eylemlerimize bulacağımız amaçlar rastgele olmaz değil mi?rastgele bulamayız fakat neden çoğu insan boş amaçlarını yaşar.içgüdülerimiz bizi yansıtır mı?
Rastgele olmamalı @
limonata.Çünkü irade sahibi varlıklarız.Seçim yapma ,idrak etme sorumluluğu,bunun yanında duygusal yetilerimiz ile de donanmış varlıklarız.
Neden çoğu insan boş amaçların peşindedir sorusu için :
1-Hiçbir insanın sosyal yaşantılarının toplamı birebir aynı olamayacağı için farklı bakış açıları geliştirirler.Çocukluk yaşantılarından itibaren pekiştirilen (Ödüllendirilen) tepkileri farklıdır.Örneğin kimisi lütfen diyerek çikolata istediğinde ödül almış,kimisi ağlayarak istediğini elde etmiştir.Yani yakın çevre başta olmak üzere ailenin tutumu neyi nasıl seçeceğimizde etkili.
Tutumlar ise davranış,düşünce ve duygu üçlüsünün oluşturduğu örüntü.Kimi zaman bu öğelerden biri baskın olarak ortaya çıkabilir.Örneğin müziği sevebilirsiniz ,müzikte bilginizi de geliştirmek isteyebilirsiniz,ama gitar çalmaya dair davranışınızı sergilemekte üşenebilirsiniz.Bu üç öğe her zaman tutarlı değildir.İşte boş amaçlar peşinde olanlar bu üç öğeden birinde problem yaşar.
2-Her insanın sosyalleşme sürecinde oluşturduğu benlik algısı vardır.Çoğunlukla bu algıyı sosyal çevre daha baskın olarak şekillendirir.Kimlik oluşturma sürecinde ''ben kimim,ne yapmalıyım,amacım nedir?'' tarzında soruları başarılı şekilde keşfedemeyenler bir yaprak misali çevrenin onayını en kolay şekilde elde edebilecekleri ,bazen de maşa olacakları ,içi boş ama geçici ödüller getiren eylemler ile gösterebilirler.
3-Freud'a göre kişilik tipolojisinde üç ana katman bulunur:
İd : Dürtü ve cinsellik
Ego:Mantık
Süperego:Vicdan,ahlaki boyut.
Kişi hangisi ile baskın bir yaşam sürüyorsa karakteri o yönde şekillenir.
Mizaç çoğunlukla değişmez ama karakteri değiştirmek mümkün.
Örneğin arsız bir çocuğu id ile yaşayan ,hedef sebep ve sonuçları planlayarak değerlendiren kişiyi ego ile yaşayan ,tepki ve seçimlerinde ahlaki ,dini,vicdani vb öğeleri dikkate alanları süperego ile yaşayan insana benzetebiliriz.
Kişilik farkı elbette seçim farkına ,algı farkına da sebep olacaktır.
4-Muhammed Suresi'nde denir ki:
''Biz isteseydik kalplerindeki mührü çözerdik'' .
Buna göre vicdani hissiyat bir nasip işi.Bu yönde duyarlılık eksikliği kişilerin geçici çabalardan medet ummalarına,hakikate gözlerini kapatmalarına da meyil ettirebilir.
Son olarak :
İçgüdü tabirini daha çok seçim yapamayan hayvan davranışları için kullanıyoruz.
İnsan için fiziki dürtü kelimesini uygun buluyoruz psikolojide.
Dürtüler evrensel ,zorunlu,hayatta kalmayı sağlayan,neslin devamına etki eden güdüler olarak tabi ki gerekli.Fakat bu yaşamın asli amacı haline getirilmemeli.
İşte bu noktada idrak ve vicdan seçimlerdeki önceliği belirleyecek .:cici: