namaz nedir namazın manası

Konu sahibi son olarak 2621 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Sabah ve ikindi namazlarından sonra kaza namazı kılınabilir mi?


Kerahet vakitleri dışında her zaman kaza namazı kılınabilir. Bu bakımdan, sabah ve ikindi namazından sonra, kerahet vakti girene kadar kaza namazı kılınabilir. Vitir namazının kazasını da kılmak gerekir.

 
Güneş Doğduktan Sonra Sabah Namazı Kılınır Mı
Güneş Doğduktan Sonra Sabah Namazı kılmak


Sabah namazının vakti, dört mezhepte de, şeri gecenin sonunda başlar, güneş doğana kadar devam eder. Güneş doğunca, sabah namazının vakti çıkmış olur. Sabah namazı bu vakitte kılınamazsa, kazaya kalmış olur. Şeri bir özürsüz namazı kazaya bırakmak büyük günahtır. Güneş doğduktan sonra işrak vaktine kadar hiçbir namaz kılınamadığı için, sabahın kazası da bu vakitte yapılmaz. Güneşin doğuşundan 50 dakika sonra sünneti ile birlikte kazası yapılır. Öğleye 20 dakika kalıncaya kadar kaza edilebilir.
 
Sabah Namazı ne zamana kadar sünnetiyle birlikte kılınır
Sabah namazısın süresi

Sabah namazının normal vakti
imsak ile güneş arasıdır.Mesela imsak vakti saat 4:00 'te giriyorsa bu vakit sabah namazının başlangıcıdır.Yine takvimde "güneş" adında bir bölüm vardır.Bu da faraza 6:00 olsun.İşte sabah namazı bu örneğe göre saat 4:00 ile 6:00 arasında kılınmalıdır.Burada verdiğimiz saatler örnek olsun diye verilmiştir. Senenin her günü bu vakitler değişmektedir.
 
işrak namazı nasıl kılınır işrak namazı ne zamana kadar kılınır

İşrak namazı, Güneş bir iki mızrak boyu yükseldikten, yani güneş doğduktan kırk-elli dakikalı zaman geçtikten sonra kılınır.

Saati olmayan bir kimse, çenesini göğsüne yapıştırarak güneşe bakar, şayet güneşi bu vaziyetteyken göremiyorsa, kerahat vakti çıkmıştır. Bundan sonra artık İşrak namazı kılınabilir.

İşrak namazı iki rekatır. Bu namazın fazileti hakkında Fahr-ı Kainat -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurur.

"Bir kimse sabah namazını cemâatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğunca da iki rekat (İşrak) namaz kılsa, bir nafile hac ve umre sevabına nail olur." (İhyâ, I. 336)
 
Namazda Ağlamak Namazı Bozar mı?

Namazda Ağlamakla namaz bozulur mu
Namazda Ağlamak Namazı Bozuyormu


Namazda ağlamak genel anlamıyla namazı bozmaz. Fakat Riya kastıyla veya dünyevi düşüncelerle ağlanıyorsa namaz bozulur. Zaten riya için namaz kılınıyorsa bu zaten şirktir ve ağlamasına gerek yoktur namazın bozulması için. Ağlamak cennet ve cehennemi hatırlamak sebebiyle meydana gelmişse huşu'dan ileri geldiği için namazı bozulmaz.



 
Namazda Esnemenin Hükmü Nedir
Namazda Esnemek Ne Anlama Gelir
Namazda Esneme

Namazda esnemek, gerinmek ve boğazı açıyormuş gibi yapmak namazın mekruhlarındandır. Mümkün olduğunca esnemeyi önlemeye çalışmalı, esnemek durumunda kalınca sağ el ile ağzı kapatmalıdır. Nezle vb. sebepten burnu akan kişi, burnunu mendille siler. Grip olan kişi de öksürecek olduğunda ağzını eliyle veya mendiliyle kapatmalıdır. Bu durumda olan kişilerin mescide gelmeleri de mekruhtur.
 
