Harry Potter’ın Yazarı J.K.Rowling’den İlham Verecek Bir Başarı Hikayesi
”Bir kitap okudum hayatım değişti”. Hepimizin elbette ki bir dönem bu cümleyi kurduğumuz, hayatımızı değiştiren bir kitap olmuştur. Şimdi sırada bambaşka bir kitap var. Bu öyle bir kitap ki milyonları kendine bağımlı hale getirdi. Bu yetmedi üstüne üstelik tüm serisinin de bir filmi çekildi.
Bu kitabın adı ‘Harry Potter’! Bu başarılı seriye imzasını atan kişinin adı ise ‘J.K. Rowling’.
Peki onu başarılı kılan hikayesi neydi?
HENÜZ YOLUN BAŞINDAYKEN
Joanne Rowling 1965 İngiltere(Yale)’de doğdu. Disiplinli ve katolik bir ailenin ilk çocuğuydu. Henüz 17 yaşındaydı ve Oxford Üniversitesi’nin sınavına girdi fakat kazanamadı. Okumayı ve yazmayı çok seviyordu. Öyle ki ilk hikayesini de altı yaşındayken kız kardeşi Di için yazmıştı. O zamanlar iki kız kardeşin de en büyük arzusu bir tavşana sahip olmaktı.”Tavşan”isimli yazdığı öykü kardeşinin bir deliğe düşerek tavşanlar tarafından misafir edilmesini konu alıyor.
Rowling 18 yaşında anne ve babasının baskısıyla Exeter Üniversitesi Fransızca bölümüne girdi. Bunu hiç istemese de ailesi onun bir sekreter olmasını istiyordu ve bu yüzden bu duruma boyun eğerek 1876’da Exeter Üniversitesi’nden mezun oldu. Sekreter olarak çalışmak üzere Londra’ya taşındı. İlk bir kaç yıl onun için çok zordu çünkü mesleğini sevmiyordu. Sekreterlik onun içindeki yazarlık aşkını köreltiyor ve ona bu konuda hiç vakit tanımıyordu. O da yazabilmek için en baştan beri istediği meslek olan İngilizce Öğretmenliği’ne yöneldi. Sekreterlik hayatını bitirerek Portekiz’e İngilizce öğretmeni olarak çalışmak için gitti.
MÜCADELE ETMEKTEN HİÇ VAZGEÇMEDİ
Rowling, Portekiz’e taşınmıştı ve her şey iyi gidiyordu. Bir yandan İngilizce öğretirken bir yandan da Çaykovski’nin keman konçertosunu dinleyerek yazılar yazıyordu. Portekiz’de 18 ay geçirdikten sonra gittiği bir barda gazeteci Jorge Arentes ile tanıştı. İlişkileri iyi giderken, Rowling 26 yaşında hamile kaldı ve henüz doğmadan bebeğini kaybetti. Çıkan dedikodular ve birtakım olaylar yüzünden Rowling 27 yaşında Arentes ile (16 Ekim 1992’de) evlendi.
Rowling eşini çok seviyordu. Böylelikle evlilikleri ilk bir kaç ay sorunsuz geçti fakat sonra Arentes ile araları giderek bozulmaya başladı. Kavgalar çoğalmış hatta kimi zaman eşinden şiddet bile görmüştü. Buna rağmen 27 Temmuz 1993’de bir kız çocukları oldu. Fakat kavgalar bitmek bilmemekle beraber şiddet de artmıştı. Çift 17 Kasım 1993’de boşandı.
Boşanmanın ardından annesinin de ölümüyle birlikte Rowling ciddi bir depresyona girdi. Bu yüzden işine ara verildi. Çalışmıyordu ve bir gelir kaynağı olmadan kızıyla bir başına kalmıştı. Daha sonra devletten aldığı yardımla kızına bakabildi. Fakat üst üste gelen bu olaylar onu içinden çıkılmayan bir duruma sokmuştu. Sık sık intiharı düşünse de buna teşebbüs edemedi.
KARANLIĞIN İÇİNDEN PARLAYAN BİR YETENEK
Manchester’dan Londra’ya yaptığı uzun bir tren yolculuğundayken Harry Potter karakteri zihnine düşmüştü. Boşanmanın ve annesinin ölümünü üzerine yaşadığı depresyonun içinden çıkabilmenin tek yanı yazı yazmaktı. Çocukluğundan beri olan bu tutkusuna tüm kalbiyle yöneldi. Uzun bir zaman sonra Harry Potter’in ilk serisi olan ‘Harry Potter ve Felsefe taşı’ bölümünü bitirdi.
Uzun uğraşlar sonucunda yazdığı bu kitabına karşılık geriye bir tek yayınevi aramak kalıyordu. Tam 12 yayınevine başvurdu fakat reddedildi. Daha sonra küçük bir yayınevinin küçük kızının kitabı beğenmesi sayesinde kitap basıldı. Kitap basıldıktan kısa bir süre sonra satış rekoru kırdı ve en çok satanlar listesinin başında yer aldı. Onu bu yolda başarılı kılan tek şey vazgeçmemek ve hayallerinin peşinden koşmak oldu. Bugünkü serveti tahmini olarak 10 milyon dolar olup gerçek değeri gizliliğini korumaktadır
”Bir kitap okudum hayatım değişti”. Hepimizin elbette ki bir dönem bu cümleyi kurduğumuz, hayatımızı değiştiren bir kitap olmuştur. Şimdi sırada bambaşka bir kitap var. Bu öyle bir kitap ki milyonları kendine bağımlı hale getirdi. Bu yetmedi üstüne üstelik tüm serisinin de bir filmi çekildi.
