İslâmiyette matem tutmak yoktur

Konu sahibi son olarak 3466 gün önce görüldü
İslâmiyette matem tutmak yoktur
Gönül Pınarı
Osman Ünlü





İslâmiyette matem tutmak yoktur. Peygamber efendimiz matem tutmayı yasak etmiştir.

Sual: Dinimizde, Muharrem ayının onuncu günü ve başka zamanlarda matem, yas tutmak diye bir şey var mıdır?
Cevap: İslâmiyette matem tutmak yoktur. Peygamber efendimiz matem tutmayı yasak etmiştir. Hadis-i şeriflerde;
(Matem tutan kimse, ölmeden tövbe etmezse, kıyamet günü şiddetli azap görecektir.)
(İki şey vardır ki, insanı küfre sürükler. Birisi, bir kimsenin soyuna sövmek, ikincisi, ölü için matem tutmaktır) buyuruldu.
Muharremin onuncu Aşûre günü matem yapmak, bağırıp çağırmak, ilk olarak hicri 65. yılında, hazret-i Hüseyin'in intikamını almak için, ayaklanıp, Kûfe’yi alarak, bir Şii devleti kuran Muhtâr-ı Sekâfî tarafından ortaya çıkarıldığı Tuhfe kitabında yazılıdır. Bu bidat, maalesef bir ibadetmiş gibi yayılmıştır. Halbuki Muhtâr-ı Sekâfî, bunu Kûfe ahalisini aldatıp, onları Emevilerle harbe sürüklemek, böylece hükümeti ele geçirmek için bir hile olarak yapmıştır.
Matem tutmak yasak olmasaydı, herkesten önce Peygamber efendimizin vefatı için matem tutulurdu. Sonra hazret-i Ömer, hazret-i Osman, hazret-i Ali, hazret-i Hamza ve hazret-i Hüseyin şehit edildikleri için matem tutulurdu. Bunların hepsini seviyor, şehit edildikleri için üzülüyoruz, kalbimiz kan ağlasa da, yas tutmuyor, matem yapmıyoruz. Müslümanların matem yapması ve başkalarına lanet etmeleri yasak edildiği için, matem yapmıyoruz.
İslâmiyette doğum gününü kutlamak, Allahü teâlâya şükretmek vardır. Peygamber efendimiz, pazartesi günü oruç tutardı. Sebebini sorduklarında;
(Bugün dünyaya geldim. Şükür için oruç tutuyorum) buyururdu.
Doğum günü ve mübarek geceler, hicri sene ile kutlanır. Müslümanların mübarek günleri veya geceleri, güneş aylarına göre değil, hicri kameri aylara göre yapılır. Dinimiz böyle emretmektedir. Yılın mübarek günü, Arabi ayın belli günü demektir. Aşûre günü, Muharrem ayının onuncu günü demektir. Haftanın günleri içinde de mübarek olanları vardır. Mesela pazartesi günü, hep hayırlı olayların bu günde olması bakımından kıymetli bir gündür.
Muharremin onuncu günü Müslümanların mübarek günüdür. O günün mübarek olduğunu Peygamber efendimiz bildirmiştir. O gün yapılan ibadetlere çok sevap verileceğini müjdeledi. O gün oruç tutmak sünnet oldu, matem, yas tutmak ise yasak edildi.
11.10.2016 kaynak türkiye gazetesi

 
Tabi tabii!
Peygamberimizin koklayıp öptüğü o nur yüzlü Hz. Hüseyin'i susuz bırakıp katledeceksin, kellesini yezid'e teslim edeceksin, Her cuma hutbede Ali evladına lanetler edeceksin bir de bunun adına islam diyeceksin!
Yalansa yalanlayın!
Bir de küstahça;
Evlad-ı Mustafa'ya yapılan bu katliamların yasını tutanlara, ''İslamiyette Matem tutmak yoktur'' diyeceksin.
Hz Hüseyin'in şü sözleri adeta bu günleri ve sizin anladığınız Muaviye dinini işaret ediyor:

“Eğer İslam Ümmeti Yezid gibi önderin eline düşerse İslam’a veda etmek gerekir.”
Evet!...
İslam ümmeti bugün yezidin eline düşürülmüştür.
Çevremizde ki yaşananlar bunu çok net gösteriyor.
''Muhammed dini'' terk edilmiş, ''Muaviye dini'' hortlatılmıştır.
 
Kimmiş bu mübarek insan, sorulara cevap veren, az araştırsın yas niye var öğrensin. Tutunda saygı .
 
