Efsaneleşmiş Kitap Cümleleri

Konu sahibi son olarak 982 gün önce görüldü
"bence insanlarin birbirlerini tanimalari icin en iyi zaman, ayrilmalarina yakin zamandir."

-Karamazov Kardesler.

"sevenler birbirlerine yara izlerini gosterirler. ilk once bunu yaparlar.. 'sana ruhumu acmadan once bil ki; incinebilirim' demek icin.. cunku en cok sevdiklerin yaralar seni.

-Gizliajans.
 
1393aq.jpg
 
Sanem hanım.


Sanem…
Evlen benimle Sanem. Kadınım ol benim. Yaşadığım tüm acıları, yaptığım bütün kötülükleri, pişmanlıklarımı, hatalarımı akla. Başına çiçekten taçlar yapayım, sana şiirler yazayım, seni her gece masallar anlatarak uyutayım. Bazı akşamlar DVD’de film seyredelim seninle. Birlikte hüzünlenelim, birlikte gülelim. Sanat galerileri gezelim. Sen benden daha çok anla modern sanatı. Gördüğümüz eserlerin ne anlama geldiğini açıkla bana, ben başımı sallayayım.

Ah ben ne aptalmışım! Nasıl olup da varlığından kuşkuya düşmüşüm? Oysa hayat denen bu yaranın seni bulmak dışında ne anlamı olabilirdi ki? Bak şimdi her şey ne kadar açık görünüyor oysa. İlk görüşte aşka inanırsın, değil mi Sanem? Evet, çok doğru. Ben de başka türlüsüne inanmam zaten.

Biliyor musun Sanem, ben seni hep severim. Her gün daha çok severim. Bak mesela pencerenin önüne bir kuş konar ben seni severim, bir tren yolculuğunda pencereden dışarı bakarken derme çatma bir ev gözüme çarpar ben seni severim, burnuma eskilerden, hangi uzak hatıraya ait olduğunu bir türlü çıkaramadığım bir koku çarpar ben seni severim, kafama kuş sıçar ben yine seni severim… Anlıyor musun beni? Sonra ben bazen biraz fazla kıskanç olabilirim. Diyelim yazlık bir yere gitmişizdir de, bir akşam sen çok hoş bir tunik giymişsindir, oradaki bütün erkekler bayılır sana, hemen aşık olur. Ben mesela tunik nedir onu bile bilmeden kıskançlıktan çatlayabilirim böyle bir durumda. Ama belli etmem. Ama sen yine de sezersin. Öyle bir laf edersin ki ben, benden başka hiç kimseye bakmayacağını anlarım. O kadar da incesindir.

Bir de bir iyilik rica edeceğim senden. Gözlerine o elem ifadesini yükleyen alçağın adını söyle bana. Söyle ki, ona hemen düello şahitlerimi göndereyim. Silah seçimini o yapsın. Evet. Utanarak kabul ediyorum ki, bunu bir yerde okudum. Ama ne fark eder? Bütün şiirler, romanlar senin için yazılmadı mı zaten? Şarkılar senin için söylenmedi mi? Masumların kanı senin için akmadı mı?

Ruhum hep seni aradı benim Sanem. Hep seni arar. Milyonlarca yıl geçsin, sistemler çöksün, güneşler patlasın benim ruhum seni arar. Ve biliyor musun Sanem, bulur da. Şimdi bulduğu gibi bulur.

Seni seviyorum.



Alper Canıgüz/Gizliajans
 
“yaşamında, en çok yakınlaşma isteği duyacağın kişiler, senden uzaklaşma gereksinimini en çok duyan kişiler olacaklar."

- aruoba / de eki işte.
 
İlahiyatçılar bakire Meryem'in göğe yükselişini tartışadursunlar, bu bana anlaşılmaz gelmiyor çünkü o artık dünyaya ait değil; ama bir genç kızın hafifliği anlaşılmaz bir şeydir ve yerçekimi yasasıyla adeta alay eder.


Baştan Çıkarıcının Günlüğü
*Soren Kierkegaard
 
Mutluluk, bir nesneden diğerine, arzunun devamlı ilerleyişidir; bir şeyin elde edilmesi bir başka şeye giden yoldur sadece. Bunun nedeni şudur: insan arzusunun nesnesi bir defa ve sadece bir anlık haz almak değil; gelecekteki arzularının yolunu daimi olarak güvence altına almaktır.



