İnanç vergisi teklifi

Konu sahibi son olarak 262 gün önce görüldü
Bu paranın nereye harcaması öngörülmüş, belirli bir yer var mı? Örneğin:
"2020 yılında 9.4 milyar TL 180bin personel için ödeme yapılması öngörüldü." gibi harcama bilgisi var mı?
Bu arada bilmem fark ettin mi yaklaşık olarak aynı nüfusa sahip iki ülke ama bizim harcama Almanya'nın üç katı ki yakında dört katı olabilir. Almanya mı fakir, yoksa biz mi enayi, saf, dindar(!) kitleyiz?
Bütçe grafiği için bkz: Merkezi yönetim bütçesinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi 2020 yılında 11,5 milyar TL'ye ulaşmıştır.
Bu ülkede yoksul insanların böyle sömürülmesine karşı çıkmak vicdan ve hak meselesidir. Hele hele bu bütçeyi alıp da görevinin gereğini yapmayan bir kurum ise. Hatırlatmak isterim ki Diyanet bir bakanlık bile değil, başkanlık sadece.
Not: Diyanet'in bu bütçesine Türkiye'nin yurtdışına yaptırdığı camiler dahil değildir. O camilerin de maliyetini koyabilirim duruma göre ama önce sorularıma yanıt alayım.
Bu harcama bilgilerine göre Almanya bizden daha mı fakir veya biz mi çok dindarız/enayiyiz?

Subvense ne demek?Birinci ders.
Subvense terimini hangi baglamda kullanmisim?Ikinci ders.
Hadi bakim yavrum.

Böyle polemige girmem ben.
 
Subvense ne demek?Birinci ders.
Subvense terimini hangi baglamda kullanmisim?Ikinci ders.
Hadi bakim yavrum.

Böyle polemige girmem ben.

Egon beyninden önde gidiyor. Senin seviyene inemiyorum demiştim sana daha önce.
Sübvanse terimini önce düzgün yazalım. Sübvansenin desteklemek olduğunu öğrendim egosu beyninden büyük şahıs. Sonra da destekleme için verilen bu paranın bir kullanım amacı var mı diye sordum:
Senden şöyle örnek bir açıklama beklemek aptallığına düştüm, ah her zaman seviyemi koruyamıyorum:
"Ücret entegrasyonuna dahil olan deniz toplu ulaşım araçları, özel halk otobüsleri ve İstanbul Otobüs AŞ otobüslerinin her bir geçiş başı 55 ile 70 kuruş desteklenmesini içeren rapor, meclis üyelerinin oy birliğiyle onaylandı. İETT ile İBB İştiraki Metro İstanbul ve Şehir Hatları da maliyet artışlarını kendi içinde sübvanse ederek, İstanbullulara yansıtmayacak. İBB'ye 470 milyon TL'ye mal olacak sübvansiyon, 1 Ekim 2018-30 Haziran 2019 tarihleri arasında geçerli olacak."
Para nereye harcanacak bilgisine sahip değilmişsin bunu anladım.
Sorularıma yanıt verecek çapta ve kalitede değilmişsin.
En son görüşmemizde belirtmişsim, seviyeni yükselt de gel. Polemiğe girecek bilgi ve araştırma kalitesine erişmeni çok arzuluyorum. Beyinlerimiz sevişsin istiyorum ama olmuyor (:
Ders almam, ders veririm. Başvuru için dm.
 
Egodan sonra okumadim.
 
Bakınız @Süreyya Hanım. Bu tip mesajlarla verimli bir bilgi paylaşımı olmuyor. Halbuki bilgilerinizden ben dahil herkes faydalanabilir. Sonuçta kimse her şeyi bilecek kapasitede değil ve öğrenilecek çok durum mevcut.
Verimli bir bilgi paylaşımı için bu yanıtlarınız üzücü.
Algıda seçicilik yapıp “ego”ya takılıp egonuzu beyninizin önüne geçirmeyin lütfen.
 
Eşeğe altın semer de taksan eşekliğini bilir sadece.
Ne hoş bir atasözüdür, bunun üzerine bir makale yazmalı üstteki (:
Algısı açıkken verimli olur.
 
Öyle atasözleri var ki buraya yazarsam üsttekinin üzerine cuk oturur tıpkı yazdığı atasözünün onun üzerine oturduğu gibi...Herkes kendisiyle eş değer sözleri yazar. Ben kimse için insanlığımdan, üslubumdan, seviyemden vazgeçmedim çok şükür. :)
 
@İnsomnia Meslektaşım olduğundan utandığım birine denk gelmenin üzüntüsüyle, hiçbir yerde sizinle muhatap olmama konusunda yanılmadığımı anlamanın da vermiş olduğu huzurla konudan ayrılıyorum.
 
