Mimari Özellikleri
'Anıtkabir Projesi'nde mozolenin kolonat üstünde yükselen tonoz bir bölüm bulunmaktaydı
4 Aralık 1951 tarihinde hükümet
şeref holünün 28 m lik yüksekliğinin azaltılması ile yapının daha çabuk bitirilmesinin mümkün olup olmadığını mimarlara sordu
Mimarlar yaptıkları çalışmalar sonunda şeref holünü taş bir tonoz yerine
bir betonarme tavan ile örtmenin mümkün olduğunu bildirdiler
Böylece tonoz yapının zemine vereceği ağırlık ve bunun doğuracağı teknik mahzurlar da ortadan kalkıyordu
Anıtkabir yapımında beton üzerine dış kaplama malzemesi olarak kolay işlenebilen gözenekli
çeşitli renklerde traverten
mozole içi kaplamalarında ise mermer kullanılmıştır
Heykel grupları
aslan heykelleri ve mozole kolonlarında kullanılan beyaz travertenler Kayseri Pınarbaşı İlçesi'nden
kulenin iç duvarlarında kullanılan beyaz travertenler ise Polatlı ve Malıköy'den getirilmiştir
Kayseri BoğazköPage Rankingü mevkiinden getirilen siyah ve kırmızı travertenler tören meydanı ve kulelerin zemin döşemelerinde
Çankırı Eskipazar'dan getirilen sarı travertenler zafer kabartmaları
şeref holü dış
duvarları ve tören meydanını çevreleyen kolonların yapımında kullanılmıştır
Şeref holünün zemininde kullanılan krem
kırmızı ve siyah mermerler Çanakkale
Hatay ve Adana'dan
şeref holü iç yan duvarlarında kullanılan kaplan postu Afyon'dan
yeşil renk mermer Bilecik'ten getirilmiştir
40 ton ağırlığındaki yekpare lahit taşı Adana'nın Osmaniye İlçesi'nden
lahitin yan duvarlarını kaplayan beyaz mermer ise Afyon'dan getirilmiştir
Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arası
'II
Ulusal Mimarlık Dönemi' olarak adlandırılır
Bu dönemde daha çok anıtsal yönü ağır basan
simetriye önem veren
kesme taş malzemenin kullanıldığı binalar yapılmıştır
Anıtkabir bu dönemin özelliklerini taşımaktadır
Binanın mimarları Emin Onat ile Orhan Arda'dır
İlk projede mozole iki katlı olara tasarlanmış
ancak ekonomik nedenlerle ikinci katın yapımından vazgeçilmiştir
Bu dönem özellikleri ile birlikte Anıtkabir'de Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme öğelerine sıkça rastlanır
Örneğin dış cephelerde
duvarların çatı ile birleştiği yerde kuleleri dört yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde testere dişi olarak adlandırılan bordür bulunmaktadır
Ayrıca Anıtkabir'in bazı yerlerinde (Mehmetçik Kulesi
Müze Müdürlüğü) kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpmaktadır
Bütün bu özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi örneklerinden biri olan Anıtkabir yaklaşık 750
000 m² lik bir alanı kaplamakta olup
Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır
Barış Parkı
Anıtkabir; Atatürk'ün Yurtta Sulh
Cihanda Sulh özdeyişinden ilham alınarak
çeşitli yabancı ülkelerden ve Türkiye'nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlarla oluşturulan yeşil alan içinde yükselmektedir
Bu nedenle de adına Barış Parkı denilmiştir
Afganistan
ABD
Almanya
Avusturya
Belçika
Çin
Danimarka
Finlandiya
Fransa
Hindistan
Irak
İngiltere
İspanya
İsrail
İsveç
İtalya
Japonya
Kanada
Kıbrıs
Mısır
Norveç
Portekiz
Yugoslavya ve Yunanistan'dan çeşitli ağaç ve fidanlar getirilmiştir
Bugün Barış Parkı'nda 104 ayrı türden yaklaşık 48
500 adet süs ağacı
ağaççık ve süs bitkisi bulunmaktadır
Anıt Bloku
Anıtkabir Anıt Bloku üç bölümden oluşmaktadır
Toplam 120
000 m² lik bir alanı kaplamaktadır
1
Aslanlı Yol
2
Tören Meydanı
3
Mozole
Anıtkabir'e Tandoğan kapısından girildiğinde Barış Parkı içerisinde uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır
Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak istiklal ve hürriyet kuleleri yer alır
Anıtkabir yapı topluluğu içinde
simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on adet kule vardır
Bu kulelere ulusumuzun ve devletimizin oluşumunda büyük tesirleri olan yüce kavramları temsil eden isimler verilmiştir
Kuleler
plan ve yapı bakımından birbirinin benzeridir
Kareye yakın 12 x14 x7
20 m
boyutlarında dikdörtgen plan üzerine kurulmuş olan kulelerin üzeri piramit biçiminde çatılarla örtülüdür
Çatıların tepelerinde
eski Türk çadırlarında görülen tunç mızrak ucu vardır
Eski Türk kilim desenlerinden alınmış geometrik süslemeler
fresk tekniğinde uygulanmıştır
Ayrıca kulelerin iç duvarlarında
o kulenin ismiyle ilgili bir kompozisyon ve Atatürk'ün özlü sözleri bulunmaktadır
İstiklâl Kulesi
Aslanlı yolun sağ başındaki İstiklâl Kulesi'nin iç duvarlarında bulunan kabartmada
ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal figürü görülmektedir
Kartal
mitolojide ve Selçuklu sanatında gücün
istiklâl ve bağımsızlığın sembolü olarak tasvir edilmiştir