Namazda gülmek abdesti ve namazı bozar mı ?
namazda gülmek abdesti bozar mı
namazda gülmek namazı bozar mı



  • Kendi işiteceği kadar gülmek namazı bozar. Yanındakiler işitecek kadar gülmek, namazla birlikte abdesti de bozar. Tebessümün ise, ne namaza, ne de abdeste bir zararı yoktur.


Namazdayken kahkahayla gülündüğünde iki veya daha fazla harf yahut anlaşılır bir harf açığa çıkarsa namaz bozulur. Bu durumda namazın bozulması kahkahadan değil, kahkaha ile birlikte telaffuz edilen harften dolayıdır. Gülmesi baskın gelen kişi, çok gülmediği takdirde namazı bozulmaz. Kişi içinden gülmesi namazını bozmaz.


Hanefilerin aksine namazda kahkaha ile gülmek abdesti bozmaz.

Hanefilerde ise kahkaha ile gülmek abdesti bozar.


  • Hanefiler,namazda gülme ile kahkahayı birbirinden ayırmışlardır.
  • Hanefilere göre gülmek, sadece kendisinin duyabileceği kadar olan harekettir.
  • Gülmede yanındakiler sesi işitmez.
  • Bu şekilde gülmenin hükmü, sadece namazı bozmuş olmaktır. Bu türlü gülmek abdesti bozmaz.
  • Fakat kahkaha, hem namaz kılanın kendisinin, hem de yakınındakilerin işiteceği kadar olandır.
  • Bu hem namazı, hem de abdesti bozar.
  • Tebessüm ise sessiz olarak ortaya çıkan hareket olup bundan ötürü namaz bozulmaz.

 
Namazın Sağlık İle ilgili Faydaları Nelerdir,
Namazın vucudumuza faydaları,
Namaz Hareketlerinin Bedenimiz üzerindeki Etkileri

Müslüman kişinin Allah'ın Emrettiği Beş vakit namazı,Rabbin 'den gelen Emrin Rızası Doğrultusunda Kılmaktadır.Allah'u Tealanın Her Hükmünde ,Emrinde Bir Çok Hikmet Ve faydalar mevcuttur.Namazı Kılarken de Peygamber Efendimizin bize öğretti Hareketler üzerine ,Bu hareketlerin de Hem bedenimize hemde ruhumuza Sağladığı faydaları saymakla bitiremeyiz. Namaz'ın Bizlerin sağlımız üzerindeki etki ve faydalarından bazıları da şunlardır.

1.Namazı Kılarken yapmış olduğumuz Hareketler hafif olduğu için Kalbimizi yormayız.Ve günün belli vakit ve saatlerinde kılındığı için insan kendini sürekli dinç ve zinde hissetmektedir.

2. Namaz Nedeni ile insan başını her gün seksen defa secdeye götürür (yere koyar) bu sebeblede beynimize giden kan dolaşımı ritmik seviyede düzenli olarak pompalanır.bu yüzden beynimizdeki hücreler yeterince beslendiğinden,Namaz kılan insanlarda hafıza ve şahsiyet bozukluklarınada çok az rastlanır.Bu gibi namazında süreklilik sağlayan insanlar daha sağlıklı bir yaşam elde ederler.Bunama gibi hastalıklardan da uzak kalmış olurlar Allah'ın izni ile.

3.Namaz Kılanların gözleri,Düzenli olarak sürekli eğilip doğrulduğumuzdan dolayı,daha çok kan dolaşımına Sebeb olur.Bu nedenlede göz tansiyonundan uzak bir hayat yaşamayı arzu edenlere namazın önemini vucudumuza faydalarını inkar etmemelidirler.

4.Vucudumuzun sağlığı için temizlik şarttır.Abdest ve gusül bizleri hem maddi ,hemde manevi yolda huzura çıkaracak bir temizliktir.İşte Namaz da bu yüzden Temiziğin ta kendisidir.Zira hem bedenimizi,hemde ruhumuzu temizlemeden namaz bizler için namaz olmaz.

