Olympiakos - Fenerbahçe ( 3 - 2 )

🕒 Konu sahibi 5 saat önce aktifti
önde pres, baskı bütün defolarını ortaya çıkarıyor fenerbahçe’nin. sezon başından beri bunu deneyip sonuç alamayan takım neredeyse yok. tahmin edilebilir oyun değişmedikçe ilerleme kaydedilemez. sonuç olarak tur ortada, geçilebilir ama oyun.. ne ligde ne de konferans liginde kupa için yeterli değil.
 
olympiakosun maçı 3-0'dan nerdeyse hediye edecek olması çok aptalca
ali koç son tiyatro oyununu oynadı
ey ali koç senin yüzünden taraftarların berbat halde
sana bu sezon kupa yüzü yok

ali koç başkan galatasaray şampiyon
 
İsmail Kartal, deplasmanda Olympiakos’a 3-2 mağlup olduğumuz maçın ardından yayıncı kuruluşa konuştu.

Karşılaşmayı değerlendiren ve soruları yanıtlayan Teknik Direktörümüz İsmail Kartal, “Bugün buraya avantajlı bir skor elde etmek için gelmiştik. Hatta kazanarak İstanbul’a dönmeyi hedefliyorduk. Oyuna da çok iyi başladık. İlk 6-7 dakikada iki net pozisyonumuz vardı. Bunları değerlendirmedik. İlk yarının sonlarına doğru oyunun kontrolü tekrar bizde olmasına rağmen çok basit goller yedik. Soyunma odasında maçı çevirebileceğimizi, atacağımız gollerle İstanbul’a avantajlı gidebilmemiz için konuşmalar yaptık. Yine kendi hatamızdan üçüncü golü yedik ama buna rağmen oyunu bırakmadık. Risk alarak yaptığım değişikliklerle de skoru 3-2’ye getirdik. İkinci yarı girdiğimiz pozisyonlarla 3-3’ü hatta 4-3’de yapabilirdik. Sonuçta 3-0’da 3-2 yapmak da güzel bir şey. Bir reaksiyon. İstanbul’da taraftarlarımızın önünde bu turu geçebileceğimizi düşünüyorum.

Bazı sakat oyuncularım var. Kamuoyu ve taraftarlar tabii bunu bilmiyor. Oyuncularımla yaşayan benim. Sağlık ekibi ile yaptığımız toplantılar sonucunda %100 hazır olmadıkları için bazı oyuncuları mecburen kadroya aldık. En azından 15-20 dakika bu oyuncularımızı oynatarak, hazırlayarak önümüzdeki maçlara en ideal şekilde sakatlanmadan sezonu bitirebilmeleri için böyle bir plan yaptık. Çok yoğun fikstürümüz var. Üç gün de bir maç oynuyoruz. Oyuncuları tanıyan, her gün antrenman ben ve ekibim. 60. dakikada 3-0’dan sonra risk almaya mecburdum. Giren oyuncularımızın sahadaki oyuncularımızın da 60. dakikadan sonra ortaya koydukları reaksiyon güzeldi ve 3-2 bitti. Rövanş maçına kendi evimizde çok daha farklı bir Fenerbahçe olarak maça başlayacağız.

 
@Lefty yine çok iddialı ve büyük konuştu
İddialı olacağız elbette!!!
Sparta Prag maçından sonra sizin tek kelime etmeye hakkınız yok.:)

Turu geçeriz!!!
Taraftarsız bir sahada, deplasmanda ve bu kadar sakat oyuncuya rağmen ki çoğu maça hazır olmadan çıkmış, sonuçta iki gol atmak büyük avantajdır.

O kupayı alacağız!!!
 
Hatadan dönüş!

Bülent Tuncay’dan Olympiakos- Fenerbahçe yorumu

Avrupa’dan geri çekildiğimiz, kendi ligimizde oyalandığımız uzun yıllardan sonra ilk kez Avrupa kupalarında bir kupaya bu kadar yaklaşmıştık. Konferans Ligi’nde Fenerbahçe 3 numaralı favori gösteriliyordu.