Kılıç tutan genç ise istiklali savunan Türk milletini temsil etmektedir
Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir
Ayrıca kule duvarlarında yazı bordürü olarak Atatürk'ün istiklâlle ilgili şu sözleri yer almaktadır:
* Ulusumuz en korkunç yok oluşla son buluyor gibi görünmüşken
tutsak edilmesine karşı evladını ayaklanmaya davet eden atalarının sesi
kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son Kurtuluş Savaşı'na çağırdı
(1921)
* Hayat demek savaşma
çarpışma demektir
Hayatta başarı kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür
(1927)
* Biz hayat ve bağımsızlık isteyen ulusuz ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı hiçe sayarız
(1921)
* İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur
Türk ulusu
Türkiye'nin gelecekteki çocukları
bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar
(1927)
* Bu ulus bağımsızlıktan yoksun olarak yaşamamıştır
yaşıyamaz ve yaşamıyacaktır
ya istiklal ya ölüm
(1919)
Kulenin içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır
Kulenin önünde
ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan 'Kadın Heykel Grubu' bulunmaktadır
Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır
Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk bereketli yurdumuzu temsil etmektedir
Soldaki kadın
ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk'e Tanrı'dan rahmet dilemekte
ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır
Bu üçlü grup
Türk kadınının Atatürk'ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu
ağır başlı ve azimli oluşunu dile getirmektedir
Heykel grubu Hüseyin Özkan'ın eseridir
Hürriyet Kulesi
Aslanlı Yol'un sol başında bulunan Hürriyet Kulesi içindeki kabartmada; elinde kağıt tutan melek figürü ile meleğin yanında şaha kalkmış bir at tasvir edilmiştir
Melek figürü bağımsızlığın kutsallığını
elindeki kağıt "Hürriyet Beyannamesi"ni sembolize etmektedir
At figürü ise hürriyet ve bağımsızlık sembolüdür
Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir
Kule duvarlarında Atatürk'ün hürriyet ile ilgili şu sözleri yazılıdır
* Esas
Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır
Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir
Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir ulus
uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir işleme hak kazanamaz
(1927)
* Bence
bir ulusta şerefin
onurun
namusun ve insanlığın sürekli olarak bulunabilmesi kesinlikle o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olabilmesiyle mümkündür
* Özgürlüğün de
eşitliğin de
adaletin de dayandığı ulusal egemenliktir
* Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz
Kule içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır
Kulenin önünde üç erkekten oluşan 'Erkek Heykel Grubu' bulunmaktadır
Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk askerin
onun yanındaki elinde kitabı ile Türk gençliğini ve aydın insanını
biraz gerisindeki ise yerel kıyafeti ile Türk köylüsünü temsil etmektedir
Heykellerin yüzünde derin acı ile Türk Milleti'nin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir
Heykel grubu Hüseyin Özkan'ın eseridir
Aslanlı Yolda Aslan Heykelleri
Ziyaretçileri Atatürk'ün yüce huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 m uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda toplam 24 tane aslan heykeli bulunmaktadır
Atatürk'ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem nedeniyle
Anadolu'da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükuneti temsil etmektedir
Yol traverten taşları ile döşelidir
Yolun sonunda Türk bayrağı ve Çankaya görünmektedir
Heykeller Hüseyin Özkan'ın eseridir
Mehmetçik Kulesi
Aslanlı yolun bitiminde sağda 'Mehmetçik Kulesi' yer almaktadır
Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada; cepheye gitmekte olan Mehmetçiğin evinden ayrılışı ifade edilmektedir
Bu komposizyonda
elini asker oğlunun omuzuna atmış onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü
fakat gururlu anne tasvir edilmiştir
Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir
Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Mehmetçik ve Türk kadınları hakkında söylediği özlü sözler yer almaktadır:
* Kahraman Türk eri Anadolu savaşlarının anlamını kavramış
yeni bir ülke ile savaşmıştır
(1921)
* Dünyanın hiçbir yerinde
hiçbir ulusunda Anadolu köylü kadının üstünde kadın çalışmasından söz etmek imkânı yoktur
(1923)
* Bu ulusun çocuklarının özverileri
kahramanlıkları için ölçü birimi bulunamaz
Kulenin içinde
60 kişi kapasiteli 'Sinevizyon Salonu' bulunmaktadır
Burada Atatürk ve Anıtkabir ile ilgili belgesel filmler gösterilmektedir