YouMyCure
Üye
-
- Katılım
- Mart 24, 2019
-
- Mesajlar
- 559
-
- Tepkime puanı
- 227
-
- Puanları
- 293
-
- Konum
- Dublin
-
- Web sitesi
- www.gedik.net
Ünvan: 12. Osmanlı Padişahı
Saltanatı: 1574-1595
Babası: İkinci Selim Han
Annesi: Nur Banu Sultan
Doğumu: 4 Temmuz 1546
Vefatı: 16 Ocak 1595
1546 seneninde Manisa'nın Bozdağ yaylağında doğdu.
Küçük yaştan ardından Manisa'da kıymetli hocalar huzurunda tahsil ve terbiye gördü.
1558 yılında dedesi Kanuni Sultan Süleyman doğrulusunda Alaşehir sancak beyliğine belirleme edildi.
Babası II.
Selim Han'ın tahta geçmesinden ardından Manisa sancak beyliğine getirildi.
Bu vazifesi esnasında değerli hocalardan askeri ve idari verileri öğrendi.
15 Aralık 1574'te babasının vefatı üstüne Manisa'dan İstanbul'a gelerek 22 Aralık 1574'te Osmanlı tahtına çıktı.
1575'te Venedik, 1576'da İran ve 1577'de Avusturya ile külüstür barış antlaşmalarını yeniledi.
1578'de Osmanlı topraklarındaki yıkıcı ve bölücü faaliyetleri bundan dolayı İran'a kez açtı.
Bu kez esnasında özellikle Özdemiroğlu Osman Paşa İran kuvvetlerini üst üste mağlubiyete uğrattı.
Azerbeycan, Tiflis, Nihavend ve Hemedan mekanları Osmanlı hakimiyetine iştirak etti.
Bu sırada Portekizliler Osmanlı himayesi altında tespit edilen Fas'a devasa kuvvetlerle saldırmışlardı.
Portekiz silahlı gücünü karşılamak vazifesi Divan-ı Hümayun doğrulusunda Ramazan Paşa'ya verildi.
Ramazan Paşa Vadi's-Seyl ovasında Portekiz silahlı gücünü devasa tek bozguna uğrattı.
Portekizlilerin ölüleri arasında kralları, devasa asilzadeleri ve devlet adamları da vardı.
Kurtulabilenler donanma ile kaçmaya çalışırken bunlara da Sinan Başkan ağır kayıplar verdirdi.
Bu zafer ile Fas, Osmanlı Devleti'ne henüz güçlü tek şeklinde bağlandı.
11 Mayıs 1583'te üç gün üç gece devam eden ve gece de ateşler yakılarak devam edilmesi bundan dolayı Meşaleler muhabereyi olarak bilinen çarpışmada Özdemiroğlu Osman Paşa İran kuvvetlerini berbat etti.
Bu zaferin sonrasında Revan fethedildi.
İran'la 1590 seneninde İstanbul'da barış antlaşması imzalandı.
Buna göre İran tüm Osmanlı fütuhatını tanıyor ve ülkede sünni büyüklere dil uzatmamayı taahhüt ediyor idi.
1592 seneninde Bosna ve Macaristan sınırında vuku bulan hadiseler Osmanlı Devleti ile Avusturya arasındaki antlaşmayı bozdu.
Neticede Avusturya ile on üç yıl devam edecek olan muhabere başladı.
Serdar-ı ekrem Sinan Paşa 13 Eylül 1594'te Yanıkkalesi önünde Avusturya kuvvetlerini bozdu ve kaleyi zaptetti.
Ancak Avusturya sorunu net olarak halledilmeden Sultan III.
Murat Han 15/16 Ocak gecesi vefat etti.
Naşı Ayasofya Camii yanındaki babası II.
Selim Han'ın türbesine defnedildi.
Sultan III.