Bu kitabın adı ‘Harry Potter’! Bu başarılı seriye imzasını atan kişinin adı ise ‘J.K. Rowling’.
Peki onu başarılı kılan hikayesi neydi?
HENÜZ YOLUN BAŞINDAYKEN
Diyen Rowling’in hikayesi de onu zamanla bambaşka bir yere taşıdı.“İnsanları başka bir yere taşıyabilen bir hikaye için her zaman yer vardır”’.
Joanne Rowling 1965 İngiltere(Yale)’de doğdu. Disiplinli ve katolik bir ailenin ilk çocuğuydu. Henüz 17 yaşındaydı ve Oxford Üniversitesi’nin sınavına girdi fakat kazanamadı. Okumayı ve yazmayı çok seviyordu. Öyle ki ilk hikayesini de altı yaşındayken kız kardeşi Di için yazmıştı. O zamanlar iki kız kardeşin de en büyük arzusu bir tavşana sahip olmaktı.”Tavşan”isimli yazdığı öykü kardeşinin bir deliğe düşerek tavşanlar tarafından misafir edilmesini konu alıyor.
Rowling 18 yaşında anne ve babasının baskısıyla Exeter Üniversitesi Fransızca bölümüne girdi. Bunu hiç istemese de ailesi onun bir sekreter olmasını istiyordu ve bu yüzden bu duruma boyun eğerek 1876’da Exeter Üniversitesi’nden mezun oldu. Sekreter olarak çalışmak üzere Londra’ya taşındı. İlk bir kaç yıl onun için çok zordu çünkü mesleğini sevmiyordu. Sekreterlik onun içindeki yazarlık aşkını köreltiyor ve ona bu konuda hiç vakit tanımıyordu. O da yazabilmek için en baştan beri istediği meslek olan İngilizce Öğretmenliği’ne yöneldi. Sekreterlik hayatını bitirerek Portekiz’e İngilizce öğretmeni olarak çalışmak için gitti.
MÜCADELE ETMEKTEN HİÇ VAZGEÇMEDİ
Rowling, Portekiz’e taşınmıştı ve her şey iyi gidiyordu. Bir yandan İngilizce öğretirken bir yandan da Çaykovski’nin keman konçertosunu dinleyerek yazılar yazıyordu. Portekiz’de 18 ay geçirdikten sonra gittiği bir barda gazeteci Jorge Arentes ile tanıştı. İlişkileri iyi giderken, Rowling 26 yaşında hamile kaldı ve henüz doğmadan bebeğini kaybetti. Çıkan dedikodular ve birtakım olaylar yüzünden Rowling 27 yaşında Arentes ile (16 Ekim 1992’de) evlendi.
Rowling eşini çok seviyordu. Böylelikle evlilikleri ilk bir kaç ay sorunsuz geçti fakat sonra Arentes ile araları giderek bozulmaya başladı. Kavgalar çoğalmış hatta kimi zaman eşinden şiddet bile görmüştü. Buna rağmen 27 Temmuz 1993’de bir kız çocukları oldu. Fakat kavgalar bitmek bilmemekle beraber şiddet de artmıştı. Çift 17 Kasım 1993’de boşandı.
Boşanmanın ardından annesinin de ölümüyle birlikte Rowling ciddi bir depresyona girdi. Bu yüzden işine ara verildi. Çalışmıyordu ve bir gelir kaynağı olmadan kızıyla bir başına kalmıştı. Daha sonra devletten aldığı yardımla kızına bakabildi. Fakat üst üste gelen bu olaylar onu içinden çıkılmayan bir duruma sokmuştu. Sık sık intiharı düşünse de buna teşebbüs edemedi.
KARANLIĞIN İÇİNDEN PARLAYAN BİR YETENEK
Manchester’dan Londra’ya yaptığı uzun bir tren yolculuğundayken Harry Potter karakteri zihnine düşmüştü. Boşanmanın ve annesinin ölümünü üzerine yaşadığı depresyonun içinden çıkabilmenin tek yanı yazı yazmaktı. Çocukluğundan beri olan bu tutkusuna tüm kalbiyle yöneldi. Uzun bir zaman sonra Harry Potter’in ilk serisi olan ‘Harry Potter ve Felsefe taşı’ bölümünü bitirdi.
Uzun uğraşlar sonucunda yazdığı bu kitabına karşılık geriye bir tek yayınevi aramak kalıyordu. Tam 12 yayınevine başvurdu fakat reddedildi. Daha sonra küçük bir yayınevinin küçük kızının kitabı beğenmesi sayesinde kitap basıldı. Kitap basıldıktan kısa bir süre sonra satış rekoru kırdı ve en çok satanlar listesinin başında yer aldı. Onu bu yolda başarılı kılan tek şey vazgeçmemek ve hayallerinin peşinden koşmak oldu. Bugünkü serveti tahmini olarak 10 milyon dolar olup gerçek değeri gizliliğini korumaktadır
Kaynak