Hαlet-i Ruhiчemdemdeп Sızαпlαr

Konu sahibi son olarak 4103 gün önce görüldü
Doğal seleksiyon, kuralları gereği hala yaşıyorum.
Sizden tek farkım belki o kadar da öfkesiz bakamamak.
Sizler; daha mı sessizdiniz?
daha mı masum?
daha mı kırılgan?
Ben; daha mı kargaşayım?
daha mı şeytan?
daha mı güçlü?
daha mı inançlı?

Hayatın anlamı yok.Hepimiz foseptik çukurunda yaşıyoruz ama bazılarımız YILDIZLARA BAKIYOR.

Hayatın anlamı var.Hepimiz dağın zirvesinde yaşıyoruz ama bazılarımız NEFESSİZ KALIYOR...
 
Bu nadide parçayı, açıkarttırmaya sunuyorum, bir öpücükle başlatıyorum arttırmayı, var mı arttıran,

-ben onun elinden tutarım,

elinden tutarım dedi, var mı arttıran,

-ben onun için mendil satarım,

mendil satarım dedi, var mı arttıran,

-ben onun için mesleğimi bırakırım,

mesleğimi bırakırım dedi, var mı arttıran,

-ben onun için anamdan babamdan vazgeçerim,

anamdan babamdan vazgeçerim dedi, var mı arttıran, yok mu

-ben ona taparım,

ben ona taparım dedi, var mı arttıran, bu hanfendi ona tapıyor, yok mu arttıran,

-ben onun için ölürüm,

ben onun için ölürüm dedi, var mı arttıran, bu beyefendi ölümü göze aldı, yok mu arttıran, veriyorum, veriyorum, verrr…

-BEN ONUN İÇİN YENİDEN DOĞARIM!

VERRRDİM!​
 
Bedenin acısıyla, ruhun acısı bir noktada birbirlerine benzerler, harekete duyarlıdırlar, bedenin acısında bedenini oynatmaman gerekir, ruhun acısında ise aklını oynatmaman...
 
İki gecem var;
İkisi de uykusuz.
Ya sen'sizim uyuyamam.
Ya sen varsın uyku haram..​
 
yakar top oynayan melekler gördüm güneşle
ve büyük çiftçiler, dağları biçen
yolundaydı her şey ben bile yolundaydım
ama
kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım
karşı kıyıda...​
 
Just a perfect day
You made me forget myself
I thought I was someone else
Someone good !”


Mükemmel bir gün
Bana kim olduğumu unutturdun
Başka birisi olduğumu sandım
İyi biri !
 
Bir taş düşüyor avucumdan, kentlere dalga dalga yayılıyor yüzüm. Çivilenmiş çerçeveler tuz buz oluyor ve hiçbir evin duvarında kalmıyor resmim.

Nehirleri soluyorum, soğuyor içim. Ormanları tarıyorum tırnaklarımla, seyrelen saçlarımın arasından. Yabanıl kuşlar konup göçüyor, kanatlarını yoluyorum duygularımın.

Hangi yüze baksam, kendi hüznümü görüyorum. Ansızın değişiyor gözlerime takılan bakışlar. Ve ben seni ne zaman aklımdan geçirmeyi becersem, saçların yırtıp kanatıyor atardamarlarımı.

Adımlarıma kan saçılıyorum. Kanlı ayak izlerim karışıyor parmak izime. Düşüyorum yokuş yukarı bir geceyi.

Ve geceleri toprakla örtüyorum üzerimi. Toprak kokusu yayılıyor dilimden, toprak kokusu siniyor tenime.

Günyüzüne duran çiçeklerin dikenleri derimden içeri kök salıyor, başları solup düşüyor çiçeklerin, isyankâr bir sarmaşık boynunu büküyor göğsümün üzerinde.

Canlı bir cenaze, durmaksızın kendi tabutunu çiviliyor.

Ben seni ölüyorum nicedir.

Sen beni yaşıyor musun? Yoksa gerçeğimde öldüğüm düş müsün şimdi?​
 
neyse
—varsın sen;
ve ben, elbet bulacağım bir yol
—varsa eğer bir yol​
 
büyümek” denir adına.. benliğini içeri
çekersin.. saklarsın yaralı kalbini.. gözyaşını içine akıtırsın.. perde
üstüne perde çekersin kimsesiz odanın penceresine.. perde üstüne perde
çekersin çocuksu düşlerine, aykırılığına, içinden konuşmalarına..
büyümek dedikleri aslında, bu korkunç boşlukta hep üşümektir..​
 
Biri vardı. Herşeyi sonsuzca idealize eder ama bunun için hiçbirşey yapmazdı. En sonunda kötü düştü, bakireliğini ve ikiyüzlü ahlakını sıcak yuvasında biat ederek birine sattı, çünkü çok korkaktı.