5.Hamilelik döneminde olan bayanlarında Kan dolaşımını sağlık vucut hareketlerini yapmaları için sadace namaz kılmaları kafi gelir.Namaz vakitleri bu hareket için en uygun zaman dilimidir.

6.Uykumuzuda düzene koymak istiyorsak buna vesile olacak tek etken de ancak sadace namazdır.Vucudumuzadaki durgun elektiriklenme secde yapmakla topraklanma yapılmış olur.böylece vucudumuz tekrar zinde ve dinç olarak kendine gelmiş olacak.
 
amaza bir kaldırdı pir kaldırdı!
'Ömür Boyu Aşk' yazarı Tokpınar, 'Sabah Namazına Nasıl Kalkılır' ile yayın dünyasında yeni bir patlamaya yol açtı. Ve namaz seferberliği başladı. İşte şaşırtıcı rakamlar:

"Amacımız her yönüyle düşünülmüş bir namaz seferberliğidir. Bu çerçevede, namazı gündeme getiren ve namaz şuuru sağlayacak birçok etkinlik düşünüyoruz. Namaz hakkında yazan yazarlarla platformlar kuracağız. Namazı önemseyen vakıf, dernek, TV, radyo, gazete gibi kuruluşlarla namaz duyarlılığını arttıran faaliyetler yapacağız. Ayrıca namazı konu alan ilahî, şiir, film CD ve VCDleri düşünüyoruz. Camilerde, okullarda, fabrikalarda, hatta çarşılarda ve geçitlerde namaz kitapları dağıtacağız. Önümüzde 3 Aylar var. 1 Eylül Miraç Kandili. Namazın farz kılınışının yıldönümü. İnşallah binlerce camiden binlerce kitap dağıtarak adeta bir 'namaz bayramı' kutlayacağız. Yüzbinlerce, milyonlarca insan namazda buluşacak" diyor yazar Cemil Tokpınar ve 'namaz seferberliğine' dönüşen 'kitap kampanyası' çerçevesinde neler olacağını şöyle özetliyor.

Camilerde ve büyük salonlarda, namaz konuşmaları, ilahiler, şiirler ve ikramlar yaparak "namaz şölenleri" organize edeceğiz. Bu kampanya, Rabbimizle barışma, buluşma ve kavuşma kampanyasıdır. Namazla ilgili o kadar çok etkinliğimiz olacak ki, bunların içinde namazından taviz vermeyen ve hayatının odağına namazı koyan namaza önem veren bir müminin hayatını anlatan muhteşem bir namaz filmi bile var. Hemen her konuda film olmasına rağmen, malesef bütün yönleriyle ve bütün haşmetiyle namazı konu alan bir sinema film şu ana kadar yok: İnşallah bu projemiz kapsaında o da olacak.

BU KİTAP OKUYANIN HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Orhan Pamuk'un Yeni Hayat'ındaki kahramanın hayatı bir kitabı okuyunca değişiyordu. 'Ömür Boyu Aşk' kitabı ile pek çok çiftin hayatını değiştiren yazar Cemil Tokpınar'ın son kitabı 'Sabah Namazına Nasıl Kalkılır' adlı kitap da binlerce insanın hayatını değiştirdi ve daha yüzbinlerce insanın hayatını değiştirmeye de aday. Nesil Yayınları'nın 100 bin adet basarak, 2,90 YTL'den satışa sunduğu kitap inanılmaz satış rakamlarına ulaşmış durumda. Yazar Cemil Tokpınar'a bu kitabın hikayesini ve başlatılan kampanın boyutlarını sorduk. Tokpınar, Haber7'nin sorularını şu şekilde yanıtladı:

KİTAP NEDEN BU KADAR ÇOK SATIYOR?

