Öznesi Olmayan Kalbin Yüklemini Tanımlama

Konu sahibi son olarak 4230 gün önce görüldü
Selamlar, günlük yazarken kendi yazdığım sözleri burda paylaşmak istiyorum.


Günlüğüm: http://www.forumsal.net/gunlugunuz/515488-gri-gokyuzunu-animsatan-dokunuslar.html


- Kime ne anlatmaya çalışsam her ortamda yanlış anlaşılan adam oldum. Ya anlamak istemediler ya da kulp buldular. Ya kendilerine benzetmek istediler ya da yönetmek istediler. Kime değer versem, kim için çabalasam beni kullandığını, onun emrinde olduğumu sandı. İnsanlık çok yanıldı. Ya kapasiteleri yetmedi insanlığa ya da insanlıktan çok uzaktılar.




- Bazen öyle bir an geliyor ki çok özlüyorsun. Kokusunu, gülüşünü, bakışını, masumiyetini her şeyini özlüyosun. Sol yanın bir garip oluyor. Seni sensizliği ile imtihan etmesine anlamlar yüklemeye çalışıyorsun. Bu duyguyu ne zaman yaşayacağın hiç belli olmuyor, bazen bilmediğin bir mahallenin kaldırımda yürürken önünde giden kızın parfüm kokusu uyandırıyor bu duyguyu, bazen de gecenin bilmem kaçında bir müzik eşlik ediyor duygularına. Ona gitmek istiyosun, koşarak hemde. Ama o başkaları ile mutlu oluyor, gidemiyosun. Bazen kalkıyosun duygularını paylaşmak için dert ortağı arıyosun, bulamıyosun. Bulsan ne olacak ki? Duygularını dindirecek mi? Biliyosun işte, seziyosun hiçbir şeyin seni iyileştiremeyeceğini...
 
Kendimi sensizliğe hapsettim


Yine satırlarımda sen varsın. Aklıma geliyorsun her yeni bir güne başlarken. Bilmem duyuyormusun ama sensizliğe haykıyorum her bir yeni günümde. Gözlerin geliyor aklıma, omzuma yatışın geliyor aklıma. Unutamıyorum! Rüyalarımdasen oluyorsun. Önce sarılıyorum sana, elini tutuyorum. Hiç bırakmayacak gibi. Sonra soruyorum sana! Neden bittik? Neden bitirdin? Hayata karşı durmayı öğreten, asla vazgeçme diyen sen değilmiydin? Benden neden vazgeçtin? Neydi seni vazgeçiren? Bir başka bedenmiydi? Yoksa paramıydı? Bizi bizden alan neydi sevdiğim? Biz kelimesinden nefret ettirecek kadar uzaklaştıracak şey neydi?

Şimdi mutlumusun başkalarıyla? Benim sevebildiğim kadar seviyor mu? Hani hatırlıyormusun bir kış akşamıydı, bana "sen olmazsan ben olmam" demiştin. Şimdi soruyorum sana ben yokum, sen neden varsın hala? Neden sol yanımdasın hala? Senden sonra çok değiştim ama. Artık her insana güvenmiyorum mesela, eskisi gibi içten gülemiyorum. Gülüşlerimi çaldın benden. Beni, benliğimden çaldın. Zor geliyor, bir zamanlar hayatımsın diye bana derdin. Şimdi kimlere diyosun bilmiyorum ama çok zor geliyor.

Senin adına yazılacak, söylenecek cümlelerim vardı benim. Şimdi ne yaptım biliyomusun sevdiğim? O cümleleri kefenleyip dizelerime gömdüm. Antipatik cümlelerin esiri oldum ! Ama sen nerden bileceksin ki... Sana yazılan her bir cümleyi anlayamamıştın ki sen... Oysa ben her bir kelimesine dahi saatlerce düşünürdüm.

Şimdi yine gitmeyecem diye kimleri kandırıyorsun bilmiyorum ama bir zamanlar asla gitmeyecem deyip çekip gittiğin, yarım bıraktığın beni soracak olursan iyiyim ben. Çok iyiyim hatta ve yine sana yazılan cümlelerimi kefenleyip, dizelerime gömüp gideceğim. Sonrası mı? İnzivaya çekilmiş bir bedenle acılarıma hoşgeldin diyeceğim, hoşgeldin safa geldin...
 
Gözleri yalan söylerken hiç gördünüz mü, sadece sözler mi yalan söylüyor sanıyorsunuz?
Peki, size kalp dahi yalan söyler desem? Yok artık diye serzenişlerinizi duyar gibiyim.
Egonuzu sarsmak istemem ama şahit oldum buna bir defa.
O zaman o kalbi yalan söyleyenlerin, dilleri kalplerine ihanet etmiş olmuyor mu?
Kalbimin tam içindesin derken kalbine bile bizleri koymayanlara şahit olmadınız mı?
Aşkı, sefayı bırakın şimdi, kaç kişi cefa için sevmedi ki? Adına platonik denilen bu cefalı aşkı kaç kişi yaşamadı ki?
Boş yere o beyinlerinizi yormayın, yoranlara deli yormayanlara cool dediler.
Peki o zaman kaç kişi cool olmak için karakterini sattı? Hadi şimdi biraz dürüst olun, içinizden kendinize söyleyin bunu yapmaya cesaretiniz olsun. Cool olmak için karakterinizi satmak istemediniz mi?
Hayallerini yarına erteleyenlere sesleniyorum, hayaliniz sizi tamamlarken neden hayalleriniz bir aşk uğruna harcandı ki?
Beyin lobileri sadece kızlar için çalışanlara bu sözlerim, yeni bir kıyafet aldığınız da neden ilk kızların dikkatini çekeceğini düşünüyorsunuz? Oysa önce kendinize saygınız olması gerektiğini unuttunuz mu?