Leviathan
*Thomas Hobbes
 
Üstelik kötülük iyilikten daha dürüsttür. Kötülüğün doğasıdır dürüstlük. Kimse mahsuscuktan kötülük yapmaz. İşte bu yüzden bütün günahlarımız masumdur. Sevaplariniz ise şeytanın fisildadiklari
 
Hepimiz bir şey bekleriz. Mesela ben, hayatım boyunca bir şeyler bekleyip durdum, bütün hayatım boyunca sanki tren istasyonunda bekler gibiydim, bütün zaman boyunca sanki yaşadığım hayat gerçek değil de bir tür bekleyişti.
 
Ne uzun bir sefermiş yalnızlık, gemisiz, kaptansız, adasız gözlerin terkettiği bir bahçede ağaç olmak, dalsız, yapraksız.
 
Siddhartha bir ara şöyle dedi Kamala’ya. “Sen de benim gibisin, insanların büyük çoğunluğundan farklısın. Kamala’sın sen, yalnızca Kamala; içinde dingin bir yer, sığınılacak bir yer var, ne zaman ister sen benim gibi oraya çekilebilir, kendini kendi evinde hissedebilirsin. Pek az insanda vardır bu, oysa herkes buna sahip olabilir.”
“Bütün insanlar akıllı değil,” diye cevapladı Kamala.
“Hayır,” dedi Siddhartha, “akıllılıkla ilgisi yok bunun. Örneğin, Kamaswami de benim kadar akıllı, ama böyle bir sığınak yok içinde. Oysa bazı insanların küçük çocuklarınki kadardır aklı, öyleyken böyle bir sığınak vardır kendilerinde. İnsanların büyük çoğunluğu, Kamala, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgârın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgâr varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.

Hermann Hesse'nin Siddhartha kitabından, sevilmeli.
 
“bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder. çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.''

- denemeler.
 
"kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. kalbinin konuşması sonsuzluktan gelir."

- m.m / sonsuzluğun mesaji.
 
Küresel Medeniyet muhalifleriyle büyür, güçlenir... İsyankârlar, eylemciler, kapitalizm karşıtı göstericiler sisteme giremediklerinden şikâyetçidirler... yanlış anlaşılmasın, kapitalizmi bitirmek için çırpınmazlar. Maaşlı burjuva olmak isteyen, “muhalif” bir kitle büyütür Küresel Medeniyet’i.

Küresel Medeniyet’in bir başı, kadrosu, ordusu, merkezi yoktur. ABD Küresel Medeniyet’in sahibi ya da başı değil; sadece çobanıdır. Kapitalistlerin sahipleri paradır, şirketler paratoner, şirket CEO’luğu, sahipliği de görüntüdedir, kapitalizm isterse kudretli patronların ellerine bir ceket tutuşturup çulsuz bırakabilir.

Küresel Medeniyet imparatorluk değildir, onun da ötesine geçen bir büyük dönüşümmekanizmasıdır. Batının, Avrupalının bir ayrıcalığı varsa da çalışkan bir Afrikalı, emekli, zengin, doymuş bir Avrupalıdan evladır. Küresel Medeniyet o derece güçlü bir kontrol mekanizması tesis eder ki; bireye biricik muamelesi yapıp, kendini değerli hissettirebilme yeteneğini har daim kullanır; fakat aslında o kişiyi herkesleştirmiştir. İşi bitip, tükenmişlik sendromuna girenler, değersizliklerini görebilirler. Küresel Medeniyet öyle bir güçtür ki, sıradan birine başka sıradanları sömürme izni verirken aynı anda onu da sömürür.

Küresel Medeniyet’te herkes kapitalisttir ama kimse zengin olamaz!

Ülkesini Arayan Gelecek
Ercan Yıldırım
 
Kötü bir kader sanıldığı kadar kötü değildir. Hayatın bize karşı umursamaz olmadığını gösterir. Huzurlu bir rahat da sanıldığı kadar iyi değildir; hayatın bizi konforlu bir köşede unuttuğunu gösterir belki de.
 
Yaşam ve ölüm bir döngüden ibaret. biz yaşarız onlar ölür

- matrahçı nasus / orman feleği
 
“Farkında olmak için uğraştığımız şeyler ile gerçekten farkında olduğumuz şeyler arasında derin bir uçurum vardır.”

Rüzgarın Şarkısını Dinle
Haruki Murakami
 
"Tam bir yerde azıcık kök salacak oluyoruz, hop, saksımızı değiştiriyorlar" (Kara Yarısı)
 
"İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."


İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali
 
Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek; seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda...
Oğuz Atay-Tutunamayanlar
 
Geri