em besil, em besili

Konu sahibi son olarak 228 gün önce görüldü
eb6e9bdd9e89e324dc7b4d770af5639a.jpg
 
Metrobüsün hayatımızın vazgeçilmezi değilde artık metrobüsün vazgeçilmezi olan beleş insan kalabalığı olduğumuzu anlamamız ihtiyarlamamıza sebep olmuyor belki.
Ama şahit oluyor.
Her ete giren parmaklara gözlerimiz.
Her " biraz ilerler misiniz" nakaratındaki enstrumanımız bellidir.
Yanınızdan geçen tazıları saymıyorum bile.
Sırtına bütün geçmişini yüklenmiş ergen boşluğuna diyecek lafımız yok elbet.
Prezervatifin azizliği.
-saraydaki gelsinde görsün rezilliğimizi
Diyen amcada asabi
Şöförde asabi.
Japon'ların en sinirliside vasabi!
"Birazda şu tarafı keselim"
En Mutlu olduğum andır özel araçlardan hızlı gidişimiz!
Belkide en Havalımız metrobüs şöförleridir.
Burun kıllarının göründüğünde anlıyoruz ferrariyi solladığını.
Bizde az havalı sayılmayız.
(daha uzun ve yakışıklı biri gelene kadar) bakışlarını alamayan kız. Seninde canın sağolsun.
Vel hasılı kelam " iyi günlerimiz fazladır, kötü günlere nazaran!"
 
-uyuyor musun, Sokrates?
-yok daha.
-Ne düşünüyorum, biliyor musun?
-ne düşünüyorsun?
-beni sevmeye layık tek Adam sensin. Ama içini dökemiyorsun bana, biliyorum. Oysaki senin gönlünü yapmazsam, ayrıca paramı, dostlarımı, varımı yoğumu emrine koymazsam, aptal sayarım kendimi.....
---------------------
Mesela yanımızda olan bize değer veren veya seven insanları zengin, eli ayağı düzgün karizma sanıp, ona maddi varlıkları için sırnaşsak ve yanılsak, sonradan karşımızdaki insanın sefil olduğu anlaşılsa, bizede beş para kalmasa. Az mı utanırız bu durumdan?
Bu davranışımız ne mal olduğumuzu ortaya koyar. Para için, değer kazanmak için veya daha iyi görünmek için herkesin her dediğini yapan derler bize. Artık maddi bir değerimiz bile olmaz ve madde bizi satın alır.
-----------------
-sevgili Alkibiades, benim için söylediklerin doğruysa gerçekten seni daha iyi etme gücü varsa bende, giriştiğin işte yaya kalmayacağa benzersin.
 
"Benden bu ömrümü çalanı getir. De git ara bul getir. Saçlarını yol getir." Şair bu şiiri bir sıra gecesi parçası olsun diye yazmış olamazdı.

Geniş zamanlı mutluluk, yada mutluluğu geniş Zamana yayma isteği. Ne Zaman'ı bulabiliyor insan nede geniş ve gilişi güzel mutluluğu. Hep "şunuda bitireyim ondan sonra çizerim yolumu" (ve bu sonralar başka 'gayri meşru' sonralara gebe kalıyor) Artık Zaman bile yetmiyor insanın bütün yakınlarını tanımaya ve kendini yakınlarına tanıtmaya. Zaman içindeki duyguları içinde hapsetmiştir insanın. Şairin anlatmak istediği elbette bu kadar değildir. Fakat açıklamasına yetecek mürekkebimiz yoktur.
 
Bal yapma kursu Nasıl olmaz efendimiz? Arı bu arı. Bildiğin hayvan bilmediğin istidadı.
Hangi alemde tırtıl kelebek olabildi. Hadi oldun diyelim. Yeşilyurt hava harp okuluna girmeden uçmağı nerde istidad edindin bre hayvan mahluku. De bana. Bana de bana. Duyuyor musun Rihanna kamikaze didi. Sana didi kelebek sana. Her kanat çırpındığında kamikaze gibi çakılmanı ne çok isterdi kibir abi ve süper sperm merkezli orta Asya uyruklu yıldızımız. Neyseki Mutlu olmak için yeterli sebeplerimiz var. Ne diyordu Said; "mahiyet ve istidad itibariyle herşey ilme bağlıdır"
 
Hükümdarın çok sevdiği atına bakarak yardımcılarına seslenir.
"Beyaz atımı çok seviyorum. Bana onun öldüğünü söyleyenin kellesini uçurturum"
Ve bir gün ölür. Seyis başı hükümdarın yanına gelir ve
-hükümdardım, beyaz sevdiğiniz atınız ters bir şekilde yatıyor gözlerini kapatmış karnı şişmiş nalları havada
-seyis başı. seyis başı. Kısaca atım öldü desene.
-ben söylemedim hükümdarım siz söylediniz.
Der ve bu işten sıyrılır.
Neyi Nasıl söylediğimiz çok önemli.
 
Kişi, bir sonraki günün sabahında taze fikir taze düşünce tohumlarını atması için bir önceki günün çürümüş fidelerini sökmesi gerektiğini bilmiyorsa, bu kompleks bir düzen sayılır. Düzensizlik yada.
Eğer hergün aynı düşünceler beynimizde karıncalanıyorsa, fide fidan, fidan ağaç olur. Tıpkı resim yapma sanatı gibidir düşünce. Hergün aynı fikirleri üretmemiz hergün aynı resimleri yapmamıza benzer. Artık bilinç Meleke kazanmış olur. Ve istenilsede düzelmesi neredeyse imkansızdır. Bir ağacı düzeltmeye kalkmamız trajedi ile sonuçlanacaktır.

Unutmadan "yüz, bedenin ruhudur" diyordu wittgenstein.!!
 
Geri