Kova ve Üranüs'ün Mitolojisi

Konu sahibi son olarak 2622 gün önce görüldü

KOVA VE URANÜS’ÜN MİTOLOJİSİ

Burcunuzla ilgili mitolojilere baktığımızda sürekli olarak yineleyen temaları görürüz. Bu temalar sizin kişiliğinizi mükemmel bir biçimde yansıtmaktadır. Yunan mitolojisinde Uranüs dünyayı yaratan yüksek bilinç olarak görünür. Uranüs gökyüzünün sembolüdür ve orijinaldir. En önemli mitolojilerde bu figür yaratıcı olarak geçmektedir. Uranüs cinsel açıdan Dünya ya da Gaia olarak bilinen Tabiat Ana’yı uyandırır. Mitolojiye göre Gaia’yı tohum yağmuru ile hamile bırakmıştır ve böylece Dünya ve gökyüzü birleşmiş ve hayat meydana gelmiştir. Yunan hikayesinin babası olarak bilinen Uranüs hayatın düğümlerini çözmüştür.

Uranüs kısa sürede Gaia’dan zorlukla meydana gelen evlatlarını bulmuştur. Gaia üç tane yüz kollu dev üç tane tepegöz (kiklops-tek gözlü dev) ve on iki Titan meydana getirmiştir.

ÜÇ TEPEGÖZ (KİKLOPS)

Üç tepegöz Gaia ve Uranüs daha sonra tanrı figürleri olmuşlardır. Demir işçiliğine ışık ve şimşek ile biçim vererek yenilik getirmişlerdir. Daha sonra ukala ve inatçı olmaya başladıkları için sorunlar yaşamışlardır. Çok güçlü olan çocuklar topluma ayak uydurmakta güçlük çekmişlerdir (bu Kova’nm özelliklerinden biridir). Uranüs çocuklarını karanlık yeraltı dünyasına atmışür orada durulacaklarım ummuştur. Ne var ki Uranüs artık tükenmiş ve hayal kırıklığına uğramıştır hiçbir evladının mükemmel olmadığını anlamıştır.

CRONUS BABASINA KARŞI KOYAR

Bir gün Uranüs Gaia’mn (tabiat ana) içine tekrar sokmak suretiyle çocuklarını teker teker gömmeye karar verir. Tahmin edebileceğiniz gibi çocukların hepsini rahme geri sokmak çok acı verecek bir işlem olacaktır. Bir müddet sonra külfet o kadar ağır gelir ki Gaia isyan eder. Gaia çocuklarından babalarının onlara yaptıklarının hesabını sormaları için gönüllü olmalarını ister. Titanların çoğu babasına karşı gelmek istemezler. Sadece çocukların en küçüğü olan Cronus (Satürn olarak da bilinir olgun sorumluluğun gezegenidir) babasına karşı gelmeye cesaret eder. Muhtemelen adaleti sağlamak istediğinden kabul etmiştir. Babasının genital organlarını kesmek için orak kullanır ve onları denize fırlatır.

Bu vahşet sonrasında Uranüs’ün kanları Gaia’ya yayılmış ve Gaia tekrar hamile kalmışür. Tüm çocuklara karşı büyük bir öfke doğurmuştur. Daha sonra bu öfke dünyaya nefret ve vahşet saçacaktır. Uranüs çocuklarına karşı çok öfkelidir Cronus’dan hıncını çıkarmak ister. Tüm bunlardan sonra iyi olan tek şey Aşk tanrısı Afrodit’in (Venüs) köpükler arasında bir deniz kabuğunun içinden doğuşudur. Cronus mitolojiye göre Uranüs’ün bu rahatsız edici davranışından ve yarattığı kaos ortamından kurtulmuştur.

Cronus’un (Satürn) bilge bir yönetici haline geldiğini düşünebilirsiniz ama bu doğru değildir. Aslında Cronus giderek babası Uranüs’ün olduğundan daha kötü bir hal almıştır. Uranüs ve Gaia’mn geleceği görebilme yetenekleri vardır (Kova’nm diğer bir özelliği) ve Cronus’a olacakları anlatmışlardır ama o onları dinlememiştir.

Bu hikaye daha sonra Oğlak burcu ile devam eder. Burada önemli olan nokta Kova/Uranüs’ün tutarsız davranışlarıdır. Haklısınız bu hikaye Kova/Uranüs’ün ruhunu çok doğru bir biçimde yansıtmaktadır. Kova’nm bir yanı tarafsız olgun mantikli ve bilimseldir diğer bir yanı ise itaatsiz ne yapacağı belli olmayan ve düzensizdir. Bir Kova’ya göre bu özellikler olmazsa olmazdır. Kova’ran görevi bu ikilemleri birleştirerek yeni bir şeyler yaratmaktır. Bu mitoloji aym zamanda kovaların bireysel bağımsızlığı ile kendilerini yeni bir lider haline getirmelerini anlatmaktadır.

Romalılar Kova için çok daha farklı bir mitolojiden bahsederler. Onların anlattığı mitolojinin ise tamamen gerçekleri yansıttığı konusunda da ısrar ederler. Romalılara göre Tros’un oğlu Ganymede Kova’yı en iyi anlatan mitolojidir.

GANYMEDE

Ganymede Dünya’ya gökten yağmur yağdırarak yaşam vermesi görevini üstlenmişti. Buna ek olarak Ganymede söylenene göre yeryüzünde yaşayan en güzel erkekti. Bu güzelliği Zeus’un (Jüpiter) ona aşık olmasına neden olmuştu. Kendini bir kartala dönüştüren Zeus Ganymede’i kaçırmıştı ve tanrılara şakilik yapması için görevlendirdiğini söylemişti. Hikayeye göre tanrılar altın bir kaseden güzel bir şey (ambrosia) içmişlerdi (ölümsüzlüğün içkisi olarak da bilinir). Ganymede’in babası oğlunu kaçırdığı için Zeus’a karşı çıktı o nedenle Zeus Ganymede’in babasına iki at gönderdi ve oğlunun tanrılara hizmet ettiğinden bahsetti. Buradaki hayat veren yağmurlar Kova’nm hikayesiyle özdeşleştirilir.

Orta çağlardan beri Ganymede homoseksüelliğin bir sembolü olarak bilinir. Astroloji zaman zaman cinsel belirsizliğin de Uranüs’ün özelliklerinden biri olduğundan bahseder. Uranüs erkek ya da dişi değildir. Her iki cinsiyetin de özelliklerini taşıdığına inanılır. Uranüs’ün homoseksüelliğe olan eğilimi diğer burçlara oranla çok daha fazladır. Astroloji bize Uranüs’ün tarafsızlığından bahseder bu durumda fizikselliğin ötesine geçmiş ve yaratıcılığını özgür biçimde kullanmaktadır. Mitoloji Kova’larm neden bu kadar arkadaşlarına bağlı olduğunu açıklamaktadır. Başka bir deyişle fiziksel ilişkiden ziyade ilişkinin kalitesi sizin için önemlidir. Kovalar özel ilişkilerinde diğer burçların hepsinden çok daha tutkuludur.

YAŞAM SEMBOLÜ NİL

Şimdiye kadar Roma ve Yunan mitolojisinde Kova burcunu gördünüz. Şimdi de Mısır mitolojisine bir göz atalım. Mısırlılara göre Kova burcu yenilikleri yeniden doldurmayı ve yaşayan her şeyin döllenmesini temsil ederdi. Mısırlılar hayat veren özelliklerinden ötürü Nil nehrine saygı duyarlardı ve Kova’mn sembolünde su akıtan adamın Nil nehrini sularım akıttığına inanılırdı. Temmuz sonu ya da Ağustos başında yükselerek neredeyse Ay’ın su basmasına neden olurdu. Senenin bu zamanı Dolunay Kova burcunun takımyıldızına doğru yükselirdi (Dolunay kişinin doğum gününden altı ay uzağında doğar).

