YouMyCure
Üye
-
- Katılım
- Mart 24, 2019
-
- Mesajlar
- 559
-
- Tepkime puanı
- 227
-
- Puanları
- 293
-
- Konum
- Dublin
-
- Web sitesi
- www.gedik.net
Ünvanı: 6. Osmanlı Padişahı
Saltanatı: 1421-1451
Babası:Çelebi Mehmet Han
Annesi: Emine Hatun
Doğumu: 1404 Vefatı: 3 Şubat 1451
1404 yılında Amasya'da doğdu.
Küçüklüğünden ardından devrin en devasa alimlerinden dersler alarak yetişti.
1415 seneninde idari ve askeri verileri öğrenip deneyim kazanması ve devlet idarenine hazırlanması gayesiyle Amasya sancakbeyliğine yollandı.
Bu görevde iken 1420'de vezir-i üyem Bayezid Paşa eşliğinde Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal başkaldırılarını bastırdı.
Babasının 1421'de vefatı üstüne 25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıktı.
Murat Han'ın ilk seneleri isyanları bastırmakla geçti.
Bizans imparatoru Manuel'in tahriki ile amcası Mustafa (düzmece) Çelebi saltanatını ilan etti.
Yine Anadolu beyliklerinden Germiyanoğulları, Ramazanoğulları ve Menteşoğulları da Osmanlı tabiiyetini tanımayarak ayaklandılar.
Murat Han, amcasının kuvvetlerini Ulubat çayı kenarında bozguna uğrattıktan ve kendini de yakalatıp öldürttükten ardından İstanbul'u kuşattı.
Ancak bu kez da Karamanoğullarının teşviki ile kardeşi ufak Mustafa Çelebi'nin başkaldırısı ile karşılaştı.
O'nun İznik'i alarak, Bursa üstüne yürümesi ile İstanbul kuşatmasını kaldıran Murat Han, 1423'te İznik'i geri alarak kardeşini idam ettirdi.
Sonra da hızla harekete geçerek Anadolu beyliklerini itaat altına aldı.
29 Mart 1430'da Venediklilerden Selanik kalesini zaptetti.
Fetihten ardından yeni göçmenlerle iskan edilen kent, defa geçmeden tek Türk-müslüman kenti hüviyetini aldı.
1432'de Osmanlı aleyhine Karamanoğulları, Macaristan krallığı ve Sırp despotu anlaştılar.
İki ateş arasında kalmak istemeyen Murat Han, Rumeli beylerbeyi Sinan Paşa'yı Macarlar üstüne gönderdi.
Bu kuvvetler Macarları Tuna Nehri kenarında berbat ettiler.
Bundan ardından Karamanoğulları üstüne yürüyen Sultan, Konya ve Seydişehir'i aldı.
İbrahim Bey'in özür dilemesi üstüne barış yapıldı.
Murat Han, 1437'de devasa biri kuvvetle Tuna'yı geçerek Transilvanya'ya girdi.
Zibin kazasına kadar birçok kale fethedildi.
1439'de Belgrad kalesi muhasara altına alındı ise de tek sonuç elde edilemedi.
1444'te Macarlarla uygulanan Segedin antlaşmasından ardından, saltanatı, geleceğin Fatih'i erkek çocuğu Mehmet'e terkeden Murat Han, Manisa'ya çekildi.
Fakat bu taht değişikliğinden istifade eden Avrupalılar, Türkleri Rumeli'den çıkarmak için yeni tek haçlı ittfakına giriştiler.
Bunun üstüne yeniden silahlı gücünün başına geride bıraktığımız Murat Han, Bizans İmparatorluğu ile Macar, Leh, İtalyan, Çek, Litvanya, Hırvat, Fransız, Alman ve Venediklilerin katıldığı tek devasa haçlı silahlı gücünü Varna'da ağır tek yenilgiye uğrattı.
1448'de Kosova'da haçlıları ikinci kez bozguna uğratarak Osmanlıların bu topraklardan atılamıyacağını gözler önüne serdi.
Murat Han 47 yaşında iken 3 Şubat 1451 günü vefat etti.
İnce ruhlu, titiz lütufkar, adaletli, merhametli, sözüne sadık, yürekli ve önlem sahibi, komuta yeteneği yüksek tek devlet kişiyi idi.