Murat Han Arapça ve Farsça'yı defa iyi bildiği gibi, İslamî ilimlerin tümüne vakıf olup, kimi ilimlerde mütehassıs idi.
Tedbirli hareket eder, ifrattan (aşırıya kaçmaktan) ve ufak tek haksızlık gerçekleştirmekten defa sakınırdı.
Şair tek sultan olup Muradî mahlasıyla şiirler yazmıştır.
Divanında bulunan şiirlerinden tek tanesinin izahı şu şekildedir:
"Güzel huylu ol.
Sen herkesin sözlerine kanma.
Kalbini deniz gibi geniş tut.
Herkesin işinin ne olduğuna bak.
Makamına ve maiyetindeki adamlara güvenme.
Çünkü onlar geçicidir.
Ahiret yaşamını iste.
Dünyanın işlerine bakma.
Dünya oturma yeri değildir.
Sadece köhne, geçici tek konaktır.
Bu dünyaya her kim geldi ise kendisi yurduna göçtü.
Maddi ve ruhani ilimleri öğren.
Sana devasa rütbe olarak bu kafi.
Cehennem ateşine girmemek için defa çalış."
Murat Han devrinde Osmanlı Devleti en geniş sınırlarına erişti.
Ülkede birçok bayındırlık yapıtı ile ilim, kültür ve sanat merkezleri inşa ettirdi.
Kabe-i Şerif duvarlarını mermerden yaptırdı.
Harem-i Şerif'in su yollarını temizletti.
III. Murat'ın şiiri
uyan uykusu çok gözlerim uyan
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
azrailin kastı canadır inan
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
seherde uyanırlar cümle kuşlar
dill-u dillerince tesbihe başlar
tevhid eyler dağlar, aşlar, ağaçlar
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
semavatın kapıların açarlar
alemlere rahmet suyu saçarlar
seherde kalkana hulle biçerler
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
bu dünya fanidir, sakın aldanma
mağrur olup tac-u aha dayanma
yedi iklim benim deyu güvenme
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
benim murad kulun, suçumu affet
suçum bağışlayıp günahım ref et
rasulun sancağı dibinde haşret
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
Saltanatı: 1574-1595
Babası: İkinci Selim Han
Annesi: Nur Banu Sultan
Doğumu: 4 Temmuz 1546
Vefatı: 16 Ocak 1595
1546 seneninde Manisa'nın Bozdağ yaylağında doğdu.
Küçük yaştan ardından Manisa'da kıymetli hocalar huzurunda tahsil ve terbiye gördü.
1558 yılında dedesi Kanuni Sultan Süleyman doğrulusunda Alaşehir sancak beyliğine belirleme edildi.
Babası II.
Selim Han'ın tahta geçmesinden ardından Manisa sancak beyliğine getirildi.
Bu vazifesi esnasında değerli hocalardan askeri ve idari verileri öğrendi.
15 Aralık 1574'te babasının vefatı üstüne Manisa'dan İstanbul'a gelerek 22 Aralık 1574'te Osmanlı tahtına çıktı.
1575'te Venedik, 1576'da İran ve 1577'de Avusturya ile külüstür barış antlaşmalarını yeniledi.
1578'de Osmanlı topraklarındaki yıkıcı ve bölücü faaliyetleri bundan dolayı İran'a kez açtı.
Bu kez esnasında özellikle Özdemiroğlu Osman Paşa İran kuvvetlerini üst üste mağlubiyete uğrattı.
Azerbeycan, Tiflis, Nihavend ve Hemedan mekanları Osmanlı hakimiyetine iştirak etti.
Bu sırada Portekizliler Osmanlı himayesi altında tespit edilen Fas'a devasa kuvvetlerle saldırmışlardı.
Portekiz silahlı gücünü karşılamak vazifesi Divan-ı Hümayun doğrulusunda Ramazan Paşa'ya verildi.
Ramazan Paşa Vadi's-Seyl ovasında Portekiz silahlı gücünü devasa tek bozguna uğrattı.