Daha sonra Mısırlılar Nil nehrinin Tanrı Oziris’in yönetiminde olduğuna inandılar. Elephantine tapmağı kutsal bir tapınaktı. Nil’in ruhani ana kapısı olarak kabul edilirdi. Tapmakta kurban kalıntısı olarak Tanrı Oziris’in kaval kemiği vardı. (Kova eklem ve bacağın alt kısmını temsil eder). Onun yakınındaki bir ada olan Philae’da Nil’in tanrısı Hapi’nin kabartmalı resimleri bulunmaktaydı. Resimlerde iki vazodan dökülen su resmedilmişti tıpkı Kova’mn sembolünde insanlığı besleyen suyun akıtıldığı gibi.

ENKIDU

Kova burcuna ithaf edilmiş bir diğer amitoloji de Babillerden gelmektedir. Onlar kova burcuna Gula adını vermişlerdi. Gula’nm anlamı “çocuk doğumlarının ve iyileştirmenin tanrıçası” ve “büyük adamın takımyıldızı” demekti. Bahsedilen başka bir hikayede ise Dev Tanrı Enkidu Gök Tanrısı Anu’nun yolunu izledi. Enkidu çok iyi ve sevgi dolu bir adam haline dönüşmüştü vahşi hayvanlardan uzakta yaşamaktaydı. Enkidu canavarları düştükleri tuzaklardan kurtararak onlarla arkadaş olmuştu. Eski resimlerde Enkidu bir boğayı sularken resmedilmiştir. Enkidu ve Gılgamış’m savaşma vakti geldiğinde başlangıçta birbirlerinin üstüne gelmişler ama daha sonra benzer yönlerini fark ederek arkadaş olmuşlardı. Efsaneye göre bir Kova olarak arkadaşlık kurmak bu nedenle sizin için çok kolaydır.

ZÜLKİFL’İN KİTABI

Dört sabit burç Babillerin hikayelerinde defalarca yer almıştır. Bunlardan biri de Gılgamış ve Zülkifl’in kutsal kitabıdır. Mitoloji şöyledir: Enkidu öldüğünde Gılgamış ölümsüzlük bitkilerini aramaya çıkar ama bulabilmesi için birkaç testten geçmek zorundadır. Tanırlar önce Gılgamış’m üzerine bir boğa gönderir (Boğa burcu) Gılgamış kurtulur. Sonra Aslanların gururu (Aslan burcu) ile savaşır. Akrep-insan (Akrep burcu) ile karşı karşıya gelir. Aslan Boğa ve Akrep ile karşılaşan değerini ispatlamış olur. Bu üç burç (Boğa Akrep ve Aslan) biçimlerine Kova da eklenince astrolojide buna Büyük Sabit Çaprazı adı verilmiştir. Bu çok zor konumlanma büyük kozmik bir test olarak yorumlanır. Her biri bir diğerinden doksan derece uzaklıktadır T harfi çizerler ve Gıl-gamış Utnapishtim (Kova burcu) ile buluştuğunda tamamlanır. Gılgamış Yeraltı dünyasına (Utnapishtim orada yaşar ve kova burcunu sembolize eder) ulaşmadan önce bu canavarlarla savaşmak zorunda kalmıştır.

Utnapishtim (Kova) akıllı becerikli ve ruhani biriydi. Gelmekte olan tufana hazırlıklı olan Utnapishtim kendine bir sandal yapmış ve kendini kurtarmıştı. Utnapishtim (Kova) tanrılar tarafından sözlerini dinlediği için ödüllendirilmişti ve ölümsüzlük bitkilerini sonsuza dek koruma görevi verilmişti. Arkadaşı Gıl-gamış nihayet aradığı bitkilere ulaştı ama sonra tekrar kaybedecekti. Buna göre bu hikayenin ana fikri insanlığın ölümsüzlüğe ulaşmadan önce daha çok yol kat etmesi gerektiğidir. Bu hikaye kendi içinde umut arkadaşlık ve zorluklara karşı gösterilen zaferi barındırmaktadır. Umarım bu mitolojilerden kendinize bir örnek çıkarmışsınızdır. Bu sizin özelliklerinizin açıklamalarıdır.

 
Geri