Ellerim gidecek telefonlara biliyorum

Konu sahibi son olarak 2621 gün önce görüldü
Ellerim gidecek telefonlara biliyorum

Kalabalığım diyordun.

Kalabalıklar arasına sıkışmıştı yalnızlığın, biliyordum.

Karanlıklarda benden dahil kaçırdığın gözlerinden anlıyordum çelişkilerini.

Sevmek isteyip de, engellerini; aşık olmak isteyip de, korkularını.

Ben seni kısa, fakat uzun tanıyordum.

Yaşanmışlıklar seni sürekli bir kördüğüme itiyordu; fark ediyordun.

Yaşadıkların üstüne geliyordu eziliyordun; ses etmiyordun.

Tüm insanlar güçlü biliyordu da seni; ben görüyordum zayıf yanlarını.

Dermanını tüketen insanları..

Bende ses etmiyor, kim bilir edemiyordum.Hayat senin hayatındı.

Eğrisiyle, doğrusuyla sen yaşıyordun.Ben küçük bir anını paylaşıyordum.

Küçük anlara büyük şeyler sığdırıyorduk belki de ama nedense giden hep sen oluyordun.

Gitme diyemiyordum.Cesurdum hani?

Neden kırılıyordu gözlerinde cesaretim??

Yüreğimin kanayan yanlarını anlatamıyordum ve anlatamadıkça daha da tıkanıyordu damarlarım, nefes alamıyordum.

Her gidişinde benden götürdüğün parça büyüyordu.

Kapılar arkasına sıkışmış gözlerim kanıyordu ve daha da kısık gözlerle bakıyordum ardından.

Yalan oluyordu her şey, rüya oluyordu.

Kapıya dayanan sırtım acıyordu, tavana dikilmiş gözlerim.

Gözlerim çok acıyordu.Elim yüreğim üşüyordu.

Parmaklarım tutmuyor, hüznün ağırlığını taşıyamıyordu ayaklarım...

Ayaklarımda üşüyordu...

Gidiyordun..Geride kalan içemediğin kahven ve bir parça ekmek oluyordu yiyemediğin.

Varlığını hissediyordum.

Sen olmuyordun... Olmuyordun da, hep var biliyordum.

Yıkıntılar arasından çıkmaya çalışıyordum.

Üstüme devrilen duvarları atmaya ve kalkmaya çalışıyordum.

Devrildikçe devriliyor ve ezildikçe eziliyordum.

Yazdığın bir kaç satır takılıyordu gözlerime, okuyordum.

Kanayan gözlerim damla damla kan akıtıyordu mısralarına ve arkadan gelen ses.

Ya içindesin çemberin ya da dışında olacaksın" diyordu…

SEN...BEN...YANİ BİZ...

Var mıydı bir çember hayatımızda?

Ne turası, ne yazısı olabiliyorduk hayatın.

Ne içi, ne de dışı olabiliyorduk çemberin...

Paranın dikliğinde, çemberin üzerindeydi yaşama savaşlarımız...

Yine gelecek ve gidecektin...

Gelecek, gidecektin.

Ve ben her defasında ağırlaştıkça ağırlaşan,büyüdükçe büyüyen hasretinle baş başa kalacaktım.

Biliyorum, bir gün gelecek o gün gelecek.

Ve sen gelmemek üzere gideceksin, ben yokluğunla savaşacağım.

Senle olmaya ne kadar kolay alıştıysam, sensiz olmaya bir o kadar zor alışacağım.

Ellerim gidecek telefonlara biliyorum.İçim cız edecek.

Kulaklarım kapı zillerinde,gözlerim yollarda ve sen yokluklarda olacaksın.

Bunu benim iyiliğim için yaptığını söyleyerek;kendini kandıracaksın en çok.Yanılıyor olacaksın.

Yüreğimin tahtına oturtmuşken seni; indirmek kolay olmayacak.

Kim bilir belki tahtını fırlatıp atacağım ama sen hep ve çok fazla yüreğimde yer edecek,orada kalacaksın....

İSTEMESEMDE; İSTEMESENDE...
SENİ SEVMİŞ OLACAĞIM....
SEVGİMİN IŞIĞIYLA KAL....

ALINTI
 
Geri