Batı’nın kadına bakışı
Kapitalist Batı’nın bugünkü ilâhı, mabudu, her şeyi paradır, menfaattir.
Aslında geçmişte de pek farklı değildi. Batı’da menfaat her şeyin üzerindedir. Para
kutsaldır onların gözünde...
Menfaatin dışındaki bütün kavramların hiçbir değeri yoktur. Başta, dillerinden
hiç düşürmedikleri demokrasi olmak üzere, insan hakları, kadın hakları, hayvan
hakları, çevrecilik, velhâsıl aklınıza ne geliyorsa hepsi göstermeliktir. Bunları
gayelerine ulaşmada birer paravan olarak kullanırlar. İstismarda üzerlerine yoktur.
En çok istismar ettikleri de kadın konusudur... Aslında, kadın hakları
savunuculuğu altında, kadınlara en büyük zulmü kendileri yapıyorlar. Fakat bunu
öyle bir kılıfa sokuyorlar ki, zulüm altında inim inim inleyen kadınlar bile bunun
farkına varamıyorlar. Az da olsa bunun farkına varan kültürlü kadınlar çıkmış
Batı’da... Fakat bunlar istisna kabilinden olduğu için neticeyi değiştirememişler...
Batılı kadınların acınacak hâllerini yine Batılı olan bir kadından dinleyelim.
Fransa’nın meşhur şairi Madam Mardirous, Müslüman kadınlara bakınız nasıl
sesleniyor:
“İçinde bulunduğunuz nimetin kıymetini biliniz!... Burada kadına
hürriyet adı altında yapılan işkenceleri bilemezsiniz siz. Ah, şu omuzumda
hıçkırarak ağlamış kızların adedini bir bilseniz... Kulaklarım, kızların çok feci,
kalbleri yakan bağırışları ile dolu... Evet, ışıklar ve çiçeklerle dolu bir baloya
girebilmek, çok tatlı gibi görünür. Kadınlara verilen bir hak gibi sunulur.
Aslında buralar, kadınların sömürüldüğü, erkeklere sunulduğu, şehvetlerin
tatmin edildiği yerler... Türk erkeklerine sesleniyorum: Kadınlarınıza,
kızlarınıza bunları anlatın! Sakın bu yapılanların kadınlara iyilik olarak
yapıldığını zannetmesinler! Bunların sadece ve sadece kadını istismar için
yapıldığını bilsinler, sakın bunlara özenmesinler!”
Şimdi de size, Avrupa’nın kadınlar hakkındaki atasözlerini sunacağım. Malûm
olduğu üzere, atasözleri belli bir şahsın düşünce yapısını değil, o toplumun ortak
7
düşünce yapısını gösterir. Atasözleri bir kültürün aynasıdır. Toplumların hayat
felsefesi, en kestirmeden atasözlerinde saklıdır.
Aşağıdaki atasözleri, Fransız yazar Quitard’ın “Proverbes sur les femmes”
kitabından alınmıştır:
* Şeytanın yapamadığını kadın yapar.
* Kadın, erkeği tuzağa düşüren bir örümcektir.
* Kadının vücudunun üstündeki baş, şeytan kafasıdır.
* Karısı olanın arısı var demektir; onu devamlı sokar.
* Kadın zarurî bir baş belâsıdır.
* Kadın takvim gibidir, sadece bir yıl işe yarar.
* Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratılmıştır.
* Kadın dili kesilse bile susmaz.
* İyi kadın kafası olmayan kadındır.
* Kadın dövülür, fakat öldürülmez.
* Horozun karşısında tavuk ötmemelidir.
Şimdi Avrupa’nın anlı şanlı kadın hakları savunucularına ve bizdeki
temsilcileri olan feministlere sormak lâzım: Kadının şeytandan daha kötü
olduğunu, baş belâsı olduğunu, belli bir süre sonra değiştirilmesinin gerekli
olduğunu, kadını dövmenin tabiî bir şey olduğunu ve benzeri konuları savunmak
mıdır kadın hakları?
Kadını bu derece aşağı gören ve ona, ihtiyaç için alınıp satılan herhangi bir
eşya muamelesi yapan toplumların kadın hakları savunuculuğuna soyunmaları ne
derece inandırıcı olur?
Feminist kadınlar, televizyon, gazete ve dergiler vasıtasıyla, kadını erkeğe
köle yapan İslâmiyetle savaşacaklarını söylüyorlar.
Zavallılar, Müslümanlıkta kadını aşağılamanın, onu ezmenin, sömürmenin
yasak olduğunu bilmiyorlar. Kültürümüzden, dinimizden uzak yetiştikleri için,
âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimizin kadınlar hakkında
buyurdukları mübarek sözleri nereden bilecekler? Peygamber efendimizin bu
hususta buyurduğu sözlerden birkaçı şöyle:
“Cennet anaların ayağı altındadır.”
“Ahirette, kocası tarafından dövülen kadının davacısı ben olacağım.”
“Müslümanların en iyisi, hanımına karşı iyi ve faydalı olandır.”
“Kadınlarınıza eziyet etmeyiniz! Onlar Allahü teâlânın emanetleridir.
Onlara yumuşak olunuz, iyilik ediniz!”
Şimdi feministlere şunu söylemek lâzım: Siz İslama savaş açmakla, yanlış
yere savaş açmışsınız. Eğer davanızda samimî iseniz, sizleri sömüren, her türlü
menfaatinde sizleri istismar eden Batı’ya savaş açmalıydınız! Gelin inat etmeyin,
zararın neresinden dönülürse kârdır. Bu savaş kararınızı bir daha gözden
geçirin!...