Hazret-i Mehdi gelecektir

Konu sahibi son olarak 2794 gün önce görüldü
Hazret-i Mehdi gelecektir
Sual: Mehdi hurafedir diyenler oluyor. Nasıl cevap verilebilir?
CEVAP
İbni Hacer-i Mekki, (Alamat-i Mehdi), imam-ı Süyuti, (El-bürhan) ve imam-ı Şarani (Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi) kitabında iki yüze yakın, Hazret-i Mehdi’nin alameti bildirilmektedir. Hazret-i Mehdi için hurafe demek, ilme ihanettir, kıyamet alametidir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
(Eshab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacak ve İsa bunun zamanında gökten inecek ve Deccal ile harb ederken, Mehdi, onunla beraber olacaktır.) [İ.Süyuti]

(Yeryüzüne dört kişi malik oldu. İkisi mümin Zülkarneyn ile Süleyman idi. İkisi kâfir, Nemrud ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak, benim evladımdan biri yeryüzüne malik olacaktır.)[İ.Süyuti]

(Horasan tarafından gelen siyah sancaklılara katılın. Onların içinde Allah’ın halifesi Mehdi vardır.) [Hakim, İ.Ahmed, Deylemi]

(Nasıl helak olur bir ümmet ki, başında ben, sonunda Meryem oğlu İsa ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdi vardır.) [Hâkim, İ.Asakir]

(Şarktan çıkan bir grup, Mehdi’ye yardım ederler.) [İbni Mace, Taberani]

(Mehdi çıkınca, Allahü teâlâ ona rahmetini indirir.) [İ.Ahmed, Hakim]

(Mehdi bendendir, yeryüzünü hak ve adaletle doldurur.) [Ebu Davud]

(Dünyayı küfür kaplamadıkça Mehdi gelmez.) [Mekt.Rabbani 2/68]

(Mehdi gelince, bir bereket olacak, ümmetim rahat edecektir.)[İbni Ebi Şeybe]

(Mehdi ehl-i beyttendir. Allahü teâlâ onu bir gecede olgunlaştırır.)[İbni Mace, İ.Ahmed]

(Deccal’ın veya Mehdi’nin geleceğine inanmayan kâfir olur.)[Favaid-il Ehbar – Şerh’is-Siyer]

(Mehdi, Kureyşten ve ehl-i beytimdendir.) [İ.Ahmed, Baverdi]

(Mehdi benim soyumdandır.) [İbni Mace]

(Mehdi evladı Fatıma’dandır.) [Ebu Davud, Hakim]

(Mehdi, amcam Abbas’ın soyundandır.) [İ.Asakir, Dare Kutni]

(Ya Abbas, senin soyundan bir genç dünyayı adaletle doldurur, İsa ile namaz kılar.) [Hatib, İbni Asakir, Dare Kutni]

[Burada tenakuz [çelişki] yoktur. Abdülkadir-i Geylani hazretleri anne tarafından seyyid, baba tarafından şerif idi. Hazret-i Mehdi de, Hazret-i Fatıma’nın soyundan bir genç, Hazret-i Abbas’ın soyundan biri ile evlenince, her iki soydan da gelmiş olur.]

Hazret-i Ali, oğlu Hasanı gösterip, “Bu oğlumun neslinden biri çıkacak, dünyayı adaletle dolduracaktır” buyurdu. (Ebu Davud)

Kütüb-i sitteden Buhari, Müslim, Ebu Davud, İbni Mace, Tirmizi ve diğer hadis âlimlerinin bildirdikleri bu hadis-i şerifleri ve Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarını akıl ve iman sahibi hiç kimse inkâr edemez. Tevil etmek de dinimize aykırıdır. Herkes dinin hükümlerini tevil etmeye kalkarsa ortada din diye bir şey kalmaz.

