İşitme Duyusu ve Kulağın Yapısı

  • Kullanıcı Nazlı
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 56 gün önce görüldü
İnsan, beş duyusu vasıtasıyla algılayabildiklerini beyninde yorumlayarak anlamlandırır. İşitme duyusu da insanın çevresini algılamasına yardımcı olan, çevresindeki canlılarla iletişimini sağlayan bir duyudur. İnsanlar arasındaki iletişim, bir konuşan, bir dinleyen ve ikisi arasındaki anlaşmayı sağlayan bir aracı ile gerçekleşir. Ses açısından ele alınacak olursa bu olay verici, alıcı ve ses dalgaları şeklinde ifade edilebilir.

Konuşanın zihnindekiler, beyinden verilen komutla ve konuşma organlarınca dil seslerine dönüştürülerek açığa vurulduktan sonra dinleyenin işitme organları aracılığıyla beyne ulaşır ve burada çözümlenerek konuşanın açıklamak istediği düşüncenin oluşması sağlanmış olur.

KULAĞIN YAPISI NASILDIR

Kulak, dış kulak, orta kulak, iç kulak (koklea) olmak üzere üç bölümden oluşur:

Dış kulak, kulak kepçesi, dış kulak kanalı ve kulak zarı olmak üzere üç kısımdan oluşur. Kulak kepçesi kıkırdak bir yapıdan oluşur ve havada yayılan titreşimleri toplayarak dış kulak kanalına iletmek ve ayrıca sesin yönünün belirlenmesine yardımcı olmak görevini gerçekleştirir. Dış kulak kanalı, bir kalem çapında, hafif eğimli bir kanaldır. Ses titreşimlerini tınlatarak ve gelen sesi bir miktar güçlendirerek kulak zarını titreştirir.

Bu şekilde ses titreşimleri orta kulağa iletilir. Kulak kanalının iç kulağa yakın kısımlarında kulağı dış etkilerden koruyacak tüycükler ve bu tüycüklerin dibinde de kulak sıvısı salgılayan bezler vardır. Salgılanan bu kulak sıvısı kanalın ve kulak zarının kurumasını önler. Kulak zarı ise, dış kulak kanalında ses dalgalarının oluşturduğu basınç değişikliği ile titreşerek, orta kulaktaki kemikcikleri harekete geçirir.

Orta kulak, kulak zarı ile başlar ve oval pencere ile sona erer. Kulak zarı ve iç kulak arasında mekanik bir iletim sağlar. Orta kulağın dış kulak ve boğaz ile bağlantısı vardır. Burada mekanik iletimi çekiç, örs, üzengi adı verilen kemikler sağlar. Orta kulak, dış kulaktan iç kulağa giden akustik enerjinin miktarını çoğaltmak ve iç kulağı aşırı yüksek seslerden korumak görevini gerçekleştirir. Ayrıca burada bulunan, burun ve boğaz boşluğuna açılan, orta kulağın dışarıdaki hava ile bağlantısını sağlayan östaki borusu ise dış ve orta kulak arasındaki basıncın dengelenmesini sağlar.

İç kulak, oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Temel olarak iki sistemden oluşur. Vestibüler sistem, denge olayı ile ilgili sistemdir. Koklear sistem ise ses titreşimlerinin sinir uyaranlarına dönüştüğü yerdir. Orta kulaktaki son kemikcik oval pencere adlı zarı titreştirir ve bu titreşimle koklea (salyangoz) içindeki koyu kıvamlı sıvı harekete geçerek sinir uçlarını uyarır. Kulağın en hassas kısmı olan ve binlerce tüylü hücreden oluşan bu bölgenin farklı yerleri farklı frekanslardaki seslere karşı duyarlıdır. Kokleadaki sinir uçlarının uyarımıyla ses beyne iletilir.

İşitmenin gerçekleşebilmesi için

-Sesin olması,
-Sesin kulağa ulaşması,
-O sesin insan kulağının alabileceği frekans ve şiddet sınırları içinde olması,
-Sesin kulaktaki dış, orta ve iç bölümleri aşması,
-Sesin işitme merkezine ulaşması ve merkezce algılanması gerekmektedir.

Bu işlevlerden birinin aksaması işitme yetersizliğini ortaya çıkarabilmektedir

-Alıntı-
İşitme engeli nedir?
 
