Paşam, seni yedi düvel yenememiş, ben nasıl yenerim !

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Hayatı Ve Anıları
Konu sahibi son olarak 2624 gün önce görüldü
Paşam, seni yedi düvel yenememiş, ben nasıl yenerim !

Büyük Ata'nın nüfus kağıdında yalnız doğum yılı yazılıdır, ne gün
ne de ay yoktur. Halbuki rahmetli annesinin daima okuduğu bir mushafın
kenarında doğum gün ve saati yazılı imiş. bunu, Ankara Belediyesi'nden
bir gün şahsen gidip nüfus kağıdı almaya hazırlanırken kendisine
hatırlattılar :
-Sene yetişir, dedi, yoksa bir gün gelir, doğum günümü kutlamaya
kalkarlar, sonra padişaha benzerim.

* * *

Bir akşam Marmara Köşkü'nden dönülüyordu. Vakit kıştı. Marmara Köşkü'nü
Ankara'ya bağlayan yolun bir yerinde bir yarma vardı. Bu yarmanın bir
sivri yerinde bir Mehmetçik nöbet bekliyordu. Sabaha karşı doğuda
beliren ay sonu hilali ufka yakın olmanın büyütmesiyle muhteşem bir hal
almıştı. Mehmetçik bu hilalin ortasında daha da irileşmiş adeta esiri
bir hal almıştı.
Atatürk bu manzarayı görünce derhal otomobilini durdurdu, indi. Arkadan
gelenlere manzarayı gösterdi. Sonra askeri çağırdı. Aralarında şöyle bir
konuşma geçti :
- Adın ne senin ?
- Mehmet paşam
- Ne iş yaparsın ?
- Askerim paşam
- Asker olmadan ne iş tutardın ?
- Pehlivanım paşam
- İyi pehlivan mı idin ?
Mehmet mütevazı bir hareket yapar.
Ata tekrar sorar :
- Mesela ...(yanındakilerden birini gösterir ) bunu yenebilir misin ?
- Yenerim paşam
Atatürk muhafız komutanı İsmail Hakkı Tekçe'yi işaret eder.
- Bunu ?
Mehmetçikte bir tereddüt...Ata onu anlamıştır :
- Yani komutanın olduğunu düşünmeden...
- Yenerim paşam...
- Peki, ya beni ?
Mehmet gülümser :
- Paşam, seni yedi düvel yenememiş, ben nasıl yenerim !

* * *

Atatürk, kendisinin insan üstü bir varlık olduğunu söylemelerini hiç
hoş karşılamazdı. Çocukluk arkadaşı Nuri Conker'in sert şakalarını
büyük bir neş'e ile dinler ve hepimizin önünde tekrarlatırdı.
Bir gün sofrada ismini zikretmek istemediğim bir zat :
- Paşam demişti, kimbilir çocukluğunuzda ne müstesna bir insandınız.
Kimbilir ne harikulade hatıralarınız vardır.
Atatürk güldü ve Nuri Conker'e döndü :
- Nuri anlatsın, dedi.
- Bakla tarlasında karga çobanlığı ederdi, cevabını verdi.
Deminki suali soran zat lafın bu mecrayı almasından fena halde ürktü.
Suali ortaya attığına bin kere pişman oldu. :
- Aman efendimiz diyecek oldu. Atatürk hemen sözünü kesti :
- Bana insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki
tek fevkaladelik Türk olarak dünyaya gelmemdir
 
Geri