@juju konudan ayrılıyorum demişim en son niye çağırıyorsun.:) Ben konuyla alakalı fikrimi en üstte bir yerlerde belirtmiştim.
 
Versin vergisini inananlar. Camii ve İmam masrafları onlardan çıksın. Madem öyle.
Aldığımız Birayla imamın maaşını ödemeyelim, haram yemesin.
 
Yine cehaletin şov yaptığı bir konu olmuş. İnanç vergisi çağ dışı bir vergi ve şu an Almanya'nın da başına bela olmuş vaziyette. Yalnız Almanya'yı değil aynı zamanda Vatikan'ı da alakadar eden bir vergi türüdür inanç vergisi. Ülke zaten vergi cenneti haline geldi bence yeni bir vergiye gerek yok. Kaldı ki camiye giden müslümanlardan vergi alan hükümetin diğerlerinden vergi almayacağını mı sanıyorsunz? Bütün politikalarını Neoosmanlı fikrine göre şekillendiren bir hükümetten ben aksini beklemem.

Bu verginin Türkiye'de ciddi sıkıntılar doğurması da pek tabii. Bu vergiyle birlikte nerelerin ibadethane sayılacağı tartışması gündeme gelecek. Söz gelimi bu vergilerden Alevi cemaatler ve Cemevleri yararlanabilecek mi? Sanmıyorum. Almanya'da inanç vergisi ödeyen aşağı yukarı 40 milyon yurttaş var ve bu vergiden hem Katolik hem de Protestan kiliseleri faydalanabiliyor. Aslında inanç vergisi vermeyen kişiler de dolaylı yoldan kiliseye destek veriyor devletin kilise yardımları sonucunda.

Anlamadığım bir husus konunun Alman hükümet partisinin adıyla alakası ne ? Partinin adında "Hristiyan" geçiyor diye bütün hizmetleri Hristiyanlara mı yaptıklarını iddia ediyorsunuz? Bu bana malum partinin adında "Adalet" olduğunu hatırlattı gören de şey sanıyor. lol. CDU'nun kemik kitlesi Katolik olmakla birlikte Merkel gibi bir Protestan 18 yıl genel başkanlık yaptı. Bu ülkede bırak Şii bir devlet başkanını daha Sunni Fıkıh Mezhepleri bile kendi arasında "sakız orucu bozar mı?", "abdest nasıl alınır?", "kaç yaşında çocukla evlensek iyidir?" gibi konuları çözemiyor.

Sözün özü, Diyanet'i revize etmek gerek ancak çok zor çünkü Diyanet Akp için müthiş bir güç. Şahsen ben de bu güçten mahrum bırakılmak istemem. Cuma hutbeleri, vaazlar, fetvalar hemen hepsi ortak bir gayeye hizmet ediyor. İslamiyette Mescid-i Dirar diye bir kavram var, dinci arkadaşlar benden daha iyi bilirler bu kavramı. Ne yazık ki Diyanet, politikalarını Allah'ın evi olan camileri Mescid-i Dirar yapmak üzerine kurmuş vaziyette. Karşılığında da Mercedesler, Audi A8 Long'lar alıyorlar. Sonuçta ortada bir win-win durumu var.

Ha şunu da eklemekten geri durmayayım, benim vergimle beni vatan haini, terörist, zararlı unsur, cehape zihniyeti, kafir, münafık, küffar gibi sıfatlarla kategorize eden imam ve türevlerine hakkımı ve verdiğim vergilerimi helal etmiyorum. Umarım bir taraflarından çıkar.

Selam ve Dua ile.

lol.
 
Yine cehaletin şov yaptığı bir konu olmuş. İnanç vergisi çağ dışı bir vergi ve şu an Almanya'nın da başına bela olmuş vaziyette. Yalnız Almanya'yı değil aynı zamanda Vatikan'ı da alakadar eden bir vergi türüdür inanç vergisi. Ülke zaten vergi cenneti haline geldi bence yeni bir vergiye gerek yok. Kaldı ki camiye giden müslümanlardan vergi alan hükümetin diğerlerinden vergi almayacağını mı sanıyorsunz? Bütün politikalarını Neoosmanlı fikrine göre şekillendiren bir hükümetten ben aksini beklemem.

