Günlük Bahane !

Konu sahibi son olarak 4461 gün önce görüldü
Hiçbirimiz aptal değiliz, hiçbirimiz saf değiliz. Sadece bazen susuyoruz, bazen görmezden geliyoruz, bazen içimizde eziyoruz. Belki kırmamak, belki kaybetmemek, belki de başka çaremiz olmadığı için... Kırıp dökenlerin, umursamadan ezip geçenlerin ya da sessizliğimize kananların unuttuğu bir şey var. Her insan bir yere kadar eğilebilir, dayanabilir, susabilir. Kaçarken duvarla karşılaşan kedi bile, en son noktada döner, şişinir ve tırnaklarını çıkarır, belki de ilk kez cesaretle saldırır. O yüzden kimse kendini kurnaz sanmasın, kimse kimse kimseyi zavallı ya da çaresiz görmesin, cepte bilmesin. Gerçek bir ahmaklıktır bu. Her şeyden önce ne Allah, ne evren gözden kaçırmaz. Hiçbir şey hiç kimsenin yanında kar kalmaz. Eken, en sonunda ektiğini biçer. Kısa günün karları, garibin sırtından kazanılan ya da aldatılan sevgili... Er ya da geç olması gereken olur ve ilahi adalet, kusursuz düzen yerini bulur..!
 
537216_460266314053679_438117709_n.jpg


Hayal kurmak bazen güzeldir.
 
59208_491946057538094_1182773144_n.jpg





“ Oysa ki tüm bunlar imtihândı.
İsyan değil, sabırla Dua etmeliydik… ”
 
- ''Seviyormusun beni?'' dedi.
- ''Evet'' dedim.
- ''Peki ne kadar seviyorsun?'' dedi.
- ''Minik bir serçenin göz yaşı kadar'' dedim.
- ''O kadarcık mı? O kadar mı değersizim?'' dedi.
- ''Serçeler göz yaşı döktüklerinde ölürler'' dedim.
- ''Sustu"
 
Bazen işler ters gittiğinde yaşama dönüp 'teker teker gelin' demek istiyor insan... Kendinle ayrı, çevrendekilerle ayrı, ordan burdan, sağdan soldan üst üste geliyor. Yalnız değilsin. En sert fırtınayla karşılaştığında, en yakın kayaya sığınmak, fırtınanın dinmesini beklemek gerekiyor zaman zaman. Kanını emmeye gelen zombiler bırak geçsin gitsin. Kabuğuna çekilip, kendini yok etmeden, eksiltmeden olduğun gibi kal. İşte böyle anlardır inadına sevdiğin şarkıyı dinleyip, yüreğine dönerek ısınmak. Ben biliyorum neler taşıdığını, hissettiğini, isyanına ortağım.. Omzuna dokunup, sana sarılamasam da yanındayım. Bahar geldiğinde çimenlere uzanır, beraber gülümseriz. Her şey geçer gider, yeter ki sen kaybolma...
 
- Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
... Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!

- Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!

- Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!

- Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!

- Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum…
 
Ben mutluluğu Allah'tan isterim..
Veriyorsa yüceliğinden;
vermiyorsa imtihanındandır..!
 
iyi yürekli güzel dost'a ;

Dost, güvendiğimiz dağ. Ardından gidebileceğimiz kişi. Sırrımızı paylaştığımız, dertlerimizle dertlenen, sevincimizle sevinen yoldaş. Dost, her ne olursa olsun terk etmeyen! Yarıda bırakmayan! Kullanmayan, kullandırmayan. Dost; ayna, onda kendimizi gördüğümüz. Hüzünlendiğinde akıttığımız gözyaşlarımızın sebebi. Her lafın başında Efendimizi (s.a.v.) örnek edindiğimizi söyleyen, yazan, haykıran bizler, onun sevgi çemberine yaklaşamamışız bile. Ondan öğrenmedik mi vefayı, kardeşliği, dostluğu, sevgiyi? Ondan öğrenmedik mi sevdiğini söyleme gerekliliğini? Kardeşim, dostum dediklerimiz, sevdiklerimiz olsun. Kalp sevmekten yorulmaz ;)
 