Satışlardan başlayalım. Ömür Boyu Aşk'tan sonra bir satış rekonuna daha gittiğiniz doğru mu?
Sizinle görüşmeye gelmeden önce bir kitapçı ile görüştüm 'bin tane aldım, 100 tane kaldı' dedi. Kitap üç yıl önce yayınlandı ama şu anda gerçek anlamda bir satış patlaması yaşanıyor. Bir anda 40 baskı yaptık. Bu rakamlar üzerine kampanya başlattık. kitabın şu anda bir satışı var, satış noktalarında gerçekten inanılmaz. Aslında bu patlama Senai Bey'in bir programına konuk olduğumdan sonra başladı. (Onu da izah edeceğim size...) Bir kitapçı 12 bin sipariş verir mi? Veriyor NT mağazalar zinciri bu kadar kitap aldı! Hadi onun şubeleri var, Adana'dan bir kitapçı 5 bin adet kitap siparişi verdi. Bir ilçede bir kitapçı 500 sipariş verdi, bir ilçe bu kadar kitap alır mı, sadece Başakşehir'de Bizim Kırtasiye 100 tane kitap aldı. Çoğunu da satmış...

Şimdi burada bir soru soralım o zaman, bir kitap bu kadar satış rakamı yakalıyorsa, neden en çok satanlar listesinde adı olmalı değil mi? Biz mi gözden kaçırdık, yoksa gerçekten listelerde yok mu?
Belki önümüzdeki haftalarda lisetlerde yer alır, bilemiyorum ama tabi listelere yansımıyorsa bu satışlar o listelerin nasıl hazırlandığını sorgulamak gerekiyor.
O zaman bu satışlara bakınca şunu söylemek mümkün ki Türkiye'de ciddi bir sabah namazına kalkma problemi var? Gerçekten bunun için mi bu kadar çok satıyor bu kitap?
Türkiye'de ciddi ciddi bir namaz problemi var. Aslında kitabımız da bu soruna genel bir vurgu yapıyor. Sabah namazındaki problemi daha güzel bir dille ortaya koyuyor ve aslında namaza vurgu yapıyoruz. Bir kitabın çok satması için için birinci şart beklentinin belirlenmesidir. İkinci şart ise sunulan ürünün beklentiye cevap ermiş olabilmesidir. Örneğin ilk kitabımız için konuşursak, 'aşk' deyince satıyor diye benzeri pek çok kitap yazdılar, ama satmadı. Neden satmadı? Çünkü beklentiye cevap veremediler. Ben yazarıyım diye söylemiyorum ama bizim eserimiz beklentilere cevap verdiği için sattı. Sabah namazına nasıl kalkılır da bu yüzden tutuyor. Çünkü o da beklentiye cevap veriyor.

Peki insanların bu beklentisini bir yazar olarak tespit edip, onlara hitap etmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Kitap neden beklentiye cevap veriyor, çünkü çevremle, nefsimle ben aynı problemleri yaşadım. Çünkü bir kere bu kitabın yazarı olarak bu benim namaz kavgamın, mücadelemin bir özeti. Bir yazar olarak bir mümin olarak bu kavgayı çevremle, nefsimle, düzenle, ben kendim vermişim. Çünkü çevreme engeller donmuş, barikatlar konmuş. Nefsim 'sen daha gençsin' demiş, çevrem 'kazaya bırakalım, gel senle maça yaparım' demiş. Birileri televizyon izlemiş, öteki sabah namazı anında mışıl mışıl uyumuş. Çevremde, içimde bulunmak zorunda kaldığım ortamlarda, askerliktir, yolculuktur, şudur-budur önüme engeller çıkmış.

'NAMAZ KILANIN NAMAZA DUYARSIZLIĞI BENİ ÜZÜYOR'

Ben o engellere karşı sen demişim ki Resullah efendimiz Bedr savaşında namaz kıldırmış. 'O, okların yağmur gibi yağdığı bir dönemde namaz kılınmış ben niye kılmayayım' diye bir mücadele geliştirmişim, o mücadeleleri de derleyip toplayıp ortaya bir eser çıkartmışım. Beni en çok üzen; çevremde namaz kıldığı halde namazı ihmal eden insanların duyarsızlığı. 'Ben namaza hizmet ediyorum ve kılıyorum' diyen insan namazı gönül rahatlığı ile kazaya bırakabiliyorsa, 'eyvah!' diyorum; ' hiç kılmayanlar ne yapacak?'