Hazret-i Mehdi gelince
Sual: Tam İlmihal’deki, (Hazret-i Mehdi, ahir zamanda dünyaya gelecektir. İsa aleyhisselamla buluşacak, mezhepleri kaldıracak, yalnız onun mezhebi kalacaktır) ifadesinden kasıt nedir?
CEVAP
Hazret-i Mehdi geldiğinde, hak mezheplerin hükmü unutulmuş olacak, bid’at mezhepleri ortalığı kaplayacak, ortada hak bir mezhep kalmayacaktır. Yani mezheplerin doğru bilgileri kalmayacak, sadece isimleri kalıp, din düşmanları veya sapıklar tarafından bu isimler suistimal edilecektir.

Hazret-i Mehdi, ictihad edecek, ictihadı Hanefi mezhebine uygun olacaktır. Zaten İsa aleyhisselamın Hristiyanlığı yasak ettiği gibi, Hazret-i Mehdi de diğer bozuk fırkaları, bozuk mezhepleri yasak edecektir. Bozuk mezhepleri kaldıracağı için mezhepleri kaldıracak ifadesi kullanılmıştır.

Hazret-i Mehdi’nin üstünlüğü
Sual: Hazret-i Mehdi, dört halifeden daha üstün müdür?
CEVAP
Kesinlikle değildir. Bu hususta İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Resulullahın vefatından bin sene geçtikten sonra, ümmetinden gönderilen âlimlerin sayısı azsa da, İslamiyet’i tam kuvvetlendirmeleri için, çok yüksek olacaklardır. Resulullah efendimiz, hazret-i Mehdi’nin geleceğini haber vermiştir. Bin sene sonra gelecektir. İsa aleyhisselam da, bin sene sonra, gökten inecektir. Bin sene sonra gelen Evliyanın yükseklikleri, Eshab-ı kiramın yüksekliklerine benzemektedir. Her ne kadar, Peygamberlerden sonra, en üstün insanlar Eshab-ı kiram ise de, sonra gelenler, bunlara çok benzedikleri için, hangilerinin daha üstün oldukları anlaşılamaz gibi olmuştur. Belki de bunun içindir ki, Resulullah efendimiz, (Öncekiler mi daha üstündür, yoksa sonrakiler mi? Bilinemez) buyurdu. Yoksa (Öncekiler mi daha üstündür, yoksa sonrakiler mi, bilmem) buyurmadı, çünkü hangilerinin daha üstün olduğunu elbette biliyordu. Bunun için, (En üstün olanlar, benim zamanımda bulunan Müslümanlardır) buyurmuştu, fakat çok benzedikleri için, şüphe hâsıl olduğundan (Bilinemez) buyurdu.

Resulullah, Eshab-ı kiramın zamanından sonra, Tabiinin zamanının yüksek olduğunu bildirdi. Bundan sonra da Tebe-i tabiinin zamanının üstün olduğunu bildirdi. Bunların da, bin sene sonra gelenlerden daha üstün oldukları anlaşıldı. Sonra gelenlerin, Eshab-ı kirama çok benzemesi nasıl olur denilirse, şöyle cevap veririz ki, o iki asrın, bu son gelenlerden daha üstün olması, belki onlarda Evliya sayısının çok ve bid’at sahiplerinin az olduğu için olabilir. Bunun için, sonra gelenler arasında birkaç Evliyanın, o iki asırda bulunan Evliyadan daha yüksek olduğunu söylemek, yanlış olmaz. Mesela, hazret-i Mehdi böyledir, fakat Eshab-ı kiramın zamanı, her bakımdan, daha yüksektir. Bunun üzerinde konuşmak bile lüzumsuzdur. Önce gelenler, onlardır. Naim Cennetinde yakîn olanlar onlardır. Başkalarının dağ kadar altın sadaka vermesi, onların bir avuç arpa vermesinin sevabına kavuşturamaz. Allahü teâlâ, dilediğini rahmetine kavuşturur. (1/209)
 
ALLAH bilir öyle bir şey olup olmayacağını .. Umursamıyorum da ..
 