İyi ki yapmışım dediğim şeyler var .
Aynı zamanda keşke'lerimde ..
Engellemek istediğim başlangıçlar var.
Unutmayı yürekten dilediğim kişiler ve zamanlar .
Unutamadığım, unutmayacagim DOSTlarım var..
Hayatımdan seneler çalan insanlar ...
Hafızamdan silmek istediğim görüntüler var, silemediğim..
... Sözler var, duymamış olmayı dilediğim ama duyduğum. !!
Herseye ragmen isyan etmemek !!! Hiç birşeye hic bir zaman.
Rabbim sınıyor ama merhametini de esirgemiyor bizden..
Buna da şükürler olsun ... !!!
Hala yüzümün gülümsemesini sağlayan sebeplerim var . !!
 
insanları anlamaktan yoruldum artık gerçekten yoruldum illa birileri mıknatıs kıvamında olmak zorundamı.. burda yazılan herşey burdakilerden birine gidiyor demekmidir?
burdakileriden başkalarına bişeyler yazmak yasakmıdır?

bence hayır.


o zaman bu alınganlık niye?
 
ayrı insanlardan
aynı yaraları almış olabiliriz.
kanadığımız
kandığımız
ve inandığımız yerler aynı olabilir,
... çok ağlamış ve yıpranmış,
ve aynı anda uyumuş da olabiliriz.
önemli olan,
aynı anda sevmiş olmamız.

ben koşuyorum,
sen yürüyorsun.
eşitiz.
 
KADININ gözlerinden tüm acısı okunur aslında...
Başlangıçta ürkek...Yaklaşımlara sert bakar...
Ne aşk diye birsey duymak ister nede duyurmak ister ne kadar yalnız olduğunu...
Aslında hiçbir kadın sevgiye tövbe etmez...
Edemez...
Ruhu sevgisizlikten kurusa da sevgiye muhtacım diyemez..
Korkar ve çekinir...
Çünkü bir aşk ne kadar güzellestirsede yüzünü yine aynı aşk zindan edebilir kadına yeryüzünü...
Hiç bir kadına yalnızlık yakısmaz...Ama eğer bir kadın yalnızsa ya yüreğinde dumanı tüten bir ayrılığı yada canından çok sevdiklerine ömrünü adadığı bir fedakarlığı vardır...
 
Asıl zor olan olmayacak şeyin hayalini kurmak değil;
olmayacak insanları o hayale sığdırmaya çalışmak..
 
La-Tahzen/Üzülme...''üzülme!'' der Mevlana...ve devam eder.. "Kaybettiğin her şey başka bir surette geri döner."

La Tahzen!
Bir yandan korku, bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun.
 
Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyrani’ye:

'Bende dünyayı görecek göz mü kaldı?’ diye şikayette bulununca, söz ustası Seyrani:

'Hiç üzülme dostum!’ demiş. ’Zaten dünyada da bakılacak surat kalmadı.’
 
''ALLAH öyle istiyor''
cümlesi kadar rahatlatan bir cümle yok..!
 
Hani vardır ya bazı anlar...
Seni bir sen bir Rabbin anlar.
Gözyaşın hep içine damlar.
Yüreğini bir hüzündür kaplar
O anlar değerlidir ,seni saklar
Bilmez kimse ,anlamını azı kavrar
... Yollar yalnızlığa ,gözler boşa bakar
O'dan başkası sana zarar ,cana zarar
Hani vardır ya bazı anlar...
Pişmanlıklarını umutlar sarar
Ellerin semada ,yaran kanar .
Bunca günahı bir O bağışlar
Gönül diyarına bir ''ah'' daha sızar
Günahkar ruhun hayaller kurar
Bekler yinede merhamet umar.
Dolar gözlerin ,için yanar
Unutma !
Sabır hayatı anlamlı kılar
Unutma !
Hani vardır ya bazı anlar
Yüreğin bir sığınak arar
Ahiretine bir SEN sağlarsın yarar..
 
Herşeyi zamanlar unuturken biz bizim unutmus oldugumuz seylerınde bızı unutmus olabılecegını fark etmemız acıtmayacakmı ıcımızdekı fark etmıs halımızı
 
Salıverdim yüreğimi gözlerinin semasına..
Ne varsa imtihanı AşK'tan yana ; Amenna Amenna...
 
Geri