Kuran diye incil okutulursa.

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
[YOUTUBE]q0c4wYoPum4[/YOUTUBE] Hollandanin amsterdam kentinde sosyal bir deney incilin kapagini degistirip kurani kerim diye tanitip icinde gecen incil ayetleri okuyup insanlarin gorusunu soran ve ne kadar onyargili olduklarini gorebilirsiniz acikca.
 
Bunun tam tersi bizim ülkemizde yapılsa,bir kesim de aynı hatta daha saldırgan tepkiler verebilirdi.
Gerçek söylenince de,bırakın ''önyargılıymışım'' eleştirisini,''bizimle dalga mı geçiyorsun?'' diye dövmeye kalkan bile olurdu.
 
Gayet normal, insanlar dini kimliklerini geleneksel aile yapılarına borçlular. Bunu sadece din olarak kısıtlamak yanlış, bir çok konuda insanların gözü kapalı kabul ettiği sıfatlar ve kurallar vardır. Örneğin bugün rte putin özür dilese ve rus uçağını düşüren subayı emir veren komutanı paralel ilan edip hapse atsa milliyetçi kesilen akp liler kandırıldık der. :)
 
Gayet normal, insanlar dini kimliklerini geleneksel aile yapılarına borçlular. Bunu sadece din olarak kısıtlamak yanlış, bir çok konuda insanların gözü kapalı kabul ettiği sıfatlar ve kurallar vardır. Örneğin bugün rte putin özür dilese ve rus uçağını düşüren subayı emir veren komutanı paralel ilan milliyetçi akp liler kandırıldık der. :)

Her insan ateist doğar daha sonra ise çoğu aile baskısı yüzünden din seçimi yapar
 


Her insan ateist doğar daha sonra ise çoğu aile baskısı yüzünden din seçimi yapar

Buda orta çağ avrupasının felsefi akımlarından gelen bir düşünce tarzı. Bir bebeği yada çocuğu ateist olarak adlandırmakta doğru değil. Çünkü çocuktur bu, dini olarak yada yasal olarak herşeyi geçtim akıl olarak yetişkinliğe ulaşmamış bireyi kategorize edemezsiniz.
 
Buda orta çağ avrupasının felsefi akımlarından gelen bir düşünce tarzı. Bir bebeği yada çocuğu ateist olarak adlandırmakta doğru değil. Çünkü çocuktur bu, dini olarak yada yasal olarak herşeyi geçtim akıl olarak yetişkinliğe ulaşmamış bireyi kategorize edemezsiniz.

Ama sonuçta bazı metafiziksel öğeleri bilmediği için ateist diyorum. Akıl olgunluğundan sonra ki seçimse sadece hayaller ve gerçekler arasında ki tercihtir.
 


Ama sonuçta bazı metafiziksel öğeleri bilmediği için ateist diyorum. Akıl olgunluğundan sonra ki seçimse sadece hayaller ve gerçekler arasında ki tercihtir.

Ama ateist demeklede sıfat kazandırmış oluyorsun ha müslüman demişsin ha ateist benim gözümde aynı. Çünkü her inanışı red eden kendini ateizmle bağdaştırmayabilir. Ki red veya kabulun gerçeklemesini dayatmanın ne gereği var diye düşünmek gerek.

Hayaller ve gerçekler bir bakış açısı. Bunada katılmıyorum salt gerçeğin ve gerçek üstücülüğün yada gerçek dışıcılığın nasıl anlamlandırıldığına bağlı. Örnek verecek olursak müslman için gerçek olmayan dünya burasıdır. Ama bir ateist için gerçeklik zamanla paraleldir. Ve yaşadığı zamanın içinde bunu sorgular.

İnsanı toplum hayatından ayırıp yalnızlaştırdığın zaman aslına katılan sıfatların anlamsızlığı ortadadır.
 
Ama ateist demeklede sıfat kazandırmış oluyorsun ha müslüman demişsin ha ateist benim gözümde aynı. Çünkü her inanışı red eden kendini ateizmle bağdaştırmayabilir. Ki red veya kabulun gerçeklemesini dayatmanın ne gereği var diye düşünmek gerek.

Hayaller ve gerçekler bir bakış açısı. Bunada katılmıyorum salt gerçeğin ve gerçek üstücülüğün yada gerçek dışıcılığın nasıl anlamlandırıldığına bağlı. Örnek verecek olursak müslman için gerçek olmayan dünya burasıdır. Ama bir ateist için gerçeklik zamanla paraleldir. Ve yaşadığı zamanın içinde bunu sorgular.