Muhyiddin-i Arabî Hazretleri’nin Hz. Mehdi Hakkındaki Görüşleri


Şeyh’in İmam Mehdi Hakkındaki Görüşleri:

Şeyh'e göre, ahir zamanda Resulullah'ın (s.a.v)
ehlibeytinden olan İmam Mehdi'nin zuhur edeceğine, İsa'nın
(a.s) onun zamanında yeryüzüne ineceğine ilişkin hadisler
sahihtir. İmam Mehdi ile ilgili olarak şöyle der:

- "O, yakınlık makamına sahiptir-yani en yüksek velayet
makamındadır-. Bu makam, amel etmeksizin ona tahsis
edilmiştir (II:41).

Kâbe'de gizlenmiş bulunan hazinenin onun tarafından
çıkarılacağını söyler (I:667). Âlemin merkezini oluşturan on
iki Kutbun bilinmesine tahsis ettiği 463. bab'da -Allah
doğrusunu daha iyi bilir- sanki ismini vermeden ona işaret
eder ve onun bu on iki kutuptan biri olduğunu ima eder.

Onunla ilgili olarak (IV:78) der ki:

- Onun suresi "Yasin"dir. O, Nuh'un kademi üzerindedir.”
Sonra şunları söyler..

- O, kutuplar içinde hükmü en kâmil olandır. Allah, onda
iki sureti, zahir ve batını bir araya getirmiştir. Zahirde kılıçlı
halife, batında ise himmet sahibi halifedir. Onun adını vermem ve onu somut olarak tarif etmem. Çünkü bundan
menedildim. Hangi gerekçeyle onun ismini söylemekten
menedildiğimi de biliyorum. Bu kutuplar cemaati içinde
kutupluğun gerektirdiği bütün özelliklerin verildiği kişi
sadece Odur. Tıpkı Âdem'e (a.s) bütün isimlerin ve Hz.
Muhammed'e (s.a.v) de bütün sözleri kapsayan kitabın
verilmesi gibi. Eğer Hz. Muhammed'in (s.a.v) kademi üzere
bir Kutup olsaydı, bu Kutup o olurdu. Ancak Hz.
Muhammed'in (s.a.v) kademi üzere herhangi bir kutup yoktur.
Sadece bazı büyük fertler (efrat) vardır ki bunların sayısı
da bilinmez." Ben diyorum ki: Bir kimse de kutuplukla fertlik
bir arada olabilir. Kutup olması hasebiyle herhangi bir
peygamberin kalbi üzere olurken, fert olması hasebiyle e
Hz. Muhammed'in (s.a.v) kademi üzere olabilir. Allah
doğrusunu herkesten daha iyi bilir.

Şeyh, "Kehf" suresinin menziline, 366.bab'a (III:327-
340) şu ismi vermiştir:

"fi marifeti menzili vuzerai'l mehdi ezzahir
fi ahiri'z zaman ellezi beşşere bihi Resulullah (s.a.v) ve
huve min ehli'l beyt" (ahir zamanda zuhur edecek,
Resulullah'ın müjdelediği ve ehlibeyte mensup olan
Mehdi'nin vezirlerinin bilinmesi hakkında)

Özetle şunları söylüyor:

- "Allah'ın bir halifesi var ki, o ortaya çıktığı zaman,
yeryüzünü zorbalık ve zulümle dolmuş halde bulacak ve
bütün yeryüzünü adaletle dolduracaktır. İsmi Resulullah'ın
(s.a.v) isminin aynısı olacaktır. İnsanlar, Kâbe'de rükün ile
makam arasında ona biat edeceklerdir. Alnı parlak ve kartal
burunlu olacaktır. Onun gelişiyle en çok Kufe halkı mutlu
olacaktır. Malı eşit olarak dağıtacak ve halka adil
davranacaktır. Zafer onun öncüsü olacaktır. Yetmiş bin
Müslüman'ın başında tekbirlerle Roma şehrini fethedecektir.
Akka şehrinin geniş düzlüğünde Allah'ın kontrolünde büyük
ve kanlı bir savaşa katılacaktır. Zulmün ve zalimlerin kökünü
kurutacak, islama ruh verecektir. Cizyeyi kaldıracak, dini,
orijinal haliyle kendi üzerinde izhar edecektir.

