Bir sanat tarihçi sürekli okumalı ve bilgilerini taze tutmalıdır ayrıca içgüdüsel yargılarda bulunabilmeli ve duyarlı şekilde eleştiri yapabilme kabiliyetine sahip olmalıdır.
Kültür hepimizin bildiği gibi ”bir toplumun sahip olduğu maddi ve manevi birikimlerinin tümü” olarak tanımlanır. Yani toplumun ; uygarlık anlayışı, eğitimi, üretimi, dili ve sanatı hep birlikte kültürü oluşturur. Bu nedenle kültür, Sanat Tarihine buluntuların sınıflandırılmasında oldukça yardımcı olan bir unsurdur.
Kültür ve sanat birbirinden ayrı düşünülemez. Bazen sanat anlayışı kültürleri bazen de kültürler sanat anlayışını etkilemiştir. Hatta bazı toplumlarda sanat o toplumun kültürünü oluşturan önemli bir unsurdur.
Ayrıca Sanat ve Toplum yine birbirine çok büyük etki eden iki unsurdur. Sanat, içinde geliştiği ve şekillendiği toplumun aynası olarak kabul edilir. Toplumun düşünceleri, kuralları, beğenileri sanatı da ciddi şekilde etkiler. Çünkü o sanatı ortaya koyan sanatçı da toplumun bir parçasıdır.
Guernica, Pablo Picasso, 1937
Sanat Tarihi incelenmesi zor bir bilim dalıdır. Beşeri özelliğinden dolayı da incelenmesi imkansız olmasa da oldukça zordur. Bu sebeple çoğu bilim dalından yardım alır. Bu bilim dalları ; Tarih, Coğrafya, Arkeoloji, Antropoloji, Arkeometri, Epigrafi, Numizmatik, Kronoloji ve Etnografya olarak sayılabilir.
Bütün bu bilim dallarından da faydalanan Sanat Tarihi geçmişi aydınlatmanın yanı sıra sanatı incelemesi özelliğiyle eskiden yaşayan insanların duygularına da tercüman olur. Binlerce yıl yaşanan acılar, aşklar, savaşlar ve kutlamalar da Sanat Tarihinin incelemesi altındadır.
Sanat Tarihi sayesinde geçmişteki insanların yaşayışlarından ve kültürlerinden haberdar oluyoruz. Sanat Tarihinin bir diğer önemli görevi ise elde edilen tüm bu kültürel mirası koruyarak sonraki nesillere aktarmaktır. Gördüğünüz her eser ; camiler, kiliseler, antik Kentler, resimler, medreseler, tiyatrolar, kervansaraylar, liman ve hanlar, el sanatları, heykeller ve yazmalar geçmiş yaşantılara ait miraslar bırakmaktadır.
Kaynak: tarihlisanat
Kültür hepimizin bildiği gibi ”bir toplumun sahip olduğu maddi ve manevi birikimlerinin tümü” olarak tanımlanır. Yani toplumun ; uygarlık anlayışı, eğitimi, üretimi, dili ve sanatı hep birlikte kültürü oluşturur. Bu nedenle kültür, Sanat Tarihine buluntuların sınıflandırılmasında oldukça yardımcı olan bir unsurdur.
Kültür ve sanat birbirinden ayrı düşünülemez. Bazen sanat anlayışı kültürleri bazen de kültürler sanat anlayışını etkilemiştir. Hatta bazı toplumlarda sanat o toplumun kültürünü oluşturan önemli bir unsurdur.
Ayrıca Sanat ve Toplum yine birbirine çok büyük etki eden iki unsurdur. Sanat, içinde geliştiği ve şekillendiği toplumun aynası olarak kabul edilir. Toplumun düşünceleri, kuralları, beğenileri sanatı da ciddi şekilde etkiler. Çünkü o sanatı ortaya koyan sanatçı da toplumun bir parçasıdır.
Guernica, Pablo Picasso, 1937
Sanat Tarihi incelenmesi zor bir bilim dalıdır. Beşeri özelliğinden dolayı da incelenmesi imkansız olmasa da oldukça zordur. Bu sebeple çoğu bilim dalından yardım alır. Bu bilim dalları ; Tarih, Coğrafya, Arkeoloji, Antropoloji, Arkeometri, Epigrafi, Numizmatik, Kronoloji ve Etnografya olarak sayılabilir.
Bütün bu bilim dallarından da faydalanan Sanat Tarihi geçmişi aydınlatmanın yanı sıra sanatı incelemesi özelliğiyle eskiden yaşayan insanların duygularına da tercüman olur. Binlerce yıl yaşanan acılar, aşklar, savaşlar ve kutlamalar da Sanat Tarihinin incelemesi altındadır.
Sanat Tarihi sayesinde geçmişteki insanların yaşayışlarından ve kültürlerinden haberdar oluyoruz. Sanat Tarihinin bir diğer önemli görevi ise elde edilen tüm bu kültürel mirası koruyarak sonraki nesillere aktarmaktır. Gördüğünüz her eser ; camiler, kiliseler, antik Kentler, resimler, medreseler, tiyatrolar, kervansaraylar, liman ve hanlar, el sanatları, heykeller ve yazmalar geçmiş yaşantılara ait miraslar bırakmaktadır.
Kaynak: tarihlisanat