İnsan
virgulll.gif
beş duyusu vasıtasıyla algılayabildiklerini beyninde yorumlayarak anlamlandırır. İşitme duyusu da insanın çevresini algılamasına yardımcı olan
virgulll.gif
çevresindeki canlılarla iletişimini sağlayan bir duyudur. İnsanlar arasındaki iletişim
virgulll.gif
bir konuşan
virgulll.gif
bir dinleyen ve ikisi arasındaki anlaşmayı sağlayan bir aracı ile gerçekleşir. Ses açısından ele alınacak olursa bu olay verici
virgulll.gif
alıcı ve ses dalgaları şeklinde ifade edilebilir.


Konuşanın zihnindekiler
virgulll.gif
beyinden verilen komutla ve konuşma organlarınca dil seslerine dönüştürülerek açığa vurulduktan sonra dinleyenin işitme organları aracılığıyla beyne ulaşır ve burada çözümlenerek konuşanın açıklamak istediği düşüncenin oluşması sağlanmış olur.


KULAĞIN YAPISI NASILDIR?

Kulak
virgulll.gif
dış kulak
virgulll.gif
orta kulak
virgulll.gif
iç kulak (koklea) olmak üzere üç bölümden oluşur.



Dış kulak
virgulll.gif
kulak kepçesi
virgulll.gif
dış kulak kanalı ve kulak zarı olmak üzere üç kısımdan oluşur. Kulak kepçesi kıkırdak bir yapıdan oluşur ve havada yayılan titreşimleri toplayarak dış kulak kanalına iletmek ve ayrıca sesin yönünün belirlenmesine yardımcı olmak görevini gerçekleştirir. Dış kulak kanalı
virgulll.gif
bir kalem çapında
virgulll.gif
hafif eğimli bir kanaldır. Ses titreşimlerini tınlatarak ve gelen sesi bir miktar güçlendirerek kulak zarını titreştirir. Bu şekilde ses titreşimleri orta kulağa iletilir. Kulak kanalının iç kulağa yakın kısımlarında kulağı dış etkilerden koruyacak tüycükler ve bu tüycüklerin dibinde de kulak sıvısı salgılayan bezler vardır. Salgılanan bu kulak sıvısı kanalın ve kulak zarının kurumasını önler. Kulak zarı ise
virgulll.gif
dış kulak kanalında ses dalgalarının oluşturduğu basınç değişikliği ile titreşerek
virgulll.gif
orta kulaktaki kemikcikleri harekete geçirir.


Orta kulak
virgulll.gif
kulak zarı ile başlar ve oval pencere ile sona erer. Kulak zarı ve iç kulak arasında mekanik bir iletim sağlar. Orta kulağın dış kulak ve boğaz ile bağlantısı vardır. Burada mekanik iletimi çekiç
virgulll.gif
örs
virgulll.gif
üzengi adı verilen kemikler sağlar. Orta kulak
virgulll.gif
dış kulaktan iç kulağa giden akustik enerjinin miktarını çoğaltmak ve iç kulağı aşırı yüksek seslerden korumak görevini gerçekleştirir. Ayrıca burada bulunan
virgulll.gif
burun ve boğaz boşluğuna açılan
virgulll.gif
orta kulağın dışarıdaki hava ile bağlantısını sağlayan östaki borusu ise dış ve orta kulak arasındaki basıncın dengelenmesini sağlar.



İç kulak
virgulll.gif
oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Temel olarak iki sistemden oluşur. Vestibüler sistem
virgulll.gif
denge olayı ile ilgili sistemdir. Koklear sistem ise ses titreşimlerinin sinir uyaranlarına dönüştüğü yerdir. Orta kulaktaki son kemikcik oval pencere adlı zarı titreştirir ve bu titreşimle koklea (salyangoz) içindeki koyu kıvamlı sıvı harekete geçerek sinir uçlarını uyarır. Kulağın en hassas kısmı olan ve binlerce tüylü hücreden oluşan bu bölgenin farklı yerleri farklı frekanslardaki seslere karşı duyarlıdır. Kokleadaki sinir uçlarının uyarımıyla ses beyne iletilir.


İşitmenin gerçekleşebilmesi için;



a)Sesin olması
virgulll.gif


b)Sesin kulağa ulaşması
virgulll.gif


c)O sesin insan kulağının alabileceği frekans ve şiddet sınırları içinde olması
virgulll.gif


d)Sesin kulaktaki dış
virgulll.gif
orta ve iç bölümleri aşması
virgulll.gif


e)Sesin işitme merkezine ulaşması ve merkezce algılanması gerekmektedir.

