Gülistan ve Türkmençay Antlaşmaları

Konu sahibi son olarak 3389 gün önce görüldü
GÜLİSTAN ANTLAŞMASI

İngiltere’nin Güney Asya’da büyük çıkarların olması, Rusların Azerbaycan Hanlıklarını bir-bir işgal etmesi bu devleti telaşa düşürdü. İran ordusuna bir grup subayının danışmanlık etmesine rağmen, Lenkeran Hanlığının 1812’de Ruslar tarafından işgal edilmesi üzerine karşı mücadele etmek istemişse de, başaralı olmadığı için 1813’de Gülistan Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştı. Osmanlı Devleti ile İran’ın yakınlaşmasının esas nedeni Rusların İranlıları yenmeleri ve Azerbaycan Hanlıklarını işgal etmesidir. Açıkçası Osmanlı Devleti İran’ı Rusya’ya karşı açık olarak desteklemeye başladı. İranlılar, İngilizlerin ve Osmanlıların teşvikiyle Kafkaslarda uğradıkları kayıpları telafi edebilmek ümidiyle Rusya ile yeniden mücadeleye girmişlerdir. Ancak, İranlılar tekrar mağlup oldular. 1828 yılından itibaren geçerli olan Aras Nehri sınır olmak üzere Türkmençay Antlaşmasını imzalamak zorunda kaldılar.122 Antlaşma 1813 yıl Ekim ayının 12 de Karabağ toprağı olan Gülistan köyünde Rus ordugâhında imzalanmıştır. İmzalar Baş Komutan Nikolay Rtişçev ve İran Devleti’nden Mirza Ebdül Hasan Han tarafından atılmıştır.123

Azerbaycan’ı ikiye bölen Gülistan Antlaşması 124

12 Ekim 1813’de Rusya ile İran arasında imzalanan Gülistan Antlaşmasına göre:

1. İran Şahı, Rusya’nın Kafkaslarda işgal ettiği toprakları Rusya’nın bir parçası olarak tanıyacaktır.

2. Bu topraklar Kafkasların Dağıstan bölgesinden Arpaçay – Aras nehrine kadar uzanan Kuzey Azerbaycan ve Gürcistan bölgelerini de içine alan sahayı kapsar.

3. Yukarıda zikredilen bölgelerde yalnız Şah değil, ondan sonra Şah olacak şehzadeler de Rusya’nın hâkimiyetini tanıyacaktır.

4. Hazar Denizi’nde ticaret yapan Rus tüccarları İran, İran tüccarları da Rus limanlarını serbestçe kullanabilecektir.

5. Savaşta esir alınanlar karşılıklı olarak serbest bırakılacaktır.

6. Her iki ülke, birbirlerinin başkentlerine yeni elçiler göndererek dostluklarını göstereceklerdir.

7. Her iki ülke tüccarları birbirlerinin topraklarında ticari faaliyette bulunacak ve bu tüccarların emniyetleri sağlanacaktır.

İran’ın kayıpları fazla olduğu için bir zamandan sonra antlaşmaya uymamaya başladılar. Böylece başlayan sürtüşmeler, sonunda taraflar arasında yeni bir harbin başlamasına neden olmuştur. 1826 yılında başlayan ikinci İran-Rus Harbi yine İranlılarının mağlubiyeti ile sonuçlandı.125

RUSLARIN İŞGALİ VE TÜRKMENÇAY ANTLAŞMASI

İran’da Nadir Şah’ın öldürülmesinden sonra Azerbaycan’da siyasî bir birlik kurulamadı ve Azerbaycan siyasi tarihinde ‘Hanlıklar Dönemi’ olarak anılan süreç başladı. 19. yüzyılın başlarında Kafkaslar, Rusya ile İran arasında tam bir hâkimiyet mücadelesine sahne oldu.126 Rusya ile İran arasında 1804’de başlayan Azerbaycan coğrafyasınahâkim olma mücadelesini Rusya kazandı, 1806 yılına gelindiğinde, Revan, Nahçıvan, Gence, Karabağ, Şeki, Şirvan, Bakü, Kuba Hanlıkları Rusya tarafından ele geçirildi.127 Şamhor yenilgisini haber alan Abbas Mirza Şuşa’nın kuşatması için 10 binlik askeri bırakıp, giderek Gence yönünde harekete geçti. Eylül 1826’ da Yermolov’un yerine Kafkasya Genel Valiliğine General Paskeviç atandı. Aynı zamanda General Paskeviç de ek askeriyle birlikte bölgeye vardı. 10 Eylül’de bu taraflar Gence yakınlarına sığınak yapmaya başladılar. Abbas Mirza’nın emrinde 15.500 yaya, 10.700 ise atlı olmak üzere 25 binden fazla asker vardı. Paskeviç’in ise 8.700 kişilik ordusu bulunuyordu. Güçler arasındaki göze çapan farkı gören Rus komutanı savaşı açık alanda değil dar sokaklarda devam etmeye kararlıydı. Fakat Paskeviç Yermolov’un bu planını başarısız bir plan olarak gördü ve 13 Eylül 1826 tarihinde taraflar arasında çetin bir savaş gerçekleşti. Karabağname müellifi Mirza Adıgüzel Bey şunları aktarmaktadır:

“Sabah erken vakitlerinde komutan Paskeviç ve General Medetov birliklerini düzene sokup Şeyh Nizami türbesine yaklaştılar. Burada onlar Kızılbaş ordularıyla karşılaştılar ve büyük bir çatışma gerçekleşti. Bir saat sonra Kızılbaşlar yenildiler.”

