Osmanlı Dünyasında Yerel ve Yabancı Basın
1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nı ortadan kaldıran ve devlet yönetiminde reform hareketlerine girişen II. Mahmud'un, bu gelişmelere paralel olarak 1831'de Takvim-i Vakayi 'nin Osmanlıca ilk resmi gazete sıfatıyla yayın hayatına başlamasını sağlaması tesadüf değildir. 1830'lu yıllar II. Mahmud'un iktidarı merkezileştirmeyi amaçladığı bir dönemdir. Padişah, reformlarının gerçekleşmesinde siyasi basının gücüne inanmaktadır. Yurtiçinde kamuoyu oluşturmayı hedeflediği gibi, imparatorluktaki reform ve değişimleri batı dünyasına duyurma arzusunu da taşımaktadır. Bunun sonucunda, Takvim-i Vakayi 'nin Fransızca versiyonu Le Moniteur ottoman yayımlanır. Modernleşme sürecinde başkent İstanbul'la rekabete giren Mısır'da ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın teşebbüsüyle 1831'de Takvim-i Mısriye, 1832'de ise gazetenin Fransızca versiyonu Le Moniteur egyptien yayımlanır. II. Mahmud'un Fransızca basına yeşil ışık yakmasında, bu dilin evrenselliği kadar, III. Selim dönemine uzanan Osmanlı-Fransız ilişkileri de etkendir. III. Selim'in başlattığı reform hareketleri, alla franga kurum ve yöntemler üzerine kuruludur.
İlk Osmanlıca Gazete
Takvim-i Vakayı'nın 18 Eylül 1327 [1911] tarih ve 937 no'lu sayısının ilk sayfası
Osmanlı askeri teşkilatına eğitim amacıyla Fransız subayların alınması, Fransızca öğreniminin öğrencilere mecburi kılınması onun döneminde gerçekleşir. II. Mahmud döneminde ise merkezi idare reform sürecinden geçerken, devlet memurlarına da Fransızca bilme zorunluluğu getirilir. Böylelikle modernleşme süreci Fransa'dan ithal edildiğinden, Fransızca da modernleşme dili olarak Osmanlı'da kurumsallaşır. Giderek farklı toplumsal katmanların iletişim aracına dönüşür. O dönemde hem Osmanlı hükümeti, hem batılılaşmayı savunan aydın kesim, hem de Tanzimat sonrasında patlak veren özgürleşme hareketlerini başlatan azınlıkların yarattıkları Fransızca basın dikkate alındığında, çıkarları çatışan değişik kesimlerin uluslararası arenada seslerini duyurmak için bu dili tercih ettikleri ve ona siyasi anlamlar yükledikleri göze çarpar: Fransızca, batılılaşmanın çağrıştırdığı kavramları ve bu süreç için gerekli kurumları imparatorluğa taşıyan bir araçtır.
İlk Osmanlıca Gazete
Takvim-i Vakayı'nın 18 Eylül 1327 [1911] tarih ve 937 no'lu sayısının ilk sayfası
Yabancı Basın Giderek Osmanlı'da Yerleşiyor
II. Mahmud'un teşebbüsünün ardından, yabancılar veya Osmanlılar tarafından kurulan Fransızca gazetelerin yayımlanması hızlanır. Fransızca basın, Fransızların girişimi olduğu kadar, hükümeti eleştirmek amacıyla Osmanlılar tarafından veya ülkenin düşünsel ve ticari alanına nüfuz etmek isteyen yabancılar (İngilizler, Almanlar, Ruslar vd) tarafından da yaratılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda ve Türkiye Cumhuriyeti'nde son iki yüzyılda 700'e yakın gazete kısmen veya tamamen Fransızca yayımlanır. Çift dilli yayınlarda, Fransızca ile birlikte Osmanlıca, İngilizce, Arapça, Ermenice, İtalyanca, Bulgarca, Ladino, Almanca, İbranice, Rusça gibi diller de yer alır. Bunlar, Osmanlı hakimiyetindeki topraklarda yayımlandığı gibi, Abdülhamid'in istibdat yönetimi boyunca, Fransa, İsviçre ve Yunanistan gibi ülkelerde çıkmıştır. Gazetelerin banka ve ticari kuruluş ilanlarına sütunlarında giderek daha fazla yer vermesi, Osmanlı'daki değişimi yansıtan Fransızca basının imparatorluk içindeki veya dışındaki tüccar kesim tarafından da takip edildiğini göstermektedir. 1838'de İngiltere ile imzalanan ticaret antlaşmasından sonra, Levant Herald gibi İngiliz yayıncılar da Osmanlı basınında yerini alır. Bazı İngiliz yayıncıların merkezi otoritenin «siyasi dil» olarak kurumsallaştırdığı Fransızcayı ya da en azından iki dilli yayın yapmayı tercih etmelerine şaşmamak gerekir. Bunun en iyi örneği, 1875'te John Laffan Hanly tarafından kurulan ve Fransızca yayımlanan Stamboul gazetesidir. İtalyanca gazeteler de özellikle ticari bilgilerin aktarılmasında rol oynar.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri İttihadı Türkiye Ticaret Mümessilliği Başlıklı Rusça aylık mecmuada 1927 yılı 6. sayısında, Rusça, Fransızca, Osmanlıca Firma reklamları
1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nı ortadan kaldıran ve devlet yönetiminde reform hareketlerine girişen II. Mahmud'un, bu gelişmelere paralel olarak 1831'de Takvim-i Vakayi 'nin Osmanlıca ilk resmi gazete sıfatıyla yayın hayatına başlamasını sağlaması tesadüf değildir. 1830'lu yıllar II. Mahmud'un iktidarı merkezileştirmeyi amaçladığı bir dönemdir. Padişah, reformlarının gerçekleşmesinde siyasi basının gücüne inanmaktadır. Yurtiçinde kamuoyu oluşturmayı hedeflediği gibi, imparatorluktaki reform ve değişimleri batı dünyasına duyurma arzusunu da taşımaktadır. Bunun sonucunda, Takvim-i Vakayi 'nin Fransızca versiyonu Le Moniteur ottoman yayımlanır. Modernleşme sürecinde başkent İstanbul'la rekabete giren Mısır'da ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın teşebbüsüyle 1831'de Takvim-i Mısriye, 1832'de ise gazetenin Fransızca versiyonu Le Moniteur egyptien yayımlanır. II. Mahmud'un Fransızca basına yeşil ışık yakmasında, bu dilin evrenselliği kadar, III. Selim dönemine uzanan Osmanlı-Fransız ilişkileri de etkendir. III. Selim'in başlattığı reform hareketleri, alla franga kurum ve yöntemler üzerine kuruludur.