Bu verginin Türkiye'de ciddi sıkıntılar doğurması da pek tabii. Bu vergiyle birlikte nerelerin ibadethane sayılacağı tartışması gündeme gelecek. Söz gelimi bu vergilerden Alevi cemaatler ve Cemevleri yararlanabilecek mi? Sanmıyorum. Almanya'da inanç vergisi ödeyen aşağı yukarı 40 milyon yurttaş var ve bu vergiden hem Katolik hem de Protestan kiliseleri faydalanabiliyor. Aslında inanç vergisi vermeyen kişiler de dolaylı yoldan kiliseye destek veriyor devletin kilise yardımları sonucunda.

Anlamadığım bir husus konunun Alman hükümet partisinin adıyla alakası ne ? Partinin adında "Hristiyan" geçiyor diye bütün hizmetleri Hristiyanlara mı yaptıklarını iddia ediyorsunuz? Bu bana malum partinin adında "Adalet" olduğunu hatırlattı gören de şey sanıyor. lol. CDU'nun kemik kitlesi Katolik olmakla birlikte Merkel gibi bir Protestan 18 yıl genel başkanlık yaptı. Bu ülkede bırak Şii bir devlet başkanını daha Sunni Fıkıh Mezhepleri bile kendi arasında "sakız orucu bozar mı?", "abdest nasıl alınır?", "kaç yaşında çocukla evlensek iyidir?" gibi konuları çözemiyor.

Sözün özü, Diyanet'i revize etmek gerek ancak çok zor çünkü Diyanet Akp için müthiş bir güç. Şahsen ben de bu güçten mahrum bırakılmak istemem. Cuma hutbeleri, vaazlar, fetvalar hemen hepsi ortak bir gayeye hizmet ediyor. İslamiyette Mescid-i Dirar diye bir kavram var, dinci arkadaşlar benden daha iyi bilirler bu kavramı. Ne yazık ki Diyanet, politikalarını Allah'ın evi olan camileri Mescid-i Dirar yapmak üzerine kurmuş vaziyette. Karşılığında da Mercedesler, Audi A8 Long'lar alıyorlar. Sonuçta ortada bir win-win durumu var.

Ha şunu da eklemekten geri durmayayım, benim vergimle beni vatan haini, terörist, zararlı unsur, cehape zihniyeti, kafir, münafık, küffar gibi sıfatlarla kategorize eden imam ve türevlerine hakkımı ve verdiğim vergilerimi helal etmiyorum. Umarım bir taraflarından çıkar.

Selam ve Dua ile.

lol.

Almanya'daki parti ismi meselesi laiklik tartışmasında geçmişti sanırım ama Türkiye ile Almanya bir değil bu konuda.
Türkiye'de %99'u Müslüman ilan edilen bir ülkede, din adı ayrıcalık katmaz. Dolayısıyla bir parti ismi olmasının anlamı yok ve laiklik vurgusu bulunan T.C. Anayasasına aykırı olur.
Almanya'da ise ciddi sayıda Müslüman varken din farkı vurgulanabilir bir durum partiler açısından. Alman anayasasında laikliğe yönelik nasıl bir vurgu var onu da araştırdım da özgürlükçü duruyor anayasa.
Bkz: http://www.adalet.gov.tr/duyurular/2011/eylul/anayasalar/ulkeana/pdf/08-ALMANYA 209-276.pdf
En son maddelerde devletin dini cemaatlere yaklaşımı belirtilmiş. Almanya bizden tamamıyla farklı bir boyut.
Bizim, anayasaya ne kadar uyduğumuz da ayrı bir soru işareti. Bir kere delmekten bir şey olmaz demiştik en son.

Diyanet'in bir parti güdümünde olması vergi veren belirli kitlenin tepkisini çekmesi normal bir şey. Dine verdiği zarar herkesin kendi vicdanını ilgilendirir ama Diyanet'in kuruluş amaçlarından sapıp bir kitleye hizmet ettiği ortamda vergisini de o kitleden alması uygundur.

Önceki mesajlarımda da belirttim; bizden 3-4 kat büyük ekonomisi olan Almanya'dan 3-4 kat fazla para arıyoruz bir başkanlığa. Bakanlık olmadığını tekrar vurgulayayım. Diyanet'in siyasileşmesine en büyük tepkiyi inanan kitlenin vermesi gerekirken aksi hareket etmeleri "Para ile imanın kimde olacağı belli olmaz." sözünü doğrular niteliktedir.

Doğru bir noktaya temas ettin. Cemevlerine şu anda devlet bir katkı vermiyor sanırım. İbadet yeri olarak görüyor mu bilmiyorum. Böyle bir vergi gelmesi durumunda alınan vergiyi aldığı noktalara devlet yönlendirir mi? Soru işareti. İlerleyen süreçte, başka hükümetler ile uygulanabilir ama şu an mezhepçi bir politika var.
 
