Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Karma felsefesinin bir sonucu olarak reenkarnasyon -yani bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği- inancı Hint dinlerinde çok köklü olarak yerleşmiştir. Karma ve reenkarnasyon arasındaki ilişki Dinler Tarihi isimli kitapta şöyle açıklanmaktadır: ... Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman elçilerimiz onun 'hayatına son verirler.' Onlar kusur etmezler. Sonra gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Haberiniz olsun; hüküm yalnızca O'nundur. Ve Ohesap görenlerin en süratli olanıdır.
(Enam Suresi 61-62)
Karma doktrinine bağlı olarak tenasuh yani ruhun bir bedenden ötekine geçtiği inancı doğdu. Böylece ölümden sonra devamlı var olma ruhun bedenden ayrı olduğu fikri gelişmiş oldu. Bu inanışa göre ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak doğar. İnsan yaptıklarına göre hayvan bitki insan veya tanrı şeklinde doğar. (Buna göre insan kendi kaderinin mimarıdır.) Bu doğuş bir sebep sonuç ilişkisi içinde gerçekleşir. Manevi ve ahlaki karşılık yani yapılanların sonucu ruhun tenasuhu ile mümkün olur. Sonraki hayatta mutlu olmak doğru harekete bağlıdır. Her şahıs işlerinden sorumludur. Ölümden korkmaya gerek yoktur. Devamlı yeniden doğuşlarla insan arzularına ulaşır devamlı bir tatmin elde eder. O tanrı Brahma'da yaşar. Bu inanışın Hintliyi kuvvetli bir iyimserliğe ulaştırdığı ileri sürülmektedir.1
Görüldüğü gibi Karma'da ahiret inancı yoktur; bunun yerine sürekli ölüp tekrar dünya hayatında aynı ruhla fakat yeni bir bedenle dirilme inancı vardır. Ancak bu Allah'ın Kuran'da bildirdikleri ile çelişen batıl ve sapkın bir inançtır.
Bu felsefede dikkat çeken bir başka sapkın inanç ise insanın bir ilah olarak da doğabileceğine inanılmasıdır. Bu tarih boyunca inanılan en batıl ve gerçek dışı iddiadır. Böyle bir iddia açıkça Allah'a şirk koşmak anlamına gelmektedir. Oysa açıktır ki hiçbir insan ilah olamaz; tek bir İlah vardır ve O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Tüm kainatın ve canlıların sahibi yaratıcısı koruyucusu ve ilahı Allah'tır. O'nun eşi ve benzeri yoktur. Rabbimiz olan Allah bu gerçeği Kuran'ın İhlas Suresi'nde şöyle bildirir:
De ki: O Allah birdir. Allah Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır daimdir hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır). O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir. (İhlas Suresi 1- 4)
Bunun dışında bir inanca sahip olanlar doğru yoldan sapmışlardır ve dünyada da ölümden sonraki hayatta da zarardadırlar.
KURAN'DA REENKARNASYON YOKTUR ÖLÜM VE DİRİLME BİR KEREDİR
Reenkarnasyon hiçbir ilahi kaynağa dayanmayan batıl bir inançtır. Ancak sadece Hint dinlerinde değil dünyanın her yerinde reenkarnasyona inanan daha doğrusu reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen insanlar bulunmaktadır. Bunun nedeni dine inanmayan ahiretin varlığını inkar eden ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde kalmaktan korkan insanların reenkarnasyonu bu korkularını yenmek için bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü reenkarnasyon inancının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek dışı bir telkin yatmaktadır.
Oysa Kuran'da ölümün ve dirilişin bir kez olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek dünyada tüm yapıp ettiklerine göre sonsuza kadar cennette veya cehennemde kalmayı hak eder. Yani insanın bir dünya hayatı bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir:
Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler. (Enbiya Suresi 95)
Sonunda onlardan birine ölüm geldiği zaman der ki: "Rabbim beni geri çevirin. Ki geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla gerçekten bu yalnızca bir sözdür bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır. (Mü'minun Suresi 99-100)
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır
ve cennete sokulursa artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir...
