RK filozof gibin adam valla.
Herkesin mutlu olmaya hakkı vardır ve bende bunu isterim ama bitmek bilmeyen arzular oldukça asla mutlu olamazsın.
Mutluluk ne kadar çok istersen ve arzularsan senden daha fazla uzaklaşan bir şey.
Aslında hemen dibindedir ama onu asla göremezsin.
Dünyanın köşesini bulmayı istemek gibidir bu.
Dünya kare değil ve köşesi yoktur.
Mutluluk bir şeyle beraber gelen bir şey de değil, sadece onu görebilmek için frekans değiştirmen lazım.
Senin radyo alıcın başka frekanslarda mutluluğu tarıyor yani.
Uygun frekansa ayarladığında o mutluluk dediğin şey istesende senden uzaklaşmaz.
Ama insan doyumsuz bir canlıdır.
Günümüzdeki sistem de zaten doyumsuz insanın ürettiği ve mutsuzluğu körükleyen bir sistem.
Ödül peşindeyiz sürekli. Kendimize gerektiğinden fazla anlam yüklüyoruz ve hayatın ve dünyanın sanki bizim etrafımızda döndüğüne inanıyoruz.
Oysa şuan yok olsak, sistemden sadece bir toz tanesi kadar yük eksilmiş olur.
Egolarımızı çok fazla şişirdik. Açıkçası kendimizi bir b*k zannederek yaşıyoruz.
Kavgada bile karşı tarafa "sen kimsin" diyen insanlarız.
Peki biz kimiz? Kainat yoksa sadece "senin" için mi yaratıldı?
İnsan güzel varlık ama kendini çok fazla önemseyen bir canlı.
Ağaç dünyanın süsüdür, doğaya oksijen verir ama bir ağaç eksilse Dünya'da ekolojik denge çökmez.
Sende ağaç gibisin. Oksijen yaymaya bak, meyve vermeye bak, kuşlar yuva yapsın dallarına.
Ben yıkılırsam eğer Dünya'da doğa son bulur zannetme.
Sende sadece tek bir ağaçsın.
Bir ağaç meyve vermekten bile mutludur.
Doğanın parçası olmaktan mutludur.
İnsanların dallarına salıncak yapmasından mutludur.
Ağaç olmaktan mutludur.
"İnsan Karnı doydukça Arıza Çıkaran Tek Canlıdır!" ~ Sinan Canan