YouMyCure
Üye
-
- Katılım
- Mart 24, 2019
-
- Mesajlar
- 559
-
- Tepkime puanı
- 227
-
- Puanları
- 293
-
- Konum
- Dublin
-
- Web sitesi
- www.gedik.net
Ünvanı: 15. Osmanlı Padişahı
Saltanatı: 1617-1618 (1.defa), 1622-1623 (2. defa)
Babası: III. Mehmed Han
Annesi: Handan Sultan
Doğumu: 1591
Vefatı: 20 Ocak 1639
1591 yılında Manisa'da doğdu.
Her şehzade gibi iyi tek eğitim gördü.
Ağabeyi I.
Ahmet Han'ın vefatı üstüne 22 Kasım 1617'de ilk kez ekberiyet kaidesine göre başka bir deyişle hanedanın en ihtiyar mensubu olarak tahta çıkarıldı.
Sultan Mustafa Han, devlet sorunları ile ilgilenmediğini söyleyerek saltanatı kabul etmedi ise de bu hal devlet erkanınca göz önüne alınmadı.
Ancak defa geçmeden devlet işlerinde Sultan'ın ecnebi kalması ve işlerin karışması üstüne devlet adamları vaziyetin bu tür devam edemeyeceğini anlayıp hal'ine fetva aldılar.
Nitekim tahta atlattıktan doksan altı gün ardından 26 Şubat 1618 günü Sultan Mustafa'yı tahttan indirerek adına Genç Osman'ı çıkardılar.
Ancak yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri sonucunda başkaldırı eden yeniçerilerin 19 Mayıs 1622'de Genç Osman'ı tahttan indirmeleri, Sultan Mustafa'nın ikinci kez tahta geçirilmesine yol açtı.
Bu sırada Sultan Osman Han'ın vezir-i üyem Kara Davut Paşa doğrulusunda şehit ettirilmesi devasa karışıklıklara neden oldu.
Sultan Mustafa Han, Davut Paşa'yı azlederek adına Mere Hüseyin Paşa'yı getirdi ise de, isyanlar nihai bulmadı.
Erzurum beylerbeyi Abaza Mehmet Paşa başkaldırarak, bölgesindeki yeniçerilerin tek bölümünü öldürttü.
Genç Osman'ın intikamını alacağım diye and içen Abaza, İstanbul'a gelmek için yola çıktı.
Bursa'yı muhasara etti ise de alamadı.
Kış geldiği için Niğde'ye çekildi.
Anadolu'daki isyanlar ve Genç Osman'ın şehit edilmesi olayına ismi karışan sipahiler, halk nezdinde kazandıkları nefreti silmek için tek divan toplandığı sırada ayaklanarak Sultan Osman Han'ın katillerinin bulunmasına istediler.
Bunun üstüne Kara Davut Paşa ve Kalenderoğlu olarak bilinen şahıslar yakalanarak idam edildiler.
Diğer taraftan Osmanlı Devleti'nin iç karışıklılarından istifade etmek isteyen Lehistan kazakları, henüz evvel imzalanan antlaşma şartlarına uymayarak şayka ismi verilen surat elli seviyesinde ufak gemi ile Osmanlı kıyılarına saldırdılar.
Kazakların üstüne gönderilen Karadeniz serdarı Güvey Recep Paşa, kazakları izleyerek Rilgra önünde birçok gemilerini batırdı ve 21 gemiyi zapt ederek, beş bin tutsak ile İstanbul'a döndü.
İstanbul'daki karışıklıklar ve Anadolu'da oluşan isyanlar Osmanlı Devleti'nin başında henüz kudretli, azimkar ve zeki tek padişahın bulunmasını ihtiyaç duyulan kılıyordu.
Bu sebeple 1623'te sadarete kazançlan sadrazam Kemankeş Ali Paşa, şeyhülislam Yahya Efendi ve başka devlet erkanı toplanarak Sultan Mustafa'nın bundan sonra Makam-ı saltanatta kalmaması gerektiği konusunda karara vardılar.
Nitekim verilen fetva ile 10 Eylül 1623 günü Sultan Mustafa ikinci kez tahttan indirildi ve adına IV.
Murat geçti.
Sultan Mustafa Han, zayıf ve narin vücutlu olup, suratı her vakit songun ve elemli tek görünüşü vardı.
Son derece dindardı.
Sık sık türbeleri ziyaret eder ve çokça sadaka dağıtırdı.
Saraydaki yaşamını iman içerisinde, dini yapıtlar ve Kur'an-ı Kerim okuyarak geçirmiştir.