Onun ilahi adamları olacaktır ve bunlar onun davetini insanlara ileteceklerdir.Onlar vezirlerdir ve Allah onları gaybının gizliliklerinde saklamıştır. Onları keşif ve müşahede yoluyla
hakikatlere muttali kılmıştır. Onlar sahabelerden bazı şahsiyetlerin
kademleri üzeredirler. Acemdirler, ama sadece
Arapça konuşurlar. Kendi hemcinslerinden bir koruyucuları
vardır. Hiçbir şekilde Allah'a asi olmamıştır. O, en has
vezirdir. Güvenilirlerin en faziletlisidir.

Akka düzlüğünde Allah'ın yırtıcı hayvanların, kuşların ve baykuşların sofrası olarak öngördüğü bir sofra başında bir tanesi hariç hepsi öldürülür.

Bunların sayısı dokuzdur - Allah ehli ve Allah'ın has kullarından biri olan ve Allah'ın küçük yaşta liyakat bahşederek özel kıldığı Ahmed b. İkab'ın bana anlattığına göre-. Bunların sayısı, Mehdi'nin yeryüzünde kalacağı yılların sayısı kadardır. Bu bakımdan Mehdi'nin yeryüzünde kalacağı yılların sayısı zorunlu olarak dokuzdur.

Mehdi'nin vezirlerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları görevlerin tamamı dokuzdur. On olamaz. Dokuzdan az da olamaz.
Bu işler şunlardır: nüfuz edici basiret. İlka sırasında ilahi hitabı
tanımak. Allah'tan tercüme yapmayı bilmek. Valilerin mertebelerini
tayin etmek. Öfke anında merhamet etmek. Melikin
ihtiyaç duyduğu maddi ve manevi erzakı temin etmek. Bazı
işleri birbirinin içine girdirmeyi bilmek. İnsanların ihtiyaçlarını
karşılama hususunda çok duyarlı olmak ve araştırmak.
Mehdi'ye has yeryüzünde kalış zamanı boyunca ihtiyaç duyacağı
kevni gaiplere ilişkin ilme vakıf olmak."


Şeyh, bu dokuz görevi ayrıntılı olarak açıkladıktan sonra
der ki:

- Mehdi hariç, kıyamete kadar gelecek hiçbir halife için
bu görevlerin tümünü deruhte etmek sahih değildir. Yine
Resulullah (s.a.v), imam olarak kendisine varis olacak, yolunu
takip edecek hiçbir kimse için hata etmeyeceğini nass
olarak bildirmemiştir. Mehdi hariç. Resulullah (s.a.v), onun
vereceği hükümler itibariyle masum olacağını belirtmiştir
(III:338). Yine İsa'nın (a.s) yeryüzüne ineceğini ve Deccal'ı
öldüreceğini, Deccal'in Hızır'ı (a.s) öldürmek için çalışacağını,

bunun gibi kıyamet alametlerini zikretmiştir.

Demiştir ki:

Mehdi zamanında, Şam dolaylarında Süfyan öldürülecektir.
Süfyan'ın ordusu, Medine'yi üç gün boyunca her türlü
saldırganlığın serbest olduğu bölge ilan etmesinden sonra,
Mekke ile Medine arasındaki çölde yere batacaktır.