Portekizlilerin ölüleri arasında kralları, devasa asilzadeleri ve devlet adamları da vardı.
Kurtulabilenler donanma ile kaçmaya çalışırken bunlara da Sinan Başkan ağır kayıplar verdirdi.
Bu zafer ile Fas, Osmanlı Devleti'ne henüz güçlü tek şeklinde bağlandı.
11 Mayıs 1583'te üç gün üç gece devam eden ve gece de ateşler yakılarak devam edilmesi bundan dolayı Meşaleler muhabereyi olarak bilinen çarpışmada Özdemiroğlu Osman Paşa İran kuvvetlerini berbat etti.
Bu zaferin sonrasında Revan fethedildi.
İran'la 1590 seneninde İstanbul'da barış antlaşması imzalandı.
Buna göre İran tüm Osmanlı fütuhatını tanıyor ve ülkede sünni büyüklere dil uzatmamayı taahhüt ediyor idi.
1592 seneninde Bosna ve Macaristan sınırında vuku bulan hadiseler Osmanlı Devleti ile Avusturya arasındaki antlaşmayı bozdu.
Neticede Avusturya ile on üç yıl devam edecek olan muhabere başladı.
Serdar-ı ekrem Sinan Paşa 13 Eylül 1594'te Yanıkkalesi önünde Avusturya kuvvetlerini bozdu ve kaleyi zaptetti.
Ancak Avusturya sorunu net olarak halledilmeden Sultan III.
Murat Han 15/16 Ocak gecesi vefat etti.
Naşı Ayasofya Camii yanındaki babası II.
Selim Han'ın türbesine defnedildi.
Sultan III.
Murat Han Arapça ve Farsça'yı defa iyi bildiği gibi, İslamî ilimlerin tümüne vakıf olup, kimi ilimlerde mütehassıs idi.
Tedbirli hareket eder, ifrattan (aşırıya kaçmaktan) ve ufak tek haksızlık gerçekleştirmekten defa sakınırdı.
Şair tek sultan olup Muradî mahlasıyla şiirler yazmıştır.
Divanında bulunan şiirlerinden tek tanesinin izahı şu şekildedir:
"Güzel huylu ol.
Sen herkesin sözlerine kanma.
Kalbini deniz gibi geniş tut.
Herkesin işinin ne olduğuna bak.
Makamına ve maiyetindeki adamlara güvenme.
Çünkü onlar geçicidir.
Ahiret yaşamını iste.
Dünyanın işlerine bakma.
Dünya oturma yeri değildir.
Sadece köhne, geçici tek konaktır.
Bu dünyaya her kim geldi ise kendisi yurduna göçtü.
Maddi ve ruhani ilimleri öğren.
Sana devasa rütbe olarak bu kafi.
Cehennem ateşine girmemek için defa çalış."
Murat Han devrinde Osmanlı Devleti en geniş sınırlarına erişti.
Ülkede birçok bayındırlık yapıtı ile ilim, kültür ve sanat merkezleri inşa ettirdi.
Kabe-i Şerif duvarlarını mermerden yaptırdı.
Harem-i Şerif'in su yollarını temizletti.
III. Murat'ın şiiri
uyan uykusu çok gözlerim uyan
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
azrailin kastı canadır inan
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
seherde uyanırlar cümle kuşlar
dill-u dillerince tesbihe başlar
tevhid eyler dağlar, aşlar, ağaçlar
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
semavatın kapıların açarlar
alemlere rahmet suyu saçarlar
seherde kalkana hulle biçerler
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
bu dünya fanidir, sakın aldanma
mağrur olup tac-u aha dayanma
yedi iklim benim deyu güvenme
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
benim murad kulun, suçumu affet
suçum bağışlayıp günahım ref et
rasulun sancağı dibinde haşret
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
Moderatör tarafında düzenlendi: