Preveze Deniz Savaşı(27 Eylül 1538)

Konu sahibi son olarak 2580 gün önce görüldü
Ressam Osman Nuri'nin Preveze Deniz Savaşını canlandiran tablosu
Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, 1538 seneyin kış ve bahar aylarını, Kanuni'nin buyruğuyla İstanbul'da kalarak yeni tek donanmanın inşası hazırlıklarıyla geçirmişti.

O sırada Almanya imparatorluğu İspanya krallığı ile Papa ve Venedik hükümetleri, savaş durumunda bulundukları Osmanlı devletine karşı tek antlaşma yapan bulunuyorlardı.

7 haziran 1538'de Barbaros, kırk parça kadırga ile 2.
Adalar seferine çıkmak mecburiyetinde kalmıştı.
Sefer süreyi geldiğinde; padişah buyruğuyla vezirlerin kendisi keselerinden inşa ettirmekte oldukları 100 gemiden yanlızca onu sonuçlanmış geri kalan doksan tanesi daha bitirilememişti.
Barbaros bu gemiler bitirilmedikçe denize çıkmak niyetinde değildi.
Fakat Salih Başkan komutasındaki 20 geminin muhafazasında Mısır'dan getirilmekte olan Hint hazinesini ele geçirmek isteyen Andrea Doria'nın 40 kadırga ile Girit sularına geldiği haber alınmıştı.

Bunun üstüne Hayreddin Paşa, kırk gemilik filosuna üç bin tüfek endaz yeniçeri ile ümeradan Kocaeli Sancakbeyi Ali, Teke Sancakbeyi Hürrem, Sayda Sancakbeyi Ali ve Alaiye Sancakbeyi Mustafa beyleri, tümce askerleriyle birlikte alarak İstanbul'dan ayrıldı.
Barbaros'un denize açıldığını haber alan Andrea Doria, şipşak o sulardan bölünerek İtalya sahillerine gitmişti.
Türk gemileri evvela İmroz adasına gitmiş ve önceden orada batmış olan tek gemiden çıkarılan on yedi topla gemiler destek edilmişti.
Buradan Sporad adalarına yelken açılmış ve öncelikle Avrupa korsanlarına yataklık eden Skiatos adası zapt olunmuştu.
İstanbul'da inşası biten 90 gemi ile Hint hazinesini İstanbul'a teslim eden Salih Başkan komutasındaki yirmi kadırga bu adaya gelerek Barbaros'a katıldılar.

Bu sulardaki başka adalar da teker teker düşmandan temizlendi ve yedi gemi dolusu ganimet ve tutsak İstanbul'a yollandı.

Daha ardından Girit adası, yedi gün müddetle her doğrulusunda vurulmuş, karaya çıkan Türk denizcileri adanın içlerine kadar sarkarak tek bölüm kaleleri zaptetmişti.
Bu harekat nihayetinde alınan defa miktardaki ganimet ve on beş bin tutsak de İstanbul'a gönderildi.

Buradan Rodos yönünde tespit edilen Kerpe adasına gidilerek bu ada ve Kaşot adacığı zapt edildi.
Daha ardından İstanköy adasına gelindi, oradan Eğriboz'a gidilerek adaların korunmasına memur edilen Salih bey komutasındaki filo ile birleşildi.

Beş ay içerisinde yirmi beş ada zapt eden ve Venedik'in Ege deniziyle ilgisini tamamiyle kesen Barbaros'un bu nihai seferi üzerine; Papa III.Paul'ün teşvikiyle uzun zamandan ardından hazırlanmakta olan Haçlılar donanmasının teşkili ve Türk donanmasına karşı çıkarılması işi çabuklaştırıldı.
Barbaros, İstanköy adasındayken, Haçlıların hazırlıklarını tamamladıklarına değin kimi haberler almış ve Eğriboz adasına geldiğinde Andrea Doria komutasındaki şaşırtıcı tek Haçlılar donanmasının 22 eylülde Korfu adasında toplandığını ve oradan Preveze'ye taarruz ederek kaleyi kuşattığını öğrenmişti.

Bunun üstüne tek gönüllü filosunu Turgut Reis'in komutasında bulgu için lider göndererek kendi de donanmasıyla arkadan yola çıktı.

Türk donanması 23 eylülde Preveze'ye gelerek Arta körfezine girmiş ve harekete hazır tek halde demirlemiş bulunuyordu.
Barbaros kaleyi derhal onarım ve tahkim ettirmeye başladı.
25 eylülde Andrea Doria komutasındaki haçlı donanması da Preveze önlerine gelmiş ve körfez ağzının iki mil kadar açığında mevki almıştı.