On iki yaşında şehzade iken başlayan muharebe yaşamı vefatına kadar devam etti.
Devlet işleri ile yakından ilgilenen Murat Han İslamiyet'in yayılması için her şeyini fedaya hazırdı.
Bu durumunu Varna fetihnamesindeki sözleri açık olarak göstermiştir.
"Bizler Allahü tealanın ihsanlarının, şükrünü adına getirebilmek için tüm günlerimizi, senelerimizi, İslam dinine hizmete, Allahü tealanın kendimize emaneti olan kişileri ruh, kanaat, gövde ve dünyalık itibariyle saadet ve selamete kavuşturmaya adadık.
İnsanlığın dünyevi ve uhrevi huzur ve saadeti, yalnız İslam dinine uymakla tahakkuk edebileceğinden, biz de tüm ömrümüzü, her şeyimizi Muhammet aleyhisselamın dininin sancağını yüceltmeye, O'nun dinini tüm insanlara ulaştırmaya çaba ettik.
Dünyada yegane gayemiz ve maksadımız halisane olarak budur..."
İmar işlerine de önem veren II.
Murat Han, defa yapıt bıraktığı için Ebü'l-Hayrat diye anıldı.
Bursa, Edirne ve farklı illerde yolcular için imaret ve ulema için medreseler yaptırdı.
Bu faaliyetler sonucunda doğudan birçok alim ve sanat erbabı Osmanlı ülkesine gelerek ilim yaşamına yeni tek canlılık kazandırmıştır.
Hakkında Yazılanlar
2.
Murad
Hayatı / Mefkuresi / Mücadelesi
Yavuz Bahadıroğlu
Yeni Asya Yayınları / Biyografiler Dizisi
Hz.
Ebu Eyyub el-Ensari'den Fatih Sultan Mehmed'e uzanan çizgide sondan tek evvelki halka: Sultan II.
Murad.
Onun vazifesi, erkek çocuğuna yol açmak, yüzyılların rüyasını gerçekleştirmesine olanak ve taban hazırlamaktı.
Ve bunu layıkıyla muvaffak oldu.
Geleceğin Fatih'ine baba oldu, onu harbiden "fatih" olacak liyakatte yetiştirdi ve kendisi döneminde ülke hudutlarını emniyete alarak Kostantiniye'nin fethine uzanan köprüyü genişletti.
Saltanatı: 1421-1451
Babası:Çelebi Mehmet Han
Annesi: Emine Hatun
Doğumu: 1404 Vefatı: 3 Şubat 1451
1404 yılında Amasya'da doğdu.
Küçüklüğünden ardından devrin en devasa alimlerinden dersler alarak yetişti.
1415 seneninde idari ve askeri verileri öğrenip deneyim kazanması ve devlet idarenine hazırlanması gayesiyle Amasya sancakbeyliğine yollandı.
Bu görevde iken 1420'de vezir-i üyem Bayezid Paşa eşliğinde Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal başkaldırılarını bastırdı.
Babasının 1421'de vefatı üstüne 25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıktı.
Murat Han'ın ilk seneleri isyanları bastırmakla geçti.
Bizans imparatoru Manuel'in tahriki ile amcası Mustafa (düzmece) Çelebi saltanatını ilan etti.
Yine Anadolu beyliklerinden Germiyanoğulları, Ramazanoğulları ve Menteşoğulları da Osmanlı tabiiyetini tanımayarak ayaklandılar.
Murat Han, amcasının kuvvetlerini Ulubat çayı kenarında bozguna uğrattıktan ve kendini de yakalatıp öldürttükten ardından İstanbul'u kuşattı.
Ancak bu kez da Karamanoğullarının teşviki ile kardeşi ufak Mustafa Çelebi'nin başkaldırısı ile karşılaştı.
O'nun İznik'i alarak, Bursa üstüne yürümesi ile İstanbul kuşatmasını kaldıran Murat Han, 1423'te İznik'i geri alarak kardeşini idam ettirdi.
Sonra da hızla harekete geçerek Anadolu beyliklerini itaat altına aldı.
29 Mart 1430'da Venediklilerden Selanik kalesini zaptetti.
Fetihten ardından yeni göçmenlerle iskan edilen kent, defa geçmeden tek Türk-müslüman kenti hüviyetini aldı.
1432'de Osmanlı aleyhine Karamanoğulları, Macaristan krallığı ve Sırp despotu anlaştılar.
