BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,600
-
- Tepkime puanı
- 3,180
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Kolera tehlikeli hastalıklardan biridir. Kısa zamanda yayılarak salgın halini almak tehlikesini gösterir.
Kolera Milattan önceki çağlardan beri bilinen bir hastalıktır. Tarihte birçok kolera salgınları vardır. Bunların çoğu Asya’dan özellikle Hindistan’dan başlamışbütün dünyayı kaplamıştır.
Kolera mikrobunu ünlü Alman hekimi Robert Koch 1883’te Mısır’daki bir salgın sırasında bulmuştur. Bu virgül biçiminde kıvrık çok hareketli bir mikroptur. Onun için «kolera vibriyonu» ya da «koma (virgül) basili» diye anılır.
Kolera mikrobu dış etkilere karşı dayanıklı değildir kaynama derecesindeki sıcaklığa pek dayanamaz; yalnız organik maddeler bulunan sularda başka mikroplar olmamak şartı ile aylarca yaşayabilir. Bundan dolayı mikroplar pis sularla pişirilmeden yenen sebzelerle meyvelerler insanlara bulaşır. Kara sinekler bunları taşımakta büyük rol oynarlar.
Kolera mikrobu ekşiden hiç hoşlanmaz. Onun için ağız yolundan giren mikrobu midenin ekşi suyu öldürmeye yeter. Yalnız mideye birdenbire çok sayıda mikrop girerse ya da mide bağırsak salgılarında bozukluk olursa mikroplar bağırsaklarda yerleşir hastalık başlar.
Koleranın Belirtileri
Koleranın başlıca 5 belirtisi vardır:
1) İshal;
2) Kusma;
3) Vücuttan su kaybolması;
4) Kasların çekilmesi;
5) İdrarın azalması.
İshal başlangıçta hafif olabilir ki buna «haberci ishal» denir. Sonra kusmalar başlar gittikçe sıklaşır hasta bitkin düşer. İshal ve kusmalarla vücuttan kaybolan su yüzünden dudaklar kurur dil paslanır. Bu sırada ayaklardan koldan başlamak üzere kaslarda şiddetli çekilmeler kasılmalar (kramplar) görülür. Hastanın durumu gittikçe kötüleşir. Vücuttan su kaybolması yüzünden kan koyulaşmış kalp dolaşım sistemi ağır bozukluğa uğramıştır. Nabzın kuvveti azalır atış sayısı artar. Ateş koltuk altında düşük makatta yüksektir. Gene su kaybı yüzünden böbreklerde de bozukluk baş gösterir idrar azalır büsbütün bile kesilebilir.
Bu örneklik bir kolera durumudur. Çok şiddetli geçen kısa zamanda ölümle sonuçlanan koleralar olduğu gibi hastalığı hafif mide bağırsak bozuklukları ile ayakta geçirenler de vardır. Kolera daha başka hastalıklara da yol açabilir. Menenjit sarılık zatürre deride parmak uçlarında kangren bunların başında gelir.
Tedavi ve Korunma
Öncelikle kolera tedavi mutlaka uzman hekim gözetiminde yapılmalıdır. Buradan ya da farklı bir kaynaktan okuduklarınız ile kolera hastalığını iyileştirmeye çalışmanız ölümcül sonuçlara sebebiyet verebilir. Kolera tedavisinde her şeyden önce vücuttan kaybolan suyu yerine koymaya çalışılır. Bunun için hastaya «fizyolojik tuzlu su» şırınga edilir gerekirse kan ya da plazma nakli yapılır. Ayrıca kusmayı ishali Önleyici kalbi kuvvetlendirici ilaçlar verilir. Doğrudan doğruya hastalık mikropları ile savaşmak için de antibiyotik ilaçlar hekimler tarafından verilir.
Koleradan korunmak için her şeyden önce temizliğe çok dikkat etmelidir. Salgın sırasında içilecek kullanılacak sular meyvelar sebzeler kaynatılarak mikropları öldürülmelidir. Ayrıca abur-cubur yiyerek mideyi bozmaktan kaçınmalı karbonat gibi midenin ekşiliğini gideren maddeler alınmamalıdır.
Bunlardan başka koleraya karşı en kuvvetli korunma çaresi «kolera aşısı» dır. Bu aşı sayesinde 6 ay ile 1 yıl koleraya karşı bağışıklık sağlanabilir.