Savaşta Kaçarlar bin ölü ve 1.100’ü esir olmak üzere iki binden fazla insan kaybettiler. Bu çatışma gerçekleştikten sonra bundan sonraki savaşın genel gidişatı belirlendi. Aralık 1826’ya kadar Kaçarlar ve onlarla beraber hareket eden hanlar kazandıkları bütün toprakları yitirdiler. Abbas Mirza ise bu iki binlik kayıptan sonra bölgeyi tamamıyla terk etti. Aras nehrini Hudaferin köprüsünün üzerinden geçerek İran Azerbaycan’ına çekildi.128

Aralık ayında saldırmaya geçen taraf bu defa Ruslardı. Medetov’a bağlı olan askerler 26 Aralık’ta Aras nehrini geçtiler. Ocak 1827’de Ruslar Meşkin’e gerdiler. Nisan ayı Ruslar için önemli geçti. İrevan hanlığına bağlı topraklar Ruslarca ele geçirilmeye başlandı. Fakat İrevan kararlı bir şekilde direnince, Ruslar kuşatmaya girişmeyerek Nahcıvan’a sokuldular. 26 Mayıs 1827’de bölge savaşsız alındı. Rusların 8.600 kişilik birliğine karşı Abbas Mirza ‘nın 16.000’lik ordusu yine çaresiz kaldı.

İki aylık ciddi saldırıların ardından İrevan da düştü. Fakat Ağustos başlarında desteksiz kalan hanlık Rus saldırılarına fazla dayanamadı. Özellikle de hanlığın gıda deposu olan Serdarabad’ın düşmesinden sonra baş gösteren iaşe sıkıntısı Türklerin direnişini kırdı. Buna karşılık Türkler İrevan kalesini son ana kadar savunmaktan vazgeçmediler. General Pskeviç çara gönderdiği raporunda şehrin düşmesini söyle ifade etmektedir:
“Bu sırada İrevan vilayetinde 10 bini Müslüman-Türk, 3 bin Ermeni olmak üzere 13 bin insan yaşıyordu. Bunlardan Ermeniler kalenin kuzey kapısını gizlice açtılar ve 1 Ekim’de Rusların şehre girmesine yardım ettiler.”

1804-1813 yıllarında Rusya ve İran savaşında Rusya Güney Kafkasya’ya Ermenileri toplamaya fırsat bulamadı. Fakat Ermeniler hala Rusya’ya büyük ümitler bağlıyorlardı. 1822 yılında Kars ve Erzurum Ermenileri General A.P. Ermolovtan “Rusların gelmeleri bizim kurtuluşumuzdur” diye söylemişlerdir.129

1826-1828’de Rus ve İran savaşı sırasında Kuzey Azerbaycan topraklarına yerleştirilen Ermeniler aktif olarak Rus ordusuna yardımda bulunmakta ve aynı zamanda İrevan kalesinin kuşatılmasında etkili oldular. Şehrin, sokak ortasında gerçekleşen savaştan sonra İrevan Rusların eline geçti.

Ekim ayında ise savaş artık İran’ın, Azerbaycan topraklarında devam etmekteydi. Ruslar önce Hoy’u, sonra ise 13 Ekim 1827’de Tebriz Rusların eline geçti. Oysa Tebriz hiç Rusların eline geçecek durumda değildi, çünkü şehri Ruslara karşı koruyacak 40 top vardı. Ayrıca, şehirdeki askerlerin elinde Rusların iki katı ateşli silah ve cephane mevcuttu. Tebriz’i Ruslar ele geçirdikten sonra şah hemen barış teklifinde bulundu. Ruslar 7 Kasım 1827’de barış görüşmelerine başladılar, çünkü onlar Osmanlı ile savaşın getireceği sıkıntılardan korktu. 24 Ocak 1828’de Ruslar Erdebil’e sokuldular, 28’inde Urmiye’yi, 8 Şubat’ta ise Erdebil’i ellerine geçirdiler. Ruslar Tahran’a doğru ilerlerken İngilizler devreye girdi. Barış antlaşması Rusya’nın İran topraklarında ticaret durumu güçlendirdi. Fakat Büyük Britanya’nın pozisyonu zayıfladı.130

18 Şubat 1828’de Tebriz yakınlarındaki Türkmençay köyünde Abbas Mirza ile Paskeviç barış için el sıkıştılar.131 Görüşmeler sırasında Ruslar Azerbaycan’ın tamamını talep ediyorlardı. Fakat Gülistan Antlaşmasından sonra farklı olarak İrevan ve Nahçıvan hanlıklarının da Rusya’ya verilmesi sonucunda sınır eskisi gibi Aras nehri kabul edildi. Bunun sonucunda 16 maddelik Türkmençay Antlaşması yapıldı.