İnsanı toplum hayatından ayırıp yalnızlaştırdığın zaman aslına katılan sıfatların anlamsızlığı ortadadır.

Pekala mantıklı ama şöyle birşey sorsam ?
Bir bardak çayda şeker olduğunu tadına bakarakmı anlarsın yoksa birinin söylemesimi gerekir
 
Dini deneyler saçma geliyor. Ne kadar dinini yaşıyorlardı ki on yargili olacaklar veya olmayacaklar.

°•°~^~^~^~^~^~^~^~^~^~^~^~^~^~^~°•°
 


Pekala mantıklı ama şöyle birşey sorsam ?
Bir bardak çayda şeker olduğunu tadına bakarakmı anlarsın yoksa birinin söylemesimi gerekir

Çok mu salak bir izlenim bırakıyorum ? :) Sanırım avatar ile ilgili olabilir.

İnsanlar duyu organları ile ayrımlar yapabilirler. Görerek renkleri veya nesneleri ayırt edebiliriz. Tabiiki bunun için doğal yada yapay ışık kaynağına ihtiyacımız var. Duyarak sesleri ayırt edebilir canlı cansız nesneleri birbirlerinden ayırabiliriz. Dokunarak kütlesel veya sıcak, soğuk ayrımı yapabiliriz. Koklayarak bir canlı bir varlığın yaşayıp yaşamadığını ayırt edebiliriz. Tadarak tatlı veya tuzlu veya acıyı birbirinden ayırt edebiliriz.Sinir uçlarımızın duyusal uzmanlık kazandığı organlar sayesinde beynimiz ayırt etmeyi ve duyulara göre hafızamı oluşturup nöronlara aracılığıyla algılamımızı sağlar.


Bunu standart insan olarak kabul edersek bende çayımı kendim alıp dikkat etmediysem şekerli olup olmadığını tadarak bakarak anlarım. Ama çayımı bana birisi getirmiş ise getiren kişiye sorarım. Çünkü orada yokumdur. Ve olmadığım yer ve zamandaki bilginin bana aktarılmasıyla öğrenirim. Çayın şekerli olduğu bilgisini teyit edebilirim çünkü çayı içeceğim. Ama her teyit bu kadar kolay ve basit değildir.

Malesef ki birebir genetik bir zeka aktarımı insanda yoktur. Ve her insan bilgiyi baştan başlayarak sıfırdan öğrenir. Bu öğrenim sayesinde hayatta kalır ve yaşamına devam eder. Daha öncede dediğim gibi insan en geç gelişen canlı olduğu için evebeynlerinin yardımına diğer canlılardan daha çok muhtaçtır.
 
Çok mu salak bir izlenim bırakıyorum ? :) Sanırım avatar ile ilgili olabilir.

İnsanlar duyu organları ile ayrımlar yapabilirler. Görerek renkleri veya nesneleri ayırt edebiliriz. Tabiiki bunun için doğal yada yapay ışık kaynağına ihtiyacımız var. Duyarak sesleri ayırt edebilir canlı cansız nesneleri birbirlerinden ayırabiliriz. Dokunarak kütlesel veya sıcak, soğuk ayrımı yapabiliriz. Koklayarak bir canlı bir varlığın yaşayıp yaşamadığını ayırt edebiliriz. Tadarak tatlı veya tuzlu veya acıyı birbirinden ayırt edebiliriz.Sinir uçlarımızın duyusal uzmanlık kazandığı organlar sayesinde beynimiz ayırt etmeyi ve duyulara göre hafızamı oluşturup nöronlara aracılığıyla algılamımızı sağlar.


Bunu standart insan olarak kabul edersek bende çayımı kendim alıp dikkat etmediysem şekerli olup olmadığını tadarak bakarak anlarım. Ama çayımı bana birisi getirmiş ise getiren kişiye sorarım. Çünkü orada yokumdur. Ve olmadığım yer ve zamandaki bilginin bana aktarılmasıyla öğrenirim. Çayın şekerli olduğu bilgisini teyit edebilirim çünkü çayı içeceğim. Ama her teyit bu kadar kolay ve basit değildir.

Malesef ki birebir genetik bir zeka aktarımı insanda yoktur. Ve her insan bilgiyi baştan başlayarak sıfırdan öğrenir. Bu öğrenim sayesinde hayatta kalır ve yaşamına devam eder. Daha öncede dediğim gibi insan en geç gelişen canlı olduğu için evebeynlerinin yardımına diğer canlılardan daha çok muhtaçtır.