Kolera Milattan önceki çağlardan beri bilinen bir hastalıktır. Tarihte birçok kolera salgınları vardır. Bunların çoğu Asya’dan özellikle Hindistan’dan başlamışbütün dünyayı kaplamıştır.
Kolera mikrobunu ünlü Alman hekimi Robert Koch 1883’te Mısır’daki bir salgın sırasında bulmuştur. Bu virgül biçiminde kıvrık çok hareketli bir mikroptur. Onun için «kolera vibriyonu» ya da «koma (virgül) basili» diye anılır.
Kolera mikrobu dış etkilere karşı dayanıklı değildir kaynama derecesindeki sıcaklığa pek dayanamaz; yalnız organik maddeler bulunan sularda başka mikroplar olmamak şartı ile aylarca yaşayabilir. Bundan dolayı mikroplar pis sularla pişirilmeden yenen sebzelerle meyvelerler insanlara bulaşır. Kara sinekler bunları taşımakta büyük rol oynarlar.
Kolera mikrobu ekşiden hiç hoşlanmaz. Onun için ağız yolundan giren mikrobu midenin ekşi suyu öldürmeye yeter. Yalnız mideye birdenbire çok sayıda mikrop girerse ya da mide bağırsak salgılarında bozukluk olursa mikroplar bağırsaklarda yerleşir hastalık başlar.
Koleranın Belirtileri
Koleranın başlıca 5 belirtisi vardır:
1) İshal;
2) Kusma;
3) Vücuttan su kaybolması;
4) Kasların çekilmesi;
5) İdrarın azalması.
İshal başlangıçta hafif olabilir ki buna «haberci ishal» denir. Sonra kusmalar başlar gittikçe sıklaşır hasta bitkin düşer. İshal ve kusmalarla vücuttan kaybolan su yüzünden dudaklar kurur dil paslanır. Bu sırada ayaklardan koldan başlamak üzere kaslarda şiddetli çekilmeler kasılmalar (kramplar) görülür. Hastanın durumu gittikçe kötüleşir. Vücuttan su kaybolması yüzünden kan koyulaşmış kalp dolaşım sistemi ağır bozukluğa uğramıştır. Nabzın kuvveti azalır atış sayısı artar. Ateş koltuk altında düşük makatta yüksektir. Gene su kaybı yüzünden böbreklerde de bozukluk baş gösterir idrar azalır büsbütün bile kesilebilir.
Bu örneklik bir kolera durumudur. Çok şiddetli geçen kısa zamanda ölümle sonuçlanan koleralar olduğu gibi hastalığı hafif mide bağırsak bozuklukları ile ayakta geçirenler de vardır. Kolera daha başka hastalıklara da yol açabilir. Menenjit sarılık zatürre deride parmak uçlarında kangren bunların başında gelir.
Tedavi ve Korunma
Öncelikle kolera tedavi mutlaka uzman hekim gözetiminde yapılmalıdır. Buradan ya da farklı bir kaynaktan okuduklarınız ile kolera hastalığını iyileştirmeye çalışmanız ölümcül sonuçlara sebebiyet verebilir. Kolera tedavisinde her şeyden önce vücuttan kaybolan suyu yerine koymaya çalışılır. Bunun için hastaya «fizyolojik tuzlu su» şırınga edilir gerekirse kan ya da plazma nakli yapılır. Ayrıca kusmayı ishali Önleyici kalbi kuvvetlendirici ilaçlar verilir. Doğrudan doğruya hastalık mikropları ile savaşmak için de antibiyotik ilaçlar hekimler tarafından verilir.
Koleradan korunmak için her şeyden önce temizliğe çok dikkat etmelidir. Salgın sırasında içilecek kullanılacak sular meyvelar sebzeler kaynatılarak mikropları öldürülmelidir. Ayrıca abur-cubur yiyerek mideyi bozmaktan kaçınmalı karbonat gibi midenin ekşiliğini gideren maddeler alınmamalıdır.
Bunlardan başka koleraya karşı en kuvvetli korunma çaresi «kolera aşısı» dır. Bu aşı sayesinde 6 ay ile 1 yıl koleraya karşı bağışıklık sağlanabilir.