Yas tutmak

Sual: Dinimize göre yas tutmanın ölçüsü nedir?
CEVAP
İslamiyet kötüleme ve yas tutma dini değildir. Yas tutmanın caiz olduğunu gösteren hiçbir âyet ve hadis yoktur. Aksine yasaklandığı bildirildi. 10 Muharremde kendilerine eziyet etmek haramdır. Yas tutmanın müslümanlıkla hiç ilgisi yoktur. Dinimizde, yas tutmak günah olduğundan, vefat eden veya şehit olan mübarek zatların hiç biri için matem tutmak caiz olmaz.

Ölü için sessiz ağlamak caizdir. Zira (Müminin ölümüne gökler ağlar) buyuruldu. (Şerh-us-sudûr)

Ölü için yüksek sesle ağlamak, matem tutmak, siyah elbise giymek, siyah perdeler ve rozetler, işaretler asmak, matem işaretleri, resmini taşımak caiz değildir. (S. Ebediyye)

Cenazeye ve cenaze çıkan yere siyah örtmek ve siyah giyinmek caiz değildir. (Hazânet-ür-rivâyât)

Ebu Seleme’nin kızı Hazret-i Zeynep anlatır:
Resulullahın zevcesi Ümmü Habibe validemizin babası ölünce başsağlığı dilemek için yanına gittiğim zaman dedi ki: “Resulullahın, (Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir) dediğini duydum.” Cahş kızı Zeynebin kardeşi şehit olunca, o da aynı şeyleri söyledi. (Buhari)

Dinimiz, nimetlere şükretmeyi, musibetlere de sabır ve susmayı emrediyor. Çocuk olunca, akika kesmeyi bildiriyor. Ölünce, hayvan kesmeyi veya başka bir şey yapmayı emretmiyor. Bağırıp çağırmayı, yas tutmayı yasak ediyor. (Es-Siret-üş-Şamiyye)

Dinimize göre, hem sevinç, hem de üzüntü bulunan bir günün yıl dönümlerinde, üzülmeyip, sevinmek, o gündeki sevinçli şeyleri hatırlayıp, üzüntülü şeyleri düşünmemek gerekir. Çünkü İslamiyet’te yas tutmak yoktur. Bütün hadis kitapları, Peygamber efendimizin ölü için yüksek sesle ağlamanın ölüye sıkıntı vereceğini buyurduğunu bildirmektedir. Bu hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(Ölüyü överek ağlamak cahiliyet âdetidir.) [Buhari]

(Ölü, yakınlarının kendisine bağırarak ağlamasından azap [sıkıntı] duyar.) [Buhari]

(Yas tutan, ölmeden tevbe etmezse, kıyamette şiddetli azap görür.) [Müslim]

(Ölü için yas tutmak insanı küfre sürükler.) [Müslim]

(Ölü için ağlayana da, onu dinleyene de lanet olsun.) [Ebu Davud]

(Üzülünce, elbisesini yırtan ve bağırıp çağıran bizden değildir.) [Buhari]

(Çığlık atarak ölü için ağlayan kadına, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti olsun.) [Taberani]

(Nimete kavuşunca [davul] zurna çalmak, musibet anında bağırıp çağırmak caiz olmaz.) (Bezzar)

(Rahmet melekleri ölünün arkasından feryat edip ağlayanlara dua etmez.) [İ.Ahmed]

(Felakete uğrayınca, saçlarını yolan, elbisesini yırtan yüksek sesle bağırıp ağlayan bizden değildir.) [Nesai]

Matem yapmak, bağırıp çağırmak, ilk olarak Muhtar-ı Sekafi tarafından ortaya çıkarıldı. Bu bid'at, zamanla bir ibadetmiş gibi yayıldı. Halbuki Muhtar-ı Sekafi, bunu Kufe halkını aldatıp, onları Emevilerle harbe sürüklemek, böylece hükümeti ele geçirmek için bir hile olarak yapmıştı.

Peygamberlerden Hazret-i Zekeriyya ile Hazret-i Yahya’yı keserek şehit etmişlerdi. İlk islam şehidi Hazret-i Yaser ve hanımı Sümeyye hatun idi. Resulullah efendimizin sevgili amcası Hazret-i Hamza da feci şekilde şehit olmuştu. Peygamber efendimiz, şehit olan peygamberlerin, Hazret-i Yaser ile hanımının ve Hazret-i Hamza’nın şehit edildiği günün yıldönümlerinde matem tutmadı. Matem tutmayı yasakladı.