Sonra şöyle der:

Bilesiniz ki, hatemu'l evliya şehiddir
Âlemlerin imamının aynı ve yitiktir
O, al-i Muhammed'den mehdi'dir
Kökünü kuruturken küfrün keskin kılıçtır
Bütün gamları ve karanlıkları dağıtan parlak güneştir
Cömertlikte ilkbahar yağmurudur.
Onun ortaya çıkma zamanı size yaklaştı.
Vakti sizi gölgelemektedir.
Geçen üç asrı izleyen dördüncü asırda zuhur edecektir…"

Şeyh, Divan-ı Kebirinde, Kâbe'de gizlenen bir hazineden
ve zuhur ettiğinde Mehdi'nin bu hazineyi ortaya çıkaracağından
söz etmektedir. 598 senesinde Tunus'ta ikamet
ettiği sırada yaşadığı ruhani bir vakıada Şeyh'e buna dair
bazı bilgiler verilmiştir. Şeyh, bu hususta şöyle der:

Eğer sınırı aşmak olmasaydı
Ki azgın zümreden gördüm
Ebu Talib'in hazinesini gösterecektim
Size, bütün özellikleriyle
Ama Rabbimiz bunu istemedi
Ve tertemiz Kâbe'de gizledi

Burada sanki tertemiz ehlibeyte, zikir ve velayet
hanedanına has kılınmış Batıni ve hakiki hilafet tahtına
işaret etmektedir.

Bir kasidesinde şeyh, ahir zamanda Mehdi'nin İsa (a.s)
ile bir araya gelmesinden söz eder ve imalı olarak şöyle der
(DY:65-66):

Ramazanda sıhhat var, onunla hidayet bulur
Karanlıkta hakkı görenler adamların kalpleri
Fırat hazinesinde parlayınca mağrip
Uğurlu ve düşmana karşı zafer kazanan kişi
Şam'lı askeriyle ilerler
Cevza mıntıkası gibi, ama aynı hizada
Ezd'in Yahya'sı olarak anılır, kötülükten kaçan ezd.
Hanif ve hidayet dini onunla dirilir
Elif cim'i senesinde iner ruhu
Dımaşk'ın başka bir yerine ve sıyrılır kınından
Burada şeriatın keskin kılıçlarından biri
Mehdi'nin davetiyle ve Mustafa'nın sünnetine uygun
olarak
Deccal'ı öldürür, batılı yerle bir eder
Düşmanı helak eder, hidayete ereni kurtarır

(*) HATMU'L KUR'AN KUR’AN MÜHRÜ (ŞEYHU’L EKBER
MUHYİDDİN İBN. ARABÎ’NİN Kendi Kaleminden Hayatı
Ailesi, Seyahatleri, Eğitim Evreleri,Üstadları , İlmi yönü, Tasavvufî Görüşleri),
Derleyen: Abdulbaki Miftah, Çeviren: Vahdettin İnce, sahife: 166-170, KİTSAN
1. Baskı : Ekim 2007, İstanbul.

"Futuhat-El Mekkiye"den...

Bilin ki, Mehdi mutlaka çıkacaktır. Ancak yer yüzü zulüm ve işkence ile dolmadıkça; çıkmayacaktır. İşte o da böyle bir zamanda çıkacak, dünyayı doğruluk ve adelet ile dolduracaktır. Hatta dünyada tek bir gün kalsa, Allah o günü uzatacak, taki o halife gelsin.

Malı eşit surette dağıtacak, vatandaşları arasında adalet ile muamelede bulanacaktır. Adam kendisine gelip Ey Mehdi bana ver, diyecek. Önünde de mal bulunacak. Mehdi hemen önündeki maldan onun eteğine dolduracak, taşıyabildiği kadarını alıp götürecektir. Mehdi, dinin fetret geçirdiği bir dönemde ortaya çıkacak... Adam cahil, korkak ve pinti olarak akşamlayacak, fakat alim, cesur ve cömert olarak sabahlayacaktır. Huzur ve mutluluk onunla yürüyecek. Kendisi beş, ya yedi veya dokuz yıl yaşayacaktır. Resulullah'ın izinden yürüyecektir. Onun adına hiç bir melik hata etmez. Görmediği şekilde onu doğrultur. Her görevi üzerine alır ve zayıfa düşküne yardım eder. Musibete uğrayanlara yardımcı olur. Dediğini yapar, yaptığını da söyler, şahid olacağı şeyi de bilir. Allah kendisini bir gecede ıslah eder. Rum şehrini (İstanbul'u) tekbir ile fetheder. Yanında bu sırada Hz. İshak evladından yetmişbin Müslüman bulunacaktır.

