişti.

Şiddet uygulamak hiçbir koşulda kabul edilemez zaten ve aldatılmada da hafifletici neden asla olmamalıydı. Yasanın değişmesine sevindim.

Şayet aldatılmayı belgeyebiliyorsa bazı hakları olabiliyor çünkü böyle örnekler gördüm ancak elbette hiçbir şekilde casus yazılım, gizlice takip v.s olmayacak.
 
Şöyle Süreyya Hanım ;

Bizim kanunumuzda(değişti geçen sene gerçi) eşe karşı öldürme fiilinin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası iken, normal öldürme fiilinin cezası müebbet hapis cezasıydı.

Fakat imam nikahlı eş, eş olarak sayılmadığından imam nikahlı eşini öldürenler müebbet hapis cezası alıyordu.

Bir de erkek çıkıp “beni aldattı ben duydum ki falankesle birlikte olmuş.” yahut “Telefonunda filankesle mesajını gördüm.” diyordu.

Mahkemeler de “e sen eşini aldatmışsın” diyor ve erkeğe bir de haksız tahrik altında öldüreme fiilini işlediği işlediği için ceza indirimi verip 12-18 yıl hapis cezasına düşürüyorlardı cezayı.

Yani öldürülürken eş kabul edilmeyip, daha az ceza alan fail. Aldatılırken eş kabul edilip tekrar cezasında ciddi indirimalıyordu.

Çelişik bir durumdu.

Ve fakat haber içeriği biraz reklam kokuyor ; Bu konudaki ilk içtihat Diyarbakır Barosunca takip edilen bir dosyada yaratıldı, imam nikahlı eşin sadakat yükümlülüğü olmadığına ilişkin Yargıtayın ilk değerlendirmesi o zaman yapıldı. Hatta sonrasında kanun değişikliği yarattı bu içtihat ve kanun değişti. Artık öldürme fiilinin “kadına” karşı gerçekleşmesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası direkt zaten.

O dosyayı takip eden de eşimdi benim bu arada (:
Tamam da...
Her iki nikah da yoksa?
Genel anlamda nikah olayini rededen ciftleri kapsiyor mu?
Hadi kanun degisikligi, bir nevi imam nikahli olanlarin davranislarindan kaynakli yürürlüge girmis..anladigim kadari ile..
Ama kadin cinayetinin cezasi agirlastirilmis müebbetmis zaten.

resmi nikah altinda olan kadin, kiskanclik davasindan öldürülürse..bu konuda sunulan neden ile katil, maktul duruma düsmez mi?
Resmi nikahli esim, mecbur sadik olacakti bana der herhalde.


Ifade bozuklugu var gibi...
Resmi nikah yoksa, sadakatlik aranmaz der iken.
Bir nevi sadakat sartlandiriliyor..
Angie cimin de dedigi gibi iste...
 
Tamam da...
Her iki nikah da yoksa?
Genel anlamda nikah olayini rededen ciftleri kapsiyor mu?
Hadi kanun degisikligi, bir nevi imam nikahli olanlarin davranislarindan kaynakli yürürlüge girmis..anladigim kadari ile..
Ama kadin cinayetinin cezasi agirlastirilmis müebbetmis zaten.

resmi nikah altinda olan kadin, kiskanclik davasindan öldürülürse..bu konuda sunulan neden ile katil, maktul duruma düsmez mi?
Resmi nikahli esim, mecbur sadik olacakti bana der herhalde.


Ifade bozuklugu var gibi...
Resmi nikah yoksa, sadakatlik aranmaz der iken.
Bir nevi sadakat sartlandiriliyor..
Angie cimin de dedigi gibi iste...

Evlilik birliği kurulunca kanunen çiftlere bazı yükümlülükler doğuyor. Bunlardan biri de sadakat yükümlülüğü.

Evet, evlilik akdi kurulmuşsa ve sadakat yükümlülüğü ihlal edilmişse, fail de bundan kaynaklı olarak öldürme fiilini gerçekleştirmişse evet, haksız tahrik indirimi uygulanıyor.

Eskiden işte resmi nikahlı eş değilse ( imam nikahlı yahut nikahsız birliktelik fark etmeksizin) fail iki kez indirim alıyordu bir nevi. Bu ciddi bir sorundu.

Son kanun değişikliği ile tek bir indirim alabilir. O da haksız tahrik.

Ama evet eleştirine hak veriyorum, bir yeri düzeltirken başka bir yeri bozdular. Benim de kişisel kanaatim nikah vs bakılmaksızın her somut olayın kendi özelliğine göre haksız tahrik değerlendirmesi yapılması.
 
Geri