Evlilik Baki Yolculuğa Atılan İlk Adımdır.

R
  • Kullanıcı Rüya Perisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Aşk ve Sevgi
Bir fısıltıyla başlar o an…

Heyecandan kelimeler ters-düz çıkar ağzından,

“Seni Seviyorum “ … Uzun zamandır bu anı düşlemekte.

Hani insanın helali alnına yazılırmış ya,

İşte şimdi tam da karşısında o bembeyaz hayal.

Hep bugünü bu anı beklememiş miydi?

Yanlışlarından dönüp tövbe etmemiş miydi Yaradan’ına…

“Allah’ım ben bir yanlış yaptım sen bana doğruyu göster” sözleri pişman yüreğinden dökülmemiş miydi?

İşte şimdi tam da karşısında ona bakan bir çift ela göz onun ağzından çıkan bir kelimeye kilitlenmişti.

Sahi hazır mıydı “Evet’e “ hazır mıydı o mukaddes yolculuğa?

Hani insan ölürken tüm ömrü boyunca yaşamı geçer ya gözünün önünden, onunda şimdi öyle olmuştu.

Adı ölmek miydi bu yolun, Hayır!

Adı Evlilikti… Adı iki kişinin o kutlu yolda yürümesi, sevgiyle beraberce muhabbetle yaşamasıydı.

Öyleyse neydi tereddüdü?

İşte Hennası tamda istediği haliyle dudağından dökülen Evet’e hazırdı.

Birden çıkıvermişti evet… Hani kapalıydı gönlü aşka, hani bir daha gönül macerası yoktu?

Henna tüm yakışıklılığıyla aklını başından almaya yetmişti.

Çıkalı 3 ay ya var ya yoktu. Şimdi evlilik hazırlığı telaşı sarmıştı tüm bedenini, ruhunu…

Aşk yoktu ama sevgi çoktu aralarında. Bir günden bir güne gönül telini incitmemişti Henna

Öyle çok seviyordu ki…

İşte o 2 gün…

Kına gecesi…

Tüm ev halkı seferber, bir peri kızını beklemekte…

Nazlı ceylan gibi süzülüp geliyor bak!

Yüzünde yanakları gibi al al olmuş duvağı…

Gözyaşlarını saklıyor peşi sıra gelenlerden.

-Mutluluktan mı ağlıyorsun ey kalbim?

Bak işte tüm hayalin yanı başında …-

Oturur ortaya gelin,

Başlar kına ağıtları…

“Kınayı getir anne,

Parmağım batır anne,

Bu gece misafirim,

Koynunda yatır anne…”

O an işte hayalden sıyrılıverir gelin, gerçek gün gibi ortadadır.

Küçük yavru kuşun yuvasından uçma vakti gelmiştir.

Anne sürerken yavrusuna kınasını, eğilir, gözyaşları süzülen yanaklarından öpüp bağrına basar yavrusunu.

Kına merasimi şen şakrak sürse de mütebessümdür tüm simalar.

Öyle ya kaç yıllık baba ocağı bırakılıyor kolay mı?



Sabah olur telaşla hazırlanır gelin.

Sıra o bembeyaz hayalindedir. Her kızın arzuladığı gelinlik karşısındadır.

Öyle masum öyle pak ki tamda Hennaya yakışacak cinsten.

Giyinir. Aynanın karşısında kendine bakmaya doyamazken uzaktan gelen korna sesi kendine getirir.

İşte bitiyor baba ocağının mesaisi…

Kapıyı baba açar, kuşağını bağlar yavrusunun.

Gözleri dolu dolu… Bu zamana kadar gaddar görünüşlü adam bir serçe masumluğuyla yavrusuna sevgiyle bakarken o anlamlı sözler dökülür ağzından.

“Yavrum, prensesim, canımdan sakındığım ciğerparem… Bugün bizden, evinden ayrılıyorsun ama bil ki bu evin kapısı her daim açıktır sana. Gittiğin yerde sen ve eşin daima mutlu olun… Seni seviyorum kızım. “

Ne duygu selidir o an.

Bir kızın ilk âşık olduğu adam babası derler ya doğrudur…

Sarılırlar eli öpülür babanın. Duvağını örtmek anneye nasiptir.

Artık o da anne olma yolunda ilk adımı atmıştır.

Bitti çocukluk, ayrılık anadan babadan kardeşten…

Vuslat şimdi eştedir.

Evlilik baki yolculuğa atılan ilk adımdır.



Alıntı
 
Geri