Matem yasak olmasaydı, herkesten önce, Yahudi kadının Hayber’de verdiği zehirli yemeğin yıllar sonra etkisini göstererek şehit olan Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu. Hazret-i Hamza gibi; Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali de şehit olmuş, Hazret-i Hasan da zehir verilerek şehit edilmişti.
Milyonlarca müslümanın mezhep imamı olan İmam-ı a’zam hazretleri de şehit edildi. Resulullah efendimizin emrine uyularak bu büyük zatlar için de yas tutulmadı. Yas tutmamak o büyük zatları sevmemek anlamına gelmez. Babası gibi Hazret-i Hüseyin gibi yüce bir imamın şehit edilmesi de, bütün Müslümanlar için büyük üzüntüdür. Ama yas tutmak, ölüm yıldönümlerinde dövünmek asla caiz değildir.
kaynak dinimizislam
 
Sabır - şükür
Hayır ve şer Hak’tandır, sıkıntılara sabret!
Şer olan hayra döner, gel bu hâline şükret!
 
Sabır
Sabretmek, her günahtan sakınmaktır ilk önce,
Sonra tahammül gerek, dert ve belâ gelince.
hepsi alıntı
 
Bir gün
Unutma bir gün gelir, tutmaz olur bu eller,
Elbette söyleyemez, Allah demeyen diller!
 
Hem katledeceksin ardından matemini tutarsan seni de onların yanına gönderirim diyeceksin, örnekleri çoktur.
Evlad-ı Mustafa'nın yanında olanlar devamlı katliamlardan geçirilmiş türlü iftiralarla karşılaşmışlardır.
 
Burada yas tutmak ile kastedilen ömür boyu sürecek bir yas olmalı .. Muhakkak ki dinimiz aşırılığa izin vermez bu açıdan da kin ve öfkeye dayalı yas tutmalar da caiz olmaz ancak vefat eden kişinin arkasından üzülmek belli bir müddet yasını tutmak yasaklanmamıştır ..
 
Hem katledeceksin ardından matemini tutarsan seni de onların yanına gönderirim diyeceksin, örnekleri çoktur.
Evlad-ı Mustafa'nın yanında olanlar devamlı katliamlardan geçirilmiş türlü iftiralarla karşılaşmışlardır.

Bu başlıkta bu yazdıklarına benzer tek bir kelime eden yok, olmaz da.

Hazreti Hüseyin Efendimize (ra) olumsuz tek bir söz edecek yoktur burda, katleden katillere destek verecek tek bir kişi yoktur burada.

Bu sebeple fırsattan istifade deyip içindeki kini ve nefreti dökmeyi bırak da konuya yaz.

Konuda AĞLAMAK CAİZDİR diyor, elbette insan ağlar, yavrusuna ağlar, sevdiğine ağlar, Peygamber efendimiz de ağlamıştır.

Normal olmayan feryat figan etmek, günler boyu matem tutmak, dünyadan ilişkiyi kesmek, tuhaf tuhaf siyah elbiseler, siyah gözlükler giymek, kendine zarar ver, etrafına zarar vermek vs.vs. gibi şeylerin din ile alakası yok diyor.

Konuya yaz lütfen.
 
Bu başlıkta bu yazdıklarına benzer tek bir kelime eden yok, olmaz da.

Hazreti Hüseyin Efendimize (ra) olumsuz tek bir söz edecek yoktur burda, katleden katillere destek verecek tek bir kişi yoktur burada.

Bu sebeple fırsattan istifade deyip içindeki kini ve nefreti dökmeyi bırak da konuya yaz.

Konuda AĞLAMAK CAİZDİR diyor, elbette insan ağlar, yavrusuna ağlar, sevdiğine ağlar, Peygamber efendimiz de ağlamıştır.

Normal olmayan feryat figan etmek, günler boyu matem tutmak, dünyadan ilişkiyi kesmek, tuhaf tuhaf siyah elbiseler, siyah gözlükler giymek, kendine zarar ver, etrafına zarar vermek vs.vs. gibi şeylerin din ile alakası yok diyor.

Konuya yaz lütfen.
hazreti hüseyin efendimizi sanki ben şehid ettim hesabını benden sormaya kalkıyor deli mi ne
 
Hazreti Hüseyin efendimizin (radıyallahu anhu) açlık, susuzluk çektiğini söyleyenler Şia fırkasıdır. Hazreti Hüseyin efendimiz radıyallahu anhu şehittir. Şehitler Allahu Tealanın keremine, ihsanına ve nimetlerine mazhardır.Allahu Tealanın bizzat nimetiyle rızıklandırdığı şüheda için açlık, susuzluk çektiler denemez.Zira böyle bir hissiyatı Cenabı Allah kendilerinden ref eder.
 
