Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Su samurları kollarının altındaki küçük cepte en sevdikleri taşı taşırlar. Bu taşı genellikle kabuklu deniz canlılarını açmak için kullanırlar.
Fareleri gıdıkladığınız zaman keyifle kıkırdarlar.
Bazı örümceklerin evcil kurbağaları olur ve onları diğer avcılardan korurlar.
Koalalar bölgelerini göğüslerinde yer alan koku bezeleri sayesinde işaretlerler bu yüzden de ağaçlara sıkıca sarılırlar.
Fındıkkıran kuşları, göç sırasında sakladıkları erzaklarının yerlerini tekrar aynı bölgeden geçerken hatırlayabiliyor ve böylece rahat bir şekilde besleniyor.
Kuzgunlar, yumurtalarını büyük taşlar arasında sabitleştirip küçük taşla kırabiliyor.
Kar leoparı ve gergedan popülasyonları giderek arttığı için artık soyu tükenmekte olan canlılar listesinde değiller.
Filler yavruyken, tıpkı bebeklerin baş parmağını emdiği gibi hortumlarını emer.
Norveç bir defasında Nils adında bir penguene şovalyelik ünvanı takdim etmişti.
Bir karganın başı derde girerse diğer karga arkadaşları gelip ona destek çıkar.
Kargalar yüzleri tanıyabilir. Yani bir kargayı beslerseniz gözünüz oymaz, sizi tanır arkadaşınız olmak ister hatta size hediyeler bile getirebilir.
Bazı örümceklerin minik ve şirin ötesi patileri var.
Bazı balıklar diğer türlerle iletişim kurmak için işaret dili benzeri bir vücut dili kullanır.
Yunuslar, kargalar, filler ve tüm insansı maymunlar, kendilerini aynadan tanıyabiliyor. Yani öz farkındalığa sahipler.
"Ayna testi" olarak bilinen deneyle belirlenen öz farkındalık, aslında bazı hayvanların insanı insan yaptığı düşünülen yapan bu özelliğe sahip olduğunu gösteriyor.
Şempanzeler aynı zamanda aritmetik bir zekaya da sahip; basit toplama işlemlerini çok rahat bir şekilde gerçekleştirebiliyor.