Dini ayakta dimdik durduracak, eski hüviyetine kavuşturacaktır. İslam'a yeniden ruh üfleyecek, zelil hale geldikten sonra onunla İslam'ı eski güçlü haline sokacaktır. O, İslam öldükten sonra İslamı tekrar diriltecektir.

Din, böylece onun vasıtasıyla eski hüviyetini kazanacaktır.

Onun döneminde din tamamen rey'den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. Vereceği birçok hükümlerde ulemanın mezheplerine muhalefet edecektir. Bundan dolayı ondan uzak duracaklardır. Zira zanlarına göre, gerçekten Allah imamlarından sonra bir müctehid bırakmadığını kabulleneceklerdir...

Bil ki, Mehdi çıktığı zaman bütün müslüman havassı ve avamı sevineceklerdir. Mehdi'nin ilahi olan yani manen desteklenen adamları olacaktır. Onun davetini ayakta tutacaklar ve ona yardım edip kendisini zafere kavuşturacaklardır. Ülkeye ait bütün ağır yükleri bunlar yüklenecekler. Allah'ın Mehdi'ye verdiği görevden ötürü ona destek olacaklardır. Daha sonra Hz. İsa Dımaşk'ın doğusundaki Beyaz minareye inecektir. İmam yerinden geriye çekilecek, Hz. İsa öne geçecek ve insanlara namazı kıldıracaktır. İnsanlar arasında Resulullah'ın sünnetiyle emredecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek. Allah Mehdi'nin ruhunu tertemiz olarak kabzedecektir.

Mehdi, vakti gelinceye dek gizlenecektir, vaadolunan vakti gelince de ortaya çıkacaktır. Onun şehidleri, şehidlerin en hayırlısı, güvendiği kimseleri yani vezirleriyse emin olanların en güvenceli olanlarıdır.

Allah, bir grup kimseyi ona vezir tayin etmiştir. Allah bu kimseleri gizlemiştir. Ben keşif ve şühud yoluyla bu hakikatlara muttali oldum. Ayrıca, Allah'ın kulları için öngördüğü şeylere de vakıf oldum. Bunlar öncü olan bazı ashab gibi önde hareket edeceklerdir. Tıpkı önde gelen sahabenin Allah'a verdikleri sözü yerine getirdikleri gibi, bunlar da aynen o sözlerini doğrulayıcı olacaklardır. Bu kimseler ayni zamanda Arap da olmayıp Acem yani yabancı olacaklardır. Arap olmamalarına rağmen Arapçadan başka bir dilde konuşmayacaklardır. Onların cinslerinden olmayan bir koruyucuları olacaktır. Bu, Allah'a hiç bir vakit karşı da gelmiş değildir. Kendisi en saf ve samimi vezirlerinden olacaktır.

Özellikle bu vezirler her konuda gerçek manada arif kişiler olacaklardır. Fakat bizzat Mehdi ise, kendisi... ve gerçek anlamda siyasetçi olacaktır. Yine bu vezirlerin belirgin bir özelliği de kendilerinin hiçbir zaman savaş meydanlarında hezimete uğramamalarıdır. Mesela Rum şehrini, İstanbul olsa gerek sadece tekbirlerle fethedeceklerdir. İlk tekbirde surların üçte biri yıkılacak ikinci tekbirde surun üçte biri yıkılacak, üçüncü tekbirde surun kalan bölümü yıkılıp yerle bir olacaktır. Böylece bu şehri kılıçsız ve silah kullanmaksızın fethedeceklerdir. İşte bu doğrunun ta kendisidir ki zaferle kardeştir.