Biri vardı. İlk başlarda sessiz,yalnız ve acı dolu gibiydi. Şimdiyse çoğu zaman geçmiş hiç yaşanmamış gibi yapıyor, işleri yolunda gidince küstahlaşıyor gitmeyince sinsice geçmişe sığınıyordu.

Biri vardı. Narsist, kibirli ve entelektüel bir zorbaydı. Sonunda küçük bir kızın boynuna doladığı yularla ve türlü oyunlarla hayatı alt üst oldu.

Biri vardı. Haddinden fazla yalan söylerdi. Otuzüç yaşında tüm yalanları patır patır döküldü, bu yalanlar dökülmeden önce çoktan mahvolmuştu.

Biri vardı. Rol istemedi. Bir ara kendini ölüme yakın hissetti. İçe açık dışa kapalı, dışa kapalı içe açık zamanları oldu. Mola sancıları, durak noktaları, oidipal kitlenmeler, suçluluklar ne denirse densin o bir rol istemezken; yaşam zamanla gerekli rolü biçti.Güzel yanıp çabuk sönmüştü, çünkü hiç denememişti. Şimdi, içindeki köprülerin üstünden kalabalık pişmanlık ordularını karşıdan karşıya geçirmekle meşgul.(ses tonu sezinlemelerim)

Her yeni gün olduğunda birilerini bir yerlerde başka birileriyle başbaşa bırakıyorum. Herkesi birbirine teslim ediyorum. Yüzümdeki duygusal keskinlik yüzünden ve biraz da kimse bilmesin diye en zayıf yönlerimi, sürekli “güven” duyuluyorum. Kimseye doğru düzgün birşey anlatmadığımdan herkesin biriktirdiklerini ben üstleniyorum.

Bekleme nedenim, geçen zamanla nelerle nelerin bağlarını kuvvetlendireceğini görmek isteyişimdi.

Herşeyi, duygusal ya da mantıksal bir çerçeveye oturtmak gibi eski çocukluk alışkanlıklarımı da bırakmıştım artık.

İçinde aramak, dışında aramak, bedenlerde aramak,doğada aramak,sözcüklerde aramak,sesi kesildiğinde sustuğunda ölüyor insan .

Bir güç istiyoruz hepimiz.

Biz yola çıktığımızda dört kişiydik ve hepimiz ayrı ayrı yerlerde yenildik. Birimiz erken öldü,ikimiz ciddi yaralı ve hala nefes alıyor, diğeriyse zaten ve “gerçekten” hiç yokmuş.

Bazı şeyler sadece rastlantısaldı!

sadece rastlantısal…​
 


tumblr_lw7jtaauna1qd1y1io1_500.jpg




 
Aşk'ım.
Aşk'sın.
Aşk'ız.
Biliyor musun Sevgilim ?
Aslında yokum ben.. Yoksun sen.. Yokuz biz..
Bir zamanlar vardık..
Sonra kor olduk.. Yandık.. Kül olduk.. Savrulduk..
Zerrelerimizi verdik rüzgâra.
Aşk olduk..
 
Ey Gönül ..!
Sevgi itirafı anlamında çok süslü laflar duydum..
Ama ;
Hiç biri mahçup bir suskunluk kadar tesirli değildi...!
 
8ahnq.jpg



Tıka basa sevmişim seni.
Ağzımı her açtığımda;
Dudaklarımdan kelime kelime dökülüyorsun..

 
2293091f2lqz1ojst.gif

Kime sorsam
"ben senin mutluluğunu istiyorum"
dedi.
Ne kastınız vardı mutluluğuma anlamadım gitti.
 
0080a.gif

Sana Aşk öyle bir yaşatırım ki.
Daha 'küçük aşklara' katlanamazsın.
Benimle ölürsün!
 
tumblr_m39qsddu3X1qe52v7o1_500.gif

ѕση ηєƒєѕι νєямє∂єη νє ѕαяıℓмα∂αη тσρяαğα тєηιм,
∂υ∂αкℓαяıηı ∂υ∂αкℓαяıмα göм.
αğzıмıη тα∂ıуℓα öℓєуιм..
 
Hani insan bazen ne ileri ne geri, tek bir adım atamaz ya. Birini yanında tutmayı bilemez, ama onun yokluğunu da istemez. Kaybetmeyi göze alamaz, kazanmak için de mücadele etmez. Bağlanmaya cesaret edemez, ama azat da etmez O'nu. Ne sevilmekten vazgeçer, ne sevmeyi bilir. Hani sonra çok zaman geçer savrulurlar ya, o zaman dökülür dudaklardan itiraf edercesine; "Ne gözümü alabildim, ne de göze alabildim".
 
Geri