Prof. Dr. Üstün Dökmen: Onlara ‘depremi’ sormayın

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
Ankara’daki depremzedeleri ziyaret eden gazetemizin yazarı Prof. Dr. Üstün Dökmen önerilerde bulundu.

Psikolog ve yazar Prof. Dr. Üstün Dökmen, gazetemizin organizasyonuyla Ankara’ya gelen depremzedeleri kaldıkları otellerde ziyaret etti. Dökmen, depremzedelerin travmalarıyla nasıl baş edeceği konusunda bilgi verdi. Dökmen sorularımızı yanıtladı:

- Deprem sonrası travma için ne yapmalı?

Deprem sonrası insanlar travma geçirdi ve hepsi şokta. Ancak bazılarında 3-4 hafta sonra yoğun duygusal sıkıntılar olacak. Bunun için mutlaka psikolojik destek gerekiyor. Bu kişiler Türk Psikologlar Derneği’ne (TPD) travma terapisi için başvurabilir. Her psikolog veya psikiyatrist travma terapisi bilmez. Travma terapisi bilen uzmanlara danışılmalı.

- Depremi uzaktan takip eden yurttaşlar da “hayatta kalma suçluluğu” yaşıyor. Bu nasıl aşılır?

Hayatta kalma suçluluğu hepimizde var. Bu çok doğal bir tepki. Çok büyük bir deprem oldu. Uzakta olan da etkilendi. Etkileneceğiz, bir süre sonra geçecektir. Ülkece kenetlendik diyoruz. Kenetlenen bir kitle var ama tam kenetlenme yok. Bazıları hâlâ bu depremden maddi ve manevi nemalanmaya çalışıyor. Televizyonlarda birbirini ittirek kendini göstermeye çalışanlar var.

- YÖK’ün ilahiyat ile İslami ilimler fakültelerinden gönüllü öğretim üyelerini, “psikolojik danışmanlık” için çağırması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Böyle bir şeye ne hakkı var YÖK’ün? Çeşitli alanlardaki kişilerin taziye konusunda psikolojik danışmanlık yapabilmesi psikolojik danışmanlığın istismarıdır. Bari şu durumda yapmayın. Psikoloji kelimesi bu kadar ucuz bir kelime mi? Herkes eğitim gördüğü alanda çalışmalı.

- Çocuklarla deprem konusunu nasıl konuşmalıyız?

Çocuklara durup dururken deprem lafı etmeyeceğiz. Gerek depremi yaşamış çocuklar gerekse uzakta olup duyanlar deprem resmi çiziyorsa, deprem oyunu oynuyorsa sakın karışmayın. Kaygılarıyla baş ediyorlar demektir.

- Yetişkinlerle konuşurken yaklaşımımız nasıl olmalı?

Yetişkinlere de çocuklara da depremden bahsetmeyeceğiz, soru sormayacağız. Anlatırlarsa dinleyeceğiz. En basit ifadeyle, “Hoş geldiniz” diyebilirsiniz. Çok fazla konuştukça hata yaparız. Kaygımız ortaya çıkar.

Kaynak: Prof. Dr. Üstün Dökmen: Onlara ‘depremi’ sormayın

kapak_050717.jpg
 
İnsanların yaşadığı korku, endişeyi hafife almak ve geçiştirmek de acı yaşayan kişilere yapılacak en büyük kötülüktür. Konuşmasına izin vermek ve lafını kesmeden dinlemek ayrıca yaşadığı endişelere karşı duyarlı olmak gerekiyor.

Soru sorup sıkmamak ve şayet kendisi anlatırsa dinlemek, akıl verir gibi bir tavır takınmamak gerekmektedir. Empati kurmaya çalışmak ve acısını paylaştığınızı hissettirmek çok önemlidir.

İnsanlar ani bir şekilde yaşamlarını kaybetti ve çoğu insan da acı çekerek günlerce kurtarılmayı bekledi. Bu acıya şahit olan herkes ister yakınını kaybetsin ister etmesin çok büyük stres altında yaşamaya başladılar.

İnsanların yaşadıklarının hafife alınmasını sorununu ne yazık ki salgın döneminde de görmüştük ve ölen insanlar hiç ölmemiş gibi salgını küçümseyenler olmuştu.

Kimsenin ne hissettiğini bilemezsiniz ve lütfen olmamış gibi ya da hiç yaşanmamış gibi davranıp da insanları daha fazla strese sokmayın.
 
99 depremini kasım ayında yaşayanlardandım ve askeriye şimdiki ucube afad çadırlarından çok uzak, odalı, kocaman, korunaklı çadırlar kurmuştu bize. yine de annemler küçük olduğumuz için kardeşimle beni halamın yanına yollamıştı ve biz 2.5-3 ayı o şekilde ayrı geçirmiştik. gittiğimizde kimse bize depremden geldiğimizi, bir süre dışarda kalacağımızı-evimiz yıkılmadığı halde- hissettirmemişti. çocuğuz tabii aklımıza gelip sızlandığımız çok olmuştu ama hiç kötü hissetmemiştim. ne zaman annemler taşınma işlerine girdi, bizi de ortalıkta dolanmayalım diye birazcık da amcamın yanına yolladılar, işte o zaman ben depremden geldiğimi hissettim. amcam öğretmen olduğu için beni de okula götürmek istedi. bir gün sınıftan bir kız bana öyle bir “depremzedesin sen” dedi ki, okuldan eve nasıl yürüdüğümü, nasıl ağladığımı ve suçlu hissettiğimi bir ben biliyorum. tam da okulların açıldığı şu dönemde yetişkinlerin yaklaşımları bir kenara, çocuklara da depremden gelen yaşıtlarına nasıl davranmaları gerektiğini öğretmek gerek. çocukların dilini kontrol etmek zor, çocuklar çünkü bazen olmadık şeyler çıkabilir ağızlarından. alın çocuklarınızı karşınıza konuşun, anlatın, öğretin öyle yollayın okullara. umarım o whatsapp gruplarında da çocuğumun sınıfında depremzede bir çocuk var, ergenekon baturalp çok etkileniyor diye ayaklanan veliler olmaz. olur da işte susturun. anlatın. iyileştirin. bakmayın öyle duygusal milletiz laflarına da hoşlarına gitmediği ufacık bir durumda herkesin canavarı hazırda bekler bu ülkede.
 
@Melodram

Yeğenim de bu süreçte çok korktu ve Adana'da yaşananlara ister istemez şahit oldu. TV'den uzak tutsak da yine de deprem şiddetini doğrudan yaşadığı için biraz ürktü. Artçılar da devam ettiği sürece insanların bu endişeyi atlatması kolay olmayacaktır.

Deprem konusunda her sorusunu onun anlayacağı şekilde yanıtladık ve depremde zarar gören kişilere şayet isterlerse destek olmamız gerektiğini de anlattık. Okulda kimse ile bu konuda dalga geçmemesini vurguladık.
 
Geri