PadİŞah İle İhtİyar ÇİftÇİ
Bir gün padişah av için sarayından uzaklaşmış. Yolda giderken pek çok insanı tarlada çalışırken görmüş. Merak edip yanlarına yaklaşmış.
Tarlada yaşı doksanı geçkin bir ihtiyar çalışıyormuş. Bu ihtiyar toprağa bir şeyler ekiyormuş.
Padişah:
- Ne ekiyorsun ihtiyar? diye sormuş.
İhtiyar çiftçi başını bile kaldırmadan cevap vermiş:
- Baharda yeşermesi için meyve ağacı dikiyorum.
Padişah bo söze gülmeye başlamış
- Fakat sen çok ihtiyarsın. Şurada iki günlük ömrün kalmış. Neden bu kadar uğraşırsın? demiş.
Bunun üzerine ihtiyar başını kaldırmış:
- Ekip dikmekle zarar gelmez.Buğüne kadar başkaları ektiler; biz yedik. Şimdi de biz ekelim; başkaları yesin, demiş.
Padişah bu cevabı çok beğenmiş. Hemen yanındaki adamına dönerek:
- Bu ihtiyara bir kese altın verin, diye emretmiş.
İhtiyar altınları aldıktan sonra
- Gördünüz mü? demiş, benim ağacım daha büyümeden meyve verdi!
Tarlada yaşı doksanı geçkin bir ihtiyar çalışıyormuş. Bu ihtiyar toprağa bir şeyler ekiyormuş.
Padişah:
- Ne ekiyorsun ihtiyar? diye sormuş.
İhtiyar çiftçi başını bile kaldırmadan cevap vermiş:
- Baharda yeşermesi için meyve ağacı dikiyorum.
Padişah bo söze gülmeye başlamış
- Fakat sen çok ihtiyarsın. Şurada iki günlük ömrün kalmış. Neden bu kadar uğraşırsın? demiş.
Bunun üzerine ihtiyar başını kaldırmış:
- Ekip dikmekle zarar gelmez.Buğüne kadar başkaları ektiler; biz yedik. Şimdi de biz ekelim; başkaları yesin, demiş.
Padişah bu cevabı çok beğenmiş. Hemen yanındaki adamına dönerek:
- Bu ihtiyara bir kese altın verin, diye emretmiş.
İhtiyar altınları aldıktan sonra
- Gördünüz mü? demiş, benim ağacım daha büyümeden meyve verdi!