Ya o karşılıksız aşk veya sevgi yok diye arada gezinen şahıslar, hiç aile sevgisini, arkadaş sevgisini ya da sizin karşılıksız platonik aşık olduğunuz sevgiyi tatmadınız mı?
Neden yalanlarımız hayalleri anlatırken, hayallerimiz yalanlarımızın esiri olsun ki?
Hayallerinizi gerçekleştiremeyecek kadar pasif konuma düşmenizi sağlayan çevreden kurtulmak varken niye daha fazla çevreye karışırız ki?

Sorularla sizleri sıkmaya mı başladım? Yoksa tam aksine çaresizliğinizi yüzünüze vurduğum için okumak zor mu geldi?

Bunları size yazan benim de sizden farkım yok aslında, tek farkım hayallerimi umutlarıma sattım. Hayallerim yok umutlarım var.
Kaftan biçmeye gerek yok, özet olarak siz keşke ilerde ... olsam derken ben olabilirim diyorum.
Zekası ileri çalışanlar, beni köşeye sıkıştırmak için kaç umudunu gerçekleştirdin neydin ne oldun gibi sorularla gelmeyin bana, umutlarım düşlerimde eş orantılı.

Bugün sen, evet sen, kendini değiştiremeyecek kadar ve geliştiremeyecek kadar pasif ve bir o kadar da basit birimisin? Hayır diyeceğini tahmin ediyorum, hangi insan kötü eleştiriyi kaldırabilmiş ki...

Daha konuşmasını dahi bilmeyen, kendini anlatamayan, saygı nedir bilmeyen insanlar bile patavatsızlığı sayesinde, dobralığı sayesinde saygı duyulan birisi olmadı mı? Peki sen niye kendini kısıtlarsın, sen niye çevreyi düşünürsün?

Ne kadar yazsam da, yirmi dokuz harfi sizler için bir araya getirsem de çok iyi biliyorum ki maximum bir saat sonra unutacaksınız. Ama en azından şunu unutmayın;
milyonlarca insanlar arasından sizi sadece iki kişi benliğinizle kabul eder. Birincisi siz yani kendiniz diğeri ise ailenizdir. Diğerlerine ne yapsanızda yararlanamazsınız. Boşa kürek çekip hayallerinizi kağıttan gemiler ile yapmayın... Kağıttan gemilerinizin batışını izlerken sol yanınıza söz dinletemezsiniz..
 
Kime ne anlatmaya çalışsam her ortamda yanlış anlaşılan adam oldum. Ya anlamak istemediler ya da kulp buldular. Ya kendilerine benzetmek istediler ya da yönetmek istediler. Kime değer versem, kim için çabalasam beni kullandığını, onun emrinde olduğumu sandı. İnsanlık çok yanıldı. Ya kapasiteleri yetmedi insanlığa ya da insanlıktan çok uzaktılar.
 
Herkesin vardır söyleyemediği ve içinde sakladığı bir derdi..
Kimi çok sevmiştir sevilmemiştir, kiminin maddiyatı kötüdür.. En ufak sorunları çözemeyecek kadar küçülürüz çoğu zaman..
Bazen yanardağ iken kül eğler bizi acılarımız.. İçimizde yaşarız çocukluğu karanlık odalarda..
Bazen gözyaşlarımızın adiliğine kızarız içimizi göstereceği için.. Korkarız benliğimizi ortaya koymaktan.. Sürekli ikinci şahısları oynamaya çalışırız, bazen de rollerimizi çok iyi oynarız.. Vardır hepimizin yüreğinde derin acılar..
Bizi ele vermemesi için kaçarız korkularımızdan.. Birde sevdiğimiz vardır, uzaktan bakmakla yetindiğimiz tek taraflı aşklar..
Hayallerimiz vardır bizi anlatan.. Olmak istediğimiz hayaller..
Müziklerde buluruz kendimizi ummadığımız anlarda.. Biz hep ikinci şahısları oynarken öldürürüz benliğimizi içimizde..
acılarla kabuk bağlarız.. Biz rolümüzü o kadar iyi oynarız ki kimseye göstermeyiz içimizdeki bizi..
Herkesin vardır söyleyemediği ve içinde sakladığı bir benlik...
 
Gitmeden birkaç tane yazdığım sözlerden ekleyip, gideyim dedim. Tekrardan iyi geceler dostlar.


-asıl sorun neydi biliyomusun? ben ölümü cebimde taşırken sen benden ölümsüz olmamı istedin.

-benim yaşadığım hayatı, başkaları rüyalarında kabus olarak görüp etkileniyorlar. oysa ben o kabusun tam içindeyim sadece fark eden yok.
 
Çok değiştin..
Sen çok değiştin kadın!
Önce verdiğin umutları sildin
Sonra hayallerimizi sildin..

Sen çok değiştin sevdiğim
Bizi silecek kadar değiştin
Hayallerini satacak kadar değiştin!
Biz kelimesinden nefret ettirecek kadar değiştin!

İlkbahar mevsiminde Sonbahar'ı yaşadık
Önce yavaş yavaş solduk
Gerçek rengimizi kaybettik
Sonra en küçük rüzgarda döküldük..
 
Geri