Bu işlevlerden birinin aksaması işitme yetersizliğini ortaya çıkarabilmektedir.

İŞİTME YETERSİZLİĞİNİN NEDENLERİ NELERDİR?

İşitme engeli vakalarının %95’inin doğum öncesinde
virgulll.gif
doğumda veya çocuk dili kazanmadan önce
virgulll.gif
%5’inin ise çocuk dili kazandıktan sonra oluştuğu bilinmektedir.


İşitme engelinin nedenlerini doğum öncesi
virgulll.gif
doğum anı ve doğum sonrası olarak sınıflandırabiliriz.


Doğum Öncesi Nedenler:

• Hamilelik döneminde annenin geçirdiği enfeksiyon veya hastalık (özellikle kızamıkcık
virgulll.gif
kabakulak
virgulll.gif
sarılık ...)


• Hamilelik döneminde annenin röntgen çektirmesi

• Hamilelik döneminde annenin ototoksik ilaç ve alkol kullanımı

• Hamilelik döneminde geçirilen kazalar

• Kan uyuşmazlığı

• Genetik faktörler

• Akraba evliliği

Doğum Anı Nedenler:

• Doğum sırasında meydana gelen komplikasyonlar (kordon dolanması
virgulll.gif
oksijensiz kalma ...)


• Düşük doğum ağırlığı

• Erken doğum

• Bebekte kan değişimini gerektiren sarılık

• Doğum sırasında baş
virgulll.gif
boyun ve kulakta görülen zedelenme


Doğum Sonrası Nedenler:


• Orta veya iç kulak yapılarında zedelenme

• Çocukluk hastalıkları (havale
virgulll.gif
menenjit
virgulll.gif
kızamıkcık
virgulll.gif
kızıl...)


• 3 aydan fazla süren kronik orta kulak iltihabı (otit)

• Çocukluk yaralanmaları (kafatası kırıkları
virgulll.gif
çatlakları
virgulll.gif
baş veya kulaklara şiddetli darbe
virgulll.gif
çok yüksek sese maruz kalma ve zarar verecek şekilde kulağa sokulan cisimler)


Bunlara rağmen işitme yetersizliğinin nedeninin bilinemediği durumlar da vardır.

İŞİTMENİN ÖLÇÜLMESİ

İşitme engelli çocuğun işitme kaybı derecesini belirleyebilmek ve çocuğa uygun işitme cihazı seçebilmek için işitme duyarlılığının ölçülebilmesi gerekir. İşitme duyarlılığı odyometre (işitölçer) denilen araçlarla yapılmaktadır. Odyometrik ölçüm araçları
virgulll.gif
kişiye sesli uyaranları değişik şiddet ve frekanslarda iletmeye yarayan araçlardır. Bunlar sesleri gerektiğinde sağ
virgulll.gif
gerektiğinde sol kulağa iletebilecek özelliktedirler. Ayrıca bazı odyometrik ölçüm araçları sesi hava yolu ile ilettiği gibi gerektiğinde kemik yolu ile iletebilecek özelliğe sahiptir.


Odyometri ile elde edilen ölçüm sonuçları işitme eğrileri biçiminde kayıt edilir. Odyometri ile elde edilen ve kişilerin işitme eşik değerleri ile işitme alanlarını gösteren grafik şeklindeki bu eğrilere odyogram denir.

Odyogram
virgulll.gif
dikey ve yatay iki doğrudan oluşur. Dikey doğrular sesin frekans değerlerini belirtir. Frekans ölçüm birimi Hertz’dir. Hertz kısaca Hz. olarak ifade edilir. Frekans değerlerinin soldan sağa doğru dizilimi bir piyanodaki tuşların soldan sağa dizilimi gibidir.


Yatay doğrular ise sesin şiddetini belirtir. Şiddet birimi desibeldir ve kısaca dB olarak ifade edilir. Şiddet değerlerinin yukarıdan aşağıya doğru dizilimi bir radyonun ya da pikabın sesinin yükseltilip alçaltılması gibidir

Bu durumda bir odyogramdaki her nokta farklı bir sesi ifade eder. Örneğin
virgulll.gif
A noktası düşük frekanslı yumuşak sesi
virgulll.gif
B noktası yüksek frekanslı yumuşak sesi
virgulll.gif
C noktası ise orta düzey frekanslı yüksek sesi ifade etmektedir.


