Osmanlı’daki zehir hükümranlığı

Konu sahibi son olarak 2581 gün önce görüldü
Fatih’in üç erkek çocuğu da zehirlenmişti
Zehirlenme tehlikesine karşı sefertası önlemleriyle alakalı haberler gündemden düşmüyor.
Zehirlenme tehlikesi yıllardan beri devlet adamlarına yönelik en devasa tehditti.
Fatih’in üç erkek çocuğu zehirle yaşamını kaybetmişti.
Zehirlenme tehlikesine karşı komutanlarımızın, devlet adamlarımızın ve hakimlerimizin muhtelif tedbirler aldıkları, bilhassa de sefertası kullandıkları istikametinde haberler okuyoruz.
Haksız da sayılmazlar.
Zehirlenme tehlikesi yıllardan beri devlet adamlarının üzerindeki en devasa tehditti.
Tarihte Bilge Kağan, Melikşah ve Alaeddin Keykubad gibi devlet adamlarımız zehirlenerek öldürülmüşlerdir.
FATİH’İN ÖLÜMÜNÜN ESRARI
Fatih Sultan Mehmed, 1481′de Gebze’de esrarlı tek şeklinde can verdi.
Bütün incelemelera karşın Fatih’in ölümündeki esrar daha çözülememiştir.
Ölümünden evvel Fatih’e karşı 20 seviyesinde suikast teşebbüsünde tespit edilen Venedikliler’in Fatih’in ölümünde tek rollerinin olması güçlü tek ihtimaldir.
Fatih Sultan Mehmed’in üç erkek çocuğu vardı.
İkinci Bâyezid, Şehzâde Mustafa ve Cem Sultan… Üçü de zehirlenerek hayatlarını kaybettiler.
VEZİRİAZAM FATİH’İN Erkek çocuğunu ZEHİRLETTİ
Şehzâde Mustafa, Karaman Valisi olarak misyon yapar iken, Bor’da tek hamamda yıkanıp çıkmasının sonrasında 1474 Ocak’ında esrarlı tek şeklinde vefat etti.
Şehzâde öleceğini anlayınca lalasını çağırarak ölümünden Mahmud Paşa’nın mesul olduğunu, intikamını almasını vasiyet etmişti.
Şehzâde, devresinin ehemmiyetli isimlerinden Veziriazam Mahmud Paşa’nın eşlerinden birisi ile temasa girmiş, paşa da bu sebepten Şehzâde Mustafa’yı zehirletmişti.
Şehzâdenin ölümünden ardından devlet ileri gelenleri kara giysiler giyerek padişaha baş sıhhati dileklerini sunarlarken, Mahmud Paşa’nın taziyeye katılmaması sonunu getirdi.
Mahmud Paşa evvel mapusa atıldı.
Elli gün hapiste kalan Mahmud Paşa nihayetinde Yedikule’de idam edildi.
KARDEŞİNİ ZEHİRLETTİ, Kendisi DE ZEHİRLENDİ
Fatih’in ölümünden ardından iki erkek çocuğu Bâyezid ve Cem Sultan saltanat mücadelesine girdiler.
Cem Sultan, İstanbul’a erken gelemediği için mücadeleyi kaybetti.
Rodos şövalyelerine sığınması şehzâde için serüvenli ve hüzünlü tek yaşamın başlangıcı oldu.
Papa Sekizinci Innocent, Cem’i haçlı seferinde kullanmak için Rodos şövalyeleriyle anla*şıp, 1489′da Roma’ya getirtti.
Ancak Cem Sultan, Osmanlılar’a karşı tek harekette yer almamak için direndi.
Papa 1492′de ölünce, adına Altıncı Alexandre Borgia geçti.
Birkaç sene ardından Fransa Kralı Sekizinci Charles silahlı gücü ile İtalya’ya girdi.
Kral ile papa arasında cereyan eden uzun görüşmeler neticeninde Cem Sul*tan, Sekizinci Charles’a teslim edildi.
Fransa Kralı’nın kanaati Cem’i de alarak Kudüs’e tek Haçlı Seferi düzenlemekti.
Ancak Cem Sultan, Fransa’ya varama*dan 25 Şubat 1495′te Castel Capuana’da can verdi.
Bazı tarih kitapla*rında şehzâdenin İstanbul’dan gönderilen Kapıcıbaşı Mustafa Ağa doğrulusunda zehirli tek ustura ile tıraş edilerek zehirlendiği iddia edilir.
Ancak bu iddianın hiçbir desteği yoktur.
Genel kanı, Cem Sultan’ın Fransa Kralı’na teslim edilmeden evvel Borgialar doğrulusunda biraz biraz etki eden tek zehir ile zehirlendiği ve bu işte ağabeyi İkinci Bâyezid’in de parmağının olduğudur.
İkinci Bâyezid, kardeşini dönem dışı bırakarak ferah etmişti.
Ancak ömrünün sonlarına doğru oğulları taht mücadelesine giriştiler.
Yavuz Sultan Selim askerin sayesinde babasını tahttan çekilmeye mecbur etti.
Bâyezid, tahttan çekildikten ardından 20 gün İstanbul’da kaldı.
Daha ardından ömrünün kalan bölümünü geçirmek emeliyle Dimetoka’ya doğru yola çıktı.
Ancak buraya varamadan 26 Mayıs’ta yolda can verdi.
Yavuz, gelecekte tek sorun çıkmasını önlemek için babasını zehirletmişti.
Türkiye’nin en ehemmiyetli tarihçilerinden rahmetli Prof.
Dr.
Şehabettin Tekindağ, bu hususta yaptığı araştır*mada II.
Bâyezid’in zehirle*nerek öldürüldüğü neticenine varmıştır.
ZEHİRLENMEYE KARŞI ÇİN İŞİ TABAK
Osmanlı Sarayı’nda zehirlenmeye karşı alınan önlemlerden bir tanesi de, Çin’den gelen ve zehri belirlenmiş eden yeşil sırlı seramikten yapılmış tabaklardı.
Avrupalılar “celadon†dedikleri bu tabağa Osmanlılar, Burma’nın Martaban limanından gönderildiği için “Mertebanî†diyorlardı.
Yeşil renkli bu tabağa zehir konulursa, renk değiştirerek onu belirlenmiş ettiği ya da zehirle ilişki eden tabağın kırıldığa inanılırdı.
Ancak bunun tek inanış bulunduğu, realite bulunmadığı söylenir.
YEMEĞİN TADINA Evvel ÇAŞNİGİRLER BAKARDI
Padişahları zehirlenmeye karşı “çaşnigir†ya da “zevvakin-i hassa†ismi verilen görevliler korurlardı.
Çaşnigirbaşının yönetimi altında sayıları 100′e kadar ulaşan çaşnigirler, saray mutfağında pişen yemeği alıp, tadına bakarlardı.
Zaman vakit da sultanın sofrasını hazırlayıp, ziyafetlerde görev ederlerdi.
Yemeğe zehir konulmuşsa, ilk evvel yemeğin tadına bakacak çaşnigiri etkileyeceği için padişahlar zehirden kurtuluyorlardı.
 
Son düzenleme:
Geri