Leben ist wie ein Zeichen, nur ohne Radiergummi ·♡♥ ·

Konu sahibi son olarak 4386 gün önce görüldü
Eğer bu hayatta illa kıymet bilmek gerekiyorsa, sadece kendi kıymetini bil. Boşver be! Nasılsa her rüya güneşle sona eriyor. »


Bob.
 
Bazen ilk görüşte bilirsin, o insan senin kaderindir. Bazen bir ömür ararsın, bulunmaz. »
 
Gün gelir bir kelebek konar yüreğine, Hiç bir ağırlık vermez, acıtmaz,üşütmez,kırıp dökmez Tam tersine umutlandırır,şevklendirir,sevgiyi,sevmeyi, Sevilmeyi,dostluğu,kalple muhabbeti,ilim,irfan,insanlık ,ahlak Kısacası aklın »
 
özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa'
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek
 
Oysa herkes öldürür sevdiğini..
Kulakverin bu dediklerime
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimi dalkavukça sözlerle

Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle.
Kimi göz yaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünkü herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez...
 
Sadece izdüşümlerini anlatabilirim sensizliğin. Sanki bir kerpetenle tırnaklarımı teker teker söküyorlar seni silebilmek adına geleceğimden. Ama onlar bilemezler ki geçmişime diktiğin yüzyıllık çınar ağaçlarını. Tıpkı o ağaçlar gibi büyüyeceksin geleceğimde... Varsın olmasın elin elimde, varsın değmesin gözün gözüme. Sen kazılısın bende..
 
"kaybettim sandıkların,
kurtulduklarındır belki.
Unutma;
Kimi gittiği yeri mutlu eder,
Kimi terk ettiği yeri. "
 
Şu an beni dinlediğini biliyorum!
Seni görür gibi oluyorum,analiz ediyor yazıyorum,açımı bulup çiziyorum,gözümü siliyor yanıyorum
Düşünü biliyor üşüyorum,ama bir çözüme varamıyorum,dinle!
Hayat bilgisi kitaba sığmaz başkalarına yedirin
Fazla rahattan delirin,gazla!
Menzilimden gidin,gerçeklerimi bana verin,fırtınanızı gerdirin!
Heves ve hırs toz misali,maneviyat dev saray
Yaşananlara şahidimiz şems ve ay
Özel hayatlar deşifre olmuş herşey açık vay vay
 
“Ne kadar aynı bir dünyadayız seninle
Aşka, dövüşe, maviye yetmek için…”
— Edip Cansever
 
Aşk; kapının önünde elinde elma şekeri

parmakları yapış yapış boyu daha zile uzanamayan ve

küçük şapkasının altına hayallerini sığdırmış bir çocuk olduğumu öğretiyor bana

Her kapının önüne geldiğimdebir hüzün bir de şaşkınlık kaplıyor küçücük bedenimi

Hep mi zile uzanamaz hep mi elinde eritir şekerini insan bu ne şanstır ¿
 
But sometimes it's a good hurt
And it feels like i'm alive
Love sings
When it transcends the bad things
Have a heart and try me
'cause without love i won't survive

AnLamı:
Aşk yaralar
Ama bazen güzel bir yaradır bu
Ve hala yaşadığımı hissettirir
Aşk şarkılar söyler
Kötülükleri aşabildiğinde
Bir kalbi vardır ve beni dener
Çünkü aşksız hayatta kalamam
 
Gözyaşlarıyla beraber aktı boyaları,
''Ağlayan Palyaço''nun
Amorti hüzünler







sonra fark ettim ki
su akıyor, rüzgar esiyor, yağmur yağıyor
herşey yine ve aynı şekilde oluyor
öyle bir yere geldim ki
sıcak ve soğuk, aşk ve nefret, savaş ve barış
üşümek ve sonra ısınmak gibi
gitsem ayrılık olur, kalsam çöl
gidersem bende hasret olur ve belki beni sevenler de özler ama
anladım ki özlemden hiç kimse ölmüyor, ama ben ölüyorum

ama ben ölüyorum


Yetişiyorum koşar adım yanlızlığıma
 
Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin



Nazım Hikmet Ran
 
Her Aşk Katilidir Bir Öncekinin
*
rüzgarlı bir tepenin yamacındayım şimdi
kent suskun
ve istasyonlar ayrılık için var bu şehirde
imlası buzuk, üşümüş ve kirli bir çocuk olurum seni düşünürken
ömrüme iliştirdiğim martı leşleri yamalı bir geçmişi oynar
imtihanlar ve intiharlar üzerine kurulu hayatlardan
gecenin en serseri yanını alırım günceme

durup durup şiirler yazmak yoluna
yeni bir yaşam biçimim oldu son günlerde
kendimi sende kalabalık buluşum belki de bundan
her gece yorganımın altında sakladığım
kırlangıç sürüleriyle geliyorum sana
sen uykudayken
babam her gece ölüyor şimdilerde
annem nihavent bir çığlık oluyor
bana en çok sensizlik koyuyor
sonra babilin asma bahçelerine asıyorum kendimi
uyanmak için

