Efendim ben şeyh değilmişim, eşşeyhmişim''

Konu sahibi son olarak 2795 gün önce görüldü
"Efendim ben şeyh değilmişim, eşşeyhmişim''
İlim ve edeb gibi kıymetli şey yok. Edeb ne demek? Edeb demek, haddini bilmektir. Kendi yerini, haddini, dereceni bilmek lazım. Eyyûb Sultân'da, bir hafız Hüseyn Efendi vardı. Bu hafız Hüseyn efendiyi ben tanıyorum, gördüm. Eyüp Sultan'da, Kâdirî tekkesinin şeyhi imiş. Eyyûbün imâmları, müezzinleri, duasını almak için onu ziyarete geliyor, elini öpüyorlar. Bu Hüseyn efendi, Eyüp Sultan'ın en meşhur şeyhi imiş, Efendi hazretlerinin İstanbul'a teşrif ettiğini haber alınca, merak etmiş. Kendi kendine; İşte büyük bir âlim gelmiş, Allah Allah, benim gibi âlim var mı acabâ, benden büyük âlim olur mu, gideyim de şu Van'lıyı bir göreyim demiş. Kürklü, yaldızlı, yıldızlı cübbesini, şeyh efendi elbisesini giymiş, kocaman kavuğunu başına koymuş. Efendi hazretlerinin evine gelmiş, odasına girmiş ve selam vermiş. Bakmış ki Efendi hazretleri (seyyid Abdülhakim Arvasi) mütevazı, bizim gibi giyinmiş. Öyle yaldızlı-yıldızlı değil, başında kocaman sarık filan da yok. İçinden, Efendi hazretleri için "hiçbir şey değil bu, gelmişken konuşayım bir bakayım" demiş, selam vermiş. Kalabalık tabi... Efendi hazretleri sedirin üstünde, köşede oturuyor. İki tarafında da misafirler oturuyor. Hüseyn efendiye "buyrun" demiş. Hüseyn efendi kendini tanıtmış; Ben Eyyûb Sultân'ın meşhur kâdiri şeyhi, en büyük şeyhi Hüseyn efendiyim demiş. Efendi hazretleri "gel yanıma" diyor. Yanına oturtuyor. Hüseyn efendi; "Demek ki bunda bir şeyler varmış, benim kıymetimi anladı, bildi, o yüzden yanına oturtuyor" diye düşünmüş. Hüseyn efendi yanına oturunca, herkes ona yer açılsın diye, biraz aşağıya doğru kaymış. Hüseyn efendi; "bak, benim kıymetimi nasıl anladı, beni en başa geçirdi, bunda da birşeyler var demiş. Biraz sonra başka bir misafir gelmiş. Hal hatır sorup, elini öptükten sonra "buyrun" demiş, ona da yanına yer göstermiş. Hüseyn efendi ona yer açılsın diye, biraz aşağı kaymış. Sonra bir üçüncüsü gelmiş, onu da yanına oturtmuş. Hüseyn efendi biraz daha aşağı kaymış. Nihayet kaç kişi geldiyse, Hüseyn efendi kendini kapının dibinde buluyor. O gün Efendi hazretlerinin sohbetinde hiç işitmediği şeyleri öğrenmiş. Hüseyn efendi maşallah akıllıymış. "Bu tam mürşid-i kamil, anladım. Ben onun yanında hiç kalıyorum" demiş. "Hiç bilmediğim şeyleri anlatıyor, bir oturuşta neler öğrendim" diyor. Hüseyn efendi "Allahaısmarladık" demiş. Efendi hazretleri "yine gel" demiş. Efendim başka bir gün, nasıl gitmiş bu sefer? Cübbeyi sarığı çıkarmış, eski elbiseleri giymiş, başında bir keçe külah, öyle gitmiş bu sefer efendim. Hüseyn efendi dergaha gelince hiçbirşey demeden karşıda duruyormuş. Efendi hazretleri onu görünce hemen tanımış. Efendi hazretleri çok zeki idi. Hüseyin efendiye; Hüseyin efendi! Sen misin buyurmuş. O da; evet efendim, ben yine geldim deyince, Efendi hazretleri; hayrola neden geldin buyurmuş. Hüseyin efendi; Şöyle bir mübarek yüzüne bakmış, "Efendim ben şeyh değilmişim, eşşeyhmişim, yâşeyhmişim (Anadolu'da merkeplere yâşeyh denirmiş). Kabûl ederseniz size talebe olmağa geldim" demiş. Sen bilirsin, o zemân karşıma otur, buyurmuşlar. Meğer böyle ziyârete gelenleri yanına oturtuyorlar, sırası gelen gidiyor. Talebe olarak gelenleri ise karşısına oturtuyorlarmış. Karşısına oturtulanlar gitmiyorlarmış. Hüseyin Efendi eve gitmiş, hanımına ve kayınvalidesine demiş ki; Hadi bakalım oturmak yok. Size iş göründü demiş. Her sabah namazından sonra, doğru yukarı tekkeye, akşama kadar orada hizmet edeceksiniz demiş. Mutfakta bulaşıkları yıkıyorlar, aşçıya yardım ediyorlar, ortalığı temizliyorlar. Efendi hazretlerinin evinin bütün işlerini o görürdü. Eyüp'ten bir şey lazım olunca, yaşlı hali ile, o giderdi hemen.
(Hüseyin Hilmi Işık rahmetullahi aleyh)

NOT;
Olay Osmanlının son günlerinde cereyan ediyor. Seyyid Abdülhakim efendi Eyüp-Gümüşsuyu'nda Kaşgari dergahında Nakşibendi şeyhidir. Hocamız H.H.Işık ile bazı arkadaşlar 1959 yılıydı, bir ikindi vakti şeyh Hüseyin efendinin evi Eyüp Kadiri dergahı binasına gittik. Orada gece geç vakte kadar çok güzel sohbet olmuştu. Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.
 
Dini hikaye diye okudum ama ta ki şuraya kadar.
Efendi hazretleri???
Arapçası ne peki efendinin?
RAB
Soru: Allah'tan başka ilah olmadığını biliyoruz. Peki ya Rab?
Allah'tan başka rabler edinmeyin.
 
Eşbaşkan gibi mi acaba hımmm bi düşünselim
 
Geri