O zaman bir duyarlılık geliştirmemiz lazım diyerek, başta Kuran ve Hadis kaynaklı, sonra Risaile-i Nur ve İslam alimlerin kitaplarından yararlanarak ve bunu günlük hayatla besleyerek bir kitap kaleme almaya çalıştım. Yani kitapta anlattığım çözümlerleri ben günlük hayatımda nasıl uygulamışım; Ameliyattan çıkmışım, yoğun bakımda namaz kılmışım. Daha yolculuğa çıkarken bakıyorum; namaz vakitleri nerede giriyor, ne yapabilirim, nerede nasıl denk getirebilirim? Almanya'dan uçakla geliyorum, ikindi namazı kılacağım, mecburum kılacağım kurtuluşu yok. Çünkü Türkiye'ye geldiğimizde aşkam namazı okunacak, vakti kaçırmış olacağım. Hemen abdest aldım havaalanında, hostese sordum; 'Nerede namaz kılabilirim?' diye. Hostes, 'böyle şeylere pek izin vermiyorlar ama bana namaza karşı olmak ters geliyor, siz şöyle buyurun kılın' diye bana yer gösterdi, ben de orada namazı kıldım.

'NAMAZ KILMAK BİR ÇOŞKUYA DÖNÜŞMELİ'

İşte tüm bu örnekler, bu yaşadıklarım diğer temel kaynaklarla buluşarak kitaplaştı. Dolayısı ile okuyan kendinden, kendi hayatından birşeyler buluyor. Sonuçta ben de askere gittim, ben de yolculuğa çıktım. Aynı sorunları yaşadım. Kitabı okuyanlar da artık sabah namazına bazen saati susturarak kalkmamazlık etmiyor. Bazen yorgun olsalar da 'demek ki bunlar bu bu şekilde aşılırmış' diyerek yorgunluğu bahane etmiyor. Namazı kılarken bir coşku yakalamak gerekiyor. Bunu yakalayınca da, 'ne kadar güzelmiş' diyorlar. Kitabı okuyunca memnun oluyor ve hemen kitabı bir dostuna veya bir akrabasına veriyor, tavsiye ediyor. Satıştaki patlama buradan kaynaklanıyor, yoksa insanların kendi muhatap olduğu bir şey olsa bu kadar rağbet olmaz..

- Peki siz kitabı bu kitabı yazdınız hazırladınız ama bir de kampanya var. Siz bu kadar çok satacağını tahmin ediyor muydunuz, yoksa kitabın satış rakamları üzerine mi bir kampanya başlatıldı?
- Ben daha kitabı yazarken tutulacağını ve satacağını hissediyordum. Bazen o yazacağım yöntemleri bir arkadaşıma anlattığım zaman tekrar konu gelince, görüştüğümüzde 'ya ben o problemi çözdüm, seninle konuşunca' diyordu. Yıllar önce; bir arkadaş, lise yıllarında, özellikle gusül ihtiyacı varken çok yavaş davranıyordu. Ona bir on-beş dakika anlattım; 'nasıl bir an önce namaz kılması gerektiğini' baktım ve onun bu konuşmadan sonra çok değiştiğini fark ettim. Nitekim yazarken de bu ilgi ve etkileri göz önünende tuttuğum için satıştan yana kaygım yoktu. Neticede satış rakamları da bizi haksız çıkartmadı. Aslında böyle bir kampanyayı iki yıldır arzu ediyordum, fakat ancak şu anda mümkün oldu.