eski bir aşkını anlatıyorken bana
konuştuklarından yapılma bir sessizlik oluyor ağzım
kaç kez kanıyorum bir bilsen
(ya da hiç bilmesen)
sesinin ardında yüzün sessiz bir tabanca gibi duruyor
kendimi kötü kurulmuş bir cümle sanıyorum
gece yüklü bir kamyon uykularımı solluyor

yastığının altında yalnızlığın var biliyorum
oysa ben senden bir bardak su istedim
akdeniz değil
son yalnızı benimdir bu kentin
istanbul arkamdan gelir
ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız
hep kendine mi saklarsın çocukluğunu

ağzıma bir bulut bulaşsa da yokluğundan yapılmış
kayadan seken kurşun
en serseri yanımız olur kimi zaman
ve ben hep kendimi terk ederim senden
her katilin aşkı
her aşkın katili
bir öncekinin faili
hep ben olurum
hep ben ölürüm

içime uzanan koridorların ortasından
hep gülerdin beni görünce
bense sana hep geç kalırdım
sona kalırdım
sonra kanardım

yağmurlarla inseydin içime
içim senden yanaydı
yüzümdeki işgaller senden karaydı
seni sevmek en gizli ağlama biçimimdi
sana yazacaklarım sil sil bitmezdi
ve ben
sende hiçbir şeydim
sen bende herşeyken

canım
yastığının altında biriktirdiğin yalnızlıklarım
kendine varlaşıp bana yoklaşan biri yapar seni
ve ne kadar kaçsan o kadar yakınsındır aslında kendine
geciken sevdalar yıkık kentlere benzer bilirsin
ve sevgisizlik alır bir gün seni benden
işte bu yüzden
sen hep sevil
hep sevil
sevil
*
Kahraman Tazeoğlu
*
 
Bir Adım Sus
*
Vazgeçmek için öyle uzun bir gece ki
tutunmuşken sesine
düşmek kadar yaralı
düş kadar yalan
başa dönmenin tutar yanı yok
devam etmenin geleceği
vazgeçmenin eteği örttü gecemizi

açarsak gözlerimizi biri ölecek
kapattıkça ağlıyorum
"ya ben" diyemeyeceğim kadar suçluyum bu gece
bitmez vicdan hesabımda ağlıyorsam
hayvanlığımdan
vazgeçmenin mümkünlüğü
bir kadının korkusunda
kendi korkusuzluğumda erdemsiz bir duruş
şeytansı bir inat
insan olmanın sihrini
bir aşkla bozmuşum
haberim yok
çocuk gülüşüm sinsiliğimin maskesi
anlamlı kelimelerim hilelerimin kılıfıymış
haberim yok
vazgeçmeden de yaşanabilseydi bu sevda
hak yemeden haklıca
kural yıkmadan regalce
ve boynumuza vebal almadan
helalce


vazgeçmenin öncesinde
vazgeçilmenin içindeyim
sen bir adım sus
ben koşar adım susarım
konuşmadan yaşarım
ölüm sessizliğimi
*
Kahraman Tazeoğlu
 
Ben Kimsenin Her Şeyi Olamıyorum
*
ben acılarımın üstüne sünger çekip ayrılırım aranızdan
ben bu yeryüzünün en yalnız çocuğuyum
yaşadığım yerlerin yabancısı
ne sözlerim para ediyor buralarda
ne de yaşamak uğruna verdiğim kavgalar
okuduğum şiirler, terennüm ettiğim şarkılar işe yaramıyor
ben kimsenin herşeyi olamıyorum…
kimse benim yalnızlığım olmuyor.

yaşamak yalnızlık üzerine söylenmiş bir şarkıdır
yalnızlığım bir şarkı oluyor gittiğim her yerde
gittiğim her yerde ayak izlerin oluyor.
gözlerin gelince aklıma her şey berrak,
adın anılınca her şey daha bir anlam kazanıyor.
gittiğim her yerde sen oluyorsun
ve sen hiçbir yerde bulunmuyorsun
ve ben kimsenin herşeyi olamıyorum…