İki ateş arasında kalmak istemeyen Murat Han, Rumeli beylerbeyi Sinan Paşa'yı Macarlar üstüne gönderdi.
Bu kuvvetler Macarları Tuna Nehri kenarında berbat ettiler.
Bundan ardından Karamanoğulları üstüne yürüyen Sultan, Konya ve Seydişehir'i aldı.
İbrahim Bey'in özür dilemesi üstüne barış yapıldı.
Murat Han, 1437'de devasa biri kuvvetle Tuna'yı geçerek Transilvanya'ya girdi.
Zibin kazasına kadar birçok kale fethedildi.
1439'de Belgrad kalesi muhasara altına alındı ise de tek sonuç elde edilemedi.
1444'te Macarlarla uygulanan Segedin antlaşmasından ardından, saltanatı, geleceğin Fatih'i erkek çocuğu Mehmet'e terkeden Murat Han, Manisa'ya çekildi.
Fakat bu taht değişikliğinden istifade eden Avrupalılar, Türkleri Rumeli'den çıkarmak için yeni tek haçlı ittfakına giriştiler.
Bunun üstüne yeniden silahlı gücünün başına geride bıraktığımız Murat Han, Bizans İmparatorluğu ile Macar, Leh, İtalyan, Çek, Litvanya, Hırvat, Fransız, Alman ve Venediklilerin katıldığı tek devasa haçlı silahlı gücünü Varna'da ağır tek yenilgiye uğrattı.
1448'de Kosova'da haçlıları ikinci kez bozguna uğratarak Osmanlıların bu topraklardan atılamıyacağını gözler önüne serdi.
Murat Han 47 yaşında iken 3 Şubat 1451 günü vefat etti.
İnce ruhlu, titiz lütufkar, adaletli, merhametli, sözüne sadık, yürekli ve önlem sahibi, komuta yeteneği yüksek tek devlet kişiyi idi.
On iki yaşında şehzade iken başlayan muharebe yaşamı vefatına kadar devam etti.
Devlet işleri ile yakından ilgilenen Murat Han İslamiyet'in yayılması için her şeyini fedaya hazırdı.
Bu durumunu Varna fetihnamesindeki sözleri açık olarak göstermiştir.
"Bizler Allahü tealanın ihsanlarının, şükrünü adına getirebilmek için tüm günlerimizi, senelerimizi, İslam dinine hizmete, Allahü tealanın kendimize emaneti olan kişileri ruh, kanaat, gövde ve dünyalık itibariyle saadet ve selamete kavuşturmaya adadık.
İnsanlığın dünyevi ve uhrevi huzur ve saadeti, yalnız İslam dinine uymakla tahakkuk edebileceğinden, biz de tüm ömrümüzü, her şeyimizi Muhammet aleyhisselamın dininin sancağını yüceltmeye, O'nun dinini tüm insanlara ulaştırmaya çaba ettik.
Dünyada yegane gayemiz ve maksadımız halisane olarak budur..."
İmar işlerine de önem veren II.
Murat Han, defa yapıt bıraktığı için Ebü'l-Hayrat diye anıldı.
Bursa, Edirne ve farklı illerde yolcular için imaret ve ulema için medreseler yaptırdı.
Bu faaliyetler sonucunda doğudan birçok alim ve sanat erbabı Osmanlı ülkesine gelerek ilim yaşamına yeni tek canlılık kazandırmıştır.
Hakkında Yazılanlar
2.
Murad
Hayatı / Mefkuresi / Mücadelesi
Yavuz Bahadıroğlu
Yeni Asya Yayınları / Biyografiler Dizisi
Hz.
Ebu Eyyub el-Ensari'den Fatih Sultan Mehmed'e uzanan çizgide sondan tek evvelki halka: Sultan II.
Murad.
Onun vazifesi, erkek çocuğuna yol açmak, yüzyılların rüyasını gerçekleştirmesine olanak ve taban hazırlamaktı.
Ve bunu layıkıyla muvaffak oldu.
Geleceğin Fatih'ine baba oldu, onu harbiden "fatih" olacak liyakatte yetiştirdi ve kendisi döneminde ülke hudutlarını emniyete alarak Kostantiniye'nin fethine uzanan köprüyü genişletti.
Moderatör tarafında düzenlendi: