Madonnari - Tebeşirle Boyama Sanatı

  • Kullanıcı endofme
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Konu sahibi son olarak 3960 gün önce görüldü
Da Vinci'nin tebeşir ile Hitler portresi yaptığını öğrenince nedir bu tebeşirle boyama sanatı diye minik bir araştırma yaptım. Sokak Sanatı diye tabir edilen "street art" çalışmalarında da özel tebeşirler kullanıldığını öğrenince daha da ilgimi çekti..


Madonnari - Tebeşirle Yerleri Boyama Sanatı

Yerlere tebeşirle resim yapma sanatı, ilk olarak 16. yüzyılda İtalya’da, sanatçılar kaldırımları tebeşir yardımıyla tuvale çevirmeleriyle başladı. Bu gelenek, 400 yıl sonra, 1972’de bir İtalyan köyü olan Grazie di Curtatone’de bilinen ilk sokak boyama festivalinin gerçekleşmesiyle yeniden ortaya çıktı ve yaygınlaştı.

Madonna, bakire Meryem’in İtalyancası ve İtalya’da sokak ressamları genelde Meryem’in kilise duvarlarındaki tarihi ve dini temalı resimlerini çalıştıkları için “Madonnari” adını almışlar. Yüzyıllar boyunca Madonnari’ler tüm İtalya’da şehir şehir dolaşıp, buldukları her kaldırımı sadece tebeşir kullanarak sanat eserine dönüştürdüler, çalışırken izleyenlerin bıraktıkları bahşişlerle ya da himaye edenlerin istediği resimleri çizerek geçimlerini sürdürdüler.

Bu resim tekniği, gezgin ressamlar sayesinde, tüm Avrupa ülkelerine ve Amerika’ya yayıldı. Şu anda yaz ayları boyunca neredeyse her hafta dünyanın birçok yerinde pek çok sokakta yerleri boyama festivali düzenleniyor.

Türkiye'de Madonnari

Bu etkinlik Türkiye'de ilki 2004 yılında olmak üzere, sonuncusu 2006'da Coşkun Aral ve Kadıköy Belediyesi'nin ortaklaşa düzenledikleri "Yeryüzünün Yüzleri" adı altında yılında yapılmıştı.


“Tebeşir ile renkli bir yeryüzü...”

Her yaştaki insanın dünyasını renklendiren bir etkinlik olarak çağrısı yapılan “Sokaklarda yerleri boyama sanatı”na katılımda sanatçılar, öğretim görevlileri,İstanbul’un çeşitli ilköğretim okullarından gelen öğrencilerle, çeşitli yaş gruplarından insanlar Caddebostan sahilinde bir araya gelmişler; etkinlikte ressamlar, dağıtılan yumuşak ve kremsi yapılı özel tebeşirlerle kendilerine ayrılan alanlarda, kimi ellerindeki kağıtlarda yeralan özel resim ve desenlere bağlı kalarak, kimi o an içinden geldiğince doğaçlama duygusuyla saatlerce yerleri çizdiler, boyadılar, gölgelendirdirip, resimlerine derinlik vermişlerdi.

Bu tür etkinliklerde hedeflenen amaç 2006 yılındaki etkinlik bildirisinde şöyle yazılmıştı:

"...sanatı sevdiren, her yaştan insanı bir araya getiren bu eğlenceli etkinliği her yıl gerçekleştirebilmek; bu işin uzmanı olan ressamlarla beraber, ilköğretim okullarından çocukları, üniversite öğrencilerini, kimsesizler yuvasından çocukları, engellileri, işitme engellileri, ressamları, amatörleri davet etmek, her yaştan insanın bu aktiviteye katılabilmesini sağlamak, sokak resmi sanatını, Türkiye’nin birçok bölgesine taşımak ve daha fazla insana sevdirmek."

Bu etkinliğin bir izleyicisi olarak ben de oldukça keyif almıştım. Yazın kavurucu sıcaklarının habercisi olan şu günlerde iki sene önce yapılan bu etkinliği hatırladım ve acaba birilerinin yine böyle bir hazırlığı var mı diye meraklandım açıkçası.

Uzay Gökerman



Ayrıca buna da bakabilirsiniz:

http://www.zaplat.com/video/103409/Tebesirle_Yapilan_Resimler
 
Kaldırım Picasso'su

Julian Beever resim sanatını tuvalde değil, betonda icra ediyor. Zaten malzeme olarak da boya değil, renkli tebeşir kullanıyor. Yaptığı resimler üç boyutlu ve gerçek gibi. Bu yüzden bu adama 'Kaldırım Picasso'su deniyor.




İngiliz ressam Julian Beever’ın (54) yaptığı resimler diğerlerinden farklı. Öncelikle Beever yağlı boya veya sulu boya ile değil, renkli tebeşirle yapıyor resimlerini. Hem zaten onun tuvallerle, bezlerle işi yok, kaldırımları, caddeleri boyuyor. Herkesin gelip geçtiği yerlere resimler çizen Julian Beever’ın eserleri gerçek gibi görünüyor, çünkü bu çılgın ressam üç boyutlu çalışıyor. Belçika caddelerinde dolaşırken kaldırımdaki okyanusta balina yakalamış bir avcıyı görebiliyorsunuz. Ya da Fransa’da alışverişteyken şelaleden timsahların önüne düşmek üzere olan raftingçilerle burun buruna kalabiliyorsunuz. Beever, zihinleri zorlayan bu resimleri ‘anomorphose’ tekniğiyle yaparak müthiş bir derinlik kazandırıyor. Ressamın yaptığı bir çeşit illüzyon ve bu da görenleri şaşkına çeviriyor. İngiltere, Fransa, Almanya, Avustralya, Belçika, Amerika’nın pek çok sokağında, caddesinde, hatta alışveriş merkezinde çalışmaları bulunan Julian Beever 10 yıldır sanatını icra etmekle kalmıyor, bunun mükemmel bir reklam şekli olduğunu keşfeden şirketlerden de yüklü paralar kazanıyor. Özellikle insanların dikkatini çekmeyi isteyen ama reklam panolarına para akıtmak yerine daha işlevsel yollar arayan şirketler sayesinde Beever dünyanın her yerinden teklifler alıyor. Julian Beever’ın geldiği ülkeler arasında Türkiye de var. İstanbul’a gelen sanatçı, bir tanıtım için İstanbul kaldırımlarına resimler çizdi.



Julian Beever’ın üç boyutlu resimlerini İngiltere, Belçika, Fransa, Hollanda, Almanya, ABD ve Avustralya’daki pek çok sokak-caddede görmek mümkün.

 
Geri