Öyle demek istememiştim ama bu yanlış anlama için özür dilerim.
Yeni doğmuş birisini alıp odaya koyup o şekilde büyütelim. Tanrı din ateizm hakkında da hiçbir şey anlatmasak bu çocuk yinede bir seçim yapar mı ?
Seçim yapması aptallık olacağından seçim yapmadığını düşünelim
İstemsiz bir şekilde tanrıyı redetmiş olur. Bunu neye dayandırmalıyım ?
 


Öyle demek istememiştim ama bu yanlış anlama için özür dilerim.
Yeni doğmuş birisini alıp odaya koyup o şekilde büyütelim. Tanrı din ateizm hakkında da hiçbir şey anlatmasak bu çocuk yinede bir seçim yapar mı ?
Seçim yapması aptallık olacağından seçim yapmadığını düşünelim
İstemsiz bir şekilde tanrıyı redetmiş olur. Bunu neye dayandırmalıyım ?

Peki burada mantıktan devam ediyoruz.

Enteresan olan bir şey fark ettim ki genelde bunu fanatik dincilerde alışılagelmiş bir özeliik sanıyordum.

Bilinmeyen bir şeyin varlık yada yokluk tartışması yada kuramı yapılamaz. Bu zaten mantık dışıdır. Şu anda bilim insanlarının evren hakkında bilmedikleri herşeyi red ettiklerini kabul edebilir misin? Yada hiç aşık olmamış bir gencin aşk diye bir şey yoktur demesini kabul edebilir misin? Yada hayatını çölde yaşamış bir bedevinin okyanusu bilmemesi varlık reddi olabilir mi?

Aslında yukarıdaki sorular çok saçma değil mi ? Varlık yokluğu, yada yokluk varlığı doğurmaz. Bilinmezlik ise çözülemediği sürece asla kanunlaşamaz. Red etmek için ortada varlık iddaasının olması gerekir. O zaman varlığın ispatı nedir ? Benim şu anda bu sitede sana cevap yazıyor oluşum varlığımı kanıtlamaya yeter mi?

İnsanlar bir çok doğa üstü olayı din veya tanrı olarak kabul etmişlerdir. 100 000 den fazla din gelmiş geçmiştir tarihte. Kah doğum yapan bir kadın tanrılaştırılmıştır, kah doğan güneş, kah kasırga, kah bir elçiyle gönderilen ayetlerin bütün evreni yarattığına inanmışlardır.

Aslına bakarsan elçiler ve kutsal kitapların ulaşmadığı yerlerde yaşayan insanlar hep bir yaratıcı veya tanrı yada her nasıl isimlendiler ise kendinden üstün sonsuz bir gücün kanaatine inanıp ona ibadet etmişlerdir. Bunu amerikayı keşfeden kolombdan, avusturya aborjinlerine kadar bir çok örnekle görebilirsin.

Var olan bana göre her yerde her şekilde aynıdır. Yok olansa zaten varllığından hiç bahedilmemiş olandır.
 
Bunlar da kitaplarını hiç okumamış lan!
 
Bir ara burada ben de yapmıştım. Kur'an'dan aldığım ayetleri İncil'den / Tevrat'tan aldım diye paylaşmıştım. Tartışma bölümünde konusu mevcut hala. Amacım, dinin şartlanmışlık sonucu olduğunu, akıl ve mantık ile değil de toplumsal baskı sonucu benimsendiğini anlatmaktı.

İlgili konu : http://www.forumsal.net/tartisma/463923-kutsal-kitaplardan-bazi-celiskiler-3.html

Konuya girdiğinizde çok fazla şey göremeyebilirsiniz, zira konunun içeriği anlaşıldıktan sonra bazı mesajlar sildirilmiş. Kendi dinine saçmalık diyen arkadaşlar çıktı. Hala aramızda olup din üzerine vaaz veren, Türkiye müslüman ülke vs gibi nutuklar çeken kişiler bunlar...

Velhasılkelam...

Ne demişler : "inandığınız şeye olan bağlılığınız, o şeyi doğru yapmaz..."

Edit : Konu içerisindeki ateistlerin konudan haberi vardı.
 
Peki burada mantıktan devam ediyoruz.

Enteresan olan bir şey fark ettim ki genelde bunu fanatik dincilerde alışılagelmiş bir özeliik sanıyordum.

Bilinmeyen bir şeyin varlık yada yokluk tartışması yada kuramı yapılamaz. Bu zaten mantık dışıdır. Şu anda bilim insanlarının evren hakkında bilmedikleri herşeyi red ettiklerini kabul edebilir misin? Yada hiç aşık olmamış bir gencin aşk diye bir şey yoktur demesini kabul edebilir misin? Yada hayatını çölde yaşamış bir bedevinin okyanusu bilmemesi varlık reddi olabilir mi?

