Hre Şye Bzoulouyr, En Ügzle

🕒 Konu sahibi 12 saat önce aktifti
20200709_181452.jpg
bozulmuş bir anı veyahut birbirlerinden farklıysalar süreç:
lisedeki halimi hatırlıyorum, egodan ne kadar tiksindigimi. evreni anlamlandirma konusunda "ben" sinirinin icerisinde kalmanin dayanilmaz öfkesi ve hakikatin benlikten arınabilmek ile ilişkisi üzerine takılırdım. mümkün olanın bir egoya sahip olmak degil, kendisi olmak düşüncesiyle kendi kendimi aşamama ve her zaman sınırlar içerisinde hiçbir şeyin bilgisine hakikayet ulaşamayacağımı düşünüyordum. buna rağmen aramak itkisinin şiirsel hırsı sinir ediyordu.
sonra.
konsantrasyonuma direktif vermek için geometri soruları çözdüğüm dönem o zaman. bir gün rastgele ve detaysız bir kare resmine takılı kaldım. bahsi geçen konudaki fikirsel çatlağı ilk o kare sorusuyla yaşadım.
çözümlemek için sınırlara ihtiyaç var. tüm kategorize gebeliğinin hem daha islevsel hem daha fazla zorlaştırıcılığı gibi. sınırlar, sınırlarının çizdiği küme kadar potansiyel yaratıyor olsa da bir şeyi var eden yine kendi sınırlarıydı. Bir ben varlığının bilincinden kendimi bildim bileli -en huzurlu zamanlarım diye tanımlayabileceğim tasavvufla tanışma sürecinde dahi benliğin çileciliğine meyilli tavır göstermek gibi- rahatsiz oldum. ama sınırların işlevini fark edip, lanetinden bir önceki aşamaya koymak girdi devreye. ulaşılması ve aşılması gereken aşamalı bir mekanizmaya evrildi kendi gözlerimde ego. fakat artık ne tasavvufun nefs-i emmaresini aşma çabası ne nietzschenin toplumsal değer yıkımı için süper-ego aşma çabası.
var olduğum sürece, bir deneyim ben, biliyorum.
neyse.
ego da bi mekan sonuçta anlam ilişkisi kuran
ve sadece biri, ne yazık ki

 
+ Ah Kamran gözlerimde ki göl yansımasını görmüyor musun?
- Görüyorum Afife, senin göldeki yansımasını da görüyorum.
 
Geri