Haçlı donanması her bakımdan defa üstün halde bulunuyordu.
İspanya - Portekiz krallıkları 80 kalyon, Venedik cumhuriyeti 10 kalyon ve 70 kadırga, Papalık hükümeti 36 kadırga, Saint-Jean şövalyeleri 10 kadırga, Cenova hükümeti 1 kalyon, 52 kadırga ve başka kimi Hıristiyan hükümetleri 49 kalyon vermişti ki hepsi 308 gemi tutuyor, bu oran 300 parça yük ve taşıt gemisiyle 608'i buluyordu.
Bu gemilerden 15-20 kadarı karaka olarak bilinen defa devasa tekneler olup, 2000 elemanı bulunmaktaydı.
Düşmanın 2500-2594 topu ve 60.000 kadar askeri vardı.
Buna mukabil Türk donanması 122 parça kadırga ve firkate katagorisi gemilerden kurulmuştu.
366 top ve 3.000 yeniçeri ile birlikte 8.000 cenkçi taşıyordu.
Ne acayip tek tesadüftür ki; aynısı sularda M.Ö.
2 eylül 31'de, o çağların en devasa deniz muhabereyi olan Actium cengi yapılmış ve 32 yaşında olan müstakbel imparator Octavianus, Antonius'la Kleopatra'nın donanmasını yenmişti.

Barbaros donanmasının ileri gelen komutanlarıyla kendisi gemisinde tek savaş parlamentosu kurdu.
Bu toplantıda, komutanlarının karaya asker ve top çıkarılması hususundaki isteklerini evvel makul bulmadı, ama düşmanın gece preveze boğazından içeri girmek istediğini haber alınca, sahile kimi toplar koydurttu.
Ayrıca gönüllü alayından Murat, Turgut, Adamakıllı Mehmet, Sadık ve kimi reisler birkaç parça gemiyle körfez dışına çıkarak düşmanı ürkütmüşlerdi.

27 eylülde birkaç yürük düşman kadırgası Preveze Boğazı'na gelip donanmamız cihetine toplar atarak nümayişte bulununca, Barbaros, Preveze boğazından çıkıp, Haçlı donanmasına alan okumuştu.
Donanmamız, tabıl ve nakkareler çalınarak aut çıkıp, altı mil açıldıktan ardından muhabere niz***** girmiş ve hilal şeklinde tek dizi teşkil eden tüm gemiler, ilk haftalarında tespit edilen üçer topu ateşleyerek düşmana saldırmıştı.
Saldırının şaşkınlığıyla Andrea Doria hatalı manevra yapan ve donanmasını tek müşkül tek vaziyete sokmuştu.
Barbaros, bundan derhal yararlanarak 40 gemilik tek filoyu ileri sürüp, Haçlı donanmasını ikiye bölmek istemiş, bu tek tehlikeli vaziyet üstüne, Doria donanmasına ricat buyruğu vermiş ve düşman Korfu doğrultununa çekilmişti.
Karanlık bastığı cihetle düşman izlenememiş, Türk donanması da Arta körfezi dışarısında ve Preveze önlerinde mevki almıştı.
O gece Barbaros'un başkanlığında toplanan savaş parlamentosu, düşmanın ezici üstünlüğüne karşın, savaşa zorlanıp, net tek sonucun alınmasına kara veriyordu.
Türk donanması gece yarısından ardından hareket ederek, Paksos adası önlerine geldiğinde, bulgu gemileri Aya Mavri adasının güneyindeki incir limanında (Porto Figo) düşman donanmasının direklerinin görüldüğünü bildirdi.

Günün ilk ışıkları çevresi aydınlatırken, Haçlı donanması, Türklerin gelmekte olduğunu görmüş, Hayreddin Paşa'nın üstün cüret ve cesareti Doria'yı şaşırtmıştı.
Derhal kurulan savaş meclisinde, Doria tek hücuma doğrultu bulunmadığı durumda, filo komutanlarının soz dinlememeleri üstüne harbi kabule mecbur kalarak, donanmasını Preveze üstüne harekete geçirdi.

Bu sırada Türk donanması kıyı doğrultusunda tek dizi durumunda ilerliyor ve giderek düşman donanmasına doğru gelmeye başlamış tek gün önceki gibi hilal şeklindeki muhabere niz***** girmiş bulunuyordu.
Donanmamızın muhabere hattı üç filodan ortaya gelmişti.
Ortadaki filoya Barbaros kumanda ediyor, öz erkek çocuğu Hasan ve ruhani evladı başka Hasan Reisler bu filoda bulunuyordu.
Sağdaki filo, Kazdağlı Salih Reis'in, soldaki ise devrin devasa coğrafya ve matematik bilginlerinden Seydi Ali Reis'in komutasındaydı.
Hilal şeklindeki muhabere nizamının arka doğrultusunda tespit edilen gönüllü filosuna Turgut Başkan kumanda ediyor, Murat, Adamakıllı Mehmet ve Sadık Reis'ler de bu filoda bulunuyordu.
Düşman donanması borda nizamında olup, gemiler büyüklüklerine göre birbirinin arkasında üç kat durumunda yer almışlardı.
Bu hattın ilki kalyonlarla karakalardan, ikincisi kadırgalardan ve üçüncüsü de ufak gemilerden ortaya geliyordu.
Bu vaziyete kıyasla öndeki kalyon ve karakalardan heyeti ağır filo,bir nevi siper vazifiyeti görüyor, Doria ikinci hattı teşkil eden kadırgalar filosunun başında bulunuyordu.
Haçlı donanmasındaki İspanya - Portekiz kalyonlarına Franco Doria, Venedik kalyonlarına Alessandro Condalmiero, Venedik kadırgalarına Vincenzo Capello ve Papalık filosuna Aquilea Patriği Marco Grimani kumanda ediyor idi.
Amiral gemisinde kara kuvvetleri komutanı general Fernando de Gonzaga da bulunmaktaydı.

Preveze açıklarında iki doğrultu donanması kendisi muhabere nizamları içerisinde birbirlerine yaklaşırken, cenuptan esen defa sert yel, aleyhimize idi.
Bu sebeple donanmamızın moralinin sarsıldığını gören Barbaros iki ayet yazdırıp gemisinin iki yönüne bıraktırmış ve az ardından rüzgarın dindiği görülmüştü.
Katip Çelebi Barbaros'un bu davranışını şu şekilde anlatmaktadır: "...Derhal Paşayı gazi iki ayet yazıp gemisinin iki yönüne bırakdıkda, yel sakin olup barçalar hareketten kaldı.
Kıssadan pay budur ki, serdar olan namdarlar yalnız esbab-ı cismaniyyeye itimad itmeyüp kaadir oldukları kadar esbab-ı ruhaniyyeye bile riayet ve haysiyet eylemek lazımdır."
Rüzgarın kesilmesi düşmanın ağır gemilerini hareket etmeyen bırakınca Doria, öndeki devasa gemilerden kuvvetli tek top ateşi açtırmıştı.
Fakat kalyonlardaki devasa topların menzili kısa olmasından, tüm mermiler denize düşüyordu.
Barbaros da saldırı buyruğu vermiş, Türk gemileri, boru, nakkare ve nefir sedaları ve askerin "Allah Allah" avazeleri arasında heybetle gelişmeye başlamıştı.
Hafif gemilerimizdeki top menzilleri henüz uzun olmasından, bu erim uzaklığına varılıp ateş açılacağı sırada ileri çıkan tek düşman kalyonu püskürtülmüş ve Türk toplarının erim üstünlüğünden istifade edilerek düşmanın ön hattaki ağır gemileri tahrip edilmeye başlanmıştı.

Savaşın bu en kuvvetli hatıranda ortalığın duman ve ateşle görünmez duruma gelmesinden yararlanmak isteyen Doria, birkaç kez Türk donanmasına iki ateş arasın alabilmek için manevralar yapmaya çalışmış, ama her seferinde Barbaros'un tek mahirane karşılık manevraları ile karşılaşmıştı.
Birkaç saat süren kuvvetli tek muhabereden ardından düşmanın ön hattaki kalyon ve karakaları tamamiyle tahrip edilmiş ve Barbaros ünlü yarma hareketi için buyruk vermişti.

Askerin tekbir sesleriyle uygulanan kuvvetli tek saldırı nihayetinde düşmanın ön hattaki gemileri ikiye ayrıldı ve Türk donanması arka taraftaki kadırgalar filosunun üstüne yürüdü.
Bu sırada Turgut Başkan emrindeki gönüllü filosuyla düşmanın arkalarına saldırmıştı.
Haçlı donanması tek taraftan yarılırken, tek yönlerden de müthiş tek Türk çemberi içerisine düşecek vaziyete gelmişti.
Andrea Doria, devasa tek ümitsizlik içerisinde iki eline iki gülle almış dövünüyor ve donanmasına ricat buyruğu veriyordu.

Artık denizde yüzen o görkemli Haçlı donanmasından yanlızca tüm aksamı viran olmuş, yenik ve berbat gemiler vardı.
Bunlardan tek bölümü derbeder ve berbat tek durumda, gecenin karanlığından yararlanarak, muzaffer Türk donanmasının önünden kaçıyordu.
Bu sırada şimşek ve yağmurla karışık tek fırtına çıkmış ve donanmamız, muhabere sahasına dönerek demirlemişti.
Burada tek viran haldeki düşman gemilerine Barbaros'un buyruğuyla ateş verilmiş ve sabaha kadar muhabere kısmı aydınlıklar içerisinde kalarak, adeta devasa zafer kutlanmıştı.
Doria bu savaşta yalnız kalyon ve karaka olmak suretiyle 128 devasa muhabere gemisi kaybetmişti ki, bu oran Türk donanmasının tüm mevcudundan çoktu.
Ayrıca orta ve ufak gemilerden kayıpları da bulunuyordu.
Türkler ise hiç gemi kaybetmemişler yanlızca birkaç surat şehit ve yaralı vermişlerdi.

Barbaros, Boğdan Seferi'nden dönmekte olan Kanuni'ye öz erkek çocuğu Hasan Bey'le, Preveze zafernamesini göndermiş ve Yanbolu'da ordugahını kurmuş tespit edilen padişah, divanı toplayıp, zafernameyi komutanlarıyla birlikte ayakta dinlemişti.

 
Son düzenleme:
Geri