İmam-ı Azam'ın Tesbih Duası

Konu sahibi son olarak 2621 gün önce görüldü
İmam-ı Azam'ın Tesbih Duâsı

İmam-ı Â'zam Hazretlerinin gece gündüz dilinden düşürmediği rivayet edilen meşhur tesbih duası şöyledir:

"Subhâne'l-ebediyyi'l-ebed. Subhâne'l-vâhidi'l-ehad. Subhâne'l-ferdi's-samed. Subhâne râfi's-semâi bi-gayri amed. Subhâne men beseta'l-arda alâ mâin cemed. Subhâne men haleka'l-halka fe-ahsâhüm aded. Subhâne men kaseme'l-erzâka ve lem yense ehad.

Subhânellezi lem yettehiz sâhibeten, vela veleden. Subhânellezi lem yelid ve lem yûled ve lem yeküllehû küfüven ehad. Subhâne men yerânî ve ya'rifü mekânî ve yerzukunî velâ yensânî... "

"Ebed ve ebedî olan Allah'ı tesbih ederim. Bir ve tek olan Allah'ı tesbih ederim. Tek ve herşey kendisine muhtaç olan Allah'ı tesbih ederim. Semayı direksiz yükselten Allah'ı tesbih ederim.

Yeryüzünü donmuş su üzerine yayan Allah'ı tesbih ederim. Mahlukatı yaratan ve onları çeşitlendiren Allah'ı tesbih ederim. Rızkı taksim eden, hiçbir canlıyı unutmayan Allah'ı tesbih ederim. Eş ve çocuk edinmeyen Allah'ı tesbih ederim.

Doğurmamış, doğrulmamış ve hiçbir şey de kendisine denk olmayan Allah'ı tesbih ederim. Beni gören, yerimi bilen, beni rızıklandıran ve beni unutmayan Allah'ı tesbih ederim."
 
Hafız en-Necm el-Gayzî’den naklen- bildirildiğine göre, İmam-ı Azam şöyle demiştir:

"Yüce Rabbimi rüyamda doksan dokuz kere gördüm -kendi kendime “Eger Rabbimi yüzüncü defa görürsem "Kıyamet gününde mahluklar ne ile azabından kurtulacak?" diye kendisine soracağım dedim”

Arkasından Hak Sübhanehü ve Teala’yı gördüm ve "Ey Rabbim! Senin koruman güçlüdür, övgün yücedir ve isimlerin mukaddestir. Kıyamet gününde kulların senin azabından ne ile kurtulur?” dedim, Hak Sübhanehu ve Teala şu cevabı verdi:

“Her kim sabah, akşam namazından sonra?”Sübhanel ebediyyil ebed…” duasını okursa azabımdan kurtulur.”

ARABÇASI

(سبحان الابدي الابد، سبحان الواحد الاحد، سبحان الفرد الصمد، سبحان رافع السماء بلا عمد، سبحان من بسط الارض على ماء جمد، سبحان من خلق الخلق فأحصاهم عدد، سبحان من قسم الرزق ولم ينس أحد، سبحان الذي لم يتخذ صاحبة ولا ولد، سبحان الذي لم يلد ولم يولد ولم يكن له كفوا أحد) سُبْحَانَ مَنْ يَرَانِي وَيَعْرِفُ مَكَانِي وَيَرْزُقُنِي وَلَا يَنْسَانِي

TÜRKÇESİ

“Sübhânel ebediyyil ebed. Sübhânel vâhidil ehad.

Sübhânel ferdis samed.

Sübhâne râfiis semâi bi ğayri amed.

Sübhâne men besatal arda alâ mâin cemed.

Sübhâne men halekal halka fe ahsâhum aded.

Sübhâne men kasemer rizka ve lem yense ehad.

Sübhânellezî lem yettehiz sâhibeten velâ veled.

Sübhânellezî lem yelid ve lem yûled.

Ve lem yekun lehû küfüven ehad.”

Ayrıca bazılarına göre o duanın sonunda şunlar da vardır: “Sübhâne men yerânî ve ya’rifu mekânî ve yerzukunî velâ yensânî.” (bk. İbn Abidin, 1/51)

MÂNÂSI

“Ebedî olan Allah her türlü noksanlardan münezzehtir.

Vahid-Ehad olan Allah münezzehtir.

Ferd ve Samed olan Allah münezzehtir.

Gökleri direksiz yüksekte tutan Allah münezzehtir.

Yeri donup yoğunlaşmış suyun üzerinde yayan Allah münezzehtir.

Bütün mahlukları yaratan ve onları bir bir sayan Allah münezzehtir.

Rızkın taksimatını yapan ve hiç birini unutmayan Allah münezzehtir.

Ne eş ne de çocuk edinmeyen Allah münezzehtir.

Doğurmayan, doğmayan ve hiçbir dengi olmayan Allah münezzehtir.”

Duanın ilave kısmının tercümesi: “Beni gören, yerimi bilen, rızkımı veren ve beni hiç unutmayan Allah münezzehtir.”

 
İmam-ı Azam'ın Tesbih Duâsı

TÜRKÇESİ :

Subhâne’l- Ebediyyi’l- Ebed.

Subhâne’l- Vâhidi’l- Ehad.

Subhâne’l- Ferdi’l- Samed.

Subhâne’l- Râfi’s- semâi bigayri amed.

Subhâne’l- Men beseta’l- erda alâ mâin cemed.

Subhâne’l- Men halka’l- halka fe ehsâhum adedâ.

Subhâne’l- Men kaseme’r-rızka velem yensa ehadâ.

Subhâne’l- lezî lem yettehız sâhîbeten velâ veledâ

Subhâne lem yelid velem yüled velem yekün lehu Küfüven ehad.

Subhâne men yerânî ve yağrifu mekânî ve yerzukunî velâ yensânî.

MÂNÂSI :

El Ebediyyi’l- Ebed olan Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

El Vâhidi’l- Ehad olan Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

El Ferdi’l- Samed olan Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

Gökleri direksiz olarak yükselten Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

Yer yüzünü donmuş su üzerinde yayan-döşeyen Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

Yaratıklarını yaratan ve adetlerini en iyi bilen Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

Yarattıklarının tümünün rızkını taksim edip asla geciktirip-tehir etmeyen Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

Asla bir eş ve evlâd edini- kabullenmeyen Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

Asla doğurmamış ve doğmamış ve O’nun asla hiçbir dengi olamayan Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!

Her an bana hakim olan, varlığımı bilen, rızkımı veren ve beni hiç unutmayan Allahu zü’l Celâl’i tenzih ederim!
 
Geri