İlk Osmanlıca Gazete
Takvim-i Vakayı'nın 18 Eylül 1327 [1911] tarih ve 937 no'lu sayısının ilk sayfası
Osmanlı askeri teşkilatına eğitim amacıyla Fransız subayların alınması, Fransızca öğreniminin öğrencilere mecburi kılınması onun döneminde gerçekleşir. II. Mahmud döneminde ise merkezi idare reform sürecinden geçerken, devlet memurlarına da Fransızca bilme zorunluluğu getirilir. Böylelikle modernleşme süreci Fransa'dan ithal edildiğinden, Fransızca da modernleşme dili olarak Osmanlı'da kurumsallaşır. Giderek farklı toplumsal katmanların iletişim aracına dönüşür. O dönemde hem Osmanlı hükümeti, hem batılılaşmayı savunan aydın kesim, hem de Tanzimat sonrasında patlak veren özgürleşme hareketlerini başlatan azınlıkların yarattıkları Fransızca basın dikkate alındığında, çıkarları çatışan değişik kesimlerin uluslararası arenada seslerini duyurmak için bu dili tercih ettikleri ve ona siyasi anlamlar yükledikleri göze çarpar: Fransızca, batılılaşmanın çağrıştırdığı kavramları ve bu süreç için gerekli kurumları imparatorluğa taşıyan bir araçtır.
İlk Osmanlıca Gazete
Takvim-i Vakayı'nın 18 Eylül 1327 [1911] tarih ve 937 no'lu sayısının ilk sayfası
Yabancı Basın Giderek Osmanlı'da Yerleşiyor
II. Mahmud'un teşebbüsünün ardından, yabancılar veya Osmanlılar tarafından kurulan Fransızca gazetelerin yayımlanması hızlanır. Fransızca basın, Fransızların girişimi olduğu kadar, hükümeti eleştirmek amacıyla Osmanlılar tarafından veya ülkenin düşünsel ve ticari alanına nüfuz etmek isteyen yabancılar (İngilizler, Almanlar, Ruslar vd) tarafından da yaratılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda ve Türkiye Cumhuriyeti'nde son iki yüzyılda 700'e yakın gazete kısmen veya tamamen Fransızca yayımlanır. Çift dilli yayınlarda, Fransızca ile birlikte Osmanlıca, İngilizce, Arapça, Ermenice, İtalyanca, Bulgarca, Ladino, Almanca, İbranice, Rusça gibi diller de yer alır. Bunlar, Osmanlı hakimiyetindeki topraklarda yayımlandığı gibi, Abdülhamid'in istibdat yönetimi boyunca, Fransa, İsviçre ve Yunanistan gibi ülkelerde çıkmıştır. Gazetelerin banka ve ticari kuruluş ilanlarına sütunlarında giderek daha fazla yer vermesi, Osmanlı'daki değişimi yansıtan Fransızca basının imparatorluk içindeki veya dışındaki tüccar kesim tarafından da takip edildiğini göstermektedir. 1838'de İngiltere ile imzalanan ticaret antlaşmasından sonra, Levant Herald gibi İngiliz yayıncılar da Osmanlı basınında yerini alır. Bazı İngiliz yayıncıların merkezi otoritenin «siyasi dil» olarak kurumsallaştırdığı Fransızcayı ya da en azından iki dilli yayın yapmayı tercih etmelerine şaşmamak gerekir. Bunun en iyi örneği, 1875'te John Laffan Hanly tarafından kurulan ve Fransızca yayımlanan Stamboul gazetesidir. İtalyanca gazeteler de özellikle ticari bilgilerin aktarılmasında rol oynar.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri İttihadı Türkiye Ticaret Mümessilliği Başlıklı Rusça aylık mecmuada 1927 yılı 6. sayısında, Rusça, Fransızca, Osmanlıca Firma reklamları