Hiç Düşünce
Gümüş Üye
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
***"kalktım.
evin ortasında bir ateş.
ateş izlemeyi hep sevdim. sigaramı alıp ateşin karşısında bağdaş kurdum.
müziğe gerek yok. insanlara hiç.
döndüm geri yattım.
hayaller vardı ve yastıklar.
bir hayalin tam ortasındaydım misal.
tekmeler geldi ve dahi tokatlar.
kendi hayalimden kapı dışarı edilmekler.
duvara gerek yok. eve hiç.
ellerim titredi ve tüm iç organlarım.
kalkıp dolaşmaya başladım.
duramıyordum, yürüyemiyordum, uyuyamıyordum, uyanamıyordum, yaşayamıyordum.
su içtim.
geçmedi.
aynaya baktım. bir şey görmedim.
su içtim.
geçmedi.
salona geldim. ateş hala buradaydı ve bazı çıtırdamaklar.
altı tane kağıt kalmış ve bir tane benim.
aç karna ne birası sevim.
alkole gerek yok. yaşamaya hiç.
banyoya gittim.
sular vardı ve bazı duş başlıkları.
erimesin diye çekmecelere sakladığım tüm sabunlarla yıkandım.
bitirdim hepsini.
harika kokuyor, mükemmel ölüyordum.
beş.
havluya gerek yoktu. saç kurutma makinasına hiç.
mutfağa gittim.
senin için kurduğum zeytinler ve dahi bizden kalan lazanyalar vardı.
elbette pişmemiş, sebatla bekleyen.
ocağı ve fırını ve lambayı açtım.
sıcak veren ne varsa altını üstünü yaktım.
benden soğumanla başka türlü başa çıkamayacaktım.
kışa gerek yoktu, kara hiç.
dört.
kustum.
ne kadar içim varsa döktüm klozete ve bastım sifona.
şarkılar, şiirler, adın, adım falan hep gitti.
orada bile karıştık diye sevindim.
orada bile sarıldık.
yazmama gerek yoktu. konuşmaya hiç.
üç.
durdum sonra salonda.
savaşma yöntemim durmaktı ve bir de halının altına saklanmak.
kimse yoktu ve ben de.
bir tek ateş.
baktım.
sustum.
cehenneme gerek yoktu. ona hiç.*
iki.
elimden geleni yaptım. ardım yoktu. altım, üstüm bu kadardı ve hepsini önüne sermiştim.
sırtım kaşındı.
sırtıma dokunmuştun.
öpmene gerek yoktu. bana hiç.
bir.
bana hiç.”
Sen, bir bayram sabahında erkenden kalkıp misafirliğe gidecek kadar güzelsin. Fırtınalı bir günde kedileri apartmanın içine alır gibi, akşam yemeğinden sonra çöpü çıkartır gibi, dışarıda kalan ayakkabıları içeri alır gibi güzelsin. Hiç farkına varılmayacak yerlerde, mümkün olmayacak kadar güzelsin.
Bahçe kapısından sızdılar
Aralık kalmış neresi varsa hayatımın
Bünyede bastırılmamış ne kadar isyan varsa ordan
Daha asitli bir yalnızlık için dilek tutuyorum şarkılara
Sıradaki benim şansıma diyorum
Haberler başlıyor birden
Benden, hazin biçimde bahseden
Kumsalların istenmeyen kaç kum tanesi varsa
Önde gideniyim her tazyikli akışta
Zayii makamında bestelenmiş yazılar kaldı avluda
Gitme diye yalan bile söylerim
Yerini söylerim ne saklamışsan kal diye
Bu yaz'ı serin tutalım diye çıplak tenlerde
Geceyarısı tatlı bir soğukluk olsun diye her sevişme
Aramızdaki her üryan gelişme
Hem gidenedir bu şiir
Hem gelecek olana
O da biraz oyalanıp gider nasılsa
Hep haberler başlayacak biliyorum
Hangi şarkıyı seçsem şansıma
Şimdi şifa niyetine giriyorum sulara
Mavisine değil denizin
Sade tuzuna
Kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. Cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilmez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. Bu, her şeyi o an yaşama meselesidir. Şu anda soruyu yaşaman gerekiyor. Belki daha ileride, farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabı yaşarken bulacaksın..