Bir odyogramda sağ kulak “O” sembolü ve kırmızı renkle
virgulll.gif
sol kulak “X” sembolü ve mavi renkle gösterilir. Odyogramda aynı zamanda hava yolu ve kemik yolu ile ses iletiminin test sonuçları da gösterilir. Hava yolu ile ölçümden amaç işitme eşiğinin aranması
virgulll.gif
kemik yolu ile ölçümden amaç ise işitme kaybının türünün saptanmasıdır (iletim tipi
virgulll.gif
duyusal-sinirsel tip...).


Bu örnek odyogramdan çocuğun; sol kulağıyla ilgili olarak orta ve düşük frekanslı sesleri işitebilmekte
virgulll.gif
buna karşılık yüksek frekanslı sesleri işitememekte olduğu görülmektedir. Sağ kulağı ise konuşma seslerini işitemez durumdadır. Bu çocuk konuşulanları işitebilmek için sol kulağına ağırlık verecek ve eğer konuşma ortamı gürültülü ise konuşulanları anlayabilmekte oldukça zorlanacaktır.


Eğer çocuk;

O zaman;

Düşük frekanslı sesleri duyuyor ama yüksek frekanslı sesleri duyamıyorsa
virgulll.gif


Odyogram eğimli bir grafik gösterir.

Yüksek frekanslı sesleri duyuyor fakat frekansı düşük olan sesleri duyamıyorsa
virgulll.gif


Odyogram yükselen bir grafik gösterir.

Bir sesi işitebilmek için frekansı göz ardı edilerek aynı miktarda ses yükseltilmesine ihtiyaç duyuyorsa
virgulll.gif


Odyogram düz (sabit) bir grafik gösterir.

KONUŞMA SESLERİ



İnsan konuşma sesleri 250 ile 4000 Hertz arasında kabul edilir. Ölçümün duyarlılığı için 250 Hz’in bir oktav altı olan 125 Hz
virgulll.gif
4000 Hz’in bir oktav üstü olan 8000 Hz sınır olarak alınır. İşitme eşiğinin saptanmasında 125 ile 8000 Hertz ve -10 ile 130 dB arasında sesler verilerek yapılan değerlendirmeler sonucunda işitme kaybının derecesi belirlenir.


A. Frekans değerleri (Hz)

B. Şiddet (dB)



- İşitme eşiği 10-20 dB seviyesinde ise su sesi ayırt edilebilir.

- Eğer işitme eşiği 60 dB seviyesinde ise bir köpeğin havlaması duyulabilir.

- Eğer işitme seviyesi 70-80 dB ise köpek havlaması duyulamaz ancak telefon zili sesi ve motosiklet sesi gibi sesler duyulabilir.

İŞİTME VE İŞİTME ENGELİNİN SINIFLANDIRILMASI

İşitme ve işitme engeli değişik faktörler göz önüne alınarak sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma
virgulll.gif
engelin derecesine
virgulll.gif
oluş zamanına
virgulll.gif
nedenine
virgulll.gif
oluş yerine
virgulll.gif
oluş biçimine ve süreğenliğine göre yapılabilmektedir.


İŞİTME ENGELİNİN DERECESİNE GÖRE SINIFLANDIRMA

-10dB-15dB
Normal İşitmede bir problem yoktur.

16dB-25dB
Minimal Bazı sesleri (çağlayan sesi
virgulll.gif
yaprak hışırtısı gibi) duymada ve ayırdetmede güçlüğü vardır.


26dB-30dB
Hafif Konuşma seslerinin bazılarını duyabilme güçlüğü vardır. Fısıltı ile konuşulanları duyamaz.

31dB-50dB
Orta Karşılıklı konuşmaları anlamada güçlük çeker.

51dB-70dB
Orta-ileri İşitme cihazı olmadan konuşmaları anlayamaz ve takip edemez.

71dB-90dB
İleri Konuşma seslerini duyamaz. Sadece çevredeki şiddetli sesleri duyabilir.

91dB

ve üzeri Çok ileri Konuşma seslerini duyamaz. Çok yüksek şiddetteki sesleri duyabilir.

Çok ileri derecede işitme kaybı olan ve işitme cihazı kullanması zorunlu olan bireyler “sağır”
virgulll.gif
hafif ve orta derecede kaybı olan bireyler ise “ağır işiten” bireyler olarak tanımlanmaktadırlar.


İŞİTME ENGELİNİ OLUŞ YERİNE GÖRE SINIFLANDIRMA

İşitme engelli çocuklarda genel olarak işitme engelinin oluş zamanına göre iki tür işitme kaybı görülür. İşitme kaybı çocuk dili kazanamadan ortaya çıkmışsa dil öncesi işitme kaybı
virgulll.gif
dili kazandıktan sonra ortaya çıkmışsa dil sonrası işitme kaybından söz edilir.


İŞİTME ENGELİNİ OLUŞ YERİNE GÖRE SINIFLANDIRMA

Çocuklarda genel olarak oluş yerine göre beş tür işitme kaybı görülür.

İletim Tipi İşitme Kaybı: Dış kulak veya orta kulağı etkileyen bir durum sonucu
virgulll.gif
sesin iç kulağa iletilememesi sebebiyle meydana gelen işitme kaybıdır. Sesin algılamasında değil
virgulll.gif
sesin iletiminde bir sorun vardır. Orta kulak boşluğunda sıvı birikmesi sonucu oluşan orta kulak iltihabı
virgulll.gif
kulak kiri birikmesi
virgulll.gif
kulağa sokulan yabancı cisimler
virgulll.gif
işitme kanalının şişmesi
virgulll.gif
yapısal Anomali gibi durumlar iletimsel işitme kaybının sebepleri olarak sayılabilirler. Kulağı radyo sistemi olarak düşündüğümüzde
virgulll.gif
iletimsel kayıplarda
virgulll.gif
mikrofon (dış kulak) ya da iletici (orta kulak) kısımlarının mükemmel olarak çalışmaması söz konusudur. Genellikle bu tür işitme kayıplarında
virgulll.gif
tıbbi müdahale ve uygun cihazlandırma ile olumlu sonuçlar alınabilir.


Duyusal-Sinirsel Tip İşitme Kaybı: İç kulak ve iç kulaktan beyne giden sinirlerin zedelenmesi sonucu meydana gelen işitme kaybıdır. Bu tip kayıplar iletim tipi işitme kayıplarına göre genellikle daha ağır ve kalıcıdır. Enfeksiyonlar
virgulll.gif
genetik etkenler ya da ilaç kullanımı duyusal-sinirsel işitme kaybının sebeplerindendir. Bu tür kayıplarda radyo sistemi benzetmesini düşündüğümüzde alıcının iyi çalışmaması söz konusudur. Mikrofon sesi alır ve iletici sesi ileterek görevini yerine getirir
virgulll.gif
ancak iç kulak sesi alamaz ve görevini tam olarak yerine getiremez.


Karma Tip İşitme Kaybı: Bu tip işitme kayıpları hem iletimsel hem de duyusal-sinirsel işitme kaybı türlerinin bir arada görülmesidir.

Merkezi Tip İşitme Kaybı: Merkezi sinir sisteminde meydana gelen bir zedelenme sonucu ortaya çıkan bir işitme kaybıdır. Dış ve orta kulak görevini yapar
virgulll.gif
iç kulak ve işitme sinirleri normal çalışır
virgulll.gif
fakat merkezde bir bozukluk vardır. Bu hasar bireyin sesleri algılamasını ve sese anlamlı bir şekilde tepki göstermesini engeller.


Psikolojik İşitme Kaybı: İşitme organlarının yapısı ve işleyişinde bir bozukluk olmadığı halde işitme gerçekleşmez. Bu gibi durumlar psikolojik işitme kaybı diye adlandırılır. Bunun histerik sağırlık
virgulll.gif
psiko-somatik sağırlık diye adlandırıldığı da olur. Çocuklarda psikotik durumlarla
virgulll.gif
yetişkinlerde psiko-nevrozla birlikte görülebilir. Psikolojik işitme kaybı çoğunlukla aniden oluşur.


Yukarıda adı geçen tüm işitme kaybı çeşitleri ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale ile tedavi edilemez ise
virgulll.gif
geriye kalan tek çözüm işitme cihazıdır. Her tür ve her derecede işitme kaybı için uygun olan bir işitme cihazı mutlaka vardır.
 
Geri