gel uykuma gir, uslu bir çocuk gibi dağıt saçlarımı
dürtmeden uyandır beni, ürkütmeden günaydın de
sıcacık bir öpüşle depreştir yüreğimi
bu ağır postallarla sana gelinmez üzgünüm
sen deli yürek, saçlarına rüzgardan tokalar yaptırmışsın
şimdi bir atın yelelerine bağla, kurtar beni
rüzgardan uçurtmalar yaparım sana inan
ellerimde sevgiler büyütürüm sıcacık
senin deniz kokusu saçlarına hasretim
korkunç bir gün geçirdim, bunu nasıl anlatsam?
tel örgülere çarpıp geri dönen gövdemi sana sevdiremem, ne de kimseye…
ellerimi kuytularda saklıyorum
ben kimsenin herşeyi olamıyorum…
ellerimi kuytularda saklıyorum, utanmayasın diye
utanmayasın diye karanlık yazıyorum
ben en çok bir çiçeğe uzanmaktan korkarım
çiçeğe dokunmayan ince parmaklarımdan
kan kırmızı güller saklıyorum parkamda
kar beyaz kesilmiş dudaklarına inat
beni dağıtabilirsin artık, vurabilirsin güzel kız!
seni bana sormasınlar,
yorgunum üstelik parasızım, pasaportsuzum.
yaşamak yalnızlık üzerine söylenmiş bir şarkıdır.
yalnızlığım bir şarkı oluyor gittiğim her yerde
gittiğim her yerde ayak izlerin oluyor.
ben kimsenin herşeyi olamıyorum…
olamıyorum…
*
Kahraman Tazeoğlu
 
Oysa Ben Seni Sevmelere Doyamadım !!!
*
Öldürecektim seni bende ;kendimde o gücü bulabilseydim eğer…
Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!
Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda…
”Ben demiştim” diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım, mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri…
Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım….

Başarabilseydim incitecektim seni,incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle..
Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip..
Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım o ağır lafları..
Kıracaktım seni bin bir parçaya ayırana kadar..
Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı duygularını…..
Ama ben seni incitmeye de kıyamadım….

Elimden gelseydi unutacaktım seni..
Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını.
Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan;
ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime.
Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diye;
ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde..
Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın..
“Sözümü tutacağım ,adını anmayacağım”nağmelerini dinleyip
neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım derken..
Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım……

Ne kadar çabuk geldi ayrılık…
Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,
daha doğrusu ayak uyduramamaya..
Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu..
Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım…
Kaçar gibi veda ettin…
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!

Öldürecektim seni..
incitecektim seni…
unutacaktım seni…
ama lanet olsun!!!
kı-ya-ma-dım.
*
Kahraman Tazeoğlu
 
*Tutuklunun Günlüğü
/ salı gecesi /
*
kara bir balta buldu akşam vuracak noktayı
hücreler doldu bir ıslık en yakın maçka tramvayı
kim bırakmış yalnızlığıma bu hüzzâm şarkıyı
kimin bu karanlık kimler sürgülemişler kapıyı
insan olan bağlar her koptuğu yerden yaşamayı

daktilolar camları bulutlu sorgu odalarında
didiklemez mi özgürlüğünü sansaryan hanı'nda
küflenir suyun bir bakır çalığı birikir ağzında
kendini öldürmeyi belki bin kere tasarlarsın da
bir kere aklından geçmez bitirmeden ölmek şarkıyı

gönlünde büyüttüğün o müthiş ünlem içindir ki
seni kapattıkları öyle rezil o kadar çirkindir ki
çıplak bir lâmba mısın dört duvar içindeki
ne lâmbası/söndürülen bütün ilk gençliğindir ki
gözlerin zehirlense de suç sayarsın ağlamayı

görülmez dev böceklerdir sanki büyülü duyargalar
uçaksavar ışıldakları gökyüzünde bir yanlış arar
tophane rıhtımı'nda acı acı gemiler kalkar
hücreleri akşam olur haydut öfkeleri kaplar
ezerim sanırsın vurursan tek bir yumrukta dünyayı

tutanak 2

elektrik elletirler kıvılcım yalatırlar
tuzruhu damlatırlar kulak boşluğuna
çekip alınlar kerpetenle tırnaklarını

öğrenmek istedikleri aslında bildikleridir
geceleri rüyalarına girip uykularını kaçıran
insanın insanı soyduğu derisini yüzdüğü

duruşma arası

(o varsa kırılır buzlu camları kışın
anlamı yoğunlaşır anlamsız bir yaşayışın
gerçi farkındayız adı belirsiz bir yanlışın
acaba ben çok mu esmerim o çok mu sarışın

yansımaz oldu aydınlığı yüzüme haftalardır
yazdıklarında bile gizli bir uzaklık vardır
eylem bir dağıldı mı bütün boğazlar daralır
ben başka bir erkek olurum o başka bir kadın)

gereği düşünüldü
*
mahcup yaseminler son balkonların süsü
özgürlük özlemleridir genişletir gönlümüzü
savcılar ağır sürgünlerden yankılansa da

bir yer gelir ki artık ne savunma içgüdüsü
ne heyecandır kalır ne de yürek üzüntüsü
yalnız bir daktilo çıplak bir masada

toplumcularız karakollarda açtık gözümüzü
verirse halklar verir tarihte hükmümüzü
gizle de yargılansak 3.ağırceza'da
 
KİMİ SEVSEM SENSİN
her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor
* * *

kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum
 
Geri