İsmail Kartal’ın hücumu düşünen oyun anlayışı da Fenerbahçe’nin kupaya olan isteğini gösteriyordu. Maça 4-3-3 ile başlayan Sarı Lacivertliler ileride basarak ve atak oynayarak özgüvenini ve kazanma isteğini ortaya koyuyordu. Olympiakos, güçlü rakibinin bu cesur başlangıcı karşısında kendi yarı alanına çekilmiş, kontrollü oyuna geçmişti.

Fenerbahçe’nin gole yakın olduğu, topu kontrol edip maçı yönettiği bu hızlı başlangıç 8 dakika sürdü. Savunmadan çıkarken kaptırılan topta gelen Olympiakos golü Fenerbahçe’nin iyi başlangıcı bitirmişti, sanki bir sihirli değnek deymiş, roller değişmişti. Sarı Lacivertlilerin o özgüvenli başlangıcı tuhaf bir şekilde yok olmuş, Fenerbahçe sahadan kaybolmuştu. Yunan ekibi yoğun baskı oluşturmadan, az ama öz ataklarla gelip pozisyonlar üretmeye başladı ve goller de peş peşe geldi.

Fenerbahçe’nin bu kırılganlığında iki etken belirleyiciydi. İlki, İsmail Kartal’ın tercihleriydi. Deplasmanda 4-3-3 ile maça başlayan Kartal, bu sistemin temel direği olan orta sahayı zayıf isimlerden kurmuştu. Szymanski haftalardır formsuzdu, Krunic geldiği günden beri fark yaratacak bir performans gösteremiyordu, Zajc ise kulübede otura otura futbolu unutmuş gibiydi. Bu orta sahanın maçı yönetmesi beklenemezdi. Buna kanatlardaki Tadic ve İrfan Can Kahveci’nin eski görkemli maçlarını aratan vasat performansları da eklenince Olympiakos karşısında baskın bir oyun ortaya çıkmadı, çıkamadı.

İsmail Kartal doğru okumalara yapıp, zorunlu Ferdi değişikliğinin ardında Fred ve İsmail Yüksel’i oyuna alınca Fenerbahçe kendine geldi ama skor bu arada 3-0 olmuştu. Buna rağmen orta sahası toparlanan Fenerbahçe oyuna dönül yapabildi ve goller de gelmeye başladız Tadic’in penaltı golü, ardından gelen İrfan Can Kahveci golü İstanbul’daki rövanş için umut oldu.

Fenerbahçe’nin ilk golü yedikten sonra yaşadığı kırılganlığın ve oyundan kopuşun diğer etkeni ise oyuncuların futbola verdiği araydı! Ligden çekilme tartışmaları, olağanüstü genel kurulun toplanması, Süper Kupa’ya A Takımı götürmeme kararı derken futbolcular saha dışı gelişmelerine öylesine yoğun maruz kaldılar ki adeta futboldan koptular. Bu da maça konsantre olmalarını belli ölçülerde etkiledi.

Sonuç olarak Fenerbahçe uzun bir aradan sonra gündemini saha içinden belirledi ve rövanş için çok da kötü olmayan bir skor almayı bildi. İlk golden sonra yaşanan oyundan kopuş ve skorun 3-0’a gelmesi nasıl ürkütücü bir savrulma ise, 3-0’dan sonra iki gol bulup oyuna ve iddiasına dönüş de o kadar alkışlanması gereken bir geri dönüş hikayesiydi. Sarı Lacivertliler en kötü senaryoyu bile bozarak bu maçtan umut çıkarmasını bildi.

Kaynak
 
Hatadan dönüş!

Bülent Tuncay’dan Olympiakos- Fenerbahçe yorumu

Avrupa’dan geri çekildiğimiz, kendi ligimizde oyalandığımız uzun yıllardan sonra ilk kez Avrupa kupalarında bir kupaya bu kadar yaklaşmıştık. Konferans Ligi’nde Fenerbahçe 3 numaralı favori gösteriliyordu.