Sultan Mustafa Han, saltanatta gözü bulunmadığı için her iki kez hal'inde de en ufak tek memnuniyetsizlik göstermemiş ve tahttan sevinçle inmiş ve devlet işlerini ehline teslim etmekten geri kalmamıştır.
Saltanatı: 1617-1618 (1.defa), 1622-1623 (2. defa)
Babası: III. Mehmed Han
Annesi: Handan Sultan
Doğumu: 1591
Vefatı: 20 Ocak 1639
1591 yılında Manisa'da doğdu.
Her şehzade gibi iyi tek eğitim gördü.
Ağabeyi I.
Ahmet Han'ın vefatı üstüne 22 Kasım 1617'de ilk kez ekberiyet kaidesine göre başka bir deyişle hanedanın en ihtiyar mensubu olarak tahta çıkarıldı.
Sultan Mustafa Han, devlet sorunları ile ilgilenmediğini söyleyerek saltanatı kabul etmedi ise de bu hal devlet erkanınca göz önüne alınmadı.
Ancak defa geçmeden devlet işlerinde Sultan'ın ecnebi kalması ve işlerin karışması üstüne devlet adamları vaziyetin bu tür devam edemeyeceğini anlayıp hal'ine fetva aldılar.
Nitekim tahta atlattıktan doksan altı gün ardından 26 Şubat 1618 günü Sultan Mustafa'yı tahttan indirerek adına Genç Osman'ı çıkardılar.
Ancak yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri sonucunda başkaldırı eden yeniçerilerin 19 Mayıs 1622'de Genç Osman'ı tahttan indirmeleri, Sultan Mustafa'nın ikinci kez tahta geçirilmesine yol açtı.
Bu sırada Sultan Osman Han'ın vezir-i üyem Kara Davut Paşa doğrulusunda şehit ettirilmesi devasa karışıklıklara neden oldu.
Sultan Mustafa Han, Davut Paşa'yı azlederek adına Mere Hüseyin Paşa'yı getirdi ise de, isyanlar nihai bulmadı.
Erzurum beylerbeyi Abaza Mehmet Paşa başkaldırarak, bölgesindeki yeniçerilerin tek bölümünü öldürttü.
Genç Osman'ın intikamını alacağım diye and içen Abaza, İstanbul'a gelmek için yola çıktı.
Bursa'yı muhasara etti ise de alamadı.
Kış geldiği için Niğde'ye çekildi.
Anadolu'daki isyanlar ve Genç Osman'ın şehit edilmesi olayına ismi karışan sipahiler, halk nezdinde kazandıkları nefreti silmek için tek divan toplandığı sırada ayaklanarak Sultan Osman Han'ın katillerinin bulunmasına istediler.
Bunun üstüne Kara Davut Paşa ve Kalenderoğlu olarak bilinen şahıslar yakalanarak idam edildiler.
Diğer taraftan Osmanlı Devleti'nin iç karışıklılarından istifade etmek isteyen Lehistan kazakları, henüz evvel imzalanan antlaşma şartlarına uymayarak şayka ismi verilen surat elli seviyesinde ufak gemi ile Osmanlı kıyılarına saldırdılar.
Kazakların üstüne gönderilen Karadeniz serdarı Güvey Recep Paşa, kazakları izleyerek Rilgra önünde birçok gemilerini batırdı ve 21 gemiyi zapt ederek, beş bin tutsak ile İstanbul'a döndü.
İstanbul'daki karışıklıklar ve Anadolu'da oluşan isyanlar Osmanlı Devleti'nin başında henüz kudretli, azimkar ve zeki tek padişahın bulunmasını ihtiyaç duyulan kılıyordu.
Bu sebeple 1623'te sadarete kazançlan sadrazam Kemankeş Ali Paşa, şeyhülislam Yahya Efendi ve başka devlet erkanı toplanarak Sultan Mustafa'nın bundan sonra Makam-ı saltanatta kalmaması gerektiği konusunda karara vardılar.
Nitekim verilen fetva ile 10 Eylül 1623 günü Sultan Mustafa ikinci kez tahttan indirildi ve adına IV.
Murat geçti.
Sultan Mustafa Han, zayıf ve narin vücutlu olup, suratı her vakit songun ve elemli tek görünüşü vardı.
Son derece dindardı.
Sık sık türbeleri ziyaret eder ve çokça sadaka dağıtırdı.
Saraydaki yaşamını iman içerisinde, dini yapıtlar ve Kur'an-ı Kerim okuyarak geçirmiştir.
Sultan Mustafa Han, saltanatta gözü bulunmadığı için her iki kez hal'inde de en ufak tek memnuniyetsizlik göstermemiş ve tahttan sevinçle inmiş ve devlet işlerini ehline teslim etmekten geri kalmamıştır.
Moderatör tarafında düzenlendi: