şahsi kanaatimce bunun günümüz türkiye’sinde tartışmaya açılması bile hezeyandır, akla mantığa aykırıdır. nato; gerek eğitimleriyle, gerek donanımıyla, gerek askeri teknolojisiyle, beşeri ve coğrafi faktörleri bir kenara koyduğumuzda türk ordusunun sahip olduğu gücün ve caydırıcılığın en önemli nedenidir. nato = abd midir? evet. nato abd’nin avrupa’daki çıkarları için sovyetlere karşı mı kurulmuştur? evet. lakin kaçınılmaz olarak amaçları değişmiştir ve çok fonksiyonlu bir yapıya dönüşmüştür.
nato’nun ve haliyle abd’nin bu yolla türkiye’yi yarı bağımlı hale getirdiğinin çoğumuz farkındayız ama nato’dan çıkış da ancak sağladıkları savaş teknolojisiyle yarışabilecek teknolojiyi üretebildiğimizde düşünülebilir. bugün hala bu teknolojiye (yani abd’ye) muhtaç haldeyken nato’dan çıkmanın esprisi nedir? bilen varsa beri gelsin.
bunun alternatifi de son 300 yılda 10’dan fazla kez savaştığımız ruslara yanaşmak üstelik. (ortalama 25 yılda 1 karşı karşıya gelmiş olmak çok ciddi bir istatistik) kaldı ki rus yapımı askeri teknolojiler, füzeler hariç, nato teknolojilerine göre zayıf bulunuyor. hadi diyelim bu tolere edilebilir; o teknolojinin yerleşmesi, öğrenilmesi, kullanılması, onyıllar alacak bir şey. uçağı aldın hadi atla git yunanla it dalaşı yap değil ki mevzu. bir sürü de ekipmanı var, yedek parçası var, personel yetiştirmesi var.
üstelik bir tarafımız yunan diğer tarafımız rus’ken itiraf edelim ki nato şemsiyesi altında rahatız.