@juju konudan ayrılıyorum demişim en son niye çağırıyorsun.:) Ben konuyla alakalı fikrimi en üstte bir yerlerde belirtmiştim.

Pek okumadım başlığı şüh. Sonuçta sen daha çok inandığın için sen daha fazla öde.

Ülkede inanç vergisi koysan, %99'u müslüman olduğu söylenen ülkede müslüman oranı %20'ye düşer bence. Hatta %10'un altında kalıp, meclise bile giremeyebilir. Tanrım!
 
Bu vergiden muaf olacağım için çok mutlu olurdum. Ama ertesi gün inançsızlık vergisi çıkar ahahah.
 
Ne kadar saşma bir konu.
Rüyanızda görürsünüz. Aynı kafa camileri de kapatın, ezanları susturun diyor mesela.
Yav he he
 
Konu kısmen dağılmış ama bana göre sağlık, eğitim ve inanç konuları tamamen ücretsiz olmalı. Doğrudur, yalandır bilmiyorum dün baktığımda 2013 yılı itibari ile kiliselerin elektirik su gibi giderlerinin diyanet tarafından karşılandığı yazıyordu. Bugün ülkemizde bazı belediyeler dışında Cem evlerinin elektirik su gibi temel ihtiyaçlarından halen ücret alındığını duyuyoruz. Ayrımcılık ve iki yüzlülükdür benim nazarımda.
 
Ne kadar saşma bir konu.
Rüyanızda görürsünüz. Aynı kafa camileri de kapatın, ezanları susturun diyor mesela.
Yav he he

hahahahah onca yıldır şu ülkede gerek sağ cenahın gerekse sol cenahın birçok kolunun farklı farklı etkinliklerine, faaliyetlerine katıldım ama 1 defa bile camileri kapatın, ezanı susturun diyeni duymadım. İstanbul'un fethinden beri bu şehirde 1 defa bak sadece 1 defa ezan susturulmuş o da III. Ahmet zamanına denk geliyor.. Yani inanabiliyor musun yüzlerce yıldır bu ülkede ve bu şehirde ezan susmamış, cami kapanmamış ama nasıl ve nerede olduysa böyle bir zırva ortaya atılmış söylenip duruluyor.
-Kim susturmuş ezanı?
+rerörör
Kim kapatmış camiyi?
+röröröeör
Bırakın bu ezan dinmez bayrak inmez muhabbetini. Kendinize kağıttan kaplan yaratıp hayali cephelerde bu kaplanla mücadele ediyorsunuz. Maraş dondurmacasını dinlemekten beyniniz kaymaklı dondurma kıvamına gelmiş. Merak buyurmayın 100 sene önce İngilizlere altın tepside sunulmuş imparatorlukta izan dinmediyse Atatürk cumhuriyetinde hiç dinmez, bayrak inmez.
 
hahahahah onca yıldır şu ülkede gerek sağ cenahın gerekse sol cenahın birçok kolunun farklı farklı etkinliklerine, faaliyetlerine katıldım ama 1 defa bile camileri kapatın, ezanı susturun diyeni duymadım. İstanbul'un fethinden beri bu şehirde 1 defa bak sadece 1 defa ezan susturulmuş o da III. Ahmet zamanına denk geliyor.. Yani inanabiliyor musun yüzlerce yıldır bu ülkede ve bu şehirde ezan susmamış, cami kapanmamış ama nasıl ve nerede olduysa böyle bir zırva ortaya atılmış söylenip duruluyor.
-Kim susturmuş ezanı?
+rerörör
Kim kapatmış camiyi?
+röröröeör
Bırakın bu ezan dinmez bayrak inmez muhabbetini. Kendinize kağıttan kaplan yaratıp hayali cephelerde bu kaplanla mücadele ediyorsunuz. Maraş dondurmacasını dinlemekten beyniniz kaymaklı dondurma kıvamına gelmiş. Merak buyurmayın 100 sene önce İngilizlere altın tepside sunulmuş imparatorlukta izan dinmediyse Atatürk cumhuriyetinde hiç dinmez, bayrak inmez.
Bu promosyonu da kim attı önüme aadfss
Ezanlar sustu, camiler kapatıldı mı dedik beyni kaymaklı?
İsteyenler dedik, aynı bu konuda belirtilen inanç vergisini isteyenler gibi.
Örneğin;
CHP`li Meclis üyesi Taşkın Ofluoğlu`nun "Ezanlar Sussun``önerisine tepki gösteren Din-Bir-Sen Van Şube Başkanı Yusuf Adli, önerinin inanç özgürlüğüne saygısızlık olduğunu söyledi.
 
Geri