Kağıttan Köprüler/Alıntıları

Konu sahibi son olarak 663 gün önce görüldü
1374053422_b.jpg

Sana çok çok uzaktan gelen bir şey var. Sen onu değil, o seni bulacak.​
 
İstediği anda karşısındaki insanın en derinine bir tütsü hafifliğinde süzülerek inebildiğini fark etmişti.

32
 
Aşk üretmek içindir. Oyalanmak için değil.

26
 
Herkes herkesten bir şeyler götürür.

17
 
Ben şeytanın tatlı nefesiyle vücutlara ateş saçan bir ejderhayım.

16
 
Aslolan içimizde hep var olan o dizginlenemez vahşi duygulardır.

14
 
Lokomotif olmak kötü bir şey değil. Sana bağlı bir sürü vagonun oluyor.

12
 
Yemek yapmak bir kadını kendine aşık etmek gibi ince ayrıntı isteyen bir zanaatkarlık işidir dostum. ''Marifet elleri ve baharatı ne ölçüde kullandığında yatar. Tabi ki en önemlisi pişirme tekniği,'' dedi Aaron eğlenerek.
Yüksek tonda bir kahkaha atan Phil, '' Kulpundan tuttuğun tavayı hafif hafif sallayacaksın. Sağa sola, öne arkaya, sonra altını üstüne getirmek için zıplatıvereceksin. Sen değil, yemek yenilmeyi bekleyecek artık,'' derken parlayıveren gözleriyle zevkten dört köşe oluverdi.

10
 
"Hangi açıdan değerlendirirsen değerlendir kelimelerin
bitip de özlemin en derinden hissedildiği, kabullenmenin
ise bir türlü kabullenilmediği o duygunun adı “Kaybetmekti”.
 
Yol uzun ve çetin...Bu yolda başkasıyla alabileceğin mesafeyi,kendinle alabileceğin mesafe belirler.ADEN..
 
"Önemli olan duygularını kontrol altına alabilmen. Bunun için de kendini çok iyi tanımlayabilmelisin. Ancak ve ancak tanımlayabildiğin şeylerin üstünde güç sahibi olabilirsin. Kendinin bile... Olumlu yanlarının yanı sıra olumsuz yanlarını keşfedip hırçınlıklarının, öfkelerinin, nefretinin, kızgınlıklarının altında yatan nedenlerin üstesinden gelebilmek için önce kendinle tanış."
 
"...Sessizlik çoğu insan için bir kalkan gibidir. Oysa Osahar’ın
sessizliği bir dinginliğe davet gibiydi. O sessizliği, karşısındakinin
aurasını yoklayarak, ruhunun bedenden çıkması için ikna
etmenin bir yolu gibi kullanmaktaydı. Yorgun, suçlu, kederli,
kırık ruhlar daha çok saklanmak isterlerdi kendisini çeperleyen
bedenlere. Bazen agresif bazen de depresif olurlardı bu yüzden.
İçerde yaşanan bu dengesizlikleri de bedenler gizlerdi. Osahar’ın
ilgi odağı görünenle değil, görünmeyen kısmıylaydı. İletişimin, önce o görünmeyen, kendini gizlemeye çalışan ruhla kurulması
gerekliydi..."
 
"...Çömeldiği yerden çantasını omzuna takarak doğruldu ve
çıplak ayaklarına ayakkabısını geçirdi. Ayakkabısının bastığı
yerde oluşan izi sildi hemen. Tüm izlerinin silinmesini umduğu
bu yolculuğun artık bir de adı vardı, “Yeniden doğuş”…
 
Kendini düşündü Aden. Sonra da Mavi Lotus Çiçeği’ni. İllaki
bir bedel ödeniyorsa kendisi de ödemişti. Belki de ödenen bedellerle
temize çıkacak ruhu hiç kirlenmeyip, ağırlaşmayacaktı artık
Mavi Lotus Çiçeği gibi. “Yeniden doğuş” anlamındaki gibi hiç toz,
kir, çamur tutmayan yapraklarıyla tertemiz kalmayı becerebilen
mavi lotusun sırrı, belki de ödeyebileceği tüm bedelleri, zaten çamur içinde kök salan ve büyümeye başlayan yaşam hikâyesiyle
ta en başından beri fazlasıyla ödemesindeydi...
 
"Çamurun içindeki, suyun karanlığında kendiliğinden
köklenen, ışıkla olgunlaşan, sudan başını çıkararak havaya ulaşan
ve en ufak bir toz zerresinde bile yapraklarını sallayarak bu toz
taneciklerini yağmur damlacıklarının temizleyip süpürmesi için
iten muhteşem bitkinin insanoğluyla özdeşleşen tek yanı rahimden
havaya ulaşma süreciydi."
 
"... bu yaşamda tek yolcu biz insanlar değildir. Yarım kalan sözler,verilen vaatler, yerine ulaşmamış notlar, kelimelere, cümlelere, satırlara oya gibi işlenmiş kimi adresi yitik, kimi rencide edilmiş duygular da vardır. Onlar da kendi kaderleri içinde yolcudurlar bizim gibi. Kimi ulaşır ulaşması gereken yere. Kimi ulaşacağı anı bekler bu giriftlik içinde..."
 
Geri