Hazreti Hüseyin efendimizin (radıyallahu anhu) açlık, susuzluk çektiğini söyleyenler Şia fırkasıdır. Hazreti Hüseyin efendimiz radıyallahu anhu şehittir. Şehitler Allahu Tealanın keremine, ihsanına ve nimetlerine mazhardır.Allahu Tealanın bizzat nimetiyle rızıklandırdığı şüheda için açlık, susuzluk çektiler denemez.Zira böyle bir hissiyatı Cenabı Allah kendilerinden ref eder.

Bazen senin bir şaka olduğunu düşünüyorum ..
Yahu Hz.Hüseyin'de bir insandı neden susuzluk çekmesin ? Şehit olduktan sonra o dediğin nimetler şehitlere tattırılır yoksa her insan ALLAH'ın adettullahına binaen susuzluğu da açlığı da yaşar ..
 
Bu başlıkta bu yazdıklarına benzer tek bir kelime eden yok, olmaz da.

Hazreti Hüseyin Efendimize (ra) olumsuz tek bir söz edecek yoktur burda, katleden katillere destek verecek tek bir kişi yoktur burada.

Bu sebeple fırsattan istifade deyip içindeki kini ve nefreti dökmeyi bırak da konuya yaz.

Konuda AĞLAMAK CAİZDİR diyor, elbette insan ağlar, yavrusuna ağlar, sevdiğine ağlar, Peygamber efendimiz de ağlamıştır.

Normal olmayan feryat figan etmek, günler boyu matem tutmak, dünyadan ilişkiyi kesmek, tuhaf tuhaf siyah elbiseler, siyah gözlükler giymek, kendine zarar ver, etrafına zarar vermek vs.vs. gibi şeylerin din ile alakası yok diyor.

Konuya yaz lütfen.
Bu sözleri size yakıştıramadım!
 
bazen senin bir şaka olduğunu düşünüyorum ..
Yahu hz.hüseyin'de bir insandı neden susuzluk çekmesin ? şehit olduktan sonra o dediğin nimetler şehitlere tattırılır yoksa her insan allah'ın adettullahına binaen susuzluğu da açlığı da yaşar ..

ya ben anlatamıyorum yada siz anlamak istemiyorsunuz sizi mezhep imamı olarak kabul etmiyorum mezhebinize girmedim kafanıza göre uydurduğunuz fetvaları kabul etmiyorum islam alimlerinin kitaplarını okurum islam alimlerinin dediklerini der ve kabul ederim dikkat ederseniz hep islam alimlerinin kitaplarından naklediyorum kendi görüşümü din olarak anlatmıyorum bir şey yazıyorsam mutlaka islam alimlerinin kitaplarından naklediyorum
 
bazen senin bir şaka olduğunu düşünüyorum ..
Yahu hz.hüseyin'de bir insandı neden susuzluk çekmesin ? şehit olduktan sonra o dediğin nimetler şehitlere tattırılır yoksa her insan allah'ın adettullahına binaen susuzluğu da açlığı da yaşar ..

aldığım kaynaklar ya imamı gazali hazretlerinin kitabından ya imamı rabbani hazretlerinin kitabından yada başka bir islam aliminin kitabından nakildir kendi görüşümü din olarak anlatmam söylemem
 
bazen senin bir şaka olduğunu düşünüyorum ..
Yahu hz.hüseyin'de bir insandı neden susuzluk çekmesin ? şehit olduktan sonra o dediğin nimetler şehitlere tattırılır yoksa her insan allah'ın adettullahına binaen susuzluğu da açlığı da yaşar ..

islam alimlerinin yazdıklarını beğenmiyorsanız diyebileceğim bir şey kalmadı yazıların hiçbiri bana ait değil
 
bazen senin bir şaka olduğunu düşünüyorum ..
Yahu hz.hüseyin'de bir insandı neden susuzluk çekmesin ? şehit olduktan sonra o dediğin nimetler şehitlere tattırılır yoksa her insan allah'ın adettullahına binaen susuzluğu da açlığı da yaşar ..

ve bir insanın davet edilmediği bir yere gelmesi dinimize adetlerimize ve geleneklerimize göre çok kötü bir şeydir sizi kaç kere engelledim davet edilmeyen bir yere niye geliyorsunuz size durmadan cevap vermeye mecbur muyum beğenmiyorsanız genel yorum yapın geçin bir daha alıntı yapmayın
 
Geri