Türkmençay Antlaşması’nın Maddeleri:

16 maddeden ibaret olan Türkmençay Antlaşması’nın;

1. ve 2. maddesinde bu antlaşmanın; ebedi barış, dostluk ve işbirliği antlaşması
olması kabul edilmiştir.

Antlaşmanın 3. maddesine göre; İran, 6 ay içerisinde Revan ve Nahçıvan Hanlıkları’nı
Rusya’ya bıraktı.

4. maddede, İran ve Rusya arasındaki sınır tespiti yapılırken, 5. maddede, tespit edilen sınırların kuzeyinde kalan, Kafkas sıra dağları ve Hazar Denizi arasında bulunan bütün toprak ve adaların, bu topraklarda yaşayan halkların Rusya İmparatorluğu’na ait olduğu kabul edidi.

6. maddede İran, Rusya’ya tazminat ödemeyi kabul etti.

7. maddede Rusya, İran Veliahdı Abbas Mirza’yı önce veliaht, tahta çıkmasından sonra da hükümdar olarak tanıyacaktır.

8. maddeye göre, Hazar’da her iki devletin de ticaret gemileri yüzebilecek, fakat yalnızca Rusya’nın savaş gemileri bulunabilecektir.

9. maddede karşılıklı elçilerin kabulü ve ağırlanması yer alırken, 10. maddede karşılıklı ticaretin geliştirilmesi ve ticaret ataşeliklerinin kurulması karar altına alındı.

11. maddede, ‘savaştan önce yarım kalan işler adaletle halledilecek ve daha önceden var olan alacaklar ilgili hükümet tarafından ödenecek’ hükmü yer aldı.

12. maddeye göre, taşınmaz malları bulunanlar üç yıl süre zarfında bunları değiştirmeli ya da satmalıdır. Sadece, Revan eski Serdarı Hüseyin Han ile kardeşi Hasan Han ve Nahçıvan eski Hâkimi Kerim Han bu haktan mahrum edildi.

13. maddeye göre, her iki taraftan da esir düşenlerin tamamı dört ay içerisinde serbest bırakılacaktır.

14. madde ise her iki devlete sığınanlarla ilgilidir. Rusya’nın tasvip etmediği kişilerin İran tarafından, belli bölgelere (Karabağ ve Nahçıvan) yerleşmesine izin verilmeyecektir.

15. maddeye göre, Güney Azerbaycan’da yerleşen ahalinin istedikleri takdirde Rusya’ya göçebilecekleri ve bunlara müsait imkânlar yaratılacağı ifade edilmiştir.

16. maddede ise bu antlaşmanın Rusya İmparatoru ve İran Şahı tarafından imzalanması ve bir an önce her yere duyurulması karar altına alındı.

Rusya ve İran arasında 1828 arasında Türkmençay antlaşması imzalandı. Bu antlaşma Rusya Ve İran arasındaki 1826-1828 savaşını sona erdirdi. 1813 senesinde gerçekleşen Gülistan antlaşmasında Rusya bazı topraklara sahip olmuştu. İran ise 20 milyon gümüş para vergi vermek durumunda kaldı. Rusya Hazar Denizinde kendi savaş gemilerinin durmasını istedi. Rus hâkimiyeti, Abbas Mirza’yı İran tahtının varisi olarak kabul etti. 132

Antlaşmada yer alan başka bir maddeye göre, Ruslar İrevan hanlığına bağlı Türk topraklarında yerleşen Ermenileri kendi topraklarına göç ettirmek hakkını elde ediyordu. Benzer Antlaşma 1828-1829 Rus-Osmanlı savaşı sonucunda yapılan Edirne Antlaşmasında da yer almıştı. Bunun sonucunda 1828-1830 yılları arasında İran’dan 40 bin, Osmanlı’dan ise 84 bin Hıristiyan İrevan topraklarına göç etti. Bu Ermeni Eyaleti oluşturmakla Ruslar bölgenin kontrolünü ellerinde tutmayı planlamışlardır. Çar II. Nikolanın emriyle Ermenilerin yerleşmesi için İrevan’ın en verimli topraklarından 200.000 hektarlık topraklar ayrıldı.133

Kaynak: Mutallimov, Dadaş, Azerbaycan Hanlıkları ve Gülistan-Türkmençay Antlaşmaları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Uludağ Üniversitesi SBE, Bursa 2014, s. 50-56.
 
keyifle ve heyecanla okudum paylasımınn icin tşkler kardeşim :)
 
Geri