Aslında yukarıdaki sorular çok saçma değil mi ? Varlık yokluğu, yada yokluk varlığı doğurmaz. Bilinmezlik ise çözülemediği sürece asla kanunlaşamaz. Red etmek için ortada varlık iddaasının olması gerekir. O zaman varlığın ispatı nedir ? Benim şu anda bu sitede sana cevap yazıyor oluşum varlığımı kanıtlamaya yeter mi?

İnsanlar bir çok doğa üstü olayı din veya tanrı olarak kabul etmişlerdir. 100 000 den fazla din gelmiş geçmiştir tarihte. Kah doğum yapan bir kadın tanrılaştırılmıştır, kah doğan güneş, kah kasırga, kah bir elçiyle gönderilen ayetlerin bütün evreni yarattığına inanmışlardır.

Aslına bakarsan elçiler ve kutsal kitapların ulaşmadığı yerlerde yaşayan insanlar hep bir yaratıcı veya tanrı yada her nasıl isimlendiler ise kendinden üstün sonsuz bir gücün kanaatine inanıp ona ibadet etmişlerdir. Bunu amerikayı keşfeden kolombdan, avusturya aborjinlerine kadar bir çok örnekle görebilirsin.

Var olan bana göre her yerde her şekilde aynıdır. Yok olansa zaten varllığından hiç bahedilmemiş olandır.

Deniz aşk ispatlanabilecek şeylerdir. Bedeviye okyanusu gösterebilirsin, hiç aşık olmamış biride aşık olabilir.
Çocuğu odaya koyduk hiç birşey anlatmadık. Bu çocukta tanrı hakkında bir merak uyanmaz. Çocuğa 15-20 sene sonra tanrı vardır buda kitabı dersem haliyle benden kanıt ister. Suyun şaraba dönmesi denizin ayrılması onda sadece komik bir etki bırakır. Çocukta öğrendiği gibi inkar ederek yaşamaya devam eder. İlk başta bilmediği için inkar ettiği bir şeyi ben söyledikten sonra bildiği halde reddeder.
Çünkü varlığını ispatlayamadığın her şey hayal ürünüdür.Gerçeklik kanıtlarla ayakta kalır.
Bilim adamlarını farklı kılan şeyde budur. İnsanlık cevap arayıp bulduğu cevaplara neden diye soranlar üzerine inşa edilmiştir.
 


Her insan ateist doğar daha sonra ise çoğu aile baskısı yüzünden din seçimi yapar

bence yanılıyorsun her bebek islam fıtratına göre doğar hatta şöyle bir gerçek vardır araştırdın mı bilmiyorum ama yeni doğmuş bir bebeği 10 sene toplumdan uzak tut yanında hiç kimse 1 cümle dahi konuşmasın o çocuk kendiliğinden arapça konuşabilir.
 


Deniz aşk ispatlanabilecek şeylerdir. Bedeviye okyanusu gösterebilirsin, hiç aşık olmamış biride aşık olabilir.
Çocuğu odaya koyduk hiç birşey anlatmadık. Bu çocukta tanrı hakkında bir merak uyanmaz. Çocuğa 15-20 sene sonra tanrı vardır buda kitabı dersem haliyle benden kanıt ister. Suyun şaraba dönmesi denizin ayrılması onda sadece komik bir etki bırakır. Çocukta öğrendiği gibi inkar ederek yaşamaya devam eder. İlk başta bilmediği için inkar ettiği bir şeyi ben söyledikten sonra bildiği halde reddeder.
Çünkü varlığını ispatlayamadığın her şey hayal ürünüdür.Gerçeklik kanıtlarla ayakta kalır.
Bilim adamlarını farklı kılan şeyde budur. İnsanlık cevap arayıp bulduğu cevaplara neden diye soranlar üzerine inşa edilmiştir.

Malesef çok kalıpsallaşmışsın. Yorgunum yarın akşam devam edebilirim. İyi akşamlar.
 
bence yanılıyorsun her bebek islam fıtratına göre doğar hatta şöyle bir gerçek vardır araştırdın mı bilmiyorum ama yeni doğmuş bir bebeği 10 sene toplumdan uzak tut yanında hiç kimse 1 cümle dahi konuşmasın o çocuk kendiliğinden arapça konuşabilir.

On sene yalnız kalmış bir çocuğun arapça konuşabilmesi için odası da kıbleye doğru bakmalı
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri