teksas tombis
Bronz Üye
-
- Katılım
- Temmuz 25, 2015
-
- Mesajlar
- 4,356
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 42
Kur'anı doğru olarak kimler anlayabilir?
Kur'an-ı kerim 23 yıl boyunca ayet ayet Peygamber aleyhisselama indi. Muhatabı odur. Gelen her ayeti Allahü tealanın, kullarıma beyan et (açıkla) emri ile açıkldı. Bu açıklamalar Hicri ilk asrın büyük alimleri tarafından Eshab-ı kiramdan alınarak yazıldı. Osmanlı ve önceki asırların medreselerinde İslamın 20 ana ve kolları 80 ilim ile zamanın fen ilimlerini okuyup, ayrıca ihtisas yapanlar İslam alimi olarak yetişirdi. Bu alimler Kur'anı okurken Peygamber efendimizin açıkladığı mana ile anlarlardı. Herkesin mutlaka devam ettiği camilerde vaazlar vererek alim olmayanlara lazım olan iman ve İslam bilgilerini anatırlar, dinleyenler de akşam ev halkına anletırlardı. Böylece din cahili kalmazdı.
Osmanlıdan sonra ''anglo-siyon'' kuklaları ve masonların beyin yıkamaları ile herkese, güya tercüme Kur'an ve uyduruk tefsirler okutularak kafalar karıştırıldı. Her kafadan farklı seslerin çıktığı, değişik İslam anlayışına sahip binlerce dini topluluk ortaya çıktı. Bir kısmı da yabancı istihbarat örgütlerinin kurup ''petro-dolar'' gücü ile palazlandıdığı, silahlandırdığı İslam isimli terör örgütleri. Böylece İslam ülkelerinde tam bir fitne, fesat, kaos ortamı hakim kılındı. Bu kaos ve süper güçlerin (kafirlerin) sebep olduğu zillet zamanları doğrusunu Allah bilir, üçüncü binin başında gelecek olan Mehdi ve İsa aleyhimesselam zamanına kadar sürer gider.
Hadis-i şerif; (Men fesser-el Kur'ane bi re'yihi fekad kefere) (Deylemi, M.Rabbani) Yani, Kur'anı kendi aklı ve görüşü ile açıklayan KAFİR OLUR.
Kur'an-ı kerim 23 yıl boyunca ayet ayet Peygamber aleyhisselama indi. Muhatabı odur. Gelen her ayeti Allahü tealanın, kullarıma beyan et (açıkla) emri ile açıkldı. Bu açıklamalar Hicri ilk asrın büyük alimleri tarafından Eshab-ı kiramdan alınarak yazıldı. Osmanlı ve önceki asırların medreselerinde İslamın 20 ana ve kolları 80 ilim ile zamanın fen ilimlerini okuyup, ayrıca ihtisas yapanlar İslam alimi olarak yetişirdi. Bu alimler Kur'anı okurken Peygamber efendimizin açıkladığı mana ile anlarlardı. Herkesin mutlaka devam ettiği camilerde vaazlar vererek alim olmayanlara lazım olan iman ve İslam bilgilerini anatırlar, dinleyenler de akşam ev halkına anletırlardı. Böylece din cahili kalmazdı.
Osmanlıdan sonra ''anglo-siyon'' kuklaları ve masonların beyin yıkamaları ile herkese, güya tercüme Kur'an ve uyduruk tefsirler okutularak kafalar karıştırıldı. Her kafadan farklı seslerin çıktığı, değişik İslam anlayışına sahip binlerce dini topluluk ortaya çıktı. Bir kısmı da yabancı istihbarat örgütlerinin kurup ''petro-dolar'' gücü ile palazlandıdığı, silahlandırdığı İslam isimli terör örgütleri. Böylece İslam ülkelerinde tam bir fitne, fesat, kaos ortamı hakim kılındı. Bu kaos ve süper güçlerin (kafirlerin) sebep olduğu zillet zamanları doğrusunu Allah bilir, üçüncü binin başında gelecek olan Mehdi ve İsa aleyhimesselam zamanına kadar sürer gider.
Hadis-i şerif; (Men fesser-el Kur'ane bi re'yihi fekad kefere) (Deylemi, M.Rabbani) Yani, Kur'anı kendi aklı ve görüşü ile açıklayan KAFİR OLUR.