İznik'in Fethi

IkRa

Üye
Mesajlar
102
Puanları
18
Konum
aLem-i ervaH
Tepkime puanı
10
İznik'in Fethi, 1331 seneninde Orhan Gazi eliyle gerçekleşmiş, bu fetihten ardından İzmit fethinin hazırlıklarına başlanmıştır
Osman Gazi’nin garazı olan İznik, henüz öncede kuşatılmış fakat kaim surları aşılmaz olan bu kadim Bizans kenti fethedilememişti.
Fetih için evvela Bizans ile bağlantısının kopartılması ve İznik’e takviye göndermesi tahmin edilen tekfurlukların bertaraf edilmesi gerekiyordu.

İznik’in kuşatılması gerçekte Karatigin kalesinin fethedilmesi ile başlamıştır.
Bu kalenin fethi ile etraf köylere yerleştirilen Türk göçerleri İznik tekfurunun ve doğal köylülerinin hisardan aut başlarını çıkartamaması anl***** geliyordu.
Karatigin kalesinin fethinden ardından geride bıraktığımız 25 senede İznik tıpkı Bursa tekfurluğu gibi fakruzaruret içine düşerek zayıflamış ve yılgın düşmüştü.
Orhan Gazi, bundan sonra süreyi yaklaştığını hissedince İznik’i abluka altına aldı.
Ancak Bizans İmparatorunun torunu ve İmparatorluğun varislerinden olan 3.
Andronikos, abluka etmeyi savuşturmak için yola çıkınca Orhan Gazi, ardında İznik’i muayene altında tutması için az sayıda gazi bırakarak abluka etmeyi geçici olarak durdurmak mecburiyetinde kaldı ve 3.
Andronikos ile giriştiği savaşta galip gelerek Bizans’ı tek sefer henüz bozguna uğrattı. Artık İznik’in fethi için bütün koşullar adına gelmiş bütün şartlar olgunlaşmıştı.
Orhan Gazi, tek sefer henüz İznik’i abluka altına aldı (1331).
Aslında bu abluka İznik için tek yıkım değil daha fazla tek kurtuluş oldu.
Zira İznik halkı hisardan kaçıp gönül rızasıyla Osmanlı tebaasına olmaya başlamıştı.
Hatta hisardan kaçamayan köylüler gazilere haber gönderip açlıktan heba olduklarını söylüyor, tek manada şehirlerinin fethedilmesi için davette bulunuyorlardı.
Bu vaziyet İznik tekfuru için dahi alışılmış tek vaziyet durumuna gelmişti bundan sonra.

Orhan Gazi İznik surlarının önüne geldiği zaman tekfur, tereddüt etmeden elçi gönderip yağma yapılmaması ve can güvenliğinin temin edilmesi halinde hisarı teslim edecekleri haberini ulaştırdı.
Orhan Gazi, Bursa’nın fethinde bulunduğu gibi barış ile hisarı teslim alarak gitmek isteyen köylülerin can güvenliğini tahsis etti, kalmak isteyenleri ise gayrimüslim uyruk olarak kabul ederek muhafaza etti.
Orhan Gazi’nin lütufkâr ve merhametli tavrı gayrimüslimleri ziyadesiyle etkiledi.
Aynı vaziyet Bursa’nın fethinde de yaşanmıştı.
Bizans köylülerinin tek bölümü Tekfurlarıyla beraber Bizans’a gitmiş tek bölümü ise Osmanlı tebaası olmayı seçenek etmişti.
Ancak İznik’teki vaziyet defa henüz farklıydı.
Bu sefer köylülerin tek bölümü değil bütün, hem de tekfurun askerleri bile hisarı terk etmediler.
İznik ahalisi Bizans geleneklerindeki asil-köylü aşağılamasından kurtulmuş, özgür birer köylü olarak yaşayabilme ümidiyle Osmanlı tebaası olmaya ve Müslümanlığı gönül rızasıyla kabul etmeye başlamışlardı.
Yalnızca tekfur ve aile efradı Bizans’a dönmüş, gayrimüslim İznik ahalisi topyekûn Osmanlı tebaası durumuna gelerek zaman içinde Müslüman olmuşlar ve kazanın demografik yapısını oluşturmuşlardır.

Orhan Gazi’nin İznik’e girmesi ise ayrı tek vakadır.
İznik ahalisi Orhan Gazi’yi işgalci tek komutan gibi değil sanki tahta çıkan yeni hükümdarları gibi karşılamıştı.
Orhan Gazi’nin İznik’e girmesi tek şölen havasında meydana geldi.
Orhan Gazi bu durumdan ziyadesiyle hoşnut oldu ve ulu tek acıma göstergesi olarak İznik halkının vaziyeti konusunda tetkiklerde yer aldı.
Görüldü ki kocaları lüzum açlıktan lüzum savaşlarda can veren birçok bayan dul ve sahipsiz kalmışlardı.
Orhan Gazi, âdeti olmayan tek hüküm verdi ve gayrimüslim dul ahaliyi gazileriyle nikâhlayarak İznik ahalisini tümüyle bağrına bastı.
Böylece İznik Bursa ve Yalova’da olmasından daha süratli ve henüz içten şeklinde Müslümanlaştı ve kent şaşırtıcı tek İslam şehiri durumuna geldi.

Orhan Gazi, İznik ahalisine gösterdiği yakın alaka ve münasebeti bu kadarla kalmadı.
Bizzat kendisi buyruğuyla devasa kiliseyi Cuma mescidi durumuna getirdi ve tek manastırı medreseye çevirdi.
İmaret kapıları açıldı ve senelerce açlık ve sefalet içinde yaşam sürdüren İznik ahalisine pişen aşları kendisi eliyle bölüştürdü.
Gece kandillerini özellikle yaktı.
Orhan Gazi İznik’te kendine gösterilen teveccühten o denli hoşnut oldu ki; geçici olarak beyliğini İznik’e taşıdı ve burada senelerce hem İznik ile hem hal oldu, hatta uzun vakittir aradığı huzur ve sefahati tattı.

Orhan Gazi, İznik’in fethi ile tek vakitler Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı Süleyman Paşa’nın başşehir yaptığı kenti ele geçirmiş, onun oturduğu makamın yeni sahibi meydana gelmiştir.

İznik’in fethinden ardından Osmanlı Devletinin uç beylikleri ve demografik haritasında farklılıklar gerçekleşti.
Bu sebeple devasa erkek çocuğu Süleyman Paşa’yı İznik’e çağırdı ve kendine bu bölgeyi teslim ederek teminat altına aldı.
Murat Han Gazi’ye ise başka tek ehemmiyetli şehir olan Bursa’yı emanet etti.
Amcasının erkek çocuğu Gündüz Bey’i ise Karacahisar’a belirleme ederek sancakların misyon taksimini bitirdi.

-
 
Son düzenleme:
Üst Alt