Efsaneleşmiş Kitap Cümleleri

Konu sahibi son olarak 982 gün önce görüldü
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni


Sevgi Duvarı
Can Yücel
 
Hani insan her şeyi unutarak yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı. Hani unutmak, insan soyunun en büyük şifasıydı


Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli
 
Acının birine üzülmeden diğeri geliyordu. Yeni bir acıya ah edecek olsak, içimizdeki eski bir ah ağzımızdan çıkıp ona yer açıyordu. Her gelen dert, bir öncekini unutturuyor, her acı diğerini bastırıyordu. İnsanın acılara ne kadar dayanıklı oldugunu başka zaman anlatsalar inanmazdım. (İskender Pala / Od)
 
Kimi biter, kimi yiter. (İskender Pala/Od)
 
bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz eder, ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıdır. çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlar...
veronika ölmek istiyor
 
Filiz'in bu hallerine başta dürüstlük ve açık sözlülük demiştim, hoşuma gitmişti hatta. Bende dünya gönül kırmama üzerine kurulmuş, Filiz'de kendi kırılmasın diye. "Önce ben" demişti bir akşam konuşurken, "önce ben iyi olacağım ki, sonra etrafımdakiler iyi olsun, onları mutlu edebileyim... Ben önemliyim, kimsenin beni kırmasına, üzmesine izin veremem, bu sen olsan bile..." Biz, "aile her şeyden önemlidir, sen sevdiklerinden sonra gelirsin" diye yetişmiştik. Filiz'in söylediklerine büyük hak vermiştim o akşam. İnsan sevdiğinden duyduğu sözlere ilahi anlamlar yüklüyor bazen. Ağzından çıkan her sözü koşulsuz doğru kabul ediyorsun. Filiz'in söylediklerini bir felsefi akımmış gibi kabul etmiştim. Bu sözlerin Filiz'in bencil ve kendisinin dışında kimsenin duygularını umursamayan ruhundan çıkıp geldiğini görememiştim.
 
Geceler boyu yalnız ve sessiz beklerken pek çok şeyi yeniden düşünür insan. (İskender Pala/Od)
 
Şeytan kendini "ben" diye gizler düşüncemizde ve biz onu ben zannederiz benliğimizde. ( Mührüvekil - Hadmi Nur'un Öğütlerinden )
 
Çünkü onu çok seviyordum. Bunu kendisine söyleyemezdim, böyle sululuklardan hoşlanmazdı ama size itiraf edebilirim.Hayatta en değer verdiğim dostumdu.

Son Ada
Zülfü Livaneli
 
Ayhan Abi, kasım sonu aralık başı "Bu sefer kesin boşayacağım karıyı" diye söylenmeye başladığında anlardık ki, Milli Piyango İdaresi yeni yıl biletlerini satışa sunmuş, Fatma Abla'nın medeni durumu yine tehlikeye girmiş.
 
"Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telaş.

Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!"

Ataol BEHRAMOĞLU - Bir Gün Mutlaka
 
Pişmanlık kadar insana yakışan bir hal tanımadım ben. Düşün ki ateşe atılmış yanıyorsun, ama her yanış bir kere daha temizliyor seni. Tam öyle bir zaman... Düşünsene; bir kapıya ikinci defa gitmek...Kaçtığın, terkettiğin yere dönmek... Elveda demediğine dönüp merhaba demek... Çok zordur, çok. (Od/İskender Pala)
 
Dünyadan o kadar uzağız ki zaman gelecek artık kim olduğumuzu unutacağız, birbirimizin adını bile söylemek aklımıza gelmeyecek, zaten bu neye yarar ki, adlarımızın bize ne yararı olur ki, köpekler birbirini bizim yaptığımız gibi tanımazlar ya da tanısalar bile, kendilerine verilmiş olan adla değil, onun kokusunu öteki köpeklerinkinden ayırt ederek tanırlar, kendilerini de kendi kokularıyla tanıtırlar, biz burada başka tür köpekler gibiyiz, birbirimizi havlamalarımızdan, sözlerimizden tanıyoruz, geriye kalan, yüz çizgileri, göz rengi, ten rengi, saç rengi hesaba katılmıyor, sanki bunların hiçbiri yok.




Körlük / José Saramago
 
'Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok' (Tutunamayanlar)
 
Zavallı hafıza! Günden güne yok olduğunu duyumsadığımız, vücut denilen şu toprak yığınının üzerinde durmadan yaşamaya çalışır durur. Hüzün verici bir bakışı yıllarca hatırlar. Bir sözü, bir gülüşü yıllarca saklar. Çevresinden baş döndürücü bir hızla geçen bütün anı ve üzüntüleri hemen kaydetmeye çalışır. Bu katlanılması güç çalışma ile bütün gücü ve dayanıklılığı kaybolunca, bize umut veren gelecek biter. Hayatımıza arkadaşlık eden geçmiş, unutuşun denizi içinde yok olur. O zaman, ağır yaralanmış bir asker gibi, bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder. (Sergüzeşt)
 
başkasının doğrularını söylemek yerine, kendi yalanlarını söyle.

- suc ve ceza
 
Düştüğünde her ne kadar seni kaldırması için "Anne", diye bağırsan da ilk baban koşup gelirdi yanına, ilk o kucaklardı seni. Bilirdi ki insan , her düştüğünde kaldıracaktı onu yerden. Her savrulduğunda koruyacaktı onu esintinin serinliğinden. "İlk sevgisini de ilk aşkını da babasına bahşedecekti bir kız çocuğu."


Kutup Yıldızı
Mehtap Fırat
 
“içine düştüğüm bu tüm unutuluşu tadıyorum.
iki kent arasındayım, biri bilmiyor beni, öteki artık tanımıyor. beni kim hatirlar?”

- bulantı.
 
“ölüm karşısında hınçların şiddetini ve zehrini yitirmesi beklenir. buna karşın nasırlaşmış kinlerin hiç eskimediği ve bunun kanıtlarına edebiyatta ve yaşamda bol bol rastlandığı ileri sürülür ki bu da doğrudur.”

- j s / körlük.
 
Geri