EdLmaster
Üye
-
- Katılım
- Ocak 9, 2010
-
- Mesajlar
- 14,250
-
- Tepkime puanı
- 6,686
-
- Puanları
- 524
-
- Konum
- Onudamı Merak Ettınız.
-
- Web sitesi
- www.tic10.com
PKK’nın silah bırakma kararını değerlendiren Ruşen Çakır, bu kararın Türkiye’nin demokratikleşmesi için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Çakır, çözüm sürecinin ardından yapılması gereken yasal düzenlemelerle ülkenin tekrar hukuk devletine dönüşünün mümkün olabileceğini ifade etti.
Çakır’a göre çözüm sürecinin başarıya ulaşması için muhalefetin bu süreci desteklemesi gerekiyor. Ayrıca Çakır, CHP’nin başını çektiği muhalefetin ve Kürt hareketinin yan yana yürümesinin Türkiye’yi demokratikleştireceğini düşünüyor.
Çakır, yenilenen İstanbul seçimleri öncesinde Öcalan’ın Kürtleri tarafsız kalmaya çağırdığını hatırlattı ancak devletin bu çağrıyı doğru şekilde iletemediğini ve Kürtlerin Ekrem İmamoğlu’na destek verdiğini belirtti. Çakır, “Öcalan yıllardır tecrit altında yaşadı. İktidarın her dediğini yapabilecek biri olsaydı, onunla çok daha önceden işbirliği başlardı” değerlendirmesini yaptı.
“Devlet Öcalan’ı olduğu gibi kabul etmek zorunda kaldı” diyen Çakır, Öcalan’ı “öngörülemez” ve “sürekli yeni şeyler söyleyen” biri olarak tanımladı. Çakır, Öcalan’ın PKK tarihi boyunca harekete yeni fikirler dayattığını ve kabul ettirdiğini söyledi.
Çakır, çözüm süreci ve PKK’nın silahları bırakma kararının Türkiye gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirtti, önümüzdeki günlerde gerek örgütten gerekse devletten birtakım hamleler görüleceğini ifade etti.
Bu süreçte cezaevindeki kişilerin serbest kalması ve yurtdışındakilerin Türkiye’ye dönmesi gibi adımların atılacağını vurgulayan Çakır, “Bütün bunları yaparken iki ayrı hukuk mu uygulanacak?” sorusunu gündeme getirdi.
Çakır, silahların bırakılmasının tek başına demokrasinin kapısını açmayacağı yönündeki eleştirilerin haklı olduğunu kabul etti ancak silahların bırakılmasının Türkiye’nin demokratikleşmesi için büyük bir avantaj olduğunu düşündüğünü de sözlerine ekledi.
Çakır’a göre çözüm sürecinin başarıya ulaşması için muhalefetin bu süreci desteklemesi gerekiyor. Ayrıca Çakır, CHP’nin başını çektiği muhalefetin ve Kürt hareketinin yan yana yürümesinin Türkiye’yi demokratikleştireceğini düşünüyor.
Öcalan’ın iktidarla ilişkisi
Ruşen Çakır, Abdullah Öcalan’ın iktidarın her istediğini yapan biri olduğu yönündeki görüşlere karşı çıkıyor. “Öcalan iktidarın yörüngesinde bir aktör olduğu tespiti doğru değil. Hayat bize bunu göstermiyor” diyen Çakır, 2019 İstanbul seçimlerini örnek verdi.Çakır, yenilenen İstanbul seçimleri öncesinde Öcalan’ın Kürtleri tarafsız kalmaya çağırdığını hatırlattı ancak devletin bu çağrıyı doğru şekilde iletemediğini ve Kürtlerin Ekrem İmamoğlu’na destek verdiğini belirtti. Çakır, “Öcalan yıllardır tecrit altında yaşadı. İktidarın her dediğini yapabilecek biri olsaydı, onunla çok daha önceden işbirliği başlardı” değerlendirmesini yaptı.
Öcalan’ın demokratikleşme vurgusu
Çakır, Öcalan’ın 27 Şubat’ta açıkladığı metinde güçlü bir demokrasi vurgusu bulunduğuna işaret etti. Bu demokrasi talebinin önemli olduğunu belirten Çakır, “Kürt hareketinin demokrasiye doğru evrilmesini, demokrasi talebini daha güçlü dile getirmesini kimse engelleyemez, Öcalan dahil” dedi.“Devlet Öcalan’ı olduğu gibi kabul etmek zorunda kaldı”
Ruşen Çakır, devletin düştüğü açmazdan çıkmak için Öcalan’ın kapısını çaldığını ifade etti. Çakır, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Öcalan hakkında “Kurucu Önder” ifadesini kullandığını ve ona şükranlarını dile getirdiğini hatırlattı.“Devlet Öcalan’ı olduğu gibi kabul etmek zorunda kaldı” diyen Çakır, Öcalan’ı “öngörülemez” ve “sürekli yeni şeyler söyleyen” biri olarak tanımladı. Çakır, Öcalan’ın PKK tarihi boyunca harekete yeni fikirler dayattığını ve kabul ettirdiğini söyledi.
“Otoriter rejim pekişmeyecek”
Çakır, Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’ın işbirliğinin Türkiye’de otoriter rejimi pekiştireceği yönündeki beklentilere karşı çıktı, “Bana göre yanılıyorlar. Öcalan’ı kendilerine muhatap ve belki partner olarak seçen Bahçeli ve Erdoğan da otoriterlikten sıyrılmak zorunda kalacaklarını biliyorlar” dedi.Çakır, çözüm süreci ve PKK’nın silahları bırakma kararının Türkiye gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirtti, önümüzdeki günlerde gerek örgütten gerekse devletten birtakım hamleler görüleceğini ifade etti.
Bu süreçte cezaevindeki kişilerin serbest kalması ve yurtdışındakilerin Türkiye’ye dönmesi gibi adımların atılacağını vurgulayan Çakır, “Bütün bunları yaparken iki ayrı hukuk mu uygulanacak?” sorusunu gündeme getirdi.
Çakır, silahların bırakılmasının tek başına demokrasinin kapısını açmayacağı yönündeki eleştirilerin haklı olduğunu kabul etti ancak silahların bırakılmasının Türkiye’nin demokratikleşmesi için büyük bir avantaj olduğunu düşündüğünü de sözlerine ekledi.