KONU DEVAMI 2

"RAMAZAN NAMAZ BAYRAMI OLACAK"

- Kampanyayı siz mi yoksa yayınevi mi yaptı?
- Kampanyayı yayınevi yaptı. Nesil Yayınları kendi aralarında istişare etti ve kampanyayı karalaştırdı. Önümüzde üç aylar var. Üç aylar manevi duyguların zirvede olduğu aylar. Zaten ramazanda bu duygular tavan yapıyor. Ağustos ayından itibaren Recep ayına giriyoruz, 31 Ağustos Miraç Kandili, namazın farz kılındığı gece. Miraç Kandilini inşallah biz çok farklı kutlayacağız. Allah izniyle belki on binleri yüzbinleri namaza başlatarak çıkacağız. Ramazanda ise inşallah Türkiyede bu kamyanyanın bir bayramı olacak, bütün camilerde bütün fuarlarda...

Bu kitap üç yıldan beri var. Ben bunu tanıtmak için ne kadar çırpındım, Zaman da iki günlük tanıtım çıktı., geniş geniş ama ne kitabın kapağı var.. Ya bir kitabın haber olması için yeterlilik kafi değil mi, bir kitap satıyorsa haber konusudur. Onun için sıfır olmasa da bir şeyler çıktı. Çıktığım televizyon programlarında bu kitabı anlattım. En sonunda Senai Demirci'nin programına konuk olduktan sonra müthiş bir patlama oldu. Yıllardır belki yüz programa çıktım ama sadece iki yayında bu ilgiyi yakalayabildim. Birincisi Kanal7'de Ahmet Hakan ile yaptığım program, ikincisi TV5'te Senai Demirci ile yaptığım program. Birinci yoğun ilgiyi burada görmüştüm, ikincisini orada gördüm. O programa gittimde, Demirci 'kitaplar nerede abi?' dedi, 'Getirdim işte' dedim ve bu kitabı koydum önüne. 'Abi aşk kitapları nerede?' dedi. 'Boş ver onları, biz bunu anlatalım' dedim ve o program müthiş bir program oldu. Müthiş tatlı ve keyifli bir sohbet oldu. Yurt içi yurt dışı o kadar çok büyük ilgi gördüm ki kitap bir anda 40 baskı yaptı.
 
Mesai anında kılınan vakit namazından dolayı kul hakkı çiğnenmiş olur mu?

Din İşleri Yüksek Kurulu

Din ve vicdan özgürlüğünün bir boyutu da ibadet hakkıdır. İnanç özgürlüğünün devamı olarak, bir dine inanan kimse, o dinin gereklerini yerine getirebilme hakkına da sahiptir.

Mesaisini suiistimal etmeden, işverenin izni veya haberi olmadan kılınan namazın da her hangi bir kul hakkı boyutu söz konusu değildir. Kaldı ki, namaz kılarken geçen vakti ve iş kaybını telafi de mümkündür

Diyanet
 
Namaz kılacak cami bulamayan kimse, kilise veya sinagogda namaz kılabilir mi?

DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU

Yeryüzünün tamamı Müslümanlar için ibadet mekânıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.): “Yeryüzü bana temiz ve ibadet edebilmem için mescit kılındı.” buyurmuştur.

Temiz olmak kaydıyla her yerde namaz kılınabilir. Başka yerde namaz kılma imkânı varsa, kilisede namaz kılmak mekruhtur. Ancak, kilise ve sinagogda namaz kılmak zorunda kalındığında imkân varsa resim ve heykellerin üzerinin örtülmesi gerekir.

diyanet

 
İmama yetişemeyen


Sual: Cemaatle namaz kılarken, cemaatin de okuduğu yerlerde imama yetişemeyen, mesela ilk oturuşta, Ettehıyyatü’yü okumadan imam ayağa kalksa veya son oturuşta, Ettehıyyatü’yü bitirmeden imam selam verse imama uymamız gerekir mi?

CEVAP

İlk oturuşta da, son oturuşta da, Ettehıyyatü’yü bitirmek gerekir.
 
Namazda niyet değiştirmek


Sual: 10 gün kalmak niyetiyle İstanbul’dan Ankara’ya gittim. Seferi olarak öğlenin farzını kılmaya başlamıştım. İlk rekâttayken, 20 gün kalmaya karar verdim. O namazı mukim olarak dört rekât kıldım. Namazım mekruh oldu mu?