(Al-i İmran Suresi 185)
Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi insanların bir bölümü ölüm ile karşılaşınca tekrar dirilme ümidi içinde olacaklardır. Ancak kendilerine bunun kesinlikle mümkün olmadığı o an açıklanacaktır. Allah bir başka ayetinde insanların ölümü ve diriltilmesi ile ilgili şunları bildirir:
Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi o diriltti; sonra sizi yine öldürecek yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz. (Bakara Suresi 28)
Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi insan başlangıçta ölüdür yani yaratılışının temeli başlangıçta toprak su çamur gibi cansız maddelerden oluşmaktadır. Daha sonra Allah bu cansız yığına "bir düzen içinde şekil verip" diriltir. Bu dirilişten belli bir süre sonra insan yaşamı sona erince tekrar öldürülür ve toprağa geri döner çürüyüp-ufalanıp toz haline gelir. Bu da insanın ikinci defa ölü haline geçişidir. Geriye ise son kez diriltilmesi kalmıştır. Bu da ahiretteki dirilmesidir. Her insan ahirette diriltilecek ve bir daha geri dönüşün mümkün olmadığını anlayarak dünyada yaptığı herşeyin hesabını verecektir.
Diğer ayetlerde de insanın dünyaya geldikten sonra tek bir ölümden başka ölüm tadmayacağı şöyle bildirilir:
Orda ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi 56- 57)
Yukarıdaki ayetler ölümün sadece bir kez olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir. İnsanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de gerçek olan öldükten sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra Allah'ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır. Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere göre cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır. Allah sonsuz adalet sahibi sonsuz merhametli ve şefkatli olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak verendir.
Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak batıl inançlarda teselli aramak ise hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan bu yönde bir korkusu varsa cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır.
Karmaşık bir ruh haline çarpık bir bakış açısına ve yanlış uygulamalara yönelten ve Kuran'da her yönüyle reddedilen reenkarnasyon sapkınlığının gerçek yüzü nasıl kamufle edilmektedir?
Tamamen hayali fikirlere dayanan bu inanış neden günümüz gençlerine ılımlı yazı dizileri makaleler ve dünyaca tanınan bazı sinema ve müzik sanatçıları ile tanıtılmaya çalışılmaktadır?
Bazı insanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini bu gerçeklerden uzak tutmaya çalışarak teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de bu inanışların insanlara mutlak bir huzur ve güven getirmesi neden mümkün değildir?
Günümüzde bazı insanlar dünya üzerinde yaşanan kaostan kargaşadan kavgalardan sıkıntılardan insaniyetsizlikten çekişmelerden samimiyetsizliklerden bencilliklerden ve yalancılıktan uzaklaşmanın huzur güven ve barış içinde bir hayat kurmanın yollarını aramaktadır. Ancak bu arayışları sırasında ardındaki sapkın inanışları bilmeden mistik ve gizemli bir hava oluşturularak kendilerine sunulan bazı sapkın inanışlara da yönelebilmektedirler. Bu sapkın inanışlardan biri de karma felsefesine dayanan reenkarnasyondur.
Reenkarnasyon Sapkınlığını İmam-ı Rabbani de Vurgulamıştır
İslam alimlerinden İmam-ı Rabbani reenkarnasyon inancının sapkınlığını şu şekilde bildirmiştir:
"Kalbleri hasta bilgileri az olan bazı kimseler hatta kendilerini şeyh olarak tanıtan bazı dinsizler tenasüh (reenkarnasyon)e inanıyor. "Ruhlar olgunlaşmadan önce bir bedenden ayrılınca başka bir bedene geçer. Kemale geldikten sonra insanlara gelmez tenasüh yolu ile olgunlaşmış olurlar" diyor ve tenasühle ilgili birçok hikayeler uyduruyorlar…Tenasüh ile ruhlar kemale gelirse Cehennem kimler için olur kimler azap görür? Buna inanmak Cehennemi inkâr etmek ve hatta öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmamak olur."
Karma İnancı Nedir?
Karma inancı Hinduizm Budizm ve Caynizm gibi batıl Doğu felsefelerinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Sanskritçe bir kelime olan Karma "hareket fiil" anlamlarına gelmektedir. Hint felsefelerinde Karma kavramı bir "sebep-sonuç kanunu" olarak bilinmektedir. Bu nedenle Karma'ya inanan biri öldükten sonra gerçekleşecek olan sözde yeni hayatındaki başarılarının mevkisinin veya hayat şeklinin bir önceki hayatındaki davranışlarına ve ahlakına bağlı olduğuna inanır.
Karma'nın temelinde ise insanın ölümden sonra dünyaya tekrar başka bir bedenle geldiği ve bu ölüp dirilmenin sürekli devam ettiği anlamına gelen reenkarnasyon inancı bulunmaktadır.
Karma İnancına Göre Reenkarnasyon
Reenkarnasyon; bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar gelmesi şeklinde özetlenen yanlış inanca verilen isimdir.
Kama felsefesinin bir sonucu olarak reenkarnasyon -yani bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği- inancı Hint felsefelerinde çok köklü olarak yerleşmiştir. Karma felsefesi "Dinler Tarihi" isimli kitapta kısaca şöyle açıklanmaktadır:
Bu inanışa göre insan yaptıklarına göre hayvan bitki insan veya (sözde) tanrı şeklinde doğar (Allah'ı tenzih ederiz.).
Reenkarnasyonda ahiret inancı yoktur; bunun yerine sürekli ölüp tekrar dünya hayatında aynı ruhla fakat yeni bir bedenle dirilme inancı vardır. Ancak bu Allah'ın Kuran'da bildirdiği hükümler ile çelişen batıl ve sapkın bir inançtır.
Bu felsefede dikkat çeken bir başka sapkın inanç ise insanın bir ilah olarak da doğabileceğine inanılmasıdır. Bu tarih boyunca inanılan en batıl ve gerçek dışı iddiadır. Böyle bir iddia açıkça Allah'a şirk koşmak anlamına gelmektedir. Oysa açıktır ki hiçbir insan ilah olamaz; tek bir İlah vardır O da Yüce Allah'tır ve O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Tüm kainatın ve canlıların sahibi Yaratıcısı koruyucusu ve İlahı Allah'tır. O'nun eşi ve benzeri yoktur. Rabbimiz olan Allah bu gerçeği Kuran'ın İhlas Suresi'nde şöyle bildirir:
"De ki: O Allah birdir. Allah Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır daimdir hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır). O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir." (İhlas Suresi 1- 4)
İhlas Suresi'nde bildirilen bu gerçeğin dışında bir inanca sahip olanlar hiç şüphe yoktur ki doğru yoldan sapmışlardır ve dünyada da ölümden sonraki hayatta da zarardadırlar.
Reenkarnasyon Sapkınlığına Bir Örnek…
Sözgelimi bu sapkın felsefede bugün zengin veya başarılı olan bir kişinin geçmiş hayatında iyi bir insan olduğu için bu hayatında zenginlikle ödüllendirildiği düşünülür. Aynı şekilde fakir sakat ya da başarısız olan bir kişinin geçmiş hayatında kötülükler yaptığı ve bunun karşılığını şimdiki hayatında bu şekilde aldığı iddia edilir. Hatta bu batıl iddiaya göre insan yaptığı kötülüğe göre bir sonraki yaşamında bir bitki veya bir hayvan görünümünde de olabilmektedir.
İlk bakışta reenkarnasyon inancının insanlara bazı güzel ahlak özellikleri kazandırabileceği zannedilebilir. Çünkü bu inanca göre bir insan tekrar dünyaya geldiğinde en iyi koşullarda yaşamak isteyecek dolayısıyla şu anki hayatını bir sonraki dünya hayatını kazanmak için en doğru şekilde yaşamaya gayret edecektir. Ancak hem Karma hem Karma'nın temelini oluşturan reenkarnasyon inancı hem de Karma inancına sahip olan Hinduizm Budizm gibi felsefelerin içerdiği birçok batıl inanış insan aklına mantığına vicdanına ve fıtratına aykırıdır. Bu nedenle de söz konusu felsefelerin içerdiği kanun ve uygulamaların insanlara güzel ahlak toplumlara da gerçek anlamda huzur güven ve mutluluk getirmesi mümkün değildir. Bu inançların yaygın olduğu -hatta milli din olarak kabul edildiği- ülkelerdeki yaşam koşulları ve adaletsizlikler bunun en açık örneklerindendir.
Reenkarnasyonu Reddeden Kuran Hükümleri
Yüce Rabbimiz'in kullarına bir rahmet ve uyarıcı olarak gönderdiği Kuran'da "Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki Biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım." (Furkan Suresi 33) ayetinde bildirildiği gibi herşeyin bir açıklaması bulunmaktadır. Sapkın birer inanç olan reenkarnasyon Hinduizm Budizm ve Karma felsefelerinde iddia edilen öldükten sonra başka bir bedenle tekrar dünyaya dönme inancı da bunlardan biridir.