Mehdi'nin vezirlerinin ihtiyaç duyacakları şeyler, görevlerini en iyi yapmaları için dokuz tanedir, bu şeylerde O'na ulaşamaz. Bundan az da olmayacaktır. Bu şeyler sırasıyla şunlardır;

Keskin bir görüş,
İlka anında ilahi hitabı tanımak,
Allah'tan geleni terceme etmesini bilmek
Emir sahiplerinin mertebe ve derecelerini bilmek,
Gazap anında merhameti bilmek.
Melik'in ihtiyaç duyacağı arzakı mahsusayı ve diğer şeyleri bilmesi,
İşlerin birbiriyle olan münasebetini bilmesi,
İnsanların ihtiyaçlarını yerine getirmede aşırılığı ve kısıtlamayı bilmesi,
Kendi özel müddeti içerisinde ihtiyaç duyduğu gaybı ilimleri bilmesi.
İşler ve hadiseler henüz meydana gelmeden, Mehdi Allah tarafından buna muttalidir. Zira önceden olacak olanlara hazır olması gerekiyor.
Mehdi, din bakımından rey ve kıyasa başvurmaktan masumdur. Ona böyle davranması haramdır. Zira Allah'ın dini konusunda hüküm vermede Nebi yani Peygamber olan birinin kıyas yapması doğru değildir. Şayet kıyas yapmasına izin verilseydi, Allah onu peygamberin Hz. Muhammed'in diliyle bildirirdi. Ayrıca Hz. Peygamber imamlardan hiç birisi için benim izimde yürüyecekler hata etmeyecekler dememiştir. Bu ifadeyi sadece Mehdi için söylemiştir. Onun masumluğunu halifeliğini ve vereceği hükümleri konusunda masumiyetini bildirmiştir.

("Futuhat-El Mekkiye", 366. bab, c. 3, s. 327- 328)
 
Mehdi Aleyhisselamı bizler göremeyeceğiz zaten, yani bana öyle geliyor doğrusunu Allah bilir. Bidat fırkaları çoğaldı fakat mezheplere inananlar hala mevcut, o yüzden bunu söylüyorum.


Bir de şunu sormak istiyorum: Dabbetül Arz'ın "cennetlik" ve "cehennemlik" diye insanların alnına mühür vuracağını duydum; buradan da önce Dabbe'nin gelebileceği fikri doğdu bende, bu konuda aydınlatabilir misin? O dönemde gerçek mümin kalacak mı?
 
asude dabletul arz cikti zaten ama sen konuyu cok yanlis anlamışsın. daha cok arastirin, daha derinlere inin.
 
ihtiyar ben merak ettiklerimi araştırıyorum zaten, burada başkaları da öğrensin diye özellikle yorum yaptım ki yorumla cevap verilsin. bana cevap vermek yerine sen bildiğini paylaşır mısın rica etsem? teşekkür ederim.
 
asude hanım . imamı rabbani hazretleri türpişti risalesi adında bir itikat kitabı tavsiye ediyor . damra adında bir yayınevi basmış . elimde var daha okumadım . onu alırsanız cevabı var
 
asude hanım . imamı rabbani hazretleri türpişti risalesi adında bir itikat kitabı tavsiye ediyor . damra adında bir yayınevi basmış . elimde var daha okumadım . onu alırsanız cevabı var
demek ki sorduğum soru o kadar da abes değilmiş, teşekkür ederim elimdekiler bitince inşallah okurum.
 
illa elinde kılıç silah topla tüfekle gelme
bilim adamı ol toplumu aydınlat geliştir
bu rezillik başka türlü bitmez
 
illa elinde kılıç silah topla tüfekle gelme
bilim adamı ol toplumu aydınlat geliştir
bu rezillik başka türlü bitmez

askeri, siyasi ve ilmi lider olacagi mujdelenir. yani bilimde de calismalar yapacak. burda onemlo olan muslumanin gece gunduz onu bekleyip tembellik yapmamasi.

ogrenci hocasına, uzulmeyin mehdi gelecek zulum bitecek diyor. hoca ise öğrenciye, mehdi gelince seni isinin basinda bulsun diyor.
 
Geri