CEVAP

Mekruh olmadı, çünkü o andan itibaren artık mukim oldunuz. İki rekât kılsaydınız namaz sahih olmazdı.


 
Namazda karar vermek


Sual: 20 günden fazla kalmak niyetiyle İstanbul’dan Ankara’ya gittim. Mukim olarak öğlenin farzını kılmaya başlamıştım. Birinci rekâttayken, arkadaşım geldi, (Âcilen İstanbul’a geri dönüyoruz, namazdan sonra, hareket ediyoruz) dedi. O namazı seferi olarak iki rekât kıldım. Namazım sahih oldu mu?

CEVAP

Evet, sahih oldu, çünkü o anda seferi olduğunuz anlaşıldı. 15 gün kalıp mukim olsaydınız, Ankara’dan çıkmadan seferi olamazdınız.

 

Seferi iken mukim olmak


Sual: Ankara’dan gelirken, Fatih’te, üç gün kalıp tekrar Ankara’ya dönmek üzere niyet ettim. Öğleyi ve ikindiyi seferi olarak kıldım. Fatih’te nikâhım kıyıldı. Gece de zifafa girdim. Yatsıyı seferi kılarken, zifafa girince vatan-i aslimin değiştiğini hatırladım. Namazımı mukim olarak dört rekât kıldım. Bir mahzuru oldu mu?

CEVAP

Fatih, artık vatan-i asliniz olduğu için mukim kılmanız doğru oldu. Yeni bir vatan-ı asli edinene kadar, Fatih’te hep mukim olursunuz.
 
Namazda sureler sırasına göre okunmadığı zaman sehiv secdesi gerekmez.

İkinci rek'atta, ilk rek'atta okuduğu sûre ve âyetin üstündeki sûre ve âyeti okumak namazı bozmaz, ancak mekruhtur. Aynı şekilde birinci ve ikinci rek'atta okuduğu iki sûre arasını, sadece bir sûre ile ayırmak da mekruhtur. Meselâ birinci rek'atta Fîl sûresini, ikinci rek'atte de Mâûn sûresini okumak gibi. Arada Îlâf sûresi atlanmıştır. Kerahetten kurtulmak için, arada en az iki sûre bırakmalıdır.

Namazların Fatiha sûresinden sonra, bir mikdar daha Kur'ân okunması gereken rekâtlarında tam bir sûre okunması daha faziletlidir. Bununla beraber bir sûrenin bir kısmı bir rekâtta, diğer kısmı da öteki rekâtta okunabilir, bunda kerahet yoktur.

Namazın bir rekâtinde bir sûrenin sonunu, diğer rekâtinde de başka bir sûrenin sonunu okumak, sahih olan görüşe göre mekruh değildir.

Namazın bir rekâtinde bir sûrenin başından veya ortasından, diğer rekâtinde de başka bir sûrenin başından veya sonundan okumakta veya kısa bir sûre okumakta kerahet yoktur. Fakat iyisi, bir zaruret olmadıkça böyle okumamaktır.

Namazın bir rekâtında bir sûre, diğer rekâtında da arada iki veya daha ziyade bulunmak üzere aşağıya doğru başka bir sûre okunması mekruh değildir. Fakat arada bir sûrenin bulunması mekruhtur. Ancak terk edilen bu sûre, önce okunan sûreden en az üç âyet mikdarı uzun bulunuyorsa mekruh olmaz.

Namazda bir sûrenin bir âyetinden arada en az iki âyet bulunmak üzere diğer âyetine geçmek mekruh değildir. Fakat iyisi, bir zaruret olmadıkça geçmemektir.

Bir rekâtta iki sûreyi toplayarak okumakda kerahet yoktur. Ancak arada bir veya birkaç sûre bırakılmış olursa mekruh olur. Bununla beraber farz namazlarda böyle iki sûrenin bir rekâtta toplanmaması daha iyidir.