Kuran'da en çok tekrarlanan konulardan biri ölümle dünya hayatının sona erdiği ve dünya hayatında işlenen amellerin karşılığının ahirette alınacağıdır. Bu gerçek bir ayette şöyle bildirilmektedir:
"Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı aldatıcı metadan başka bir şey değildir." (Al-i İmran Suresi 185)
Ayette bildirilen kıyamet günü ve ecirlerin eksiksizce ödeneceği gerçeğinin yanı sıra reenkarnasyon iddiasını geçersiz kılan ve Kuran'da bildirilen başka bir konu ise öldükten sonra dünyaya geri dönülmesini engelleyen bir sınır (berzah) olduğunun bildirilmesidir:
"Sonunda onlardan birine ölüm geldiği zaman der ki: "Rabbim beni geri çevirin." "Ki geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla gerçekten bu yalnızca bir sözdür bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır." (Müminun Suresi 99-100)
Ayetlerdeki ifadeler reenkarnasyon inancının ne denli sapkın ve hayali bir inanç olduğunun birer delilidir. Yüce Rabbimiz kullarına ecir kazanabilmeleri için dünya hayatını bir kez nasip etmiş ve bu dünyadaki hayatlarını ölümle sonlandıracağını açıkça bildirmiştir.
Bazı İnsanlar Neden Batıl Reenkarnasyon İnancına Yöneliyor?
Reenkarnasyon hiçbir ilahi kaynağa dayanmayan batıl bir inançtır. Ancak sadece Hint felsefelerinde değil dünyanın bazı bölgelerinde reenkarnasyona inanan daha doğrusu reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen insanlar bulunmaktadır. Bunun nedeni dine inanmayan ahiretin varlığını inkar eden ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde kalmaktan korkan insanların reenkarnasyonu bu korkularını yenmek için bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü reenkarnasyon inancının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek dışı bir telkin yatmaktadır.
Oysa Kuran'da ölümün ve dirilişin bir kez olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek dünyada tüm yapıp ettiklerine göre cennetle ödüllendirilir veya cehennemle azaplandırılır. Yani insanın bir dünya hayatı bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir:
"Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler." (Enbiya Suresi 95)
İnsanlar Nasıl Aldatılıyor?
Dikkat edilirse günümüzde sapkın öğretilerin propagandası yapılırken kullanılan en önemli sloganlarından bazıları "modernlik" "çağdaşlık" "cesurluk" ve "özgürlük"tür. Kuşkusuz modern bir dünya görüşüne sahip olmak çağın gelişmelerini yakından takip etmek yeniliğe açık olmak güzel özelliklerdir. Ancak buradaki amaç insanları din ahlakından uzaklaştırmak için her türlü sapkın öğretiyi ve ahlaksızlığı süslü telkinlerin ardında insanlara olağanmış gibi sunmaktadır. Bundan çok değil on yıl önce insanların kınadıkları ve kesinlikle karşı oldukları çeşitli tavır ve davranışların bugün artık birçok kişi tarafından olağan karşılanmaya başlanmış olması hatta bunları eleştirmenin yanlış olduğu inancının yaygınlaşması söz konusu propagandanın Kuran ahlakından uzak yaşayan kimselerin üzerinde ne kadar etkili olduğunun göstergesidir.
Reenkarnasyon gibi inançların insanların dikkatini çekmesinin en önemli nedenlerinden biri dünyaca tanınan bazı sinema ve müzik sanatçılarının bu inançlara olan ilgileridir. Tibet'te Budist giysileri içinde resimler çektiren ya da reenkarnasyona inandıklarını açıklayan kimi ünlü isimler insanların dikkatlerini bu sapkın inanışlara çekmeye çalışmaktadırlar. Bunun yanı sıra dinsizliği telkin ederek dejenerasyonu yaymak amacıyla oluşturulan mistik ve gizemli hava da özellikle gençlerin bu öğretilere ilgi duymalarına neden olmaktadır.
Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek dünyada tüm yapıp ettiklerine göre sonsuza kadar cennette veya cehennemde kalmayı hak eder. Yani insanın bir dünya hayatı bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir.
Sonuç:
"… Kalbler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Rad Suresi 28)
Yazımız boyunca geçen tüm ayetler ölümün sadece bir kez olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir. Kimi insanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de gerçek olan öldükten sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Yüce Allah bu kişilerin örneğini bir Kuran ayetinde şöyle bildirmiştir:
"Onlar dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır." (Rum Suresi 7)
Unutulmamalıdır ki; her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra Allah'ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır. Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere göre cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır. Allah sonsuz adalet sahibi sonsuz merhametli ve şefkatli olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak verendir.
Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak reenkarnasyon gibi batıl inançlarda teselli aramak ise hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan bu yönde bir korkusu varsa cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli her an Allah'ı zikretmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır. Sonsuz huzuru arayanlar için tek kurtuluş budur. Kuran'da bu önemli gerçek şu şekilde bildirilmiştir:
"Orada ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur." (Duhan Suresi 56- 57)
"Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç Şüphesiz onlar (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler." (Enbiya Suresi 95)