İsmail Kartal’ın hücumu düşünen oyun anlayışı da Fenerbahçe’nin kupaya olan isteğini gösteriyordu. Maça 4-3-3 ile başlayan Sarı Lacivertliler ileride basarak ve atak oynayarak özgüvenini ve kazanma isteğini ortaya koyuyordu. Olympiakos, güçlü rakibinin bu cesur başlangıcı karşısında kendi yarı alanına çekilmiş, kontrollü oyuna geçmişti.

Fenerbahçe’nin gole yakın olduğu, topu kontrol edip maçı yönettiği bu hızlı başlangıç 8 dakika sürdü. Savunmadan çıkarken kaptırılan topta gelen Olympiakos golü Fenerbahçe’nin iyi başlangıcı bitirmişti, sanki bir sihirli değnek deymiş, roller değişmişti. Sarı Lacivertlilerin o özgüvenli başlangıcı tuhaf bir şekilde yok olmuş, Fenerbahçe sahadan kaybolmuştu. Yunan ekibi yoğun baskı oluşturmadan, az ama öz ataklarla gelip pozisyonlar üretmeye başladı ve goller de peş peşe geldi.

Fenerbahçe’nin bu kırılganlığında iki etken belirleyiciydi. İlki, İsmail Kartal’ın tercihleriydi. Deplasmanda 4-3-3 ile maça başlayan Kartal, bu sistemin temel direği olan orta sahayı zayıf isimlerden kurmuştu. Szymanski haftalardır formsuzdu, Krunic geldiği günden beri fark yaratacak bir performans gösteremiyordu, Zajc ise kulübede otura otura futbolu unutmuş gibiydi. Bu orta sahanın maçı yönetmesi beklenemezdi. Buna kanatlardaki Tadic ve İrfan Can Kahveci’nin eski görkemli maçlarını aratan vasat performansları da eklenince Olympiakos karşısında baskın bir oyun ortaya çıkmadı, çıkamadı.

İsmail Kartal doğru okumalara yapıp, zorunlu Ferdi değişikliğinin ardında Fred ve İsmail Yüksel’i oyuna alınca Fenerbahçe kendine geldi ama skor bu arada 3-0 olmuştu. Buna rağmen orta sahası toparlanan Fenerbahçe oyuna dönül yapabildi ve goller de gelmeye başladız Tadic’in penaltı golü, ardından gelen İrfan Can Kahveci golü İstanbul’daki rövanş için umut oldu.

Fenerbahçe’nin ilk golü yedikten sonra yaşadığı kırılganlığın ve oyundan kopuşun diğer etkeni ise oyuncuların futbola verdiği araydı! Ligden çekilme tartışmaları, olağanüstü genel kurulun toplanması, Süper Kupa’ya A Takımı götürmeme kararı derken futbolcular saha dışı gelişmelerine öylesine yoğun maruz kaldılar ki adeta futboldan koptular. Bu da maça konsantre olmalarını belli ölçülerde etkiledi.

Sonuç olarak Fenerbahçe uzun bir aradan sonra gündemini saha içinden belirledi ve rövanş için çok da kötü olmayan bir skor almayı bildi. İlk golden sonra yaşanan oyundan kopuş ve skorun 3-0’a gelmesi nasıl ürkütücü bir savrulma ise, 3-0’dan sonra iki gol bulup oyuna ve iddiasına dönüş de o kadar alkışlanması gereken bir geri dönüş hikayesiydi. Sarı Lacivertliler en kötü senaryoyu bile bozarak bu maçtan umut çıkarmasını bildi.

Kaynak
Beyin hasarı mı aldı hocanız, unutkanlık başlamış. 3 günde bir maç mı yapıyorsunuz? 3 haftada 3 maç oynamadınız ahhaha
 
Hepsi bir yana FB evinde maçı alıp turu geçecek bunu böyle bilelim.
 
Söylentiye göre ramazan bayramı tarihini değiştirmeyen diyanetle de papaz olmuşlar. Bayram namazına u19 ile çıkıp ilk rekatten sonra camiden ayrılmışlar.

Süper Kupa maçına da çıkmış olsaydık üst üste maç yapmış olacaktık.:)
Çıkmasanız 7 mi yerdiniz köy takımından?
 
Geri