Zaruret olmadıkça, bir rekâtta bir âyetten diğer âyete geçmek mekruhtur. Aralarında üç âyet dahi bulunsa böyledir. Eğer yanılarak böyle bir geçiş yapılmış olur da sonra hatırlanırsa, bu âyetler sıraları üzere yeniden okunur.

Namazda Kur'ân okunurken bir âyet yerine başka bir âyet okunsa bakılır: Eğer tam bir duraklama ile durduktan sonra başka âyete başlanmışsa, namaz bozulmaz.

Bir namazda âyet-i kerîme tekrarlansa veya bir sûre bir rekâtta iki defa okunsa veya bir sûre iki rekâtta da okunsa bakılır: Eğer yalnız başına kılınan bu namaz bir nafile namaz ise mekruh olmaz. Fakat farz namaz ise, unutmak veya başka bir sûre bilmemek gibi bir özü bulunmadıkça mekruh olur.

Birinci rekâtta "Nas" sûresi okunsa, ikinci rekâtta da bu sûrenin okunması uygun olur. Çünkü tekrar etmek, geriye dönüp okumaktan daha iyidir. Ancak hatim ile namaz kılan bir kimse, birinci rekâtta "Muavvizeteyn" sûrelerini okumuş ise, ikinci rekâtta Fatiha'dan sonra Bakara sûresinden bir mikdar okur.

İkinci rekâtta, birinci rekâtta okunan sûrenin üstündeki sûreyi okumak mekruhtur. Kasden yapılmazsa mekruh olmaz. Bununla beraber okunmaya başlanmış ise terk edilmemelidir. Bunun nafile namazlarda mekruh olmayacağını söyleyenler de vardır.

Sırasıyla Kuran sureleri:

2.Bakara
3.Âl-i İmrân
4.Nisâ
5.Mâide
6.En'am
7.Âraf
8.Enfâl
9.Tevbe
10.Yûnus
11.Hûd
12.Yûsuf
13.Râd
14.İbrahim
15.Hicr
16.Nahl
17.İsrâ
18.Kehf
19.Meryem
20.Tâ-hâ
21.Enbiyâ
22.Hacc
23.Mü'minûn
24.Nûr
25.Furkân
26.Şuarâ
27.Neml
28.Kasas
29.Ankebût
30.Rûm
31.Lokman
32.Secde
33.Ahzâb
34.Sebe
35.Fâtır
36.Yâsîn
37.Sâffat
38.Sâd
39.Zümer
40.Mü'min
41.Fussilet
42.Şûrâ
43.Zuhruf
44.Duhân
45.Câsiye
46.Ahkaf
47.Muhammed
48.Fetih
49.Hucurat
50.Kaf
51.Zâriyât
52.Tûr
53.Necm
54.Kamer
55.Rahmân
56.Vâkıa
57.Hadîd
58.Mücâdele
59.Haşr
60.Mümtahine
61.Saff
62.Cum'a
63.Münâfikûn
64.Teğabûn
65.Talâk
66.Tahrîm
67.Mülk
68.Kalem
69.Hâkka
70.Meâric
71.Nûh
72.Cin
73.Müzzemmil
74.Müddessir
75.Kıyâmet
76.İnsân
77.Mürselât
78.Nebe
79.Nâziât
80.Abese
81.Tekvir
82.İnfitâr
83.Mutaffifîn
84.İnşikak
85.Burûc
86.Târık
87.A'lâ
88.Ğâşiye
89.Fecr
90.Beled
91.Şems
92.Leyl
93.Duhâ
94.İnşirâh
95.Tîn
96.Alak
97.Kadir
98.Beyyine
99.Zilzâl
100.Adiyât
101.Kâri
102.Tekâsür
103.Asr
104.Hümeze
105.Fil
106.Kureyş
107.Mâun
108.Kevser
109.Kâfirûn
110.Nasr
111.Leheb
112.İhlâs
113.Felak
114.Nâs
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri