teksas tombis
Bronz Üye
-
- Katılım
- Temmuz 25, 2015
-
- Mesajlar
- 4,356
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 42
İnsanların dünyasına iyilik etmek iyidir,
ahıretlerine iyilik ise çok daha iyidir
Sohbet-i sâlihîn;
Büyüklerimiz yani silsile-i aliyye hazretleri, "İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır" Hadis-i şerifini kendilerine düstur edinmişlerdi. Herkese her zaman iyilik ederlerdi. İnsanların hem dünyalarına hem ahiretlerine faydalı olmağa çalışırlardı. "Herhangi bir insana bir iyilik etmek, gökten lamba olarak yere inse, bu iyilikten hasıl olan nur o kadar parlaktır ki; güneş onun yanında çok sönük kalır. Hele bu islama hizmet ile bir insanın hidayetine sebeb olunursa, kıymeti hiç ölçülemez" buyururlardı. "İnsanların dünyalarına hizmet etmek elbette çok kıymetlidir ama ahiretlerine hizmet etmek daha kıymetlidir" buyururlardı. Yetiştirdiği talebelerine de, insanlara faydalı olmak, herkese iyilik etmek için telkin ederler, hiç kimseyi kırmamak lazım olduğunun ehemmiyetini anlatırlardı. Dünyanın geçici olduğunu, ahiretin ebedi olduğunu, ahiret için her zaman hazırlıklı olmak lazım olduğunu anlatırlardı.
NOT;
Peygamber aleyhisselam buyuruyor ki; Doğru bir tanedir. Benim ve Eshabımın yolu. Bu yolu Eshabın talebeleri ve onların da talebeleri ilk defa kitaplara yazdılar. Böylece dört hak mezhep meydana geldi. Sonra gelen alimler de hep dört hak mezhebin kitaplarından alarak, naklederek, zamanlarının haline göre din kitapları yazdılar. Kendi akıllarını değil nakli esas aldır. Bunlara ehl-i sünnet alimleri denir. Bir insanı ateşte yanmaktan kurtarmanın bir tek yolu vardır. O da, bu alimlerin kitaplarındaki iman ve islam bilgilerinin ona öğretilmesine vesile olmaktır. Osmanlı mirası kütüphanelerdeki din kitaplarının veya düzgün tercümelerinin hepsi o mübarek alimlerin kitaplarıdır.
ahıretlerine iyilik ise çok daha iyidir
Sohbet-i sâlihîn;
Büyüklerimiz yani silsile-i aliyye hazretleri, "İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır" Hadis-i şerifini kendilerine düstur edinmişlerdi. Herkese her zaman iyilik ederlerdi. İnsanların hem dünyalarına hem ahiretlerine faydalı olmağa çalışırlardı. "Herhangi bir insana bir iyilik etmek, gökten lamba olarak yere inse, bu iyilikten hasıl olan nur o kadar parlaktır ki; güneş onun yanında çok sönük kalır. Hele bu islama hizmet ile bir insanın hidayetine sebeb olunursa, kıymeti hiç ölçülemez" buyururlardı. "İnsanların dünyalarına hizmet etmek elbette çok kıymetlidir ama ahiretlerine hizmet etmek daha kıymetlidir" buyururlardı. Yetiştirdiği talebelerine de, insanlara faydalı olmak, herkese iyilik etmek için telkin ederler, hiç kimseyi kırmamak lazım olduğunun ehemmiyetini anlatırlardı. Dünyanın geçici olduğunu, ahiretin ebedi olduğunu, ahiret için her zaman hazırlıklı olmak lazım olduğunu anlatırlardı.
NOT;
Peygamber aleyhisselam buyuruyor ki; Doğru bir tanedir. Benim ve Eshabımın yolu. Bu yolu Eshabın talebeleri ve onların da talebeleri ilk defa kitaplara yazdılar. Böylece dört hak mezhep meydana geldi. Sonra gelen alimler de hep dört hak mezhebin kitaplarından alarak, naklederek, zamanlarının haline göre din kitapları yazdılar. Kendi akıllarını değil nakli esas aldır. Bunlara ehl-i sünnet alimleri denir. Bir insanı ateşte yanmaktan kurtarmanın bir tek yolu vardır. O da, bu alimlerin kitaplarındaki iman ve islam bilgilerinin ona öğretilmesine vesile olmaktır. Osmanlı mirası kütüphanelerdeki din kitaplarının veya düzgün tercümelerinin hepsi o mübarek alimlerin kitaplarıdır.